Video Foto Galeri Yazarlar
3.12.2016 - Cumartesi

FETÖ Mağduru Ailelerden Yetklilere Çağrı

Okunma: 3200
GÜNDEM 3 Eylül 2016 03:17
Videoyu Aç FETÖ Mağduru Ailelerden Yetklilere Çağrı

İslami kimlikli mahkûmların aileleri birçok ilde eş zamanlı yaptıkları basın açıklamasında, cezaevindeki yakınlarının 28 Şubat ve FETÖ zulmüne uğradıklarını söyleyerek yeniden yargılama talebinde bulundular.

FETÖ’nün yargı ayağı tarafından mahkum edilenlerin aileleri, Bingöl’de yaptıkları basın açıklamasında hükümetin konuya duyarsız kaldığını belirterek, “biz af – istemiyoruz; çünkü af suçlulara olur. Biz yalnızca Adalet istiyoruz.” dediler.
 
Bingöl'deki etkinlikte Mağdur aileler adına basın açıklamasını Merve Değişgeç okudu. Yıllarca adaletin tecelli etmesi için seslerini duyurmaya çalıştıklarını söyleyen Değişgeç, “Biz 90’lı yıllarda sırf Müslüman oldukları, camide Kur’an dersi verip aldıkları için 28 Şubat zulmünün ve FETÖ’nün mağduru olup zindanlara atılan ve her biri en az 15-20 yıldır zindanda olan masum Yusufilerin mağdur aileleriyiz. Yıllarca adaletin tecelli etmesi için sesimizi duyurmaya çalıştık; ama ilginçtir Mısır’daki sağır sultan sesimizi duydu lakin yanı başımızda adalet ve kalkınma ismiyle öne çıkan AK Partinin yöneticileri duymadı veya her seferinde biraz bekleyin, henüz bazı şeyler için şartlar oluşmadı deyip umutları ertelediler.” dedi.
 
“Biz af istemiyoruz yalnızca adalet istiyoruz”
 
38 bin kişinin tahliye edildiğini hatırlatan Değişğeç, “15 Temmuz darbe kalkışmasının Allah’ın lütfuyla atlatılmasından sonra tamam artık suçsuz yere yıllardır zindanlarda olan eşlerimiz, çocuklarımız, kardeşlerimiz çıkacak dedik; ama bir de ne görelim ne kadar hırsız arsız varsa affa tabii tutuldu. Yakup’un Yusuf’u misali yakınlarımız FETÖ’nün kumpasına kurban oldukları halde onlarla ilgili hiçbir şey yoktu! Biz kimseye minnet etmiyoruz, minnetimiz ancak Allah’adır; biz af da istemiyoruz; çünkü af suçlulara olur. Biz yalnızca adalet istiyoruz.” diye belirtti.
 
“Adaletle hakları iade edilene kadar sesimiz yükseltmeye devam edeceğiz”
 
Yakınlarına işkence eden polisler, onları tutuklayan savcılar ve ceza veren hâkimlerin FETÖ’den cezaevine atıldıklarını dikkat çeken Değişgeç, “Bu dahi onların kararlarının geçersiz ve art niyetli olduğunu gösteriyor. Biz, Yusufî olarak bildiğimiz yakınlarımızın mağduriyeti giderilene ve adaletle hakları iade edilene kadar sesimiz yükseltmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
 
Çocuklarının 20 yıldır haksız bir şekilde cezaevinde tutulduklarını söyleyen baba Mehmet Tamaç ile Baki Gören ise yetkililere seslenerek bu zulme ve adaletsizliğe bir an önce son verilmesi istedi.
 
 
 
‘GENÇ YAŞTA SAÇLARI AĞARMIŞ MAHZUNLARIZ'
 
Diyarbakır'daki Basın açıklamasını 15 yıldır cezaevinde olan Coşkun Yarar'ın eşi Sema Yarar okudu. “Müslüman tutsaklara adalet” için toplandıklarını söyleyen Yarar, şunları söyledi: “Bizler eşleri, çocukları ve kardeşleri yıllardır cezaevinde olanlarız. Bizler yaşadığımız acı ve kederleri hep yüreğimize gömdük. Gözyaşlarımızı hep içimize akıttık.
 
