Video Foto Galeri Yazarlar
29.5.2017 - Pazartesi

Molla Suheyl

Kıymetli Müslümanlar (3.Bölüm)

Yazarımız Molla Süheyl'in Ana-baba'ya iyilik konulu ''Kıymetli Müslümanlar'' makalesinin 3. bölümünü okuyucularımıza sunuyoruz.

6 Mayıs 2017 18:37
A
a
Makalenin 1. bölümünü okumak için tıklayın
Makalenin 2. bölümünü okumak için tıklayın

Bazı hadislerde ana-baba’ya Cihad ve hicretten daha efdal olarak zikredilmesi Cihadın ve hicretin Müslümanlar katında ne kadar büyük bir ecir getirdiğinin bilinmesiyle beraber bu durumu pek ala isbat etmektedir. Nitekim büyük günahların en büyüğünün şirk olduğu biliniyor olmakla beraber İlahi kitaplarda şirk’den sakındırmanın ardından ana-baba’ya iyilik ve itaatin sabit olduğu yukarıda da görülmüştür. Hal böyle iken bir Müslüman için; ben şirkten arındım gerisi zarar vermez veya namazını kılıp, orucumu tutuyor ve zekatımı veriyor olduğu halde Allah (c.c)’ın rahmetini, lutfunu pek ala umabilirim şeklindeki söylem ve düşünceler asla yer bulmamalı, etrafına da böyle bir düşünce yayma yerine örnek kişilik sergileyerek ayetler ve hadisler ışığınd sosyal hayatını ve aile hayatını düzene sokmalıdır.

Bunlardan sonra ana-baba’nın hakkını takdir etmeye yönelik Müslüman şahsiyeti teşvik ve sevk eden şu rivayetler Müslümanlarda gereken müsbet değişimi sağlamalıdır.

İbn-i Abbas (r.a)’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir.
Müslüman ana-baba’ya sahip olan Müslüman bir kişi yalnız Allah (c.c)’dan sevap bekleyerek onların hizmetinde bulunmak için yanlarında sabahlarsa Allah (c.c) o işiye muhakkak Cennetten iki kapı açar. Eğer ana-baba’dan biri bulunursa onun için Cennetten iki kapı açar. Eğer onlarda birini kızdırırsa onun hoşnutluğunu kazanmadıkça Allah (c.c) o çoçuktan RAZI OLMAZ. İbn-i Abbas’a ana-baba’ya o çoçuğa zulm etmiş olsalarda mı diye sorulunca, O ‘’Çoçuğa zulmetmiş olsalar dahi, böyledir cevabını verdi. (Buhari)

Abdullah İbni Ömer (r.a) şöyle buyuruyor;
Rabbin rızası baba’nın razı edilmesindedir. Rabbin gazabı baba’nın evvela gazabı etmesindedir. ( Tirmizi – 1899)

Yemenli bir adamın annesini sırtında taşıyarak tavaf ettirirken şöyle dediğine Abdullah İbni Ömer (r.a) şahit oldu;
‘’Annemin itaatkar bir devesiyim ben. Onun diğer binekleri usansada usanmam ben, sonrada ey ibni ömer, acaba ben annemin hakkını ödemiş oldum mu dedi.
Hayır doğum anındaki tek bir inlemesinin dahi karşılığını ödeyemedin buyurdu.
(Beyhaki)

Ebu Hureyre (r.a)’dan rivayet edildiğine göre; Peygamber (s.a.v) şöyle dedi;
Hiçbir çoçuk babasının hakkını ödeyemez. Ancak, babasını köle olarak bakar, Sonra onu satıp alıp özgürlüğüne kavuşturursa ödemiş olur. (Müslim Kitabul – 1 TK -25)
Bu hadis’i Şeriflerde ana-baba’nın hakkını takdir etmeye yönelik olarak söylenenlerden anlaşılan anlaşılan haklarının ödenemeyeceğidir.

