Video Foto Galeri Yazarlar
22.1.2020 - Çarşamba

21. ASRIN TAİFETU´L MANSURA´SI ŞAM TOPRAKLARINDA

15 Mayıs 2014 00:00
21. ASRIN TAİFETU´L MANSURA´SI ŞAM TOPRAKLARINDA  Her asırda mutlaka, Tâifetu'lMansura vardır ve kıyamete kadar varolmaya devam edecektir. Bu Sünnetullah gereğidir. Kur'an ve sünnet çizgisinde, şirk koşmaktan uzak muvahhid mü'minler, Rasulün ve Ashab'ın izinde devam ettikleri sürece Tâifetu'l Mansura'dırlar. Kurtulmuş topluluk, yani kurtulanlardan olacak tâife.  Muğire bin Şube'den(r.a) şöyle rivayet edilmiştir. Rasûlullah'ı(s.a.s) şöyle buyururken işittim:  "Ümmetimden bir tâife, Allah'ın emri gelinceye kadar insanlara karşı üstün gelmeye devam eder. Allah'ın emri geldiğinde,onlar yine üstün olanlardır."  Câbir bin Semura'dan (r.a) Rasûlullah'ın şöyle dediği rivayet olunmuştur:  "Kıyamet saatine kadar bu din ayakta kalacak ve müslümanlardan bir kesim onun için savaşacaktır."  Câbir binAbdullah'dan (r.a) şöyle rivayet edilmiştir: "Rasulullah'ı şöyle derken işittim." "Ümmetimden bir gurup kıyamet gününe kadar hak üzere savaşmaya devam ve üstün olmaya devam edecektir'' (1)                               21.yüzyılda önce Afganistan'da rusların girmesiyle başlayan savaş,şehid şeyh Abdullahazzam'ın çalışmalarıyla cihada dönüştü,o mübarek toprakların cihadı hızla büyüdü,çığ gibi, mücahidlerle çoğaldı,arttı,ardından rusya'nın yenilmesi ve kaçmasıyla ardından,10 yıl kadar sonra Amerika'nın girmesiyle 2. büyük cihad hızını artırarak devam etti,sıraya çeçenistan cihadı girdi,ümmetin yiğitleri ,çeçenistanın Taifetu'l mansura'sı kafir ruslara karşı destanlar yazdı...Ardından bosnahersek,ardından yine çeçenistan,ardından dağıstan,Tacikistan,ve devam eden afgan topraklarındaki izzetli,şerefli cihad...Filistin hiç kesilmeden kan akıtan yara ve hala devam ediyor...ardından ogadin,afrikatoprakları,somali,sudan,filipin...yeryüzünün hertarafında,çağın taifet'ul mansura'sı tüm gücüyle maddi manevi cihadı devam ettirirken,Allah azze ve cellenin nasib ettiği kadar başarılara ulaşarak yoluna devam ederken devreye arap toprakları girmeye başladı,bu yaratılanların imtihanıydı ve sünnetullah'tı,olacaktı çünkü Allahın emri geldiğinde kaçış yok,mutlaka gerçekleşecek Biiznillah...Arap baharı adı altında çağın firavunları bir bir devrilmeye başladı,bitti mi? hayır,devam ediyor,birtek firavun,ebucehil kalmayıncaya kadar da devam edecek,çünkü sünnetullah bu...ve cihad artık Şam topraklarında...Allah rasulü'nün müjdesi var,şamın fethi demek,ümmetin kurtuluşu ,filistinin yeniden fethedilmesi anlamına gelmektedir biiznillah...şam'ın ve ardından Filistin'in fethedilmesi demek,İbrahim milleti,Muhammed s.a.s ümmetinin,İslam sancağının altında toplanması,birleşmiş ümmet topluluğunun kurulması demektir... İmran bin Hani'den şöyle rivayet edilmiştir:  "Ben muvaviye'yi minber üzerinde şunu söylerken işittim" :  "Ümmetimden bir gurup Allah'ın emrini yerine getirmeye devam edecektir.Onları yalnız bırakanlar veya kendilerine muhalefet edenler, Allah'ın emri gelinceye kadar bir zarar veremezler ve onlar insanlara karşı muzaffer olacaklardır."  