Çocuklarımızı uyutmak için ninniler söylediğimizde, hikâyeler okuduğumuzda, gözlerinin babalarını aradığını gördük. Bizler şu beton duvarlar içerisinde kalan Yusufî mahkûmların; eşleri, kızları ve çocuklarıyız. Bizler, babaları “Rabbim Allah'tır” dediği için zindanlara hapsedilmiş çocukların anneleri, eşleri tutsak edilmiş kolları kırık kadınlarız. Zalimlerin gadrine uğramış masumlar, genç yaşta saçları ağarmış mahzunlarız. Bizler ‘kendi nefsiniz için düşündüğünüzü kardeşiniz için de düşünmezseniz tam iman etmiş olmazsınız' diyen ve âlemlere rahmet olarak gönderilmiş Resul-i Ekrem'in ümmetiyiz.
 
HZ. ÖMER GİBİ ADİL YÖNETİCİLER GÖZLEYENLERİZ
 
Yıllar yılı adalet beklediklerini ve çok büyük acılar yaşadıklarını ifade eden Sema Yarar açıklamasını şöyle sürdürdü: ”Bizler, Fırat'ın kenarında kaybolacak koyunun hesabını vermekten korkan Emirü'l Mü'minin Hz. Ömer gibi adil yöneticileri gözleyenleriz.
 
Bizler, her sabah okula giderken tutunup dayanmak için babalarının ellerini arayan çocukların arkasından gözyaşı dökenleriz. Ayda bir öğretmenleri tarafından hususi olarak çağrılan, neden çocuklarınız içlerine kapanık sorularına muhatap olan, o küçük yüreklerin Araf'ta sıkıştığını anlatınca çaresizliği eğitmenlerin çehresinde gören velileriz. Hülasa, bizler babaları, kardeşleri ve kocaları zindanlara atılmış çocuklarız, kadınlarız, anneleriz.”
 
“Çocuklarımızın gözleri hep babalarını aradı”

Adana'daki etkinlikte de Mahkûm aileleri adına basın açıklamasını, 23 yıldır cezaevinde olan Veysi Ülsen'in eşi Nurgül Ülsen okudu.  28 Şubat ve FETÖ mağduru tutsaklara adalet için Devlet ve Hükümet yetkililerine mektup yazdıklarını belirten Ülsen, Yusufî mahkûmlar için adalet istediklerini söyledi.
 
Mahkûm ailelerinin çektikleri sıkıntıları dile getiren Ülsen şöyle konuştu:
 
“Bizler eşleri, çocukları ve kardeşleri yıllardır cezaevinde olanlarız. Bizler yaşadığımız acı ve kederleri hep yüreğimize gömdük. Gözyaşlarımızı hep içimize akıttık. Çocuklarımızı uyutmak için ninniler söylediğimizde, hikâyeler okuduğumuzda, gözlerinin babalarını aradığını gördük. Bizler şu beton duvarlar içerisinde kalan Yusufî mahkûmların; eşleri, kızları, çocuklarıyız. Bizler, babaları, ‘Rabbim Allah'tır' dediği için zindanlara hapsedilmiş çocukların anneleri, eşleri tutsak edilmiş kolları kırık kadınlarız. Zalimlerin gadrine uğramış masumlar, genç yaşta saçları ağarmış mahzunlarız. Bizler, ‘Kendi nefsiniz için düşündüğünüzü kardeşiniz için de düşünmez iseniz tam iman etmiş olmazsınız diyen ve âlemlere rahmet olarak gönderilmiş Resul-i Ekrem'in ümmetiyiz. Bizler, Fırat'ın kenarında kaybolacak koyunun hesabını vermekten korkan Emir'ül Mü'minin Hz. Ömer gibi adil yöneticileri gözleyenleriz.”
 
