Video Foto Galeri Yazarlar
17.8.2018 - Cuma

'Yargı Zulmüne Dur De' Başlıklı Basın Açıklaması Yapıldı

Okunma: 1269
GÜNDEM 30 Aralık 2017 17:12
Videoyu Aç 'Yargı Zulmüne Dur De' Başlıklı Basın Açıklaması Yapıldı

MAZLUMDER Genel Merkezi’nde genelde 28 Şubat mağduru Müslümanlara ve özelde Hizb-ut Tahrir’e verilen 500 yıla yakın cezanın Yargıtay’ca onanması üzerine bir basın açıklaması düzenlendi.

MAZLUMDER Genel Merkezi’nde genelde 28 Şubat mağduru Müslümanlara ve özelde Hizb-ut Tahrir’e verilen 500 yıla yakın cezanın Yargıtay’ca onanması üzerine bir basın açıklaması düzenlendi.
Basın açıklamasının açış konuşmasını MAZLUMDER Genel Sekreteri Avukat Kaya KARTAL yaptı. Basın açıklamasına Hizb-ut Tahrir Türkiye MB Başkanı Mahmut KAR, Özgür-Der Başkanı Rıdvan KAYAve Mustazaflar Cemiyeti İstanbul Şubesi Başkanı Mehmet Eşin katıldı.

Kaya KARTAL’ın Hizb-ut Tahrir’in mücadele metodu ve muhatap kaldığı yargısal süreç hakkında kısa bilgilendirmesinin ardından sözü Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu Başkanı Mahmut KAR aldı.
Hizb-ut Tahrir’in çalışma metodu, Türkiye’deki tarihsel süreci hakkında detaylı malumat veren Mahmut KAR, Yargıtay’ın 78 kişi hakkında verdiği 450 yıllık cezanın onanmasının ardından 25 kişi hakkında da onanmış olması muhtemel cezaların bulunduğunu, böylece toplamda 100’ün üzerinde kişi hakkında 700 yıla yakın bir cezanın onanmış olacağını söyledi. Yeniden yargılanmanın yapılması suretiyle yapılan haksızlıkların da rahatlıkla görüleceğini söyledi.

Mahmut Kar, Emniyetçe verilen bilgi notları da dâhil olmak üzere mahkemelere sunulan tüm bilgi ve belgelerin de gösterdiği gibi Hizb-ut Tahrir’in şiddete bulaşmadığına ve mahkemelerin de bu yönde verilmiş kararlarının olmasına rağmen Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin içtihat kararlarıyla Hizb-ut Tahrir üyelerinin mahkûm edildiğini ifade etti.

Mahmut Kar’ın ardından sözü alan Özgür-Der Başkanı Rıdvan KAYA da Müslümanların muhatap kaldığı yargısal süreçlere değindi ve “FETÖ” yargısı gibi bir bahanenin artık tutarlılığını yitirdiğini söyledi. “İster “Kemalist yargı” denilsin isterse de “FETÖ” yargısı denilsin, ne şekilde ifade edilirse edilsin dünden bugüne Müslüman kardeşlerimizin çeşitli yargısal zulümlere maruz kaldığının görüldüğünü ifade eden Kaya, mağduriyetlerin sürekli devam ettiğini, 28 Şubat sürecinde yaşanan mağduriyetlerin sona ermesini beklerken -Hizb-ut Tahrir örneğinde olduğu gibi- yeni mağduriyetlerin yaşandığını dile getirdi.
İktidar sahiplerinin mağduriyetlerin giderilmesi noktasında bir inancının olmadığını söyleyen Kaya, aslolanın İslamî camianın olayları örtbas etme tavrından vazgeçip vicdanla, hak, hukuk ve adalet anlayışıyla bu olayları gündemleştirmesi ve bu dünyada da ahirette de hesap vereceklerini kendilerine hatırlatmaları gerektiğini söyledi.

Mehmet Eşin ise konuşmasında; “Bugün Hizb-ut Tahrir’i konuşuyoruz, dün Hizbullah’ı konuştuk, ondan önce İslamî Hareket’i konuştuk, seneler önce İstiklal Mahkemeleri’nin kararlarını konuştuk tartıştık. Ardından askeri mahkemeler DGM’ler, Ağır Ceza Mahkemeleri, Özel Yetkili Mahkemeler… Sağcısı geldi, solcusu geldi fakat hiçbiri bağımsız olmadı-olamadı” diyerek başladığı konuşmasını bu haksız soruşturmaları yapan polislerin, yargılamayı yapan hâkimlerin şuan tutuklandığını ve bu kararın verildiği mahkemelerin kapatıldığını zira haksız kararlar verdiğinin anlaşıldığını, fakat kapatılan mahkemelerce verilen bu haksız kararların devlet hafızası silinmediği için infaz edildiğini, onandığını dolayısıyla en azında adaletle hüküm verilebilmesi için önceden gelen devlet hafızasının silinerek yeniden yargılanmaların yolunun açılması gerektiğini ifade ederek konuşmasını sonlandırdı.

Basın mensuplarının konuşmacılara sorularını yöneltmelerinin ardından basın açıklaması sona erdi.

 

Haber var islah eder, haber var ifsad eder