Video Foto Galeri Yazarlar
23.10.2017 - Pazartesi

Şüheda DEMİR

İMAN AYNASINDA İKİ KADIN

Halkına karşı son derece zorba ve dikta bir rejim uygulayan ve nihayet ilahlık iddiasında bulunacak kadar azgınlaşan Firavun’un, zulmünden korunmak amacıyla Asiye uzun yıllar imanını gizledi. Bu nedenle Firavun’un, karısı Asiye, yüreğinde taşıdığı imanı gizlemek zorunda kaldı. Fakat bu gizlilik ile beraber, belki yalnız kaldığı zamanlarda derin bir içtenlik ve ...

22 Eylül 2017 15:30
A
a
Hamd Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, Aziz, Cebbar Allah azze ve celleye mahsustur. Salat ve selam önderimiz ve gayesi Allah azze ve cellenin rızası, derdi Allah (cc)’nun davası olan tüm mü’min mü’mine, müslim, müslimelerin üzerine olsun inşaAllah...

Bu rayından çıkmış insanlığı doğru yola iletecek olan tekrar olması gerektiği, yaratılışının gayesine döndürecek olan, ayetlerine uymaktır, tabip olmaktır. Bu gerçeği Allah (azze ve celle) bizlere Hayat Rehberimiz Kur’an’ı Kerimde bildirmektedir;

               “Andolsun onlara kendilerini şirkten ve (bozulmalardan) caydırıp vazgeçirtecek nice haberler geldi(ki herbiri) Doğrudan da olgunlaşmış hikmettir...”(Kamer Suresi 4-5) ayetleriyle bildirilmiştir. Birbaşka ayette ise Allah(cc) şöyle buyurmaktadır; “Andolsun onları kıssalarında temiz akıl sahipleri için abretler vardır. (Bu Kur’an) düzüp, uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, herşeyin çeşitli biçimlerde açıklaması ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir.” (Yusuf 111.ayet)
               Kur’an’da ki kıssaların hikmet gözüyle bakanlar için ibret veya örnek alınacak pek çok öğüt içerdiğini, hatırlamıştır.

               Allah, iman edenlerin öğüt ve ibret almaları gereken bu kıssalarda, iman edip Kendisi’ne öğüt ve ibret almaları gereken bu kadınlardan bahsetmiş, onların örnek alınacak mü’mine özelliklerine dikkat çekmiştir. Bunun yanısıra ayetlerde, imana davet edildikleri halde, müşrik ahlakı göstermekte direnerek Allah’ın rahmetinden uzaklaşan kadınlar hakkında da bilgi vermiştir.

               İlerleyen satırlarda  da Allah’ın Kur’an’da yer verdiği saliha kadınların iman edenler için örnek oluşturan güzel ahlaklarına dikkat çekecek , ve bunun yanında peygamberlerin himayesi altında oldukları halde imanın üstünlüğünü kavramayarak inkara sapan kadınların, ibret alınması gereken yönlerini ortaya koyacağız inşaAllah...

               FİRAVUN’UN EŞİNİN HAKİKİ İMANI Allah (cc) Kur’an’da iman edenler için iki örnek kadından bahsetmiştir. Bunlardan biri Hz. Meryem diğeri ise Firavun’un hanımıdır. Allah Azze ve Celle Kur’an’da ayetlerde detaylı olarak Hz. Meryem’in iffetini, Allah’a olan gönülden bağlılığını ve güçlü imanını örnek vermiş ve onu tüm alemlerin kadınlarına üstün kıldığını bildirmiştir. Firavun’un hanımının üstün ahlakın ise Allah(cc) Kur’an’da şöyle bildirmiştir.

