Video Foto Galeri Yazarlar
26.7.2017 - Çarşamba

Av. Huseyin Kurşun

KAOSTAN KOSMOSA BATI AKLI VE İSLAMOFOBİA ( 2 )

ABD ve Avrupa'nın 11 Eylül saldırıları sonrasında tekrar gündemine aldığı ve entellektüel bir kurnazlıkla meşrulaştırmaya çalıştığı İslamiafobia kavramı aslında kadim Yunan'dan bu güne

27 Temmuz 2014 13:06
A
a

KAOSTAN KOSMOSA BATI AKLI VE İSLAMOFOBİA ( 2 )

ABD ve Avrupa'nın 11 Eylül saldırıları sonrasında tekrar gündemine aldığı ve entellektüel bir kurnazlıkla meşrulaştırmaya çalıştığı İslamiafobia kavramı aslında kadim Yunan'dan bu güne kadar Batı medeniyetinin kendisi dışında kalan kavim ve medeniyetleri nitelemek için kullandığı barbarlık kavramının Müslüman toplumlara yönelik yeni adıdır.Bu kavrama  İslam ve müslüman düşmanlığı içkindir. Zira bir toplumun dini inancını korkulur hale getirmek aynı zamanda o dini ve o dinin müntesibi olan toplumu düşman hale getirmekle aynı şeydir.

11 Eylül ikiz kule ve pentagon saldırısı sonrası Batı'da İslam ile terörü özdeşleştirme düşüncesi hâkim olmuş ve İslam’a karşı saldırgan bir tutum takınılmıştır. Bu çerçevede bir nevi terörle mücadele adı altında İslam ve Müslüman ile mücadele edilmektedir. Elbette ABD başta olmak üzere bunun Batı dünyasına birçok getirisi vardır. Örneğin ABD, dünyada ekonomik, siyasi, jeopolitik çıkarlarını korumaya yönelik olarak yeraltı ve yer üstü zengin ve stratejik öneme sahip ülkeleri işgal (kimini fiilen, kimi borçlandırarak vs.) etmektedir. Elbette bunun modern bir haçlı seferi olduğunu düşünmemek saflık olur. Nitekim İkinci Körfez Savaşında Irak'a giren ABD ve müttefiklerinin savaş tazminatı / ganimeti olarak Irak petrollerine el koyması , hakeza Afganistan ve Somali'ye girerek yeraltı kaynaklarını ele geçirmesi ABD'nin ve müttefiklerinin asıl amaçlarını ortaya koymaktadır.Hristiyan Batı'nın geçmişte işgal,talan ve katliamlarına gerekçe yaptığı ve adına Haçlı Savaşları denilen Hristiyanlığı yayma savaşları bu gün yerini "demokrasi ve özgürlük getirme " mücadelesi yalanına bırakmıştır.

                   Batı İslamofobia kavramsallaştırmasının  öncelikle entellektüel alt yapısını  daha sonra da  pratik altyapısını oluşturmuştur.Bunun için öncelikle işgal edilen islam ülkelerine kukla liderler tayin edilmiş işgal ettiği ülkenin yönetimini bu şekilde ele geçirdikten sonra hem kendisine hemde seçtiği kukla yönetime karşı mücadele eden ve bunu İslam'ın özgürlük ve cihad anlayışı doğrultusunda yapan müslümanların bu davranışları üzerinden İslam'ın şiddet ve nefretle beslenen bir terör dini olduğu algısını oluşturmaya çalışmıştır.

                  Oysa aynı Batı'nın tarihine baktığımızda 11.ve 13. Yüzyılar arasında yaşanan ve İslam coğrafyasına yapılan Haçlı Seferlerinde katledilen milyonlarca müslümanın,1618 -1648 yılları arasında kendi aralarında yaptıkları  adına 30 yıl savaşları denilen mezhep savaşında yüzbinlerce Hristiyanın ölümünün,yine İngiliz kolonisi olan ABD'nin 1783 yılına kadar İngilizler'e karşı verdiği bağımsızlık savaşının ve 1789 Fransız İhtilali'nde Fransız Burjuvası ve köylüsünün birlikte hareket ederek Fransız Monarşisine/dikdatörlüğüne karşı verdiği bağımsızlık savaşının dini ve seküler anlamda terör olduğunu kimse iddia dahi etmemiş bilakis bu yaşanan tarihi katliamlar ve bağımsızlık savaşları Batı'nın tarihine altın harflerle yazılmış ve o günlerden bu günlere kadar ulusal övünç kaynağı olarak görülmüştür. 

