Video Foto Galeri Yazarlar
25.7.2017 - Salı

Av. Huseyin Kurşun

İSLAMİ MEDYAYA YÖNELİK AMBARGO VE DURUŞUMUZ

Ortadoğuda ve dünyada müslümanlara yönelik zulümleri haber yapan incanews.com,Ummetislam.net ve türkistanbülteni.com gibi internet sitelerinin yayınları 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’a dayanılarak “idari tedbir” kararıyla durdurulmuştur.

15 Temmuz 2015 00:08
A
a
Malum olduğu üzere 12.07.2015 tarihinde Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın 12/07/2015 tarih ve 490.05.01.2015.-190341 sayılı kararına istinaden Ortadoğuda ve dünyada müslümanlara yönelik zulümleri haber yapan incanews.com,Ummetislam.net  ve türkistanbülteni.com gibi internet sitelerinin yayınları 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’a dayanılarak  “idari tedbir” kararıyla  durdurulmuştur.
 
        
 
        İlgili içerik sağlayıcı internet siteleri hakkında verilen “idari tedbir”in ilgili yasanın 8/1-a ve 8/A-1 maddelerinin zorlama yorumuna dayandığı malum olmakla birlikte asıl nedenin Türkiye-Çin ilişkilerinin korunması amacına matuf “siyasi direktifle” verildiği engelleme kararının veriliş zamanlaması dikkate alındığında daha da açık hale geliyor.Yayın yasağının verildiği tarihten önceki gelişmelere baktığımızda Çin hükümetinin, Çin’de Doğu Türkistanlılara yönelik bir zulmün olmadığı,Doğu Türkistanlı müslümanların inançlarını serbestçe yaşadıkları,Türkiye’deki bazı basın yayın organlarının Doğu Türkistanla ilgili haberleri manipüle ettiği yönündeki açıklamaları ve akabinde Cumhurbaşkanı ve Başbakanın peş peşe gelen aynı yöndeki açıklamaları sonrasında böyle bir yayın yasağın gelmiştir. Yine kararın alındığı hafta Türkiye’nin değişik illerinde IŞİD adı altında yapılan operasyonları da ekleyerek meseleyi bir bütün olarak değerlendirdiğimizde  müslümanlara yapılan zulümlere duyarsız kalmayan bu haber sitelerine ne amaçla yayın yasağı getirildiğini zannedersem anlamak daha kolay olacaktır. İşin siyasi yönüne değinmeden önce bir hukukçu olarak yayın yasağına gerekçe gösterilen 5651 sayılı yasanın 8/1-a  maddesine değinmek istiyorum.5651 sayılı yasanın 8/1-a maddesi aynen şöyle;
 
 
 
 İnternet ortamında yapılan ve içeriği aşağıdaki suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak erişimin engellenmesine karar verilir: 
 
a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1) İntihara yönlendirme (madde 84),
2) Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra),
3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190), 
 
4) Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194), 
 
5) Müstehcenlik (madde 226),
6) Fuhuş (madde 227),
7) Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228), suçları. 
 
      Bu maddede sıralanan suçların hiç birisi bu siteler tarafından işlenmemiştir.İşlenmesi de zaten düşünülemez.Zira islami çizgide yayın yapan bu sitelerin insanları İslamın haram kıldığı bir şeye yönlendirmesi kendi varoluş amacına aykırıdır.
 
      Peki bu suçları  yayın yoluyla işleyen yayın organları var mıdır.Kesinlikle vardır.Her gün  milyonlarca izleyiciyi kendine çeken hatta reyting rekorları kıran; kadın programları,magazin programları ,yerli diziler ve yabancı filmler çarpık kadın erkek ilişkilerini gündemin baş sırasına koyarak fuhşa ve müstehcenliğe yönlendirmekte,insan fıtratına inat çarpık ilişkilerin neden olduğu bunalımlar ve hedonist yaşam tarzının akıbeti olan intihar eğilimini üretmektedir.Bu yayın organlarına bırakın yayın yasağı getirmeyi RTÜK tarafından ne kınama ne de para cezası verilmektedir. Bu alanda yayın yapanlara karşı deyim yerinde ise taşları bağlayıp itleri serbest bırakan anlayış Ortadoğuda ve dünyada müslümanların uğradığı katliamları,haksızlıkları ve zulümleri haber yaparak müslümanların vicdanlarını uyandıran,zulme ve haksızlığa karşı farkındalık oluşturmaya çalışarak yukarıda zikrettiğimiz hadis-i şeriflerin gereğince Kurani ve nebevi sorumluluğunu yerine getirmeye  çalışan haber sitelerini kapatmakla aslında 5651sayılı yasanın 8/1-a maddesindeki yasakları delerek bu yasaklarda belirtilen fiilleri işleyen kesimin yaşam tarzını korumaktadır.   
 