Sahih-i Müslim'de zikredilmiş olan bu Hadis-i Şerif'lerde belirtildiği gibi, böyle bir topluluk artık Şam'dadır ve varlığını başarılara ulaşıncaya kadar biiznillah devam ettirecektir.  İmran bin Husayn'dan (r.a)Rasulullah'ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:  "Ümmetimden bir taife, hak üzere savaşmaya devam edecektir. Onlar kendilerine düşmanca davrananlara karşı galiptirler. Öyle ki,bunların sonuncusu Mesihu'd-Deccal'e karşı savaşacaktır." (2)  Bu ve benzeri bir çok Hadis, Allah(c.c)tarafından desteklenen bir topluluğun varlığına ve onların Hakka yardımcı olmaya yardım ettiklerine işaret etmektedir.Onlar desteklenirler,onlara karşı gelen, ya da onları yardımsız bırakan kimseler onlara bir zarar veremez, tâ ki, kıyamet kopuncaya kadar.  Amr bin Şuayb, babasından rivayet etmiştir: "Muaviye hutbeye çıktı ve şöyle dedi:" 'Alimleriniz nerede? Alimleriniz nerede? Rasûlullah' ın şöyle buyurduğunu işittim: Ümmetimden bir topluluk, insanlara karşı galip gelinceye kadar kıyamet kopmaz,kendilerine kimin yardım ettiğine ya da etmediğine de aldırış etmezler.' (3)  Tüm dünyaya küfür ehli hakim olmaya devam ediyormuş gibi görüksede, bâtılın her şeyi ele geçirdiği zannedilse de, aslında hiç de öyle olmadığını ve olmayacağını anlamaktayız. Güzel sonuç, hayırlı akıbet, muvahhid mü'minlerindir.  Örneğimiz ve yegâne önderimiz Rasulullah(s.a.s)İslam ümmetine şu müjdeyi veriyor:  "Benim ümmetimden, daima Allah Teâlâ tarafından desteklenen ve onlara yardımcı olmayan halkın zarar veremeyeceği bir cemaat kıyamet kopuncaya kadar hiç eksik olmayacak(ümmetim içinde daima böyle bir tâife bulunacak)tır." (3) yeryüzünün  farklıyerlerinde olsalarda, Rabbani alimlerimiz,Şam'ın fethinin mutlaka gerçekleşeceğinin müjdesini vermekteler ve ümmetin uyanışı için çalışmaktadırlar,biz ümmetiMuhammed'e düşen görev,sabırla,şükürle,azimle çalışmaya devam etmektir,yüce Mevlamızdan yardım dileyerek,Rabbani yolda Rabbani metodla yürümek görevimizdir,en ufak taviz,en ufak yoldan kayma,zaferleri geciktirebilir,içinde yaşadığımız çağın Taifetu'l Mansura'sının başarılarını azaltabilir...Ümmet,birbirlerini,sabırla cihada teşvik etmelidirler,kafirler,zalimler,münafıklar,müşrikler istemeselerde,engellemeye,zulmetmeye çalışsalarda... Allah subhanehuTeala buyurdu:<<Artık Allah yolunda savaş.Sen kendinden mes'ulsün,iman edenleride cihada teşvik et.Olur ki,Allah o küfredenlerin baskınını defeder.Allah,kuvvetçede çok çetindir,kahr'u ceza bakımından da çok çetindir.>>(Nisa,4/84)" <<Fitneden eser kalmayıncaya ve dinin hepsi Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet vazgeçecek olurlarsa, şüphesiz Allah,yapmakta olduklarını görendir.">>(4)  Yeryüzünün varisleri, muvahhid, mücahid ve muttaki mü'minler, tüm yeryüzünden, şirki, küfrü, fısk-u fücuru tamamen kaldırıncaya kadar hizbu'ş-şeytan ile savaşmakla emrolunmuştur.  Yeryüzünün varisleri, muvahhid, mücahid ve muttaki mü'minler, tüm yeryüzünden, şirki, küfrü, fısk-u fücuru tamamen kaldırıncaya kadar hizbu'ş-şeytan ile savaşmakla emrolunmuştur.  "Gerçekten bu benim dosdoğru yolumdur. Artık O'na uyunuz. Başka yolları takip etmeyiniz. Sonra bunlar sizi Allah yolundan ayırır."(5)  Tâifetu'l Mansura iki gruba ayrılmaktadır. İlki ilim ile tebliğ yapan gruptur.  "Sizden, hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden, kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun.Kurtuluşa erenler, işte bunlardır."(6)  Ve böyle emre itaat eden bir topluluk da vardır ve yine Ayet'i celile ile övülmektedir.  "Siz, insanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz. Marufu(iyi ve islam'a uygun olanı) emreder, münker olandan sakındırır ve Allah'a iman edersiniz...."(7)  İkinci grup ise, Allah yolunda cihad eden gruptur. Yeryüzünde, kafirlerin unutturmayı başardığı gerçeklerden biride cihad kavramıdır. Kendileri istedikleri kadar saldırsınlar, öldürsünler, işkence yapsınlar gayet meşru saymaktalar, ancak, inanan mü'minler cihad ile karşılık verdiklerinde terörist ilan edilmektedirler. Bütün bu atılan çamurlara, iftiralara, kınamalara itibar etmeksizin yiğit mü'minler, cihad vazifesini yerine getirmektedirler. Allah için, dinimiz için, mazlumlar, mustaz'aflar, mü'minler için, mü'mine kadınların namusu için...  "Onlarla muharebe edin ki,Allah sizin elinizle onları azablandırsın,onları rüsvay etsin,size onlara karşı nusret(zafer)versin,mü'minler zümresinin göğüslerini ferahlandırsın.Ve kalblerindeki gazabı gidersin."(8)  Tevbe suresi'nin 29. Ayet'inde de Allah'ın haram kıldığını haram tanımayanlarla, cizye verinceye, zillet içine düşünceye kadar savaşmakla emrolunduğumuz belirtilmektedir. Bu gerçekleştirilecek cihad, bugünün zilletini yaşayan müslümanları yükseltecek, azgınlıkta ve haksız iktidarda zirveye çıkmış kafirler güruhunu da alçaltacak olan bir Cihaddır.  Er-Rafi yücelten,El-Hafid alçaltan sıfatına sahib Allah(c.c) mü'minler topluluğunu yeniden yüceltmeye, kafirler topluluğunu yeniden alçaltmaya kadirdir.  "(O), alçaltan ve yüceltendir."(9)  Mü'min erkeklerin Allah Rasûlüne Bey'at'ında cihad şartı bulunmaktadır.  "Bana, enerjili halinizde de, bitkin halinizde de, dinleyip itaat etmek, darlık ve rahatlık anınızda-ihtiyaçlıya-infak etmek, iyiliği emredip kötülükten sakındırmak, Hak sözü hiçbir ayıblayıcının kınamasına aldırmadan söylemek, size geldiğimde Bana yardımcı olmak, kendinizi, hanımlarınızı ve çocuklarınızı koruduğunuz şeylerden beni de korumaya söz vermek üzere Bey'at ediniz ki, cennet de sizin olsun."(10)  İkinci Akabe Bey'at'ı olarak bilinen bu bey'at'la birlikte cihad sorumluluğu gündeme gelmiştir. Mü' min erkeklerin Bey'at'ı,cihad farziyetini içerir. Şartlar ne kadar ağır olursa olsun, mü'min erkekler için cihad farziyeti kaldırılamaz. Şirk koşmaksızın güzel bir iman ile iman eden bir kişi için Allah'ın rızasını kazanmak hedeflerin ilki ve en yücesidir. En yüce hedef olan Allah'ın rızasını yine Allah yolunda cihad vazifesiyle çalışır, kazanır. Rabbimiz Allah Saff Suresi'nin 4. Ayet'inde mealen şöyle buyurur:  "Hiç şüphesiz Allah, kendi yolunda sanki birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever."  "Ey iman edenler, Allah'dan korkup sakının ve sizi O'na( yaklaştıracak) vesileler arayın. O'nun yolunda cihad edin, umulur ki, kurtuluşa erersiniz." (11)  Cahiliyye bataklığına ve gaflet uykusuna gömülmüş ümmetin kurtuluşu ancak cihad ile gerçekleşecektir.  