Video Foto Galeri Yazarlar
8.12.2016 - Perşembe

Sümeyye Sancak

İLAH KAVRAMI

Şirki ve tevhidi tam anlayabilmek için iyi bilinmesi gereken kavramlardan biri ilah kavramıdır. Bu kavram iyi bilinmeden şirk de yeterince anlaşılmaz. Tevhid kelimesinin içinde yer alan bu kavram iman ile şirkin arasındaki farkı ortaya koyar.

28 Eylül 2016 11:58
A
a
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

  Alemleri yoktan var eden,gökleri ve yeri Kendine boyun eğmiş şekilde yaratan, kainatı düzenleyen,çekip çeviren,idare eden, tek tasarruf yetkisine sahip,müdahale eden, insanları bu hakikatleri düşünüp yalnız Kendisine itaate, kulluğa çağıran Alemlerin Rabb’ine sonsuz Hamd ve Senalar olsun. Allah azze ve celle’nin vahyettiği  Kitabı nasıl anlayıp nasıl yaşayacağımızı bizlere gösteren, Kendisine itaat edilmediği sürece Rahman’ın rızasını kazanmanın mümkün olmadığı Hz.Muhammed (S.A.V.)’e, ehli beytine, sahabesine ve tüm mu’minlerin üzerine salat ve selam olsun.

  Şirki ve tevhidi tam anlayabilmek için iyi bilinmesi gereken kavramlardan biri ilah kavramıdır. Bu kavram iyi bilinmeden şirk de yeterince anlaşılmaz.Tevhid kelimesinin içinde yer alan bu kavram iman ile şirkin arasındaki farkı ortaya koyar. Yani bir kimse ‘’la ilahe illallah’’ dediğinde bu ikrarı ile neleri reddettiğini iyi bilmesi gerekir.Bu sebeple ilah kavramı çok önemlidir. İlah kelimesi lugatta kulluk etmek,ısınmak,yönelmek,bağlanmak mabud haline getirilen demektir.                                                                                                              

  İslami ıstılahta ilahın manası : Tapılan,kendisine ibadet edilen demektir. İlah denildiğinde aklımıza hayatımız için kanun koyan nizam ve hukuk belirleyen ve kayıtsız şartsız hakimiyet sahibi Allah c.c gelmelidir. Cahiliyye döneminde gerek Mekke müşrikleri gerek Yahudi ve hristiyanlar Allah’a inanıyorlardı. Allah c.c Zuhruf 87’de şöyle haber veriyor : Eğer sen onlara sorsan kendilerini kimin yarattığını Allah derler. O halde nasıl haktan çevriliyorlar. Başka nir ayette de diyor ki; Deki size gökten ve yerden rızkı veren kim ? O kulaklara gözlere hükmeden kim ?  Ölüden diriyi diriden ölüyü çıkaran kim ? İşleri idare eden kim ? Hemen Allah’tır diyecekler. De ki o halde Allah’a karşı gelmekten sakınmazmısınız ? (Yunus 31)                                                                                                                                                                               

  Yani bütün bunları kabul ediyorlar.Yaratıcı rızık verici olarak Allah’ı kabul ediyorlar fakat Allah’ın ilahlık vasıflarını (kanun,nizam,hukuk,belirleme vb.) başkalarına da vererek Allaha karşı en büyük yalan olan şirke düştüler.                                                                                                                                                                                        

 Cahiliyye devri nedir? Müşrik kime denir ? buna da kısaca değinelim daha iyi anlaşılır inşallah konumuz. Önce kelime üzerinde duracak olursak Cahiliyye  Arapça bir kelimedir.Lugatta: Bilgisizlik manasına gelir ilmin zıddıdır. Genellikle islamın hakim olmasından önceki hayat için kullanılır.İstilahi manası : Allah’ın indirdiği hükümleri ve bilgileri kabul etmeyip (bunların yerine) insanlar tarafından konulan hükümlere düşüncelere ve sistemlere iman etmektir. Yani Allah’ın emirlerinin yasalarının hükümlerinin ve kanunlarının uygulanmadığı bunun yerine insanlar tarafından konulan hüküm ve kanunların uygulandığı her çağ ve zaman cahiliye devridir. Müşrikte sözlükte ortak koşan ortak yapan demektir. Allah’ın varlığını kabul etmekle beraber Allah’ın sahip olduğu haklara yetkilere ve vasıflarına başkalarını da ortak eden başkalarında da bu yetkileri gören kimsedir. 

