Video Foto Galeri Yazarlar
24.10.2018 - Çarşamba

Şahımerdan SARI

İSLAM ALEMİNDE İTİKADİ DURUM - 1

ŞAHIMERDAN SARI HOCA'NIN KALEMİNDEN - İSLAM ALEMİNDE İTİKADİ DURUM - A) GAFLET VE HİLE - 1) BİREYSELLİK

5 Temmuz 2018 15:39
A
a

A ) Gaflet ve Hile

Ecnebi mihraklı veya o mihrakların etkisinde kalan din alimi kisvesinde veya kanaat önderi ya da siyasi güç sahibi kimselerin İslam Ümmetinin cehalet ve gafletinden istifade ederek İslam itikadını tahrife ve Müslümanları sırat; müstakimden uzaklaştırmaya yönelik çabaları ile Ümmet-i Muhammed el'an bu vahim duruma düşmüştür. Bu çabaların şekillerini 6 sebepte özetleyebiliriz.

1- Bireysellik: İslam'ın bireysel olarak kamil manada yaşanabileceği aldatmacasıdır. Oysa Kuran -ı Kerim Müslümanları sadece münferit bir takım ibadetlerle mükellef kılmaktan ibaret değildir. İslamda itikadi, ahlaki, ameli, siyasi, ictimai, ekonomik,

kültürel ve devletlerarası hukuka dair her şey mevcut ve Müslümanlar bu emirlerin tümünden sorumludurlar. Sadece cüz"i bir ksımından dahi sorumlu değilim demek İslam itikadını bozar.

Bireysellik iddiası İslamda cemaat, devlet ve ümmet şuurunu yok eder, Bu durum dahi İslam'm birçok hükmünü inkar etmek gibi bir sonucu doğurur.

İctimai ve siyasi olarak toplum hayatının nizamının tanzim olunması iyiliğin emredilip kötülüğün nehyedilmesi adaletin teessüs edilip ikame edilmesi hususlarıyla ilgili Kuran'da ve Sünnette var olan hükümler münferid ibadetleri emreden hükümlerden daha çoktur. Bu hususta bazı ayeti kerimeleri okuyalim .


وَلْتَكُن مِّنكُمْ أُمَّةٌ يَدْعُونَ إِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

İçinizden hayra davet eden, iyliği emredip kötülükten sakındıran bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendisidir. 
(Al-i İmran Suresi: 1)

 
كُنتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَلَوْ آمَنَ أَهْلُ الْكِتَابِ لَكَانَ خَيْرًا لَّهُم مِّنْهُمُ الْمُؤْمِنُونَ وَأَكْثَرُهُمُ الْفَاسِقُونَ


Siz, insanlar için çıkarılan hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten sakındırır ve Allah'a iman edersiniz. Kitap Ehli de iman etseydi elbette onlar için daha hayırlı olurdu. Onlardan iman edenler de vardır; onların pek çoğu ise fasıklardır. 
(Al-i İmran Suresi: 110)


İslamda ruhbanlık yoktur. Bir kişinin tek başına köşelere çekilerek "ben münferid olarak Allah'a kulluk edeceğim, ibadet edeceğim haramlardan uzaklasacağım" demek suretiyle Allah (c.c)'a kamil manada kulluk yapmış olamaz ve sorumluluklardan kurtulamaz. Yukarıda okumuş olduğumuz ayeti kerimelerden de iyiliği emretmek kötülüğü nehyetmek ve hayra davet etmek gibi emirler Müslümanların sorum Juluklarındandır. Hakeza İslam ahkamını yeryüzünde hakim kılmak, Allah'ın şeriatını icra etmek, küfür sistemleriyle mücadele etmek, insanlara hakkı tebliğ ederek onları Sırat-ı Müstekime davet etmek İslam ümmetinin (ümmet olarak yaşayabilmesi için) zaruri görev görevlerindendir.

Resuli Ekrem (say) mekkede henüz peygamberliğin kendisine verildiği ilk yıllarda dahi halkı uyarmakla emrolunmuştur.

Bu hususta AIlah(c c)

وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ

قُمْ فَأَنذِرْ
يَا أَيُّهَا الْمُدَّثِّرُ

 Ey bürünen, Kalk; artık uyar! Ve Rabbini yücelt!"  
(Müddesir Suresi: 1-3) diye buyurmaktadır.

