Video Foto Galeri Yazarlar
23.4.2018 - Pazartesi

Sare GÜNDOĞDU

ALLAH VE RASULÜNÜ HER ŞEYDEN ÇOK SEVMEK

13 Nisan 2018 11:32
A
a

ALLAH VE RASULUNU HERŞEYDEN ÇOK SEVMEK

Bütün Hamdler Gökleri yer ve her ikisi arasındaki emsalleri yoktan var eden var etmekle kalmayıp yöneten hâkimiyetin, kayıtsız şartsız kendisine ait olduğu Allah azze ve celle’ye mahsustur.

Salat ve selam Tevhidi inkılabın öncüsü, örnek önder, kendisine itaat edilmediği, izinden gidilmediği sürece kurtuluşun mümkün olmadığı Hatemul Enbiya Muhammed Mustafa (sav) efendimize Aline, ashabına gayesi Allah cc rızası derdi efendimizin davası olan tüm mümin ve müminelerin üzerine olsun inşallah.

Sevgi itaat teslimiyet-kulluk insanoğlunda fıtrattan gelen bir meyletme ve sığınma duygusu vardır. Bizler hayattayken bu duyguların asıl sahibi kim ya da kimler olmuştur. Yaratılmış insanlar mı yoksa bizleri yaratan ve 18 bin âlemin yaratıcısı ve rızık vericisi Allah mı?

İLAH=Kendisine ibadet edilen her şeyden çok sevilen tazim ve tesbih edilen mutlak varlık.

Kuranı Kerimde ‘ilah’ kelimesi iki manada kullanılmıştır.
  1. Hak olsun batıl olsun ayrım yapmaksızın insanların kendisine tapındığı mabud.
  2. Gerçekten ibadete layık olan hak Ma’bud.
Bizim hayatımızda asıl Mabud edindiğimiz, asıl rızasını gözettiğimiz Allah mı? Eğer evet  Allah diyebiliyorsak hayatımızla canımızla, her şeyimizle, sevgimizle bunu ispatlayabiliyormuyuz.Yok eğer rızası gözetilen insanlarsa işte o zaman sevgide itaatte kullukta insanlaradır. Çünkü sevginin yeri neresiyse itaatin yeride orasıdır. Seyyit Kutubun söylediği gibi “Kişi daima itaat halindedir, ya Allaha ya da onun dışındakileredir.”

Biri bize sorsa Allah ve Rasulunü seviyor musun diye ‘Tabi canım bu da sorumu deriz’  tepki bile veririz o soran kişiye, ama iş icraata düşünce sadece dilde kalır bunlar. Kuru bir iddiadan öteye geçmez bu söylemler. Sevgilimiz, dese ki onu yemeyeceksin, bunu giymeyeceksin, şuraya gitmeyeceksin, hemen itaat ederiz, gerekirse insanları, ailemizi karşımıza alırız yeter ki sevdiğimiz kişi bizden razı olsun diye. İş Allah sevgisi olunca bizim yaptığımız vicdanlara hapsedilmiş kuru bir sevgi olarak kalmıştır, hayatımızda da bundan öteye gitmemiştir.

İnsanlara olan sevgimizle dağları delecek kadar, canımızı verecek kadar samimiyken, bizi yaratan Allah’a olan sevgimizle de gönderdiği kitabına ve elçisine de itaat etmeyecek kadarda asiyiz nankörüz.

Şairin dediği gibi
O’nu sevdiğini izhar ederken Allah’a asi oluyorsun.
Yemin olsun ki bu uygun olmayan bir iddiadır.
O’na duyduğun sevgi samimi ve doğru ise ona itaat edersin.
Çünkü şüphesiz seven sevdiğine itaat eder.

Sevgi fedakârlık ister, peki bizler Allah’ı sevdiğimizi söylerken neyimizi feda ettik, zamanımızdan, uykumuzdan, her şeyimizden neyi Allah için terk ettik?
İnsanlar için bir kahvenin 40 yıl hatırı olur dedik. Ama bize böyle bir hayatı sunan Allah için ne kadar hatır ettik., yada ona ne kadar istediği bir şekilde kulluk ettik. Kitabına sahip çıkıp ta Resulüne itaat ettik.

Sürekli hayatımız boyunca yememizde içmemizde, her şeyimizde insanların rızasını gözettik durduk. Peki, Allah’ın razı olacağı halleri araştırıp öğrendik mi ya da razı olacağı bir hayatı yaşamaya gayret ettik mi? Sevgiye iten 2 etmen vardır= Güzellik ve yücelik. Yüce Rab da bu ikisinin mutlak anlamda en mükemmeline sahiptir.

Kâinatın sahibine razı etmek, ona kulluk etmek istiyorsak hakkıyla, şu ayetine kulak vermeliyiz. Ve anlamaya çalışmalıyız.