  Yani Allah’a ait hak ve sıfatları Allah’tan başkasına da veren kimsedir.Örneğin hüküm vermek yalnız Allah’ın hakkıdır.Müşriklerse Allah’ın bu sıfatını kendileri gibi yaratılmışlara verirler fakat Allah c.c her şeyi yaratan insanları birgün bir araya toplayacak olan öldüren ve dirilten kendisine güvenilen sığınılan kendisi için zaman ve mekan sınırı olmayan ve varlıkların eksikliklerinden tamamen uzak olandır.Bu saydıklarıma gücü yeten tek ilahtır.Ve oda birtanedir.Birden fazla ilah inancı kainatın var oluşu ve işleyişindeki nizam ile ters düşer. Evrenin varlık ve nizamındaki mükemmellik Allah’ın tek ilah olmasının bir delilidir.Allah c.c bu konuda şöyle buyuruyor : Allah hiç evlat edinmemiştir.Ona ortak hiçbir ilahtda yoktur.Aksi taktirde her ilah kendi yarattığını sevk ve idare eder ve birgün mutlaka onlardan biri diğerine galip gelir,üstün çıkıp büyüklenirdi.Allah onların ( müşriklerin) bütün isnatlarından münezzehtir.
(Müminun 91)                                                                                                                                                         

  Yani her ilah başka bir şey dilerdi.Her ilah diğerinden farklı bir şey yapmak bağımsız olduğunu ve egemenliğini göstermek isterdi.Bunun sonucunda da bütün kainat yerle bir olurdu.Halbuki kainatta muazzam bir düzen var. Öyleyse bütün kainata hükmeden ilah tektir. O da Allah c.c’dır. Bir ayetinde Allah c.c diyor ki : Gökleri yedi kat üzerine yaratan O’dur.Rahmanın bu yaratmasında bir düzensizlik bulamazsın.Gözünü çevir bak bir çatlak görebilirmisin.Bir aksaklık bulabilmek için gözünü tekrar tekrar çevir bak ama göz umduğunu bulamayıp bitkin ve yorgun düşer. (Mülk 3-4)                                                                           

  Allah c.c noksanlıklardan münezzehtir.Allah c.c tek ilahtır. İlahlık vasfının en önemlisi de Allah’ın hayatımız için kanun koyan nizam ve hukuk belirleyen olmasıdır. Allah c.c Maide 50.ayetinde  diyor ki ‘’Onlar hala cahiliyyenin hükmünümü arıyorlar ? Kesinlikle bilen bir toplum için Allah’tan daha güzel hüküm veren kim olabilir’’.Cahiliyyeden bahsetmiştik.Allah’ın hükmü yerine insanların hükmünün uygulandığı her zaman cahiliyedir demiştik. Cahiliyye devrinde ne can emniyeti vardır ne mal emniyeti vardır.Oysa islamın hakim olduğu yerde din akıl can mal ve nesil emniyeti olur.Yusuf 40. Ayetinde de Allah c.c şöyle buyuruyor :’’Hüküm ancak Allah’a aittir.O size kendisinden başkasına tapmamanızı emretti.İşte doğru din budur.Fakat insanların çoğu bilmezler.’’                                                                                   

  Hüküm koyma hakkı sadece Allah’ın olmalıdır. Yani egemenlik Allah’ındır.Egemenliğin kendisine ait olduğu söyleyen bütün kişi ve kişiler,sistemler Allah’a savaş açmış demektir.Böyle iddiaya kalkışan kişinin illede firevun gibi açıkca ‘Ben sizin Rabbinizim’ demiş olması şart değildir.Allah’a ait bu vasıfları kendisindede gören ya da başkalarına da verilmesine Kur’an-da bir isim verilmiştir.Bu isim TAĞUTTUR.Ve bu isim Kur’an-da 8 yerde geçmektedir.                                                                                                                               

  Tağut: Tuğyan eden,haddi aşan,azgınlaşan demektir. Tağut insanları Allah’a ibadetten alıkoyan her şeyin ortak adıdır.Müfessir Muhammed ibn-i mukabil olmak ve onların yerine geçmek üzere hüküm icad eden her varlık tağuttur.Şeytanı da içine alan çok geniş bir kavramdır.İşte bu yüzden Allah c.c bizim önce tağutu reddedip sonra iman etmemizi emrediyor.Yani imanın Allah katında sahih ve kabul olması için tağutun inkar edilmesinin şart olduğu haber verilmiştir. Bakara 256.ayette ‘’Dinde zorlama yoktur.Çünkü doğruluk sapıklıktan ayırt edilmiştir.Artık kim tağutu inkar edip Allah’a iman ederse sapasağlam bir kulpa yapışmıştır.’’Yani insan kendi tercihleriyle imanı ve küfrü seçebilir.Ve kim böyle yaparsa yani tağutu  reddedip Allah’a iman ederse kopması mümkün olmayan bir ipe tutunmuştur.Sıratı müstakim üzerindedir.Yok eğer aksini yaparsa küfrü seçerse zaten Allah c.c ayetinde diyor küfredenlerin velileri taguttur.Onlar ebedi cehennemdedirler.Onlar orada ebedi kalıcıdırlar.                                                                                                                                                                                                             