İnsanların uyarılması emri, Peygamberimiz (sav)'e verilmekle beraber onun şahsında bütün ümmeti kapsamaktadır. Bundan önceki okuduğumuz iki ayeti kerime ve benzerlerinde hayra davet etmek, iyiliği emretmek ve kötülükten nehyetmek görevleri ümmete verilmiştir.

Ayrıca Allah'ın adaletinin yeryüzünde teessüs ettirilmesiyle igili emirleri ihitva eden birçok ayeti kerime mevcuttur.


يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ كُونُواْ قَوَّامِينَ لِلّهِ شُهَدَاء بِالْقِسْطِ وَلاَ يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَآنُ قَوْمٍ عَلَى أَلاَّ تَعْدِلُواْ اعْدِلُواْ هُوَ أَقْرَبُ لِلتَّقْوَى وَاتَّقُواْ اللّهَ إِنَّ اللّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

Ey iman edenler. Allah için hakkı ayakta tutan kimseler, adaletle şahitlik edenler olun! Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevketmesin. Adaletli olun bu takvaya daha yakındır ve Allah'tan sakının! Muhakkak ki Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. 
(Maide suresi: 8)


Adalet her hak sahibine hakkının tam olarak verilmesi haksızlık yapana da (toplumda haksızlığın yayılmaması için) yapmış olduğu haksızlık nisbetinde ( caydırıcılık maksadıyla) cezasının verilmesidir. Şüphesiz ki bu ölçüyü en iyi bilen Allah (c.c)'dır. insanlar ve cinler aleminin geçmiş ve gelecek bütün bilginleri bir araya toplansa Allah'ın hükümlerine denk bir tek hüküm dahi meydana getiremezler. Bu itibarla böyle bir işe teşebbüs etmeleri Allah'a karşı küstahlıktır. Ve meydana getirdikleri hükümlerde ancak cahiliye hükümleridir. İnsanı yaratan (her şeyin yaratıcısı olduğu gibi) ancak Allah ( c.c )' dır. Hayat nizamı olarak da insanoğlunun dünya ve ahiret hayatının saadet yolunu en iyi bilen ve tanzim etme yetkisine sahip olan yegane varlık şüphesiz ki Allah (c.c)'dır.

Allah'ın kitabı Kuran-ı Kerim'e baktığımız zaman beşer hayatının bütün konularına yön vermiştir. Beşeriyet de bütün konuları ifa etmekle mükelleftir. Münferid bir hayat ile ancak birkaç tane emir ifa edilebilir. Böyle yapan bir kişi binlerce ilahi emirden kendini muaf tutmuş olur ki böyle bir muafiyet hakkını Allah (c.c) hiçbir insana tanımamıştır. Bireysel Müslümanlık ve kulluk iddiası binlerce ayeti kerimeyi geçersiz hala getirmek demek olur ki bu durum dahi bir nev'i iman değil inkar çeşididir. Müslümanlara bireysellik telkinJeri bugün doğrudan kafir ya da müsteşriklerden değil de İslam mask.esi altında sözüm ona ilahiyatçılardan gelmektedir. Müslümanlara bireysel kullukla yetinmelerini tavsiye edenler dahi İslam'a bireysel olarak saldırmakla yetinmeyip grup grup hatta birçok şer güçlerle dayanışma halinde saldırıyorlar. Bu hainlerin maksadı İslam'a saldırırken ve İslam aleminin sıratı müstakimden inhirafı için çalışırken ciddi bir direnişle karşılaşmayıp rahatlıkla beşeri sistemlerin her sahada at oynatmasına hizmet ediyorlar.

Bu tür maksat ve gayretlerin karşısında müslümanların gafil olmayıp şuurlu bir şekilde İslam'ı cemaatsal olarak yaşamaya ve cemaatta safları sıklaştırmaya azami çaba sarfetmeleri ezlemdir.

Bireyselliği; geçmişte kapitalist ve liberalist düşünce akımlarının kişisel menfaatleri icabı ortaya atmış olduğu bir tez iken şu anda ilahiyatçı kimlikli bazı kimselerin bu tür fikir akımlarının ve iktidarların etkisinde kalarak savundukları bir fikir haline gelmiştir. Bu durum ümmetin uyanışının önünde en büyük engellerden bir tanesini oluşturarak kitlelerin ğaflette kalmasına vesile olmaktadır. Ümmetin bu ğaflet durumu ise; tağuti sistemlerin zulum ile tahakkumunun devamını sağlamaktadır.


Haber var islah eder, haber var ifsad eder