Video Foto Galeri Yazarlar
21.8.2017 - Pazartesi

Muhyiddin Erkam

ALLAH'A VERDİĞİMİZ SÖZ ( 2.BÖLÜM )

Esasen Tevhid ve şirk mücadelesinde Allah'a verdiği sözleri tutmak için nice adam gibi adamlar mücadele ettiler de yeryüzü onların şehadetine şahitlik etti.

28 Temmuz 2017 17:30
A
a
بِسْمِ اللهِ الرَّحمن الرَّحِيم
إِنَّ الْحَمْدَ ِللهِ نَحْمَدُهُ وَنَسْتَعِينُهُ وَنَسْتَغْفِرُهُ وَنَعُوذُ بِاللهِ مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِناَ وَمِنْ سَيِّئاَتِ أَعْمَالِناَ، مَنْ يَهْدِهِ اللهُ فَلاَ مُضِلَّ لَهُ وَمَنْ 
يُضْلِلْ فَلاَ هاَدِيَ لَهُ وَأَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ
ياَ أَيُّهاَ الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللهَ حَقَّ تُقاَتِهِ وَلاَ تَمُوتُنَّ إِلاَّ وَأَنْتُمْ مُسْلِمُونَ

 Kahr ve istilâsı ile tek olan, ebedîlik hakkını kendisinden başka kimseye vermeyen, takdir ettiği ölümle bütün mahlûkatı zelil eden; ölümü müttakiler için bir kurtuluş ve kendisiyle buluşma sebebi kılan; kıyamet gününe kadar kabri asiler için bir zindan ve dar bir hapis yapan Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih ederim. Zahirî (ve bâtınî; apaçık) nimetleri ihsan etmek, kahrıy-la intikam almak O'na mahsustur. Yerdekilerin ve gökteki-lerin şükrü; öncekilerin ve sonra gelenlerin hamdi O'nadır. Apaçık mucize ve delillerin sahibi Hz. Muhammed'e (s.a.v), onun âline ve ashabına ve bütün müslümanların üzerine salât ve selâm olsun.
Geçen yazımızın son kısmı hatırlanacağı üzere; Allah cc verilen sözün bedeline örnek olarak İbrahim (as)'ım Tevhid mücadelesinden bahsetmiştik.

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ي حَٓاجَّ اِبْرٰه۪يمَ ف۪ي رَبِّه۪ٓ اَنْ اٰتٰيهُ اللّٰهُ الْمُلْكَۢ اِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّيَ الَّذ۪ي يُحْـي۪ وَيُم۪يتُۙ قَالَ اَنَا۬ اُحْـي۪ وَاُم۪يتُۜ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ فَاِنَّ اللّٰهَ يَأْت۪ي بِالشَّمْسِ مِنَ الْمَشْرِقِ فَأْتِ بِهَا مِنَ الْمَغْرِبِ فَبُهِتَ الَّذ۪ي كَفَرَۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۚ 
 
 Allah kendisine mülk (İKTİDAR) verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut'u) görmedin mi! İşte o zaman İbrahim: Rabbim hayat veren ve öldürendir, demişti. O da: Hayat veren ve öldüren benim, demişti. İbrahim: Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir, dedi. Bunun üzerine kâfir apışıp kaldı. Allah zalim kimseleri hidayete erdirmez. (Bakara - 258)

Ayeti kerimeden de anlaşılacağı üzere Nemrut, İbrahim (as) ile Rabb'lik ( Hakimiyet, İktidar ) Konusunda tartışmış, İbrahim (as) onu güneşin üzerinde ki mutlak hakimiyet'in Sahibiyle susturmuştur. İşte halkın gözü önünde cereyan eden bu olay onlara bir tebliğ, gerçekten mutlak hakimiyet ve iktidarın hakkının ( Rabblik) yalnız Allah'a ait olduğunun onlara göstergesi olmuştur. Tabi ki dikta ile Hakimiyeti elinde tutanlar haksız iktidarlarına karşı çıkanlara karşı müsamahakar olmazlar elbette.