      5651 sayılı yasanın 8. maddesine 27.03.2015 tarihinde  bir ilave yapılmıştır.İlavenin yapıldığı tarihe lütfen dikkat edin bu tarih müslümanlara yönelik dünya çapındaki zulümlerin şiddetini arttırdığı ve yayın yasağı konulan İslami sitelerin de aynı oranda bu zulümleri  haber yaptığı bir zaman dilimine isabet etmekte ve aynı zamanda Türkiye’nin de devlet olarak Suriye politikasını revize ettiği bir tarihe denk gelmektedir.5651 sayılı yasaya eklenen 8/A-1 maddesi aynen şöyle:
 
    “ Yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması sebeplerinden bir veya bir kaçına bağlı olarak hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, Başbakanlık veya millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması ile ilgili bakanlıkların talebi üzerine Başkanlık tarafından internet ortamında yer alan yayınla ilgili olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Karar, Başkanlık tarafından derhâl erişim sağlayıcılara ve ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilir. İçerik çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği, derhâl ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren dört saat içinde yerine getirilir.”
 
         Yasaya eklenen bu kanun hükmünde yer alan “milli güvenlik,kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi” kavramları maddeyi  Türkiye’nin içinde bulunduğu konjönktüre , hükümetin iç ve dış politikalarına göre işlevsellik kazanan bir hüküm haline getirmektedir.Bu anlamda bu kavramlara verilecek anlam ve yorum sabit değil değişkendir.Yani devletin uygulayacağı değişken iç ve dış siyasete göre dün milli güvenliğe,kamu düzenine zarar vermeyen bir yayın başka bir gün zararlı olarak yorumlanabilecektir.Örneğin devletin dün terör örgütü olarak gördüğü PYD/PKK bu gün terör örgütü olarak görülmek bir yana bu örgütlerlerin mensupları “özgürlük savaşçısı” olarak görülebilmektedir.Nitekim  bu örgütlerle ilgili övücü yayınlar yapan medya organlarının Kürt halkını gerek Suriye gerekse de Türkiye Kürdistanındaki silahlı mücadeleye davet ettiğini hepimiz biliyoruz.Aynı şekilde Türkiye’deki Esed medyasının da aynı kulvarda yayınlar yaptığı hepimizin malumudur.Bütün bunları görmezden gelen devletin İslami medya üzerinde bu maddeyi demoklesin kılıcı haline getirmesi ise çok manidardır. Yasaların genel ve soyut normlar içerdiği, herkese ve herkesime eşit şekilde uygulanması gerektiği Anayasa ile teminat altına alınmışken bu kanun hükmünün uygulamasının sadece İslami medyaya yönelik susturma operasyonuna dönüştürülmesi dikkatlerden kaçmamaktadır.Kaldı ki, gerek incanews.com gerekse de ümmetislam.net ve türkistanbülteni.com sitelerinin İslam coğrafyasında yaşanan haberleri olduğu gibi vermelerinin anılan kanun hükmüne aykırı bir yönü bulunmamaktadır.Zira bu siteler haber üretmemekte değişik ajanslardan aldıkları haberleri içerik sağlayıcı olarak olduğu gibi vermektedirler.Dolayısıyla halkın haber alma hakkına hizmet etmeye çalışan bu sitelerin  yasada anılan milli güvenliğe,kamu düzenine aykırı yayın yaptığı mülahazası abesle iştigaldir.Türkiye - Çin arasındaki siyasi ve ticari ilişkilerin bozulmasını bu sitelere mal etmek yerine hükümetin kendi dış politikasını gözden geçirmesi gerekmektedir.Çin’in Doğu Türkistan’daki müslümanlara uyguladığı zulmün gündemleştirilmesinin Çin  ile Türkiye arasındaki ticareti zarara uğratması  oluk oluk akan ümmetin evlatlarının kanından daha değerli olamaz.Yarın Türkiye’nin de bir Suriye bir Irak yada bir Doğu Türkistan olmayacağının garantisini Çin de dahil hiç bir devlet  veremez. Ticari ilişkilere yön veren şey karşılıklı çıkarlardır.Çıkarların yön verdiği ilişkiler ise geçicidir.Gün gelir “öküz ölür ortaklık biter” ama ümmetin kardeş olma yükümlülüğü bitmez. “Paranın imanı yoktur” diyenler parayı kullanan insanların imanı olduğunu,helal yoldan kazanılan paranın imana; haram yoldan kazanılan paranın ise iman zayıflığına yada imansızlığa işaret ettiğini unutmamalıdırlar. Büyük devlet  olma ve ümmetin hamisi olma  gibi söylemlerin devletin en  yüksek mevkilerinde bulunanlarca  dile getirildiği şu günlerde İslami medya organlarının zulme ses veren kutlu sesinin susturulmaya çalışılması müslümanlar olarak duruşumuzu gözden geçirmemize vesile olmuştur. 
 
