Video Foto Galeri Yazarlar
27.3.2017 - Pazartesi

Hacı KAR

HAYATINI KAYBETTİ

KAYIP İLANI! Hayatımı kaybettim, hükümsüz – (mü)  - dür. Asla, hükümsüz değildir. İnsanın kaybettiğini zannettiği hayat hakkında, âlemlerin Rabbi olan Allah (cc) tarafından mutlak olarak bir hüküm verilmiştir.

25 Şubat 2017 15:20
A
a
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla.
Hamd, Âlemlerin yegâne Rabbi Allah’a mahsustur.
Salât ve selam olsun, muvahhidlerin, muttakilerin ve mücahidlerin yegâne önderi Rasulullah Muhammed (sav)’e, Âline, Ashabına ve kıyamete kadar O’nun izinden giden, O’nun Sünneti üzere yaşayan muvahhid mü’minlere...

KAYIP İLANI!
Hayatımı kaybettim, hükümsüz – (mü)  - dür.
Asla, hükümsüz değildir. İnsanın kaybettiğini zannettiği hayat hakkında, âlemlerin Rabbi olan Allah (cc) tarafından mutlak olarak bir hüküm verilmiştir.

Geçici olan dünya hayatında, insanın geçici olarak elde ettiği dünyalık ünvanlar hükümsüzdür!
Nüfus Cüzdanımı kaybettim hükümsüzdür.
Ehliyetimi kaybettim hükümsüzdür.
Üniversite Öğrenci kimliğimi kaybettim hükümsüzdür.
Başbakanlık Personel kimliğimi kaybettim hükümsüzdür.
Pasaportumu kaybettim hükümsüzdür.
Sağlık karnemi kaybettim hükümsüzdür.
Lise Diplomamı kaybettim hükümsüzdür.
Askeri kimliğimi kaybettim hükümsüzdür.
Vergi levhamızı kaybettik hükümsüzdür. Vs…

UNUTTUK YARATILIŞ GAYEMİZİ…

Allah (cc)’ın, yoktan var ettiklerinin içerisinde en şerefli mahlûk olarak yaratılan insan, ruhlar âleminde Rabbi ile bir sözleşme yapmıştır. (Resûlüm!) Hani Rabbin, Âdemoğullarından, onların (gelmiş gelecek) zürriyetlerini, sırtlarından (sulblerinden zerreler halinde) al(ıp çıkar)mış ve onları, kendilerine şahit tutarak: “Ben sizin, Rabbiniz değil miyim?” (demişti.) Onlar da: “Tersi bile düşünülemez (Rabbimizsin), şahit olduk.” demişlerdi. (Bu da dünyada kâfirliğe sapıp da) kıyamet gününde: “Biz bundan habersizdik.” dememeniz içindir. (A’raf Suresi – 172)

İşte insan, Allah (cc) ile yaptığı sözleşme sonucunda imtihana tabi tutulmak üzere yeryüzüne gönderilmiştir. Doğum ile imtihan başlamıştır ve imtihanın bittiğini bildiren ölüm ile dünya hayatı sona ermiştir. Yani hiçbir insan hayatını kaybetmez. Böyle bir şey yok. İnsanın kendisi nerede bulmuştur ki hayatı, nerede kaybetsin. Hayat, Allah (cc) tarafından bizzat insanın kendisine bahşedilmiştir. Dünyada yaşanılan hayat, ahirette ceza ya da mükâfat olarak değerlendirilecektir. Hayat kaybolursa imtihanın bir anlamı olmaz. Yaşanılan ve kaybolmayan hayat, insanın akıbetini belirleyecektir. İnsanın akıbetini belirleyecek olan hayat, nasıl olur da kaybolur? Allah (cc), kaybolan hiçbir şey yaratmamıştır. Eğer kaybolacak bir şey varsa, yine O (cc) kaybeder.

