Video Foto Galeri Yazarlar
4.12.2016 - Pazar

Şahımerdan Sarı Hoca'dan Ümmetin Uyanışı İçin Tavsiye ve Nasihatler

Okunma: 2639
ÖZEL HABER 21 Ekim 2016 10:27
Videoyu Aç Şahımerdan Sarı Hoca'dan Ümmetin Uyanışı İçin Tavsiye ve Nasihatler

Ülkemizin yetiştirdiği değerli alimlerden Şahımerdan Sarı Hoca ailesi aracılığı ile yolladığı mesajda Türkiye Müslümanlarına değerli tavsiye ve nasihatlerde bulunuyor.

Ülkemizin yetiştirdiği değerli alimlerden Şahımerdan Sarı Hoca ailesi aracılığı ile yolladığı mesajda Türkiye Müslümanlarına değerli tavsiye ve nasihatlerde bulunuyor.

28 Şubatcı ve FETÖ'cü çetenin zulmü ile yıllarını zindanlarda geçiren ve an itibarı ile Fetö'cü çetenin iftiraları ile  Erbil Tevkif Zindanında tutuklu bulunan Şahımerdan Sarı Hoca, ailesi aracılığı ile yolladığı mesajında Türkiye Müslümanlarına önemli nasihat ve tavsiyelerde bulunuyor.


İşte Şahımerdan Sarı hocanın tavsiyeleri;

"Değerli Müslümanlar; İçinde bulunduğum şartları anlatarak sizi üzmek istemiyorum." diyerek başladığı mektubunda "Şüphesiz kâinatın en büyük ve yegâne hak olan Yüce Allah’ın davasını üstlenmişiz. Bu büyük dava için mal ve can fedakârlığını peşinen kabul etmişiz. İslam’ı en güzel bir şekilde yaşarsak Yüce Allah’ın rızasına ve O’nun ihsan edeceği sonsuz ve sınırsız olan nimetlerine nail olmak vardır. Bu nedenle dünya hayatının bütün çile ve sıkıntıları çok basit kalır. Zira Dünya'nın hiçbir zorluğu; ölüm anının acısı, kabir azabının zorluğu, mahşerin dehşeti, mizanın heyecanı, sıratın sıkıntısı ve cehennemin korkusu ve ebedi azap gibi zor olamaz" diyerek şu can alıcı soruyu soruyor: "Haksızlık ve ihanet sadece ak parti’ye karşı yapıldığı zaman mı haksızlık oluyor? El’an fetöcü hakimlerin haksız yere verdikleri cezalardan dolayı zindanlarda ve sürgünlerde olan binlerce mağdurun olduğunu biliyoruz. Bu mağduriyetler giderilmediği ve mazlumiyetler telafi edilmediği sürece ak parti ile fetö arasında ne fark kalır ki?"

Genel olarak ümmetin durumu hakkında değerlendirme ve tespitlerde bulunan Şahımerdan Sarı Hoca Türkiye Müslümanlarına da şu tavsiyelerde bulunuyor:

"Çok kıymetli müslümanlar; Tarih boyunca islam'a yönelik saldırılar başka bir dine yönelik yapılsaydı şimdiye kadar o dinin ismi dahi unutulurdu. Fakat yüce Allah’ın bu dini (kıyamete kadar) koruyacağı vaadi vardır. O (c.c.), kendi dinini korur. Biz bütün İslam düşmanlarıyla tek tek mücadele edecek değiliz. Biz kendi işimize bakacağız.  Bizim görevimiz; bu hakikat kervanını menzile ulaştırmak için çalışmaktır.

Sevgili müslümanlara husûsen şu konulara dikkat etmelerini tavsiye ediyorum:

1- Kuran-ı Kerim'in manasını anlayarak çok okuyun.

2- Ehl-i Sünnet Akaidini iyi anlayıp yanlış iddiaların etkisinde kalmamaya gayret edin.

3- Siyer ve sahabenin hayatını okuyup yaşantınızın şiarı edinin.

