Video Foto Galeri Yazarlar
9.12.2016 - Cuma

Hacı Ali DOĞAN

1975 Adana doğumlu.İmam Hatip Mezunu. Organizatörlük, Gazetecilik ile Web Hosting hizmeti uğraştığı alanlardan sadece birkaçı. Hayata bakışını özetleyen cümle:"HAYAT İMAN VE CİHATTIR GERİSİ TEFERRUATTIR."

HİKMET Mİ, SLOGAN MI? Tercihimiz ne olmalı?

Günümüz Müslüman gençliğinin en öncelikli hedefi ilmi elde etmek olmalıdır. Sonrasında hikmetini bilerek Salih amellere sarılmalı ve bütün bunları Alemlerin Rabbi olan Allah'ın rızasını gözeterek yapmalıdır. Böylece hem kendi kurtuluşuna hem de ümmetin ıslahına vesile olmak mümkündür..

10 Ekim 2016 16:01
A
a
Kelimeler ve kavramlar insanların birbirleri ile olan diyaloglarında ve kendilerini ifade etme süreçlerinde hayati bir misyona sahiptirler.
 
Kelimeleri düzgün ve yerinde kullanmayıp kavramları da manalarını bilmeksizin ifade ettiğimizde ortaya anlamsız ve polemiğe açık bir anlatım çıkabilir. Bu durum ise genellikle insanların bazen aynı şeyleri söyledikleri halde birbirlerini anlamadıklarından sebepsiz yere çatışmalarına, kalp kırmalarına ve birbirlerini incitmelerine sebep olabilir.
 
Mesela “Yaşasın Şeriat” diyenler de “Kahrolsun Şeriat” (hâşâ) diyenler de ŞERİAT’ın ne olduğunu maalesef bilmemektedir. İçi boşaltılmış kavramların yanına imalı kelimeler ekleyip süsleyerek sloganlaştırıyor ve birbirimize sövercesine sallayıp duruyoruz.
 
Bilgi sahibi olmadığı halde fikir sahibi olan onlarca insan, sabahlara kadar televizyon ekranlarından binlerce insanın gözü önünde komedi sergiler gibi kendilerini rezil etmekte ve utanmadıkları da alenen ortada durmaktadır.
 
Bir yerde bilginin yerine dedikodu, hikmetin yerine slogan ve irfanın yerine de yozlaşma kültürü egemen olmuş ise, orada medeniyetten söz etmek mümkün değildir.
 
Medeniyetler kavramlarını doğru kullanan, kelimelerin anlamlarını bilerek ve yerinde sarf eden bireylerin irfan kültürü içinde kurdukları hikmetli diyaloglar sonucunda vücut bulurlar.
 
Bir Müslüman için en temel kıstas sözün kıymeti olmadığı yerde susması ya da sözünün kıymet bulmadığı mekânları terk etmesini bilmesidir. “Bir kötülük gördüğünüz zaman onu elinizle değiştirin. Buna gücünüz yetmezse dilinizle müdahale edin. Buna da gücünüz yetmezse kalbinizle buğz edin. Ki bu imanın en zayıf şubesidir.” Buyuran efendimiz (s.a.v) bu sözü ile önemli bir inceliğe işaret etmektedir.
 
Kavramların içini dolduran anlamların gayesine muhalif bir söz yada tavır ile karşılaşıldığında Müslüman’a düşen eğer gücü yetiyor ise fiili olarak kötülüğe mani olur. Yok eğer buna gücü yetmiyor ise sözün gücünü kullanır. Buna da güç yetiremiyor ise, ya da sözün tesir etmediğini hissettiği an susar.  Ancak kalbi asla o karşılaşılan duruma onay veremez.
 
Her şeyden önce olması gereken şey, arkasında durduğumuz değerlerin ne anlam ifade ettiklerini bilmektir.
 
İman, küfür, tevhid, şirk, vela-bera ve benzeri onlarca kavramımız maalesef kitaplar arasında öğrenileceği günü beklemektedir..
 
Kendi kavramlarını bile doğru düzgün bilmeyen bir milletin başkalarına kızmaya asla hakkı yoktur.
 
Bugün yaşadığımız sorunların en önemli sebeplerinden biri kavramların layığı ile bilinmemesidir.
 
Kelimeleri düzgün ve yerinde kullanan davetçiler, akidelerini yansıtan kavramları da anlamlarına uygun şekilde ifadelendirebilirler ise fecr-i sadık fazla uzaklarda değil diyebiliriz.  Ancak sloganla yatıp sloganla kalkan bir gençlik ve onları bu cahili anlayış doğrultusunda yönlendiren cahil öncüler ile kaostan başka bir menfeze varılamayacağı bilinmeli ve derhal ilmi çalışmalar hızlandırılmalıdır. Aksi halde üzerimizde dolaşan karabulutlar büyük fırtınalara gebedir.
 
Yarınlarımızı ihya etmenin yolu bugünlerimizi inşa etmekten geçer.
 
Efendimiz (s.a.v) bir hadis-i şeriflerinde,
İnsanlar helak oldu. ÂLİMLER MÜSTESNA.
Âlimler helak oldu AMEL EDENLER MÜSTESNA.
Amel edenler de helak oldu. İHLASLI OLANLAR MÜSTESNA
”  diye buyurmaktadır.
 
Günümüz Müslüman gençliğinin en öncelikli hedefi ilmi elde etmek olmalıdır. Sonrasında hikmetini bilerek Salih amellere sarılmalı ve bütün bunları Alemlerin Rabbi olan Allah'ın rızasını gözeterek yapmalıdır. Böylece hem kendi kurtuluşuna hem de ümmetin ıslahına vesile olmak mümkündür..
 
Sözün özü; 
dedikoduya değil ilme
slogana değil hikmete,
ve yozlaşmaya değil irfana sarılalım ki rıza makamına ulaşmış olalım diyor ve ekliyorum:
 
İMAN + İLİM + AMEL + İHLAS formülü ile bugünümüzü inşa edelim ki yarınlarımız münevver bir Tevhid Nesli ile ihya olsun.
 
Ve şairler yeniden,
"Asımın nesli diyordum ya.. Nesilmiş gerçek!." diyebilsin.
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Haber var islah eder, haber var ifsad eder