Video Foto Galeri Yazarlar
9.12.2016 - Cuma

İslam Kerimov’un Müslümanlara Yaşattığı Zulümler

Okunma: 7138
GÜNDEM 2 Eylül 2016 17:50
Videoyu Aç İslam Kerimov’un Müslümanlara Yaşattığı Zulümler

Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov'un hayatını kaybettiği yapılan resmi açıklama ile kesinleşti. Peki, bu zalim Müslümanlara 27 yıl boyunca neler yaşattı?

 
İslam Kerimov’un İslam ve Müslümanlara olan Kini
 
Andican'da siviller üzerine ateş açmak, muhalefeti tasfiye etmek, fikri mücadele eden muhalifleri sindirmek, başörtü ve sakalı yasaklamak, memurlara namaz yasağı koymak, çocukların camiye gitmesini ve toplu Ramazan iftarlarını yasaklamak, cezaevi ve hapishanelerde işkenceler yapmak. Cezaevi yönetimi tarafından sigara çakmağı ve mumla mahkumların ellerini, ayaklarını ve hayasını (cinsel organını) yakmak.
 
Kerimov Rejimi Muhaliflerini Nasıl Sindirdi?
 
Özbekistan hapishanelerinde tutuklu bulunan binlerce Müslümanla beraber 6000’den fazla Hizb-ut Tahrir üyesi bulunmaktadır. Birçoğu, 1999’dan beri cezaevlerinde yatıyorlar. Mahkûmiyetlerini tamamlayanlar ise, yasadışı bir şekilde Özbekistan devleti tarafından cezalarının ikinci, üçüncü, dördüncü kez uzatılmasıyla karşı karşıya kalıyorlar... Kaldı ki bu, sadece erkekler için geçerli değil. Müslüman kadınlar da Kerimov cezaevlerinde aynı zulümle karşı karşıyalar.  2012’de Cezası bittiği halde, ceza süresi uzatılan Müslüman Hanımlardan Miraç Şabbe, Taşkent'teki "KIN-7" cezaevinde yatmakta olup ilk hapis süresi olan 6.5 yılın sona ermesinin ardından buna 3 yıl daha eklenmiştir. Diğer Müslüman hanımlara da aynı hukuksuz yöntem kullanılmıştır.
 
Kerimov Mahkemelere Direk Müdahale Yetkisine Sahipti
 
Sadece tutuklama ve hapis cezaları ile yetinmeyen Kerimov, mahkemelere Müslümanlara karşı daha sert ve katı hükümler vermeleri direktifinde bulundu. 15 yıl, 10 yıl, 7 yıl ve 5 yıl verilmiş cezalar var. Cezasını bitirenleri serbest bırakılmıyor. Tam aksine, cezalarını bir kereye mahsus bile değil, defalarca uzatıyorlar. Kindar Kerimov, uzun cezalar ve cezalar bittiğinde de cezaları uzatmakla öfkesini sindirememiş olmalı ki gardiyanlara, mahkûmlara işkence etme ve namaz kılmalarına engel olma talimatını vermiştir. Sadece bu da değil, aksine çeşitli işkenceler yoluyla bazı mahkûmların tasfiye edilmelerini istedi. Bundan dolayı kimilerine tedavisi imkânsız ‘’hastalık üreten ilaçlar’’ verildi. Böylece yüzlerce Hizb-ut Tahrir genci tasfiye edildi. Gardiyanların Müslüman mahkûmlara verdiği şekli ve rengi ekmek hamuruna benzeyen ilaçların üzerinde Amerikan yapımı olduğu yazmaktadır. Bu ilaçları birkaç kez içenler, günden güne güçlerini ve bilinçlerini yitirmektedirler. Bu kişilerin arasında hapishanede kaldıkları uzun süre esnasında Kur'an'ı Kerimi ezberleyen bazı hafızları da var. Bu kişilerden çoğu sadece güçlerini ve bilinçlerini kaybetmekle kalmıyor akıllarını da kaybederek deliriyorlar. Ardından da hapishane yönetimi, bu kişileri devlet hapishanelerine bağlı hastanelere naklediyorlar.
 