Her ne kadar baba için kölelikten onu azad edip hakkının ödenecebileceği söylense de bu böyle bir şeyin zuhuru bakımından zorluğuna ve imkansız derecede oluşuna binaen söylenmiş bir cümledir. Yinede netice olarak evlad için daha öncede söylendiği üzere ananın hakkı babanınkinden daha çok ve üstündür. Bu cümleden ananın razı edilip babanın razı edilmemesiyle iktifa edileceği şeklinde bir zanna kesinlikle mahal verilmemelidir. Zira baba’nın gazabı Allah (c.c)’n gazabını gerektirdiği gibi Allah (c.c)’ın o evlattan razı olmamasını da beraberinde getirir.

Ana-baba’ya itaatin farziyetine onlara itaatsizliğin ve saygısızlığın büyük günahlardan olup haram oluşunda Kat’en ve delalet eden şu rivayetleri okuyalım:
İbni Ömer (r.a) Kendisine büyük günahlardan soran bir adama büyük günahkar dokuz tanedir yerek bunların içinde evladın ana-babasına itaatlik, saygısızlık ederek onları ağlatmasını zikrettikten sonra o adaın hitaben Cehennem’den kurtulup Cennet’e gitmek istermisin deyince o Şahsın evet dedikten sonra o Şahsa anan-baban yaşıyor mu diye sorduğu, o şahsında yanımda yalnız annem var demesi üzerine İbni Ömer (r.a)’ın Allaha yemin ederimki eğer annene yumuşak söz söylersen ve ona yemek yedirirsen büyük günahlardan sakındığın müddetçe muhakkak Cennet’e girersin dediği rivayet edilmiştir. (Buhari – Edebül Müfred)

Ebu Derda (r.a) Resulullah (s.a.v) bana dokuz şeyi emretti. Bu dokuz şeyin içerisinde Allah (c.c)’a şirk koşmamakla birlikte ana-baba’ya itaat etmeyi de zikretti. (İbni Mace 4034)

Ebu Bekir (r.a) Peygamber (s.a.v)’in üç kez size büyük günahların en büyüğünü haber vereyimmi buyurduğuna rivayet etmiştir. Ashab evet ey Allah (c.c)’ın Resulu dediler. Peygamber (s.a.v):
Allah (c.c)’a ortak koşmak ve ana-baba’ya asi olmak sonra Peygamber (s.a.v) yaslanmış olduğu yerden oturdu ve dikkat edin, yalan söylemek de büyük günahların en büyüklerindendir buyurdu. (Müslim İman 143)

Ebu Hureyre (R.a) Peygamber (s.a.v)’in; ‘’Yazıklar olsun ona, yazıklar olsun ona, yazıklar olsun ona, Ashab ey Allah’ın Resulu kime yazıklar olsun dedile. Peygamber (s.a.v) Ana babasından her ikisine veya bunlardan birine yaşlılık döneminde ulaşıpta Cehenneme giren kimseye yazıklar olsun. Buyurduğunu rivayet etmiştir. (Müslim – Birr 9-10)
Böylelikle ana-babaya itaatsizlik ve saygısızlığın büyük günahlardan olduğu sabit olmuştur. Bundan sonra ana-babanın hakkını vermeye yönelik gayret sarfeden müslümanın ana-babasının kendisinden razı olduğu halde kendisi için yaptıkları duanın makbuliyetini bildiren şu hadisi okuyan her Müslüman onların rızasını elde etmek ve hayır duasını almak için çokça gayret sarfedecektir.

‘’Üç dua Allah (c.c) tarafından mutlaka kabul edilecek dualardandır. Bunların kabul edilmesinde hiçbir şüphe yoktur. Zulme uğrayanın duası, yolcunun duası, ana-babanın evladına duası. (Tirmizi 1905)

Ana – baba’ya itaat saygı ve hürmet edilmesine teveccüh eden nice hadisler hadis kitaplarımızda mevcuttur. Meselenin ehemmiyetine binaen hadis kitaplarında mevcut olup Müslümanların zihinlerinde ve kalplerinde örtülü olan (NE YAZIKKİ) sadece ana-babaya değil ana-babanın yakınlarına ve dostlarına iyilik yapılmasını, saygı ve hürmet gösterilmesini emir buyuran çokça hadis mevcuttur. Yazının çok fazla uzamaması açısından bazı kaynaklar zikredip metinler’in zikrinden geri duracağız. (Taberani – Cami-ul Kebir – Müslim birr ve buharinin Edebul müfredinde, araştırıcı için ziyadesiyle hadis mevcuttur.)