  Buradan şunu da anlıyoruz iki yol var biri hak yol diğeri batıl yollar.Diler hakkı seçer kurtuluşa ereriz diler tağutların yolunu seçer ebedi cehennemde kalırız.Ve tarihe baktığımızda ve günümüzde dinsiz insan yoktur.İlahsız insanda yoktur.Mutlaka her insanın içerisinde sığındığı bağlandığı yardım istediği her şeyden çok sevdiği saugı duyduğu bir şey mutlaka vardır.İşte o bağlandığı şeyde onun için bir ilahtır.Allah c.c Bakara 165.ayetinde diyor zaten ‘’İnsanlardan kimi Allah’ı bırakıp ona ortak koşarlar.Onları Allah’ı sever gibi severler.’’ Allah c.c bazı kimselerin başkalarını Allah’a eş tuttuklarını Allah’ı sever gibi sevdiklerini söylüyür.Ne demek bu. 

  Yani kişi Allah’ı zatında sıfatlarında ve fiillerinde birlemesi gerekirken faydanında zararında Allah’tan olduğuna inanması gerekirken bunda başkalarınada pay veriyorsa işte o kişi Allah’a eş tutmuş demektir. Bunu da zaten Allah’ında dediği gibi sevdiğinden yapmıştır. Kimi insanlarda kendi hevalarından arzularından başka değerli kendi istediklerinden görüşlerinden üstün güç ve doğru kabul etmezler.Allah c.c’ın da ayetinde dediği gibi nefsini iah edinmiştir. ‘’ Gördün mü o kendi nefsini iah edinen kimseyi .’’ Yani kim nefsinin istediği her şeyi Allah’ın dinine uygun mu değil mi diye araştırmadan nefsinin istediğini yaparsa bu ayetin hükmüne girer.Kimi insanlarda toplumlarda başlarındaki yöneticileri kralları kanun koyucu olarak ilah saymışlardır.Firevunda elinin altındakilere ‘’ Ben sizin en yüce en büyük Rabbinizim ‘’ diyordu.Devlet adamlarının  partilerin meclislerinin koydukları ilkeler ve kanunlar ‘’karşı gelinmez,değiştirilemez,itaat edilmesi zorunlu ilkelerdir’’ düşüncesi onları ilah saymaktır.Allah c.c Hicr 96.ayetinde de diyor ki: ‘’Onlar Allah ile birlikte başkasını ilah edinenlerdir’’ diyor. Diyelim ki herhangi bir konuda Allah’ın koyduğu bir hükmü var buna karşı aynı konuda başka bir kişinin,devletin veya siyasi bir otoritenin Allah’ın bu hükmüne karşı aykırı bir görüşü var. 

  Bir insan da Allah’ın hükmüne rağmen onları benimser inanır ve uygularsa işte o kabul ettiği hükmü koyan kaynağı ilah haline getirmiş demektir.Örneğin Allah c.c Kur’an da içki içmeyi yasaklıyor faiz alıp vermeyi haram sayıyor kadınların örtülmesini emrediyor bir takım yöneticilerde veya yetki sahipleri de içki içmeyi normal görüyor hatta çağdaşlık kıyafet değil diye yasaklıyor.Allah’ın hükümlerinin geçerliliği yoktur.Bu zamana uymuyor uygulamak da zor ama başkalarının koyduğu hükümler kanunlar daha doğru zamana da daha uygun nefse de kolay geliyor biz onları tercih ediyoruz derlerse işte bu inanç başkalarını ilah haline getirmektir.Fakat bunları yapan cezasız mı kalacak tabiri caizse yaptığı yanına kar mı kalacak derseniz hayır Allah c.c diyor ki: ‘’İçlerinden kim Ben O’ndan başka ilahım derse biz ona cehennemi ceza olarak veririz.Zalimleri biz böyle cezalandırırız.(Enbiya 29)

Allah c.c hakkı hak bilip hakka sarılan batılı batıl bilip batıldan uzaklaşan kullarından eylesin inşallah. (AMİN)
 
Bu makale Ebrarmedya.Com 'dan alınmıştır.
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Haber var islah eder, haber var ifsad eder