Özbekistan Cezaevlerinde Yaşananlara Birkaç Örnek
 
 -Margalan şehrinden olan Bahadır Olmasov, Buhara vilayetindeki Garawol Bazar cezaevinde tutukludur. Cezaevindeki polis denetçileri ona işkence ettiler ve hiç durmadan vahşî hayvanlar gibi üzerine saldırdılar... Ölümün eşiğine gelinceye kadar kanı aktığı halde onu bir hastaneye değil başka bir cezaevine naklettiler...
 
-Andican vilayetinden olan Hakimcan Rosebayev, 1999 yılından beri Caslık cezaevinde tutukludur. Hüküm süresi bittiğinden dolayı bu yılın mart ayında cezaevinden çıkması gerekiyordu. Ancak cezaevi yönetimi, sebepsiz yere cezaevinde tutmak için onun hapis süresini beş yıl uzatmış ve Zarafşan beldesindeki bir cezaevine nakledilmiştir…
 
-Taşkent Vileyeti-Chinaz nahiyesinden olan Abdulaziz Mirzayev, 20 yıla mahkum olmuştu. Gaşgadirya vilayetinin Kasane kasabasındaki (51/64) nolu cezaevinde yatmaktaydı. 2011 Haziran ayının 7'sinde bu cezaevinin idaresi, bu gencin cesedini ailesine getirerek cesedi insanlara göstermeden defnetmelerini emretti. Ailesinin cesedi yıkadığı ve kefenlediği sırada görgü tanıkları, cesedin üzerinde işkence izleri gördüler. Ayrıca kafasının kırık olduğunu, gözlerinin çıktığını, boynunun başının arkasına kadar ve göğsünün de göbeğinden çenesine kadar dikişli olduğunu gördüler.
 
-Bir diğer Müslüman 1964 doğumlu Şevket Kerimov , Hizb-ut Tahrir mensubu olmak suçlamasıyla 1999 yılında cezaevine atılmış ve dokuz yıl hapse mahkum edilmiştir. Nitekim süre 2008 yılında sona ermesine rağmen iktidar rejimin başı onun çıkmasını istememiş bilakis ona yeni bir üç yıl daha hüküm vermiştir. Bu verilen yeni süre de 2011 yılında sona ermesine rağmen aynı şekilde iktidar, onun çıkmasını istememiş bilakis ona 2014 yılına kadar ek üç yıl daha mahkûmiyet vermiştir. Cezaevi denetçileri, 2002 yılında onu kendisine ‘’enfeksiyon bulaşması’’ kastıyla bulaşıcı tüberküloz hastalığı isabet eden mahkumların odasına koymuşlar ve zaten bilfiil de bulaşmıştır. Nitekim gardiyanlar bunu, Devlet Başkanı ile onlardan kurtulmak isteyen mahkûmların emriyle yapmaktadırlar. Şevket Kerimov , tüberkûloz hastalığı ile yaşamış ve her ne zaman süresi bitse, cezaevinde ölene kadar onu cezaevinde tutmak için kendisine başka bir süre eklemişlerdir. Nitekim mübarek Ramazan'ın 27. gecesi olan Kadir Gecesi'nde el-Muvafık 15.08.2012'de akrabaları giderek onun temiz cesedini, mezkur "San Karad" cezaevinden teslim almışlardır.
 
Bu örnekler, İslam düşmanı Kerimov tarafından Özbekistanlı Müslümanlara ve özel bir şekilde de Hizb-ut Tahrir gençlerine karşı meydana gelen zulümler hakkındaki bir takım örnekler olduğu gibi aynı şekilde İslam'a davet eden herkese karşı da buna benzer birçok örnekler mevcuttur.
Kaynak : Kokludegisim
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Haber var islah eder, haber var ifsad eder