Enes bin Malik(r.a)'ın rivayetiyle Rasûlullah(s.a.s) şöyle buyurur:  "Müşriklere karşı, mallarınızla, can larınızla ve dillerinizle savaşın."(13)  İlây-i Kelimetullah'ı hakim kılma uğruna verilecek her türlü mücahede olmalıdır. Mücahede bütün kavramları içine alır, ilimle,malla,canla,büyük bir sabır sebat içersinde yapılan amellerdir.  Sağlam iman etmiş bu topluluğun karşısına, şeytan ve şeytaniler çıkmayacak mıdır? Cennetteyken Adem (a.s)’ın karşısına çıkmış, yeryüzüne indiğinde, şeytanda huzurdan kovularak yeryüzüne indirilmiş ve hüküm yazılmYeryüzünün varisleri, muvahhid, mücahid ve muttaki mü'minler, tüm yeryüzünden, şirki, küfrü, fısk-u fücuru tamamen kaldırıncaya kadar hizbu'ş-şeytan ile savaşmakla emrolunmuştur.  "Gerçekten bu benim dosdoğru yolumdur. Artık O'na uyunuz. Başka yolları takip etmeyiniz. Sonra bunlar sizi Allah yolundan ayırır."(6)  Tâifetu'l Mansura iki gruba ayrılmaktadır. İlki ilim ile tebliğ yapan gruptur.  "Sizden, hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden, kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun.Kurtuluşa erenler, işte bunlardır."(7)  Ve böyle emre itaat eden bir topluluk da vardır ve yine Ayet'i celile ile övülmektedir.  "Siz, insanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz. Marufu(iyi ve islam'a uygun olanı) emreder, münker olandan sakındırır ve Allah'a iman edersiniz...."(8)  İkinci grup ise, Allah yolunda cihad eden gruptur. Yeryüzünde, kafirlerin unutturmayı başardığı gerçeklerden biride cihad kavramıdır. Kendileri istedikleri kadar saldırsınlar, öldürsünler, işkence yapsınlar gayet meşru saymaktalar, ancak, inanan mü'minler cihad ile karşılık verdiklerinde terörist ilan edilmektedirler. Bütün bu atılan çamurlara, iftiralara, kınamalara itibar etmeksizin yiğit mü'minler, cihad vazifesini yerine getirmektedirler. Allah için, dinimiz için, mazlumlar, mustaz'aflar, mü'minler için, mü'mine kadınların namusu için...  "Onlarla muharebe edin ki,Allah sizin elinizle onları azablandırsın,onları rüsvay etsin,size onlara karşı nusret(zafer)versin,mü'minler zümresinin göğüslerini ferahlandırsın.Ve kalblerindeki gazabı gidersin."(9)  Tevbe suresi'nin 29. Ayet'inde de Allah'ın haram kıldığını haram tanımayanlarla, cizye verinceye, zillet içine düşünceye kadar savaşmakla emrolunduğumuz belirtilmektedir. Bu gerçekleştirilecek cihad, bugünün zilletini yaşayan müslümanları yükseltecek, azgınlıkta ve haksız iktidarda zirveye çıkmış kafirler güruhunu da alçaltacak olan bir Cihaddır.  Er-Rafi yücelten,El-Hafid alçaltan sıfatına sahib Allah(c.c) mü'minler topluluğunu yeniden yüceltmeye, kafirler topluluğunu yeniden alçaltmaya kadirdir.  "(O), alçaltan ve yüceltendir."(10)  Mü'min erkeklerin Allah Rasûlüne Bey'at'ında cihad şartı bulunmaktadır.  "Bana, enerjili halinizde de, bitkin halinizde de, dinleyip itaat etmek, darlık ve rahatlık anınızda-ihtiyaçlıya-infak etmek, iyiliği emredip kötülükten sakındırmak, Hak sözü hiçbir ayıblayıcının kınamasına aldırmadan söylemek, size geldiğimde Bana yardımcı olmak, kendinizi, hanımlarınızı ve çocuklarınızı koruduğunuz şeylerden beni de korumaya söz vermek üzere Bey'at ediniz ki, cennet de sizin olsun."