               Allah(cc) iman edenlere de Firavun’un karısını örnek verdi. Hani demişti ki: “ Rabbim bana kendi katında, cennette bir ev yap; beni Firavun’dan ve Onun yaptıklarından kurtar ve beni o zalimler toluluğundanda kurtar”(Tahrim 11.ayet)

               Allah Azze ve Celle’nin Kur’an’ı Kerim’de tüm iman edenler için bir numune olduğunu bildirdiği Firavunu’un zorbalığına en yakından şahit olan, onun inkarda ne kadar ileri giden bir kimse olduğunu, israiloğullarına nasıl bir zulüm uyguladığını çok iyi bilen kişilerden biridir.  

               Asiye Kur’an’da anlatılan Firavun hanedanlığının imana ulaşmış bireyi ile akraba idi. İmana ulaşmış bu, insanın düşünce ve görüşlerinden etkilenmişti. Onun, Allah’n birliğine dair sözlerine kulak vermiş, bu sözlerle huzur bulmuş ve nihayet akıl ve vicdanında bu sözlerin doğruluğuna inanmıştı. Özellikle de o, Firavun’un karısı olması nedeniyle Firavun’un tuğyana dair zulmünü yakından tanıyor, hanedanlık sarayının kapalı kapılarının ardında dönen dolapları görüyordu. Halkın hatta hanedanlığa yakın elit tabakanın dahi bilmediği, Firavun düzeninin kahin ve işbirlikçileri ile olan ilişkilerinin gizli yönlerini biliyordu.

               Halkına karşı son derece zorba ve dikta bir rejim uygulayan ve nihayet ilahlık iddiasında bulunacak kadar azgınlaşan Firavun’un, zulmünden korunmak amacıyla Asiye uzun yıllar imanını gizledi.
               Bu nedenle Firavun’un, karısı Asiye, yüreğinde taşıdığı imanı gizlemek zorunda kaldı. Fakat bu gizlilik ile beraber, belki yalnız kaldığı zamanlarda derin bir içtenlik ve yakarışla Allah’a kulluğunu sergilemeye çalışıyordu.

               Tıpkı hanedanlık ailesinin hakikatı kavramış ve ona tabi olmuş, bunu duyurup açıklamaya cesaret edememiş olan o tek mü’min bireyi gibi...
               Asiye’yi anlatırken kaçınılmaz olarak Musa(as)’ın hayatından da bazı kesitler sunmamız gerektiği aşikardır. Çünkü Hz. Musa’nın hayat kesiti, Firavun’un despot yönetimine son verilip, büyük bir halk kitlesi olan israiloğullarının kölelik ve aşağılanmışlıktan kurtumalarını sağlayan büyük tarihi hareketin merkezidir. Firavun’un karısının zilletten kurtulmasına, yüreğinin en tenha köşesinde gizleyip durduğu imanını açığa vurmasına ve tevhid yakarışını en özlü anlamlarını içeren sımsıcacık yakarışını dile getirmesine olanak sağlayan harekettir bu. Bu yüzden Asiye validemizi anlatırken Hz. Musa’dan söz etmek kaçınılmaz olmaktadır.
               Nil nehri kıyısında...
               Firavun Hanedanlığında biri, henüz kundaktaki bir bebek olan Hz. Musa’yı taşıyan sandığı aldı. Sevinçle karışık bir şakınlık içinde çocuğu hanedanlık sarayına, Firavun’un huzuruna getirdi. İsrailoğullarına ait bir çocuk olduğu düşüncesiyle derhal bebeğin öldürülmesini emretti.
               Firavun’un karısının içi sızladı.
               Sarayın dışında, israiloğullarına kız çocuklarının sağ bırakılıp, erkek çocuklarını öldürüldüğünü ve Firavun’un zalim yöneticileri tarafından her çeşit aşağılanmışlık ve işkenceye maruz bırakıldıklarına dair haberler kendisine geliyordu. Fakat işlenen, bu katliamların hiç birine o ana kadar bizzat tanık olmamış, bu yönde bir gayrette de bulunmamıştır.
Ama şimdi... Göz ve kulaklarının tanıklığında, canlı bir katliam sahnesi ile karşı kaşıyaydı. İçinin ürperdiğini, en derin noktalarından sarsıldığını hissetti. “(Bu çocuk) hem benim hemde senin için neşe kaynağı (olabilir) Onu öldürmeyin belki bize faydası dokunur; yahut onu evlat edinebiliriz.” Dedi. (Kasas-9)