                  Kendi tarihindeki bu kanlı örnekleri görmeyen/görmek istemeyen Batı, Haçlı Savaşlarından yada 30 Yıl Savaşlarından hareketle Hristiyanlığın şiddet ve terör üzerine kurulu bir din olduğundan bahisle bir Hristiyanofobia üretmemiştir yada 1948'de Filistin topraklarının isgaliyle kurulan sözde İsrail  devletinin kurulduğu tarihten bu yana Müslüman Filistin halkına karşı yaptığı ve halen yapmakta olduğu, hangi dine mensup olursa olsun insanlığını kaybetmemiş her insanın vicdanını sızlatan, acımasız ve insanlık dışı eylemlerini ve gerçekten de akidevi temelini Yahudilik dininden alan bu şiddet ve teröre bakarak bunun üzerinden bir Yahudiofobia üretmemiştir. Bu durumun Batı'nın gözü dönmüş çıkarcılığı , ikiyüzlülüğü ve İslam düşmanlığı dışında başka nedenlerle açıklanacağını zannetmiyorum. Dün Batı dünyasında yaşanan ve kendileri açısından terör olarak görülmeyen;

                 1- ABD'nin kolonisi olduğu İngiltere'ye karşı verdiği bağımsızlık mücadelesinin bu gün Filistin halkının işgalci sözde İsrail devletine karşı verdiği mücadeleden ne farkı var ?

                 2- 1789 Fansız İhtilalinin ve Fransız Kralına/ dikdatörüne isyanın sembolü olan Bastile Hapishanesi baskınının, bu gün Suriyeli mücahitlerin Suriye diktatörü Beşşar Esed rejimi ve diktatörlüğüne karşı verdiği bağımsızlık mücadelesinin ve bu mücadelenin sembollerinden biri olan Halep Merkez Cezaevi Baskınından /kuşatmasından ne farkı var ?

                 3- 1789 Fransız İhtilali ve ABD'nin 1775'te iç savaş olarak başlayıp 1778'de sona eren ve 1778'de başlayıp 1783'e kadar da kolonisi olduğu İngiltere'ye karşı verdiği bağımsızlık savaşı başta olmak üzere Batı halklarının gerek başka devletlere  ve gerekse de kendilerini yöneten diktatörlere karşı verdikleri bağımsızlık savaşlarının bu gün Afganistan halkının Taliban önderliğinde  ABD  kuklası ve diktatörü Hamit Karzai'ye karşı , Irak halkının kendi içinden çıkardığı değişik İslami Cihat hareketleri önderliğinde ABD kuklası ve diktatörü Nuri El Maliki'ye karşı verdiği bağımsızlık mücadelesinden ne farkı var ? Bu örnekleri çoğaltmamız mümkündür.

                 Eğer Batı aklı karşıt bir görüş olarak derse ki, İslam coğrafyasındaki bu şiddet ve terör! hareketlerinin temelinde İslam dini vardır.Biz de deriz ki , İslam terörü hiç bir şekilde  tecviz etmeyen ve  insanların özgürlüğünü,şeref ve izzetini kazanmasının tek yolunun insanın kula kul  olma zilletinden kurtulup sadece Allah'a (c.c) kul olma izzetine kavuşmakla mümkün olduğunu beyan eden  bir dindir.Bu hiç bir akleden akıl sahibibinin reddedemeyeceği bir amaçtır ve bu amaca ulaşmak için bir müslümanın  kendisinden kulluk talep eden tüm diktatörlüklere ve rejimlere  karşı koyması Allah'a (c.c) karşı kulluk görevinin imandan sonraki en temel düsturudur.Bu yolda ilerlerken önüne çıkan engelleri def etme adına yapılmış olan eylemlerin şiddet içermesi karşı koyanın şiddet ve teröründen bağımsız değildir.Kaldı ki,yukarıda Batı tarihinde verilen örnekler ve halen ABD ve müttefiklerinin Ortadoğu İslam coğrafyasına "demokrasi ve özgürlük" getirme adına yaptığı katliamlara bakarak aynı mantıkla çalışması gereken Batı aklı neden demokrasinin bir terör rejimi olduğu sonucuna varmıyor da amaç İslamın hakimiyeti olunca bu amacı gerçekleştirmeye çalışmanın adına terörizm diyor. Hayır hayır bunun adı iki kelimeyle  İslam düşmanlığı. Selam ve dua ile.


Haber var islah eder, haber var ifsad eder
************ Sponsor Reklam Alanı; wp cache | Mobilya | Klasik Mobilya | uçak bileti | mobil uygulama | Kek kalıpları |