Anlaşılması gereken mühim hususlardan bir tanesi de iyiliğin mutlak manada ana-baba’ya yapılması, ana-babaya iyilik başlığının bir kısmı olmasıdır. Diğer kısım ise ana-babanın razı olduğu kişilere ve yakınlarınada iyilik yapmak, onların rızasını da kazanmaktır. Tabii ana-babanın vefatlarından sonra onlar adına hayır, hasenatta bulunup onlara çokça dua etmek de Müslüman şahsiyet için elzem bir hususdur.

Mesele ile ilgili ayan beyan olan şu nass’lardan sonra, meseleyi bir de bir alimin dilinden aktararak, Alim zatın ahlaklandığı gibi ahlaklanmamıza vesile olmasını temenni ederek, merhum Said Havva’nın tüm İslami kesimlere meşhur ve ellerinden düşürmediği ‘’İslam erinin ahlak ve kültürü’’ isimli eserinin ‘’ana-babaya ihsanda bulunmak, başlığı altında kaleme aldığı şu sözlere kulak verelim; merhum İsra 23-24 ve Lokman 14-15’inci ayetlerini yazdıktan sonra şöyle demektedir:
‘’Dikkat edecek olursanız sunduğumuz nass’larda Allah (c.c) İHSAN’I yani ana-babaya ihsanı, kendisine ibadet etmekle ve şükretmekle birlikle zikretmiş adeta bunların eşdeğer olarak kabul etmiştir.

Tirmizinin Abdullah bin Amr bin As kanalıyla Resulullah (s.a.v)’den rivayet ettikleri hadiste Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:
Rabbin rızası ana-baba’nın hoşnutluğundandır. Rabbinin hoşnutsuzluğu ise ana-babanın hoşnutsuzluğundandır.

Ebu Hureyre (r.a)’den Müslim’in rivayet ettiği bir hadiste Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır: Burnu yere sürtülsün, sürünsün o kimse, sürünsün o kimse. Kim sürünsün diye sorulunca buyurduki; Kim yanlışlıklarında ana-babasına yada bunlardan birine-ki Cennete girmesi bunlar sebebiyledir. – Sonrada cennete girmezse (o sürünsün).

Tüm bu nass’lardan ve delillerden öğrendiğimiz gerçek şu ki: ana-baba’ya iyilikte bulunmaksızın ibadette bulunmak makbul değildir. Böyle bir iyilik olmadan ne takva sahibi olunabilirine iman nede İslam. Bunlarsız kişi müminde değil, Müslüman da… Çünkü görünür nimetlere sebep ana-baba’dır. Onun bir insan olmasına sebep yine onlardır. Ana-babasına teşekkür etmesini bilmeyen bir kimse, görmediği ve müşahade etmediği Allah (c.c)’a da şükretmez.

Kaldı ki ana-babanın senin üzerinde hakkı ve alacağı vardır. Her ikiside sen henüz küçükken sana hizmet etmişlerdir. Sen küçükken onların efendisi idin. Yine sen küçükken sana infak ettiler, yedirdiler, içirdiler. Sen onlara izin vermedikçe onlar uyuyamazlardı. Senin iznin olmaksızın rahatlarını yapamazlardı. Sen küçükken onlara yüklediğin her türlü sıkıntıyı taşıdılar.


----------------------------------------------------------------------------

Okuyucuya NOT; Bu makale uzun olması sebebiyle tahmini olarak 4. bölüm olarak yayınlanacaktır. (Bu 3. bölümüdür, 1.bölümü okumak için Tıklayın - Makalenin 2. bölümünü okumak için tıklayın)
 

Haber var islah eder, haber var ifsad eder
Adana Oto Kiralama Hatay Araç Kiralama Hatay Oto Kiralama