Video Foto Galeri Yazarlar
18.9.2018 - Salı

Vuslat YAKIN

İSLAM VE CAHİLİYE

12 Mayıs 2018 09:21
A
a

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
 
İSLAM VE CAHİLİYE
Hamd Alemlerin yaratıcısı aralarına nizam koyan yöneten çok bağışlayan esirgeyen ceza ve mükafat gününün sahibi Allah azze ve celle’ye mahsustur. O(c.c) bütün noksanlıklardan münezzehtir. O (c.c) kendisinden başka ilah olmayandır, biz ona iman ettik O cc ne güzel dost ne güzel Mevla’dır.
Salat ve Selam son nebi Hz. Muhammed (s.a.v.)’e, ehli beytine, sahabesine ve kıyamete kadar ona tabi olup izinden giden tüm müminlere olsun inşallah.

İnsanı yaratıp yeryüzünde imtihana tabi tutan Allah cc elbette ki insanı kendi haline bırakmamıştır. Hayat bahşettiği insana yaşantısında uyması gereken bir takım kurallar kanunlar belirlemiştir. “İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanıyor?” (Kıyamet 36) Daha net bir ifadeyle başıboş bırakılmayan insan için Alemlerin Rabbi Allah cc bir din bir yaşam şekli belirlemiştir. Ve insanlardan buna uymalarını istemiştir. Allahu Tealanın seçip beğenip razı olduğu din “İslam”dır.

Yeryüzü iki grup insandan oluşmaktadır. Birinci grup Allahu Tealanın insanlar için seçip beğendiği İslam Dinine tabi olan ikinci grup ise kendisine İslam’dan başka din arayan.

Kısaca dinin tanımına baktığımızda Din; sözlükte üstünlük, egemenlik, itaat, kendisini bir güce teslim etmek, birinin emrine girmek, şeriat, kanun,yol gibi anlamlara gelir.

İslam uleması din kelimesini Allah cc tarafından vahiy yoluyla indirilen insanları dünyada ve ahirette kurtuluşa erdiren itikadi ve ameli nizamdır, şeklinde tarif edilmiştir. Bu tanımdan sonra din kavramının içerisinde barındırdığı dört önemli unsuru görebiliriz.
 
a)Yüce bir hakimiyet(egemenlik)

b)Yüce hakimiyete boyun eğip itaat etmek.

c)Bu hakimiyetin şekillendirdiği inanç ve hükümler sistemi.

d)Bu sisteme uygun hareket edilmekle elde edilen mükafat, aykırı hareket etmekle karşılaşılacak ceza.

İslam dininde ve cahiliye sistemlerinde bu dört unsurun olduğunu söyleyebiliriz. İslamın zıddı hangi sistem olursa olsun cahiliyedir.İslam’da bu dört unsur Allah’a aitken cahiliyede ise kişi veya kurumlara verilmektedir. İşte bir takım değer yargılarını, inanç esaslarını, düşünme ve davranış biçimlerini, ahlak kuırallarını bünyesinde barındıran iki sistem vardır. Bunlardan biri Allahu Teaalanın dini İslam diğeride (demokrasi, kapitalizm,laiklik, sosyalizm vs.) hangi ad altında olursa olsun cahiliye sistemidir. Esasen cahiliye Allah (c.c)’ın indirdiği hükümleri ve bilgileri kabul etmeyip (bunlar yerine) insanlar tarafından konulan hükümlere düşüncelere ve sistemlere iman etmektir. Bu sistemin inanç yönüne şirk, davranış ve değerine de cahiliye denmektedir.

Cafer İbni Ebutalip ra Habeşistan kralına Hz. Muhammed sav’e iman edip tabi olmadan önceki yaşantılarından bahsederken aslında cahiliyeyi de güzelce acıklamıştır. “Ey hükümdar biz cahiliye düşüncesine sahip kimselerdik. Putlara tapar, ölü hayvan eti yer, fuhuş yapardık. Akrabalık bağlarını keser komşu haklarına uymazdık. İçimizde güçlü olanlar zayıf olanların hakkını yerdi. İşte biz böyle iken Allah cc bize bizim aramızdan bir elçi gönderdi.” (İbni Haşim) (sanki bugünü tarif etmiş eksiği var fazlası yok.)

Cahiliye yalnızca İslamdan önceki Mekke’de yaşayan müşriklerin hayatlarına verilen ve o döneme ait bir isim değildir. Bu açıklamalardan anlaşılıyor ki cahiliye her çağda ve her insanın hayatında olabilir. Fakat Allahu Teala katında hak olan ve razı olduğu tek bir din var oda İslan Dini. Bunun dışındakiler ise asla kabul edilmeyecektir.