(10)  İkinci Akabe Bey'at'ı olarak bilinen bu bey'at'la birlikte cihad sorumluluğu gündeme gelmiştir. Mü' min erkeğin Bey'at'ı cihad farziyetini içerir. Şartlar ne kadar ağır olursa olsun, mü'min erkekler için cihad farziyeti kaldırılamaz. Şirk koşmaksızın güzel bir iman ile iman eden bir kişi için Allah'ın rızasını kazanmak hedeflerin ilki ve en yücesidir. En yüce hedef olan Allah'ın rızasını yine Allah yolunda cihad vazifesiyle çalışır, kazanır. Rabbimiz Allah Saff Suresi'nin 4. Ayet'inde mealen şöyle buyurur:  "Hiç şüphesiz Allah, kendi yolunda sanki birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever."  "Ey iman edenler, Allah'dan korkup sakının ve sizi O'na( yaklaştıracak) vesileler arayın. O'nun yolunda cihad edin, umulur ki, kurtuluşa erersiniz." (11)  Cahiliyye bataklığına ve gaflet uykusuna gömülmüş ümmetin kurtuluşu ancak cihad ile gerçekleşecektir. bu imtihandır, Kıyamete kadar...  Enes bin Malik(r.a)'ın rivayetiyle Rasûlullah(s.a.s) şöyle buyurur:  "Müşriklere karşı, mallarınızla, can larınızla ve dillerinizle savaşın."(12)  İlây-i Kelimetullah'ı hakim kılma uğruna verilecek her türlü mücahede olmalıdır. Mücahede bütün kavramları içine alır, ilimle,malla,canla,büyük bir sabır sebat içersinde yapılan amellerdir.  Sağlam iman etmiş bu topluluğun karşısına, şeytan ve şeytaniler çıkmayacak mıdır? Cennetteyken Adem (a.s)’ın karşısına çıkmış, yeryüzüne indiğinde, şeytanda huzurdan kovularak yeryüzüne indirilmiş ve hüküm yazılmıştır,Allah azze ve celle, Kur'an'da bunu şöyle beyan eder:  "Buyurdu, hemen buradan çık. Zira artık sen taşlanan(kovulan, mel'un) sun." (13)  Hz. Adem(a.s)'e secde etmeyen mel'un iblis taşlanmıştır. Taşlanma manen kovulmayı ifade eder, yani şeytan kovulmuştur. Bunu hazmedemeyerek, kullarının bir çoğunu azdırmış, şeytanın vesvesesiyle azmış şeytaniler, iman edenleri taşlamaya yeltenmişlerdir. Şeytanın dostları olan şeytanilerin bu hareketi başta peygamberler olmak üzere, iman edenlere uygulamışlar ve hemen hemen bütün peygamberler, hırsından çatlayan şeytanın ya taşlamasına ya da taşlanacaklarına dair şantajlarına maruz kalmışlardır.  "(Babası) dedi ki, ''ey İbrahim, sen benim ilâhlarımdan yüz mü çeviricisin? Andolsun ki, vazgeçmezsen seni muhakkak taşlarım. Uzun bir müddet benden ayrıl, git." (14)  "Dediler ki,''Ey Şuayb, biz senin söylemekte olduğundan bir çoğunu iyice anlamıyoruz. Seni de içimizden cidden zayıf görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı muhakkak ki, seni taşla öldürürdük...."(15)  "Dediler ki, ''ey Nuh, Sen(bu dediğinden)vazgeçmezsen muhakkak ki, taşlanmışlardan olacaksın."(16)  "Dediler: ''Doğrusu biz sizin yüzünüzden uğursuzlandık. Eğer vazgeçmezseniz, andolsun ki, sizi mutlak taşlarız. Bizden size muhakkak acıklı bir işkence de dokunur."(17)  Şeytanın taşlaması, maneviyattan, İslam'dan uzaklaştırmaya çalışması,bunun için elinden geleni yapmasıdır. Eğer kalpten islam'ı söküp atmayı başaramıyorsa, madden bunu gerçekleştirmekten geri durmaz. Şeytanileri görevlendirmek suretiyle, inananları evlerinden veya topraklarından uzaklaştırmaya devam eder.  "Çünkü onlar, size galebe ederlerse sizi ya taşla öldürürler, yahut sizi(zorla)kendi dinlerine döndürürler. Bu takdirde ise ebedi felah bulmazsınız."