“Hükümetin FETÖ mağdurlarını görmezden gelmesi düşündürücüdür”
 
Türkiye'de bağımsız ve adil bir yargı sisteminin tesis edilmemesi yüzünden mağdur edildiklerini ifade eden Ülsen,  “Yargı gücünü kim eline almışsa, kendisini aklamış, diğerlerini mahkûm ettirmiştir. Siyasallaşan yargı, 28 Şubat sürecinden günümüze ETÖ ile FETÖ arasında el değiştirmiştir. Sonuçta her ikisi de dindar kesimlere zulmetmiş, tutuklamış, ağır cezalara mahkûm etmiştir. Hak ve hukukun ayaklar altına alındığı Türkiye'de binlerce dindar insanın FETÖ'den dolayı yaşadığı mağduriyet bugün daha net olarak görülüyorken, hükümet yetkililerinin bu mağduriyetleri hâlâ görmezden gelmesi düşündürücüdür.” diye belirtti.
 
“FETÖ'nün kumpasları gözler önünde”
 
Kamuoyunun vicdanında mahkûm olmuş birçok suçlunun, siyasi hesaplarla ve pazarlıklarla hukukun esnetilerek salıverildiğine işaret eden Ülsen, “Kamuoyuna ‘Çözüm Süreci' diye yutturulan çatışmasızlık sürecinde binlerce KCK tutuklusu serbest bırakıldı. Müebbet hapisle cezalandırılan Ergenekon ve Balyoz davaların mahkûmları yeniden yargılanma yolu ile beraat ettirildiler.15 Temmuz ABD destekli darbe girişimi sonrası birçok şey, daha şeffaf bir şekilde görünür oldu. Artık gündem FETÖ'nün kumpasları ve aslında bir ülkeyi nasıl yönettiklerini de gözler önüne serdi. Bu yapının mağduru olduğunu dile getiren kimi gruplar ki, bunlar içerisinde geçmişte askeri vesayetin ana aktörleri de var; hemen taltif edilmeye, yeniden devletin en gözde makamlarında yer edinmeye başladılar.” diyerek yargıdaki çifte standartlara dikkat çekti.
 
“28 Şubat ve FETÖ yargısı mağduru tutsaklar ısrarla görülmek istenmiyor”
 
“Ama ne hikmetse müstekbirlerin kuklası fesat şebekesi-FETÖ tarafından komplo ve kumpaslarla uzun yıllardır mağdur edilen 28 Şubat ve FETÖ yargısı mağduru tutsaklar ısrarla görülmek istenmiyor.” diyerek açıklamasını sürdüren Ülsen,  “Kimisinin 20 yılı aşkın süredir cezaevinde tutulduğu Yusufiler ve ailelerinin çektiği sıkıntılar büyük bir acıya, hayatları ise trajediye dönüşmüş durumda. Hiç kimse görmüyorsa bile Rabbimizin tüm olup bitenleri gördüğünü ve Mahkeme-i Kübra'da hesap soracağını biliyoruz.” ifadelerini kullandı.
 
"Af değil yeniden yargılama istiyoruz”
 
Yeniden yargılamanın önünün açılmasını talep eden Ülsen, “Buradan, bizleri duymak ve görmek istemeyenlere sesleniyoruz; ne biz ne de eşlerimiz ve babalarımız sizlerden merhamet ve af dilenmiyoruz. Sadece adil olmanızı ve çeşitli desiselerle zindanlara konulan 28 Şubat ve FETÖ yargısı mağduru Yusufilerin yeniden yargılanmalarının yolunun açılmasını ve adaletle hükmeden mahkemelerin kurulmasını talep ediyoruz. Sinsice tuzak kurup masumları hapseden zalimlerin akıbetini, yaptıklarının kendilerine kâr kalmadığını hepimiz görüyoruz. Sırça köşklerde beddua edenlere değil, mazlumların ahına Dergâh-ı İlahi'de icabet edildiğine şahitlik ediyoruz. Zulmü icra edenler nasıl zillete duçar olduysa bu zulümlere sessiz kalanların da sonunun zillet olacağını hatırlatırız.” diyerek basın açıklamasını sonlandırdı.
Kaynak : İLKHA
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Haber var islah eder, haber var ifsad eder