İmanın, gönlünde, yeşerttiği şefkat ve çocuğu olmayan bir kadını evlat özlemiyle bebeği kucağına aldı.
Asiye’nin içtenlikle söylediği duygu yüklü sözler Firavun’u etkiledi. Firavun karısının bu sözlerinden memnun kalmamış ve bu işe rıza göstermemiş olmasına rağmen karısının bu isteğine kerhen kabul etti. Böylelikle ölümden kurtulan Hz. Musa, ergenlik çağına ulaşıp, zihnen de olgunlaşıncaya kadar Firavun’un sarayında büyüdü.
Firavun’un sarayı, tarihin o döneminde lüks ve zenginliğin sembolüydü. Dünya saraylarının  tümünün övünç kaynağıydı. Firavun’un sarayını göz alıcılığı, işlemeli sütunları, dekoru, mobilyaları, kıymetli eşya ve süs eşyalarnda ışıl ışıl parlayan mücevherleri karşısında sönük kalmaktaydı...
Dünyanın geçici haz ve nimetleri...
Bütün bunları insanı ayartıp azdıracak, dikkat ve ilgisini kendi üzerine çekebilecek, kalbini  ve aklını yiyip bitirecek ve böylelikle hakikaten, Allah’ın dosdoğru yolundan uzaklaştırabilecek nimetler...
“Gerçek şu ki insan fütursuzca azar. Ne zaman kendini yeterli görürse.”(Alak 6-7)
İşte bu yüzden Firavun, Kendisine  yakın elit tabakasına
“soylular” dedi, “ ben sizin için benden  başaka ilah tanımıyorum”(Kasas 39)
İşte bu yüzden  Firavun “Ey kavmim” dedi “ Mısırın hakimiyeti bana ait değil mi ? Bütün, bu nehirler benim ayaklarımın altında akmıyor mu ?” (Zuhruf 51)
İşte bu yüzden Firavun gurura kapılıp büyüklendi; Her türlü ölçüyü çüğneyip azdı, dünya yaşantısını tercih etti.

Ama Firavun’un karısı Müzahim kızı Asiye’nin kalbi bunların hiçbirinin etkisinde kalmadı. O asla bu dünyanın bu geçici haz ve lezzetlerine meyledip düşkünlük göstermedi ve bu güzelliklere karşı vicdanında bir tutkunluk gösterip Allah’ın dosdoğru yolunu terk etmedi. İçinde bulunduğu nimetlerin iradesini esir almasına izin vermedi. Dünyaya iltifat etmedi.

Allah katında bulunan nimetler ve güzellikler daha iyi ve daha, kalıcıdır. Bundan dolayı Asiye Validemiz. “Ey rabbim : Senin katında olan Cennet’te benim için bir köşk inşa et!”(Tahrim-12) diye yalvarmıştı. Hz. Musa (as) ergenlik çağına ulaşınca, Allah(cc) akli olgunluk ve sağduyu verip, onu ilim ile donattı. Büyük görev için hazırladı. Firavun ile mücadeleye...
Uzun yıllar sürecek çok çetin, merhaleler geçirecek ve korkunç olaylarla neticelenecek bir mücadeleydi bu.

Allah (azze ve celle) tarafından yüklenen elçilik görevi bir yönüyle Firavun’u diğer yönüyle de israiloğullarını ilgilendiriyordu. Firavunla ilgili yönü: bir karşı çıkış ve mücadele...
Hakk’ın batılla, adaletin zulümle, mucizenin sihirle kavgası...