(18)  Lânetlenmiş şeytanlar, en çok Peygamber'lere musallat olmuşlardır, sonra da onun izince gidenlere...  "Biz, (sana yaptığımız gibi)her Peygambere de insan ve cin şeytanları böylece düşman yaptık..." (19)  Taşların ucundaki hedef önde gidenler olmuşlardır, olacaklardır...  "O önde gidenler, (hayır yarışlarında)öne geçenler."(20)  Şeytanın taşları daima en doğru iman edenlere atılacaktır ve dolayısıyla sanılmamalıdır ki, bu taşlar bize dönmez, bize isabet etmez. Allah'ın takdirinde olan gerçekleşecek, Sünnetullah yerini bulacaktır. Sünnetullah budur, gerçek mü'minler hep taşlanmıştır, maddi ve manevi, taşla, kurşunla, sözle, kalemle, işkenceyle. Sonuçta hep varolacaktır imtihan gereği Hakk ve batıl varoldukça. Madden taşlasalar da, manen yoldan çıkaramamaktadırlar.  Taif'e hicret etmek isteyen Allah'ın Rasûlünü, o yörenin halkı, bizzat küçük çocukların eline taşlar verilerek taşlattırılmış, zor duruma düşürülmüş ve Taif mevkiinden haince çıkarılmıştır. Topraklarından çıkardıkları Allah Resulü, Medine'ye hicret etmiş ve en büyük ilahi vuku bulmuştur, kalplere yerleşen İslamiyet, inadına çığ gibi büyümüş ve sonunda tüm dünyaya yayılmıştır.  Bu zorlu imtihanlarla karşılaşan ve ağır imtihanı kazanan Mansur Taife, Firdevs Cennetinin varisleridirler. Allah(c.c) şeytan ve dostlarının taşlama işinde Firdevs cennetinin varislerini taşladıklarını iddia etseler de başaramadıklarını Ayet'inde bildirmektedir:  "Benim gerçek kullarım( var ya)senin onların üzerinde hiçbir hakimiyetin yoktur. (onlara)vekil olarak rabbin yeter."(21)  İsteseler de hükmedemezler, çünkü onlar Hz. İbrahim misali iman etmiş ve teslimiyet göstermektedirler. "Allah bana yeter, O, ne güzel vekildir." sözü ve Ayeti celilesiyle, Rablerine dayanıp güvenmekte, bilfiil yaşam tarzlarıyla Mansur taifeden olduklarını ortaya koymaktadırlar.  Gerçekte şeytanlar, kimlerin üzerine iner ve etkisi altına alır?  "(Ey müşrikler)şeytanın kimlerin üzerine indiğini size haber vereyim mi ben? onlar her günahkar yalancının tepesine iner(ler)." (22)  Taifetu'l Mansuranın değil, günahkar zalimlerin tepesine inerler ve istediklerini yaptırırlar. Bu topluluk daima çoğunluktur.  "Biz onların çoğunda ahde vefa bulamadık, onların çoğunu muhakkak ki,itaatten çıkmış kimseler bulduk." (23)  İblis şeytanın yeryüzünde insandan olan temsilcileri vardır. Özellikle bir takım elebaşı kafirler.  "Onları ateşe çağıran öncüler kıldık."(24)  Bu elebaşıları iktidarı ve saltanatı elinde bulunduran güçlü kimselerdir. Bunun içindir ki Allah, uyarıcıları memleketlerin ana merkezine(başşehrine) göndermedikçe o kavmi helak etmez.(25) Çünkü onlar, yeryüzünün iktidarını ve zenginliğini müslümanların eline bırakmak istemezler ve bunun için şiddetle savaşırlar. 21. yüzyılda da bu savaş bütün hızıyla devam etmektedir. İnananları zorbaca yakalarlar.  "Tutup yakaladığınız vakit zorbalar gibi yakalar mısınız?"(27)  Yakaladıktan sonra,cehennemde kendi başlarına gelecek akıbeti iman edenlere uygularlar.  "Biz, cehennemi kafirlere bir zindan yaptık."(28)  Çünkü Allah(c.c), tuzak kuranlara karşı tuzak kuranların en hayırlısıdır.    ".....Kötülükleri tuzak yapanlara gelince,onlar için çetin bir azab vardır. Onları kurduğu tuzağın bizzat kendisi mahvolur."