         İslami sitelere yayın yasağı getiren anlayışa şunları hatırlatmamız gerekiyor:
 
          1- Müslümanlar birbirinin kardeşidir.Bu kardeşliği Allah (cc) ilan etmiştir.Bu ilanı yasaklarınızla yok sayamazsınız.Kur’an-ı Kerim’den de silemezsiniz.
 
          2- Müslümanlar bir vücudun azaları gibidirler.Bir azada meydana gelen rahatsızlık bütün vücudu rahatsız etmektedir.Dolayısıyla dünyanın neresinde olursa olsun bir müslümana yapılan zulmü kendimize de yapılmış addediyoruz ve rahatsız oluyoruz.
 
         3- Babalarımız,oğullarımız,kardeşlerimiz,eşlerimiz, akrabalarımız,kazandığımız mallar,kesada uğramasından korktuğumuz ticaretimiz Allah ve onun Peygamberinin yolundan gitmekten daha sevimli değildir
         4-  İnancımız varoluşumuzun gayesidir.Namazımız,ibadetlerimiz,yaşamımız ve ölümümüz sadece ve sadece alemlerin rabbi olan Allah içindir.Bu gayeden sapmamızı bizden beklemeyin.
 
          5- Son olarak size, zulme uğramış müslüman kardeşlerimiz  karşısında duruşumuzu temellendiren birkaç ayet ve hadisi hatırlamak istiyoruz.   
 
     “Size ne oluyor da Allah yolunda ve «Rabbimiz! Bizi, halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla!» diyen zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz?” ( Nisa suresi 75)
 
   İbn Ömer'den [r.a]: Resûlullah [s.a.v] buyurdu ki:
 
 
 
        "Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez ve onu zalime teslim etmez. Kim kardeşinin yardımında bulunursa Allah da (c.c) ona yardım eder. Kim bir müslümanın sıkıntısını giderirse Allah da [c.c] onun kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bir müslümanın ayıbını örterse Allah da [c.c] kıyamet gününde onun ayıplarını örter." [Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 59; Ebû Davud, Edeb, 38; Tirmizî, Hudûd/3; Ahmed, Müsned, 2/91.]  
 
      Numan ibni Beşir radıyallahu anhüma' dan rivayet edildiğine göre, Rasülullah saîlallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:Birbirine karşı muhabbet ve merhamette, müminler, bir vücut gibidir. Vücudun bir yeri rahatsız olunca, bütün vücut, rahatsız, uykusuz kalıp, onun tedavisi ile meşgul olduğu gibi, Müslümanlar da birbirlerine yardıma koşmalıdır!) [Buhari]
 
         Selam ve dua ile.

Haber var islah eder, haber var ifsad eder
************ Sponsor Reklam Alanı; wp cache | Mobilya | Klasik Mobilya | uçak bileti | mobil uygulama | Kek kalıpları |