İsrailoğulları ile olan yönü: israiloğullarının her türlü zulüm ve ezilmişlikten kurtulmaları despot yönetime son verilip, cahiliyet anlayışının sebep olduğu puta tapıcılıktan arınmaları ve vadedilmiş topaklara yeniden kavuşturulmaları...

Hz. Musa (as) yanına Hz. Harun’u (as) alarak, Allah(cc)’ın omuzlarına yüklediği elçilik görevini hakkıyla yerine getirdi. Birlikte Firavun’a pek çok kez meydan okudular, karşı çıktılar. Bütün iftira ve uydurmaları ortaya konulan bütün sihir oyunlarını bozdular.

Allah(cc) Hz.Musa(as) sebebiyle Firavun’un saltanat ve zulmüne son verdiğinde Allah (cc) Musa(as) ‘yı gerçekten Asiye validemize faydalı kıldı. Son derece lüks sarayların ve en çetin zulümlerin esaretinden Hz. Musa(as) eliyle onu kurtardı. Asiye validemiz bundan önce, içinde ebedi nimetlerin sonsuz sevinç ve mutluluğun bulunduğu Cennette kenidisi için bir köşk inşa etmesini Rabbinden istemişti; bu yakarışın hemen akabinde ikinci isteğini, Firavun’dan kurtulma isteğini dile getirdi. “ Beni Firavun’dan koru ve beni yaptıklarından koru!” (Kassas 9)
işlediği bütün zulümlerden, kibirlenip gururlanmasından, taşkınlık ve azgınlıklarından beni koru! Beni öyle koru ki, benden uzak olsun!
Gerçekte bu yakarış, bütün yönleriyle kusursuz bir temizlenme arınma harekatıydı.

“ Ve beni şu zalim halkın elinden kurtar!” (Kassas 9)
Firavun’un adamlarından ve O’nun destekçilerinden beni kurtar!
Hz Asiye, Allah’tan bir lütuf ve rahmetle Firavun’dan, yaptıklarından ve zalim halkatan kurtuldu. İmana ermiş olanlar için, örnek mü’mine kadın şahsiyeti gerçekleştirildi. Firavun ve beraberindekiler ise helak ve taşkınlık ederek haddi aşanlar, için, bir ibret vesikası oldular. Ey Hanımlar bizler bugün baktığımızda biz bu dinin neresindeyiz. Dine teslim olanlardan mı olmuşuz Hz. Asiye gibi yoksa Dünyanın heva ve nefsin mi esiri olmuşuz. Asiye validemizin mü’mine kadınlara darb-ı mesel olarak gösterilmesi lütfen hisse alalım.
“ Bakın bunda görecek gözleri olan herkes için muhakkak ders vardır.” (Al-i İmran 13)

Allah azze ve celle bizlere, Asiye validemizi rol model almayı ve ibretlik olan, hayatını küfür ehli olan bir eş, dünyanın metaı ve debdebesine karşı koyup imanını muhafaza altında tutabilmek için mücadele eden her daim Rabbiyle irtibat halinde olan takvalı mücahideler olmayı bizlerede nasip etsin İNŞAALLAH.

Küfre ve onun ehline karşı aynı mücadeleyi vermeyi nasip eylesin İNŞAALLAH.
Bir sonraki bölümde Hz. Meryem validemizin hayatından örneklerle devamm edeceğiz İNŞAALLAH.
Rabbim  Hakkı Hak bilip Hak’ka sarılan Batılıda batıl bilip batıldan uzaklaşan kullarından eylesin Amin...
                                                                                                       Selam ve Dua ile Allah’a emanet olun.
Davamızın başı ve sonu Alemlerin Rabbi Allah’a Hamdetmektir.

 

Haber var islah eder, haber var ifsad eder
************ Sponsor Reklam Alanı; ucuz uçak bileti al | Kek kalıpları |