(29)  "Onlar böyle bir tuzak kurdular.Biz de, kendilerinin haberleri olmadan, onların pilanlarını alt üst ediverdik."(30)  "İşte bak, o tuzak kuranların akıbeti nice oldu! Çünkü Biz, onları da, kavimlerini de toptan helak ettik."(31)  İmtihana tabi tuttuğu inananları, yeryüzünün halifesi kılan Rabbü'l Alemin, mü'min muvahhid kullarını Neml Suresi 70. Ayet ile teselli ediyor:  "Habibim onlara karşı tasalanma. Kurmakta oldukları tuzaklardan dolayıda darlıkta olma."  Yukarıda Hadis-i Şerifte geçtiği gibi Allah tarafından kıyamete kadar desteklenecek ve kendilerine yardım etmeyenlerin asla zarar veremeyeceği bir topluluktur Taifetu'l Mansura... Evet, güzel mü'minler, taşlanıyorsanız,bombalanıyor,öldürülüyorsanız ,zindanlara atılıyorsanız, kovuluyorsanız, kınanıyorsanız doğru yoldasınız... Taifetu'l Mansura'dansınız... Ey seçilmiş Şam ehli,Taifetu'l Mansura'dansınız...Şam'ın fethi için canıyla malıyla,sevdiklerini feda ederek koşanlar,biiznillah kazananlar sizler olacaksınız,sizin vesilenizle,verdiğiniz izzetli,şerefli,yüce cihadınızla kazanan  Muhammed ümmeti olucak İnşaAllah... gençler,hayatını feda ediyorlar,En'am Suresi'ni 162.Ayet'ini şiar edinerek Rablerinin rızasını kazanmak için, 40-50-60 yaşındaki abileri,amcaları dünyayı yerken,torunlarına dahi miras bırakmak için uğraşırken,onlar,dünyayı ve içindekileri terk ederek,''.Davanın hakimiyyeti için,mazlumların kurtuluşu için,,İsmail kurban gerek,o ismail biz olalım ''demekteler...ismail oldular, Şam'ın fethi için,neden ben?,niçin ben? demeden...sizler niye körsünüz,sağırsınız,dilsizsiniz? demeden,bizden büyük abilerimiz,amcalarımız var demeden,sorgulamadan....büyük bir teslimiyyetle...ne mutlu sizlere ve sizin gibi yiğitlere...Firdevse gönlünü açanlara,''ölüm meleği canımı alırken, bizi Rasulullah s.a.s karşılasın'' diyenlere...   Ancak,sesleriniz kulaklarımızı tırmalıyor sanki...''bu sefer bizgençler kurban olalım amma,birdahaki sefere sizler kurban olun'' der gibi,davayı görün,şehidleri ve paylarını görün der gibi...Firdevs sizi bekliyor anne,baba,abiler ablalar der gibi... ''Ey Rabbimiz,Şam ehline,sabırla zaferlere yürümelerini,nasib et...Şam topraklarındaki mücahidlerin kalblerini ve saflarını birleştir,yeryüzünün ahir zamanmüjdelenen hilafet makamına mü'minleri ulaştır...''Amin Mansur Taife'den olanlara selam olsun... --------------------------------- Dipnot: 1-Sünen-i Ebu Dâvud, 2170 2- Sünen'i İbn Mâce, Kitâbu'l-Mukaddime, B.1 Hds. 9  3-Sünen-i İbn Mâce, Kitâbu'l-Mukaddime, B.10 Hds, 42  4-Enfâl, 6/39 - Bakara, 2/193  5-En'am 6/153  6-Âl-i İmrân 3/110 7-Al-i İmrân, 3/104  8-Tevbe, 9/14-15 9- Vâkıa, 56/3  10-Zâd'ul-Meâd, C. 3 Sh.1050  11-Mâide, 5/35   12-Sünen-i Ebu Dâvud Kitabu'l-Cihad, B.17 Hds. 2504  13-Sâd, 38/77  14-Meryem,19/46  15-Hûd 11/91 16-Şuara,26/116 17-Yasin,36/18 18-Kehf,18/20 19-En'am,6/112 20-Vakıa,56/10 21-isra,17/65 22-Şuara,26/221-222 23-A'raf,7/102 24-Kasas,28/41 25-Bkz. Kasas, 28/59-Sebe, 34/ 20-21  26-Şuara,26/30 27-isra,17/8 28-Fâtır, 35/10 Bkz. Fâtır, 35/43  29-Neml, 27/50  30-Neml, 27/51 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Kıyam Terzi
FES TURİZM