Video Foto Galeri Yazarlar
24.3.2017 - Cuma

Ahraruş Şamdan birleşme ve bunun önünde duranlarla ilgili açıklaması

Okunma: 8174
SURİYE 27 Aralık 2016 17:22
Videoyu Aç Ahraruş Şamdan birleşme ve bunun önünde duranlarla ilgili açıklaması

Ahraruş-Şam şer’i mesulü Ebul-Feth el-Fergali’nin birleşme ve bunun önünde duranlarla ilgili açıklaması.

Ceyşul-Ahrar şer’i konsey üyesi, Ahraruş-Şam Hudut ve Sahil kıtaları şer’i mesulü Ebul-Feth el-Fergali’nin birleşme ve bunun önünde duranlarla ilgili açıklamasını Muhammed Atta çevirisiyle sizlere sunarız:

BU SURİYE HALKIDIR EY EBU MUAZ!

Sosyal medyada Ebu Muaz adında birisinin yayınladığı bir mektup çokça paylaşıldı. Sonra mektup dünya çapında medya kuruluşları tarafından servis edildi. Mektup, bazı devletlerin, grupları ve Suriye halkını tehdit içermektedir. Fethuş-Şam (Şam’ın Fethi Cephesi) ile birleşmeleri durumunda grupların yardımının kesileceği, Babul-heva’nın (Türkiye sınır kapısı) kapatılacağı ve Suriye halkına gönderilen yardımların kesileceğini belirtmektedir.

Yaklaşık olarak üç senedir Suriye halkına karışmış bulunmaktayım. Ancak bu süre Ebu Muaz Suri’nin yüzüne şunları haykırmam için yeterlidir:

Sen Suriye halkını mürekkep bir cehaletle bilmemektesin. Belki uzun süre Türkiye’de kalman sana Suriye halkının kim olduğunu unutturmuştur. Belki sıkıntı döneminde onlarla yaşamadın; uçakların bombardımanı altında, yıllarca açlık ve hastalıklarında, ribat noktalarında ve çatışma sahalarında onlarla birlikte değildin. Tüm bu olaylardan uzak olman sana Suriye halkının kim olduğunu unutturmuş!

Bu Suriye halkıdır Ebu Muaz!

Ayaklanmasına hiçbir şeyi yokken ve hiçbir yerden yardım almıyorken başlayan Suriye halkının şiarları: “Allah için, Allah için!”, “Ölmek var alçalmak yok!” idi.

Özgürlüğünü elde etmek, dinini ve Rabbinin şeriatını hâkim kılmak için topraklarını kanlarla suladılar. Toprağını evlatlarından bir şehidin kanıyla suladığında, yerine dinini ve namusunu savunan on mücahid çıkmıştır.

Bombardıman, açlık, korku ve karanlıklar gören Suriye halkı süper güçler karşısındaki duruşuyla, sabır, metanet, cesaret ve atılganlığını göstermiştir.

Yıllarca açlık, bombardıman, korkunç varil bombaları, sığınak delici bombalar altında muhasarada kalıp da bir kelimeyle bile alçalmayı kabul etmemiştir.

Halep’te gerçekleşenler seni aldatmasın. Halep üç sene boyunca yeryüzündeki en tehlikeli şehir olarak kalmıştır. Bu, güvenilir uluslararası kurumların tanıklığıdır. Her gün onlarca insan katlediliyor, bombardıman durmaksızın devam ediyor ve yıkım her tarafı kuşatmış durumda. Kendisinden başka ilah olmayan Allah’a yemin olsun ki, son muhasaradan önce orada bulunan insanların yüzlerine baktığımda, şaşırarak ‘tüm bunlara nasıl dayanabiliyorlar?’ diye sordum. Bunlar bir insanın güç yetirebileceği şeyler değildir.

Kendisinden başka ilah olmayan Allah’a yemin olsun ki, Halep’in erkekleri ve halkının şahitliğiyle, içeriden bazıları tarafından ihanet ve uşaklık olmasaydı, Halep düşmezdi!

Şimdi verilen tüm bu kan ve yıkımlardan sonra birisinin gelip de, bu izzetli yüce halka minnette bulunup, diğer her şeyden önce dinine zarar verecek şüpheli projelere teslim olmasını talep etmesi, sonra daha da cüretlenerek bunu yapmadığında desteği kesmekle tehdit etmesi, ondan dininin ve direnişinin maslahatı olarak gördüğü birleşmekten vazgeçmesini istemesi, ne kadar uzak taleplerdir! Senin tehditlerin sadece onun ısrarını ve sebatını artırır! Suriye halkı –dünyada gördüğüm ve okuduğum birçok halklar arasında- en sabırlı, sabaatkar ve izzetli halktır.

