Video Foto Galeri Yazarlar
11.12.2016 - Pazar

Şahımerdan Sarı Hoca Kitapları

Okunma: 1916
ÖZEL HABER 26 Kasım 2016 18:35
Videoyu Aç Şahımerdan Sarı Hoca Kitapları

Şahımerdan Sarı Hoca'nın Şimdiye Kadar Yayınlanan Kitapları.

 
AHDE VEFA
 












İslâm ahlâkının en önemli prensiplerinden biridir. Kur'ân'a göre ahde vefâ, îmân ederek Allâh ile ahidleşmiş ve böylece kendisini hür iradesiyle kendisini sadakat yükümlülüğü altına sokmuş olan müminin ahlâkî bir borcudur. İster insanlara, ister Allâh'a karşı verilmiş olsun her ahid ve söz, yükümlülük şartlarını taşıyan her insanı borçlu ve sorumlu kılar. Bu sorumluluğun yerine getirilmesine ahde vefâ veya ahde riâyet denilir

''Yüzlerinizi doğudan yana ve batıdan yana çevirmeniz iyi olmak demek değildir; Lakin iyi olan, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitap'a, peygamberlere inanan, O'nun sevgisiyle, yakınlarına, yetimlere, düşkünlere, yolculara, yoksullara ve köleler uğrunda mal veren, namaz kılan, zekat veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler, zorda, darda ve savaş alanında sabredenlerdir. İşte onlar doğru olanlardır ve sakınanlar ancak onlardır.'' (Bakara Süresi 177. Ayet)


''Yine onlar (o müminler) ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler.'' (
Muminun Süresi 8. Ayet)
 
DİNLERİN TASNİFİ
 
  

Din, insanlık tarihi ile başlar ve insanlık alemi var oldukça var olmaya devam eder. Din insan hayatının bir kısmını değil, tamamını kapsamakla beraber insanın kıymetini de teşkil eder. Yani insanın kıymeti bağlı bulunduğu dine ve o dine uyum sağlaması oranındadır. İnsanlık eğer hak dine mensup ve ona uyum sağlıyorsa, o zaman eşref-i mahlûkat ve yaratılış gayesine uymuş olduğundan Allah (cc)'ın ebedî mükâfatına nâil olur. Eğer insan bâtıl bir dine mensup ise ve o halde dünya hayatını bitirirse o zaman da mahlûkatın en rüsvayı olarak yaratılış gayesinin dışına çıkmış olduğundan, Allah (cc)'ın azabına müstahak olur.
 
İnsanlık tarihi boyunca iki tane din hep var olagelmiştir. Biri hak din, diğeri ise bâtıl dinlerdir. Hak dine mensup olan insanlar, eşref-i mahlukat olarak yaratılış kıymetini muhafaza edip, yaratılış gayesine uymuş olarak dünya hayatını geçirirlerse, o zaman fazilet, şeref ve kıyamette bütün mahlûkattan üstün olarak Allah (cc)'ın mükâfatlarına nail olup ebediyen cennette kalmaya layık olurlar. Şayet hak dine iman etmez ve ona göre hayatını yaşamaz ise, İslâm'dan başka dini ve yaşantısı ne olursa olsun yaratılış kıymetini yitirir ve yaratılış gayesine uymamış olarak mahlûkatın en rezili olup, Allah (cc)'ın gazabına uğrayarak ebediyen cehennemdekalmaya lâyık olur.

 
KELİME-İ TEVHİD VE MANASI

 














Küfür ile iman sınırını belirgin bir şekilde çizerek insanlığın esfel-i safilinden kurtulup ala-i illiyyine dahil eden kelimedir;

Kelime-i Tevhid. Kelime-i Tevhid; en büyük ve en başta gelen ilimdir.
Esasen insanın varlık sebebi ve değer ölçüsü bu mübarek kelimeye bağlıdır. Zira Allahü Teala(cc), peygamberleri Kelime-i Tevhid’i anlatmak ve yaşatmak için gön-dermiştir.
 
Peygamberler Kelime-i Tevhid’i kabullenip yaşamışlar ve onunla insanlık aleminin ihyası için dünya hayatlarını; mallarını ve canlarını feda etmişlerdir. Daha sonra da Kelime-i Tevhid’i anlama ve kabullenmedeki iman kuvvetlerinin derece-lerine göre mü’minler,peygamberleri takip etmişlerdir. Bilindiği gibi Allahü Teala (cc)’nın peygamberlere gönderdiği şer’iatlerin hepsi İslam Dini’nin kapsamı içerisindedir. İslam Dini ise Kelime-i Tevhid’in ta kendisidir. İnsanlık alemi Kelime-i Tevhid’i anlayıp kabullendiği ölçüde kıymet kazanır. Bu kelimeden uzaklaştıkça alçalır ve kötüleşir. İnsanlık tarihi buna şahittir.

 
İSLAM AKAİDİ













Bu kitap İslamın dört ana bölümünden en önemlisi olan itikat kısmını içeren konuları ele almaktadır. Bu konuda geçmişte de birçok kitap yazılmıştır. Yaklaşık olarak 600 yıllık Osmanlı devleti döneminde büyük Alim’lerde çok fazla akaid kitabi yazmamişlardir. Çünkü devlet içerisinde batıl ve bidat fırkalar merkezi biryer işgal etmemiştir. Görüyoruzki  1000 sene önce ehli bidat’in batıl fikirleri yeniden hortlamaya başlamıştır. Birde yeni felsefi ve ideolojik konuları Müslümanların gündemine getirip onlari yanlışlıklarla meşgul edip, bu meşguliyet fırsatından istifade ile Müslümanlara darbe üzerine darbe indirmek için hazırlık yapmaktadırlar.

Bu nedenlerden dolayi akaid’den uzak kalmış Müslümanları kendi düzgün akide’lerine vakif olmaları ve telkin edilecek bozuk fikirleri ve  sapıklıkları idrak ederek red etmeleri için bugünün müslümanlarınında anlayacağı dilde ve bugünkü sapık fikirleri red edecek cevaplara ihtiyacın hasıl olduğu kanaatinden dolayı bu risaleyi kaleme almayi zaruri buldum.


( Şahımerdan Sarı Hoca'nın Kitapları Tüm İslami Kitap Satış Noktalarında Bulabilirsiniz. KahveKitap Sitesinden 3 kitabi indirimle olarak tedarik edebilirsiniz LİNK )
 
Kaynak : ISLAH HABER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Haber var islah eder, haber var ifsad eder