4-  İlimler ve ilimlerdeki usulü (tefsir, fıkıh ve hadis gibi) anlayarak okuyun. Okuduklarınızın istikametinde amel etmeye gayret edin.

5- Her Müslüman Kur'an'dan belirli sureleri ve önemli duaları (nikah, cenaze v.s.) ezberlemelidir.

6- Çok tebliğ, çok ibadet ve samimi dualar edilmelidir.

7- Birbirlerinize  Allah korkusu ve hesap gününü hatırlatarak nasihatlerde bulunun.

8- Aranızda kardeşliğinizi pekiştirecek hallerde bulunun.     

9- Müslümanlar  birbirlerini gıyabında iyi hasletlerle yad etmelidir. Unutmayalım ki; insan fıtratında övgü muhabbeti, yergi de nefreti doğurur. Her halimizde (niyetler dahil) yüce Allah’a hesap vereceğimizi hatırlayarak davranmak zorundayız.      

10- Yalan, gıybet, iftira, nemime, kulis (necva) ma'layâni ve bütün haramlardan hatta şüpheli şeylerden sakınılmalıdır. Aynı şekilde farz, vacip hatta sünnetleri dahi terk etmekten sakınmalıyız.

11- Hergün yatmadan önce kendinizi hesaba çekiniz. El-ân öldüğünüzü farz ederek ölüm anını, kabir (berzah) hayatını, mahşer, hesap, mizan, sırat, cennet ve cehennem ahvalini düşünerek muhasebe yapınız.

12- Müslümanlar !..  birinizin bir hatasını görüldüğünüzde veya duyduğunuzda onu doğruca şahsın kendisine söyleyiniz. ikinci bir kişiye söylenen şey (doğru olsa bile) gıybet olur. Zaten yalan ve yanlış ise iftira hükmündedir

13- Sevgili Müslümanlar; Madem ki yüce Allah’ın davasını üstlenmişiz o halde bütün meselelerimizi O’na sığınarak O’nun emri doğrultusunda halletmeliyiz. Yüce Allah da meselelerimizi Allah’a, Resulü'ne ve ulu'l- emre havale etmemizi emretmektedir.

14- Her zaman cahiliye toplumundan farklı olduğumuzun müdriki olarak asla unutmamalıyız. Akidede, metotta ve istikamette asla ve en ufak bir taviz veremeyiz. Hele taviz veren şahıs ve fırkaların suret-i haktan görünüp bizi etkilemelerine asla müsaade edemeyiz. Akidemiz, tevhid (şirkin her çeşidini reddetmek), Metodumuz ilahi ve Metodumuz ne kadar ilahi ise onu hedefine ulaştıracak metot da o kadar ilahi olmak durumundadır.

15- Yolumuz bütün peygamberlerin ve detaylı olarak Hz. Muhammed (sav)’in takip ettiği yol olan sahih itikad yolu sırat-ı müstakimdir. Düsturlarımız ise Ehl-i Sünnet ve’l Cemaattir. Özellikle günümüzde Ve'l-cemaat unutulan ve karıştırılan bir husustur. Bundan dolayı maalesef Ehl-i Sünnet anlamı da saptırılmaya çalışılmaktadır. Bu hususa özel ehemmiyet verilmelidir. Ve'l-cemaat demek; Allah Resulü’nün ve ashabının cumhurunun üzerinde bulunduğu yol üzere olmak demektir. Ümmetin ittifakı ise tam bir hüccettir, inkarı küfürdür. Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer’in hilafetleri gibi. Bunların hilafeti üzerinde ittifak olduğu için inkarı küfürdür. Zira Allah Resulü (sav) “Ümmetim dalalet üzerinde ittifak etmez“ diye buyurmuştur.

Allah (c.c.) mükafatınızı kat kat arttırsın. Hep beraber cennetlerin yüksek makamına yerleştirsin. -Amin-"

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Haber var islah eder, haber var ifsad eder