 
  قَالُوا ابْنُوا لَهُ بُنْيَاناً فَاَلْقُوهُ فِي الْجَح۪يمِ 
 Onun için bir bina yapın ve derhal onu ateşe atın! dediler. (Sâffât - 97)
 
Burada Allah'a verilen sözün bedelinin ne denli olduğu, imtihanın hakikaten ne gibi şekiller de olabileceği, o gün yaşayan kimselerin akıllarını kullanarak imtihanı kazanabilmeleri için İbrahim( as)'ın her ne pahasına olursa olsun izinde olmaları gerekeceğini görerek, Yeryüzünde Allah'a iman ve onu tevhid etmenin, O'na verdiğimiz sözü yerine getirmenin sadece ufak bir kıssasına şahit olmuş oluyoruz...

Esasen Tevhid ve şirk mücadelesinde Allah'a verdiği sözleri tutmak için nice adam gibi adamlar mücadele ettiler de yeryüzü onların şehadetine şahitlik etti.

 
مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللّٰهَ عَلَيْهِۚ فَمِنْهُمْ مَنْ قَضٰى نَحْبَهُ وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْتَظِرُۘ وَمَا بَدَّلُوا تَبْد۪يلاًۙ 
 
 Mü'minlerden öyle erkek-adamlar vardır kiAllah ile yaptıkları ahide sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirdi, kimi beklemektedir. Onlar hiç bir değiştirme ile (sözlerini) değiştirmediler. (Ahzâb - 23)

Müminlerden öyle adamlar vardır ki Allah'a verdikleri söze sadakat gösterdiler dedikten sonra Allah cc sözünün eri olan müminleri bakın neye benzetiyor ;Nezir, adak. Allah için kanı akıtılan bir kurban, işte tarih boyu sözünü yerine getirmek için kendisini kurban eden, ateşlere atılan , testerelerle doğranan , elleri ve ayakları çaprazlama kesilirken "Ey rabbimiz üzerimize sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al!" diyerek teslimiyyet göstermiş nice dava adamları. Ayetin devamında ise onlarda kimide adağını yerine getirmek için beklemektedir, cümlesiyle ümmetin şu düsturunu bize tekrar aşılamaktadır ki o; " Bizim için ölüm hayat, hayat ise cihad dır "sözüdür.Bu öyle bir hakikat ki güneş batıdan doğuncaya kadar  canıyla,malıyla,kanıyla bedel ödeyecek ( rical ) adam gibi adamların her daim olacağına Rabbine kurban edilmeyi bekleyen bir Nezir gibi bekleyen sadakat erlerine bir işarettir. İşte bu ümmet ki milleti ibrahim'den aldıkları düsturla hangi şartlar altında olursa olsun Allah'a verdikleri sözü değiştirmediler ve değiştirmeyecekler. Halid bin Velid (ra) dediği gibi " Sizin yaşamayı sevdiğiniz kadar ölmeyi seven bir topluluk ile gelirim" ve gelmeye de devam edecek.  İşte bu noktada bize düşün vazife ümmetimizden devraldığımız emaneti yine ümmetin can damarlarına taşımak , onların önündeki cehalet karanlığını Allah'ın kitabının nuruyla dağıtmaktır. İşte o zaman yeniden davası uğrunda bedel ödeyecek ölümü yaşamdan öne geçirecek bir ümmet teşekkül etmiş olacaktır.

Bu gün içerisinde yaşadığımız çağ ümmetin üzerine küfrün ve zulmün kara bulutlarının çökmüş olduğu insanımızın ilahi emanetten gafil ve Allah cc verdiği sözden bir haber olduğu bir çağdır. İslam beldeleri Allah cc vahyinden fersah fersah uzak olan ve içerisinde tuğyanın hakim olduğu beşeri ideolojilerin tahakkümü altında param parça edilmiş akideleri ve her türlü dessasın(hileci,hile yapan) ortasında adeta fitne kazanı gibi kaynamaktadır. Bunun sebebi küfür milletlerinin kendi ideolojilerini ümmetin cahil insanına dayatması farklı siyasi isimler altında asabiyyet davası güttürmesidir.Bunu dayatırken kullandığı metod ise  özgürlük,adalet eşitlik,demokrasi çığırtkanlığına soyunarak batıla hak maskesi giydirme politikası şirin gözükme çabalarıyla meşrutiyyet elde etmeye çalışmasıdır.