“Deki eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah’ta sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” (Ali İmran 31)

Yaratan soruyor, âlemlerin Rabbi, kalpteki sevginin asıl sahibi, hayatlarda kulluğa, itaate layık tek merci Allah soruyor. Seviyorsanız samimiyseniz itaat edin diyor, kullarına. Kime itaat? Allah Rasulune!

‘Bana uyun ki Allah’ta sizi sevsin.’

Allahın sevgisini kazanmak isteyenler resulüne itaat etmek zorundadır. Çünkü Allah azze ve celle kendisine giden yolda Resulüne itaati şart olarak koymuştur. Allah’a kulluk etmenin asıl ispatı da budur.

Birgün Hz. Ömer ‘Ey Allah’ın Rasulu sen bana nefsim hariç anam, babam, oğullarım, kavmim, kardeşlerim her şeyden daha sevimlisin dedi. Allah Rasulu dedi ki= Ey Ömer nefsinden de sevimli gelmeliyim buyurunca

Hz Ömer(r.a.) Evet Ya Rasulullah bana nefsimden de daha sevimlisin dedi.

Rasulullah şöyle buyurdu. “Evet, şimdi oldu ey Ömer.” (BUHARİ)

Daha bizler Allah için zamanımızı veremezken onlar canlarını her şeylerini ortaya koymuştur.

“Sizden hiç biriniz hevası gönlü arzusu benim getirdiğime (tebliğ ettiğime) şeriat nizamına tabi olmadıkça iman etmiş olmaz.”

Dikkat edelim hadislere ‘iman etmiş olmaz’ diyor. Böyle bir sevgi, böyle bir itaat, kayıtsız şartsız Allah Resulüne teslim olmayı gerektirir.

“Müminlerin sözü ancak işittik olmalıdır. İşte bunlar kurtuluşa erenlerdir.” (NUR 51)

Sahabenin fedakârlık sembolü hiç dillerinden düşmezdi. ‘anam babam sana feda olsun YA RASULULLAH’ Ki bu onların dillerinde kalan bir kelime olmamış bunu hayatlarıyla tam manasıyla Rasulullaha tabi olmakla göstermişlerdir.

Unutmayalım ki ‘kişi çok sevdiği bir şeyi ancak ondan daha çok sevdiği bir şey için terkeder’

“Şüphe yok ki Allah’ı sevmek kuru laflarla olmaz vicdani bir aşkla da olmaz. Bu dava sadece Allah’ın Resulüne tabi olmak, onun hidayeti üzere yaşamak ve hayatta onun nizamını gerçekleştirmekle olur.

İman da= şüphesiz ağızlarda gevelenen laflardan ibaret değildir. Coşturucu şiirler ve dikilmiş alametler hiçbir zaman imanı ifade etmeye muktedir değildir.(Seyid Kutub)

Bir kadın kocasına dese ki ben seni seviyorum ama azda şu falan adamı seviyorum dese biz insanlar olarak bunu asla kabul etmeyiz. Yani sevgide kimseyi ortak etmeyiz istemeyiz de Allah azze ve celle’de kendisine olan sevgide kimseyi ortak etmemizi istememiştir. Allah kendisine ait olan bir sevgide ortaklar kabul etmemiştir. Etmezde. Bize ait olan bir sevgide ortaklar ortaklar kabul etmezken bizi yaratan Allah nasıl olurda bizden böyle bir sevgiyi kabul edeceğini düşünürüz. Yani parçalanmış bölünmüş bir sevgiyi.

“insanlar içinde,  Allahtan başkasına eş ve ortak tutanlar vardır ki onlar Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin ise Allah’a olan sevgileri daha güçlüdür.”(BAKARA 165)

Eş ve ortak yani bir şeyi bir şeye denk tutmak eşit tutmak.

“Hiç yaratanla yaratmayan bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?” (NAHL 17)

“Onlar bunları Allah’ı sever gibi seveler.”

Allah’ı sever gibi severler körü körüne yani itaat ederler kayıtsız şartsız onlara kulluk ederler. Yaratılmışlara itaat ederler. Allah’ın sözünü değil de insanların sözünü dinlerler ve peşlerinden giderler.

Rasulullah buyuruyor ki “ şu 3 şey kimde varsa o kimse imanın tadını almıştır. Allah rasulunü her şeyden çok sevmek. Sevdiği kişiyi yalnız Allah için sevmek. İnkârcılığa dönmeyi ateşe atılmak kadar kötü görmek. (SAHİH BUHARİ)

Rasulullahın duası bizimde duamız olsun bakın ne diyor Allah Resulü

“Allah’ım! Hükmünden sonra rızanı, ölümden sonra iyi bir hayatı cemaline bakma lezzetini, sıkıcı felaketlere uğramaksızın ve saptırıcı fitnelere düşmeksizin sana özlemle kavuşmayı isterim.” (TABERANİ)

Allah azze ve celle bizleri kendisine hakkıyla kulluk edenlerden eylesin inşallah.
ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Haber var islah eder, haber var ifsad eder