Bu halk için Nebi (s.a.v.)’in şu şahitliği yeterlidir: “Ümmetim arasında Allah’ın emrini yerine getiren bir grup kıyamete kadar var olacaktır. Onları yalanlayanlar ya da onlara muhalefet edenler onlara bir zarar veremez. Allah’ın emri gelene kadar onlar bu hal üzere olurlar.” Malik b. Yuhamir şöyle dedi: “Muaz’ın şöyle dediğini duydum: “Onlar Şam’dadır.” (Buhari)

Yine Nebi (s.a.v.)’in şu şahitliği: “Şam ehli fesada uğradığında sizde bir hayır kalmamıştır. Ümmetimden bir taife kıyamete kadar yardım olunur. Onları yüzüstü bırakanlar onlara bir zarar veremezler.” (Elbani Sahih olduğunu belirtmiştir.)

Seni, hoşlanmayacağın bir şeyle müjdeliyorum: Bu kahraman halk tüm insanlar onlara karşı birleşse de, -ki birleşmiştir de- dininde hak olandan başkasına tabi olmaz. Senin tehditlerin ya da seni tebliğci yapanların tehditleri, onların sadece sebatlarını artırır. Bunu daha önce haykırdıkları gibi haykırırlar: “Allah için, Allah için!” “Ölmek var alçalmak yok!”

Nitelikleri bu olanlar, güçlü olan Allahu Teâlâ’dan yardımdan başkasını görmeyecektir. Rızık verenlerin en yücesi olan Allahu Teâlâ’dan bol rızıktan başkasını görmeyecektir.

Suriye halkı Allahu Teâlâ’nın şu buyruğuna iman etmektedir: “Hiç şüphesiz, rızık veren O, metin kuvvet sahibi olan Allah’tır.

Yine şu buyruğuna: “Sizin rızkınız ve size vaat olunan semadadır.”

Yine şu buyruğuna: “Korkuyor musunuz onlardan? Eğer inanıyorsanız, kendisinden korkmanıza Allah daha layıktır.”

Yine Nebi (s.a.v.)’in şu buyruğuna iman etmektedirler: “Bil ki, ümmet sana yarar vermek için bir araya gelse, Allah’ın senin için yazmış olduğundan başka bir yarar sağlayamaz. Sana bir zarar vermek için bir araya gelseler, Allah’ın senin hakkında yazdığının dışında sana bir zarar veremezler.”

Suriye halkı çok iyi bilmektedir ki, devletler ilişkilerinde çıkarlara dayanmaktadır ve bizler güçlünün dışında saygınlığı olmayan vahşi bir dünyadayız. Grupların Fethuş-Şam ve diğerleriyle birleşmesi, bu devletlere, Suriye halkını temsil eden bu güçlü yeni yapıyla muameleye girme ve aynı şekilde bu yapıya saygı gösterme dışında bir yol bırakmayacaktır.

Senin mektubunu duymalarından sonra Şam komutanlarıyla görüştüğümde şunu haykırdıklarını gördüm: “Ölmek var alçalmak yok!” “Allah için, Allah için!” Tüm bu yıkım, ölüm ve sürgünlere rağmen ayaklanmanın ateşinin hala gönüllerinde olduğunu kesin olarak gördüm. Ve o vakit Allah’ın yardımının kesin olarak geleceğine inandım. Bu, Allah’ın vaadidir, Allah vaadine muhalefet etmez. “Eğer Allah’a yardım ederseniz Allah’ta size yardım eder ve ayaklarınıza sebat verir.”

Evet, direniş zor bir dönemden geçmektedir. -Amel eden ilim ehli, komutanlar, mücahidler ve yüce Suriye halkının tartışmasız kabulüyle- bunun asıl nedeni, grupların birleşmemesidir. Mücahidleri birleşmeden çevirmek için art arda risaleler gelmekte, ya da sahada bulunan en güçlü grupların birleşmelerinin önüne geçilmeye çalışılmakta. Bu sadece bu kimselerin Şam cihadını ve mübarek direnişini saptırmaya ve sonra başarısız kılmaya istekli olduklarını göstermektedir. Neticede, sizin ağırlaştıran fikirlerinizin bu yüce halk tarafından reddedildiğini göreceksiniz.

Bu Suriye halkıdır ey Ebu Muaz!

Yazan: Ebul-Feth el-Fergali

Mütercim: Muhammed Atta

Kaynak : Küresel Analiz

Haber var islah eder, haber var ifsad eder
Adana Oto Kiralama Hatay Araç Kiralama Hatay Oto Kiralama