Neticede ise bozulanın düzelenden kat kat fazla olduğunu göremeyen fakat gittikçe Allah'tan uzaklaşan bir toplum meydana getirmektir. Böylelikle kalbi ve aklı bozulan toplumu koyun sürüsü haline getirerek onun yününden etinden ve sütünden kendi çıkarları doğrultusunda istifade etmektedir. İç kargaşa, siyasi çekişme ve hortlatılan terör ile düşünme yeteneği kaybettirilen ümmetin kanını emmek ve uyuyan devi adete uyanmaması için beşik misali çalkantılar ile sallamak beşeri ideolojilerin bugünkü en büyük politikasıdır.Bu durum ise Allah cc kullarına kendi elleriyle yaptıklarını kendilerine tattırması olarak ifade edilmiştir.

 
ظَهَرَ الْفَسَادُ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ اَيْدِي النَّاسِ لِيُذ۪يقَهُمْ بَعْضَ الَّذ۪ي عَمِلُوا لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

 İnsanların kendi ellerinin kazandığı dolayısıyla, karada ve denizde fesad ortaya çıktı. Umulur ki, dönerler diye (Allah) onlara yaptıklarının bir kısmını kendilerine taddırmaktadır.  (Rûm - 41)

Evet ayetinde ifade ettiği üzere elimizle beslediğimiz, yedirip içirip, bakıp büyüttüğümüz bu beşer ürünü ideolojilerin aslında koynumuzda beslediğimiz bir yılan olduğunun farkına varamamak ve getirisiyle Allah'ın kanunlarına ve nizamına ters düşen bu hayatı hayatımızın kayıtsız ve şartsız hakimiyyetine taşımak taddığımız acıların en büyük sebebidir ki " umulur ki dönerler" Özüne ve Allah'a verdiği sözüne dönerler diyedir.

İlk yazımızda ifade ettiğimiz üzere;Rabb olarak Allah'ı kabul etmek demek; Dünya hayatında Yegane yaratıcı,rızık verici,kanun koyucu,çekip çeviren eğitip terbiye eden merci olarak Allah'ı seçmek bu yetkiye başka hiç kimseyi ortak etmemek ( Bu konuda ona hak tanımamak) ve bunlardan herhangi birini eksik bırakmadan Allah'a isnat etmek demektir demiştik. Bu gün baktığımızda ise Allah cc ait hakimiyet yetkisini demokratik-laik düzene kayıtsız ve şartsız teslim ederek ona verdiğimiz sözü bozuyor ve rabb'lik makamına çıkartılan nemrut gibi bu düzeni rabb ediniyor ve onun kulu(haşa) haline geliyoruz. İşte islamın şirk olarak nitelendirdiği esasa bir örnektir bu aynı zamanda. Bu yetki Allah'ı tevhid eden ( birleyen) böylelikle iman dairesi içerisine giren her bir mümin için Allah'a aittir ve ancak onun kanun ve kuralları ile yöneten ( ulul emr) yönetim makamına getirilerek Allah'ın istediği şekilde bir hayat yaşanabilir. Bunun zıddı olan vahye dayanmadığı halde halka dayatılan her türlü gayri islami düzenler İbrahim (as)'ın mücadele ettiği nemrut vari düzenlerdir.
 
مَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِه۪ٓ اِلَّٓا اَسْمَٓاءً سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍۜ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِۜ اَمَرَ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّٓا اِيَّاهُۜ ذٰلِكَ الدّ۪ينُ الْقَيِّمُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ 
 
 'Sizin Allah'tan başka taptıklarınız, Allah'ın kendileri hakkında hiç bir delil indirmediği, sizin ve atalarınızın ad olarak adlandırdıklarınızdan başkası değildir. Hüküm, yalnızca Allah'ındır. O, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi emretmiştir. Dosdoğru din işte budur, ancak insanların çoğu bilmezler.' (Yûsuf - 40)

Yusuf suresi 40.ayinde ifade ettiği üzere Allah'a ait olan hakimiyeti ondan başkasına( bunlar gayri islami düzenlerdir) devretmek, kula kul olmak şirkin içine yuvarlanmak demektir. İşte dosdoğru din budur fakat insanların bir çoğu bunu bilmezler diyen Allah cc ne kadar haklı olduğuna şahit oluyoruz.