Allah (cc) her insana bir akıl ve bir de ömür verdi. Bu ömür her insan için farklıdır. Kimi az yaşar, kimi çok yaşar. İşte bu ömür zarfında insan kendi akıbetini belirleme mücadelesi verir. Ve maalesef insanlar, sözlerinde var olan ama yaşantılarında olmayan ahiret inancının gereğini yerine getir(e)memektedir. İnsan, unuttu yaratılış gayesini,  unuttu yeryüzüne gönderiliş gayesini, unuttu yaşadığı hayatın kendisine neler kazandıracağını… Unuttuğundan dolayı da saçmalamaya başladı. Ölüm bu, hiç laftan anlamaz! Ansızın gelir. İşte insan aklını kullanıp hakikati idrak etmediği sürece saçmalamaya devam edecektir. Oysaki insan ölümle bu hayatın bitişini; “Ruhunu teslim etti”, “Refik-i A’lâya göç etti”, “Rabbine kavuştu”, “Âhirete irtihal etti” demesi gerekirken “Hayatını kaybetti” gibi saçma bir ifade ile karşı karşıya kalıyor. “Hayatını kaybetti” de ne oluyor? Hayatını nerede bulmuştu ki kaybetsin? Kaybettiyse nerede kaybetti? Belediye hoparlöründen anons verdirip de insanlık namına! “Birisi bulsun da getirsin der gibi”... Bunun yanı sıra, hayatını yitirdi, çok genç yaşta yaşamını kaybetti, ülkemiz çok büyük bir insan kaybetti, onun yerini kimse dolduramaz, onun gibisi bir daha gelmez, gibi ifadeleri de günümüzdeki pek çok insandan duyar olduk. Öyle zannediyorum ki, bu tür ifadeler ölümü hazmedemeyen, mezara girmeyi gururlarına yediremeyen, ya ahiret varsa endişesi taşıyan, hesaba çekilmeyi istemeyenlerin üslubu.

Bu dünya hayatımızdan başkası yoktur. (Kimimiz) ölürüz (kimimiz de) yaşarız, biz öldükten sonra diriltilecek de değiliz.(Mü’minun suresi - 37)
O (akıllarını putlaştırıp bencil yaşaya)nlar: “Hayatımız, bu dünyadakinden ibarettir. Biz, bir daha dirilecek de değiliz.” dediler.'' (Enam suresi - 29)

Kur’an ne güzel ifade etmiş ve ne de güzel tespit etmiş tüm zamanlardaki insani düşünceleri… Allah’a, O’nun yaratıcılığına ve O’na hesap vereceğine inanmayanlar ve bunun için de hayatı bu dünyadan ibaret sayanlar, az da olsa her devirde bulunmaktadır. Bunlar, beş duyu ile algılanmayan şeyleri reddederler. Tabiatı (doğayı) yaratıcı kabul ederler. Bunlara, natüralist (dehriyyûn) denildiği gibi, her şeyde maddeyi esas aldıkları için materyalist de denilmiştir. Bunlar, gözleri madde sınırını aşmayan, gönülleri hidayet ışığına ulaşamayan, aklı araç değil mutlak ölçü edinen, kalpsiz kafalara sahip kimselerdir.

Hâlbuki insanlık tekrardan Allah’a döndürülecektir.
…Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aitiz ve (sonunda) yine O’na döneceğiz.(Bakara – 156)

Hayat dediğimiz şey bu dünyaya has bir şey değildir. Devamı vardır, hem de sonsuz. Ölüm dediğimiz şey ise, bu dünya hayatına has insana takdir edilmiş sınırlı zaman diliminin bitiş anıdır. Sayısı belli olan nefeslerimizin bitişidir. Takdir günü gelip çattığında emaneti teslim etmemek olmaz, bunun ne erkeni vardır ne de geç olanı vardır. Ölüm yok oluş da değil, bir âlemden başka bir âleme geçişin, bir boyuttan başka bir boyuta akışın adıdır, o kadar…
Ölüm ile hicret her insana farzdır…

En büyük hakikat olan ahiret hayatını görmemek ve görmezden gelmek maksadıyla insanın hakikatini örten bu asılsız ve köksüz cümleler;  “Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.” (Ankebut - 57) ilahi hükmüne kayıtsız kalmaktan başka bir şey değildir. 
Asra yemin olsun ki muhakkak insan kesin bir ziyan içindedir. Ancak iman edip de sâlih (sevaplı) amel (ve hareket)lerde bulunanlar, hem de birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır. (onlar ziyandan kurtulmuşlardır). (Asr Suresi)

Müstesna olan zümreden olmak duası ile…

Allah (cc) bizi yolunda, şükründe, zikrinde, hüsn-i ibadetinde daim, din-i mübînine hizmette kaim eylesin. Ancak O'na dayanırız; ancak O'dan yardım dileriz. Amellerin eksikliğinden, nefislerin şerlerinden, her kötünün her türlü kasd ve kötülüğünden O'na sığınırız. O bize kâfidir. Hasbunallahu ve ni'mel-vekil, ni'mel-mevlâ ve ni'mennasîr, gufraneke rabbenâ ve ileykel masîr. Selam ve dua ile…

 

Haber var islah eder, haber var ifsad eder
Adana Oto Kiralama Hatay Araç Kiralama Hatay Oto Kiralama