Peygamber ve ashabını yurdundan çıkartanlar onların düzenlerini kabul etmedikleri ortak bir hayata razı olmadıkları ve sizin dininiz(düzeniniz)size bizim dinimiz bize diyerek onlardan ayrıştıkları için bunları yaşadılar.Onlar düzeni rabb olarak kabul etselerdi ama yine namaz kılmayada devam etselerdi düzeni bozacak söylemlerden ve eylemlerden insanları vazgeçirselerdi, bırakın yurtlarından çıkartılmayı müşrikler müslümanları maaşa dahi bağlardı.
 
اَلَّذ۪ينَ اُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بِغَيْرِ حَقٍّ اِلَّٓا اَنْ يَقُولُوا رَبُّنَا اللّٰهُۜ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ صَوَامِــعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ ف۪يهَا اسْمُ اللّٰهِ كَث۪يراًۜ وَلَيَنْصُرَنَّ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَز۪يزٌ 
 
 Onlar, yalnızca; 'Rabbimiz Allah'tır' demelerinden dolayı, haksız yere yurtlarından sürgün edilip çıkarıldılar. Eğer Allah'ın, insanların kimini kimiyle defetmesi (yenilgiye uğratması) olmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah'ın isminin çokça anıldığı mescidler, muhakkak yıkılır giderdi. Allah kendi (dini)ne yardım edenlere kesin olarak yardım eder. Şüphesiz Allah güçlüdür, üstündür. (Hac - 40)

İşte onlar Rabbimiz Allah'tır demenin bedelini işkenceler ile yurtlarından sürgün edilme ile ödemiş fakat taviz vermemiş küfre sine açmamış yardakçılık ve yardımcılık yapmamışken bugün aman başımız derde girer , aman ticaretimiz aksar, aman rahatımız bozulur diyenler Allah'ın Rasulü ve ashabının yolundan ayrılan ve Allah'a verdikleri sözü bozan kimselerdir. Elbette imtihan namaz kılmaktan ibaret değildir ve yine elbette cennet ucuz bir şekilde elde edilecek değil ve yine elbette Allah cc sünneti(değişmeyen adeti)ni değiştirecek değildir.
 
 اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُمْ مَثَلُ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْۜ مَسَّتْهُمُ الْبَأْسَٓاءُ وَالضَّرَّٓاءُ وَزُلْزِلُوا حَتّٰى يَقُولَ الرَّسُولُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ مَتٰى نَصْرُ اللّٰهِۜ اَلَٓا اِنَّ نَصْرَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ 
 
 Yoksa sizden önce gelip-geçenlerin hali başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle bir yoksulluk, öyle dayanılmaz bir zorluk çattı ve öylesine sarsıldılar ki, sonunda elçi, beraberindeki mü'minlerle; 'Allah'ın yardımı ne zaman?' diyordu. Dikkat edin. Şüphesiz Allah'ın yardımı pek yakındır. (Bakara - 214)
Dün din olamayan şey bu günde din değildir.Dün caiz olmayan şey elbette bugün de caiz değildir.Sıratı mustakim(  Dosdoğru yol ) yamuk yolcuyu bünyesine kabul etmeyecektir.

 
اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ 
 Ancak Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz. (Fâtiha - 5)

Fermanı ilahisi bizlere namazda Allah'a verdiğimiz sözü yineletecek ve bizler onun yolunda Rasulünün gösterdiği şekliyle yürümeye devam edeceğiz.İşte davetimiz ve cihadımız budur ve bizler adağını yerine getirmeyi bekleyen sözünü hiçbir şekilde değiştirmeyen  N E Z İ R L E R İ Z.

Rabbim akıbetimizi hayr eyle ve bizleri Müslüman olarak öldür. Sözümüzün başı da sonu da  Hamd etmektir.
 
ELHAMDULİLLAHİ RABBİL ALEMİN

Haber var islah eder, haber var ifsad eder
************ Sponsor Reklam Alanı; Mobilya | Klasik Mobilya | uçak bileti | mobil uygulama | Kek kalıpları |