“Hiç şüphesiz din Allah katında İslamdır.” (Ali İmran 19)

“Kim İslamdan başka bir din ararsa kendinden asla kabul edilmeyecektir ve ahirette ziyan edenlerden olacaktır.” (Ali İmran 85)

“Bugün size dininizi kemale erdirdim üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslamı seçip beğendim.” (Maide 3)

İnsanların benimsedikleri yaşantılarını ona göre düzenledikleri sistemler ideolojiler ve izmler bir din hükmündedir. İnsanların bu sistemlere veya ideolojilere din adı verip vermedikleri bu gerçeği değiştirmez.

Din denilince anlaşılması gereken bir  hayat şekli olduğudur. Yoksa din deyince aklımıza vicdani  bir inanç belli ibadetler gelmesin. Eğer böyle olsaydı Mekkeli Müşriklere müşrik demememiz gerekirdi. Çünkü onlarda Allah’a inanan, Allah azze ce celle’yi razı etmek adına bir takım ibadetler yapan kimselerdi. Peki bu onlar için İslam olmaya Mümin olmaya yettimi? Hayır. Neden çünkü onlar dini Allaha has kılmadılar. Zira onlar Allah’a inanan ama Ebu Cehili de büyük gören bir toplumdu. Onlar Ebu Cehile gel sen bizim liderimiz ol bizi sen yönet diyorlardı. Ebu Cehilden yaşantılarında tabi olup uygulayacakları ilke belirlemesini  kanun çıkarmasını helal ve haram hududlarını belirlemesini istiyorlardı. Allah cc dini yalnız Allah’a has kıl demesine rağmen onlar böyle yapmışlardı ve Allah Tealada onlardan bu dini kabul etmeyip onlara müşrik adını vermişti.

Kim Allah cc’den başka egemen hidayet rehberi Kuran’dan başka anayasa ararsa o hak din İslamı beğenmemiş kendine başka bir din arayışı içine girmiş demektir.

“Peki onlar Allah’ın dininden başkasınımı arıyorlar? Halbuki  göklerde ve yerde ne varsa hepsi ister istemez ona boyun eğmiştir.”(Ali İmran 83)

Kurana sırt çevirenler Allah’ın dininden bütünü ile sırt çevirmiş ve Allah azze ve celle’ye verilen söze ihanet etmiş olurlar. Seyyid Kutub (ra) şu sözü çok manidardır. “Hayata hükmetmeyen İslam İslam değildir. İslamı hayata hükmettirmeye çalışmayan müslümanda müslüman değildir.”

Tüm kainatın tabi olduğu dinin adıdır İslam. Ağaçlar kuşlar otlar güneş hava su yıldızlar şu saydığımız aylar zaman özelikle yaz aylarında görünen gölgeler kısacası herşey Allah’a teslim olmuş birer kul iken Ey İnsan hiç düşündün mü sen kimin kulusun?

“Yoksa onların bir takım ortaklarımı var ki Allah’ın izin vermediği şeyleri dinden kendilerine teşri ettiler (şeriat kıldılar). Eğer o fasıl kelimesi olmasaydı elbette aralarında hüküm verilirdi. Gerçekten zalimler için acı bir azap vardır.” (Şura 21)

Bu ayet hakkında Mevdudi(ra) şöyle açıklama yapıyor: “ Burada ortaklar ile insanların kendilerine Allah ile beraber hüküm koymada ortak kabul ettikleri kimseler  kast olunmaktadır. Onların icad ettikleri kanunlara , dini törenlere örf ve adetlere uyulur. Kişisel ve toplumsal hayatı düzenlemede alışverişte mahkemelerde siyasette yönetimde hep onların kararları esas alınır. İşte bu o insanların  tabi oldukları şeriatlarıdır. Yine bu Allah’ın dinin karşısında kendi başına müstakil bir dindir. Onlar nasıl ki Allah’ın rızası olmadan bir din ortaya koymuşlarsa onlara uyanlarda Allah’ın rızası olmadan uymuşlardır.Bu o kadar büyük bir cürümdür ki şayet Allah son hükmünü vermeyi kıyamete kadar ertelememiş olsaydı bunları dünyada da azaplandırırdı. Çünkü onlar Allah’ın kulu oldukları halde ortaya bir din atmışlar ve onlara uyanlar da Allahın Dinini bırakıp onlara tabi olmuşlardır.” (Tefhimul Kuran Tefsiri)

Allah azze ve celle yarattığı her mahlukata bir şeriat (kanun) belirlemiştir. Bu şeriatın dışana çıkmak ise gerçekten büyük bir zulumdür. Bir misal verecek olursak uçan bir kuşu su dolu bir fanusun içine koyup balık gibi yüzmesini isteyerek yaşam alanını değiştirdiğimizde kuşun bir müddet çırpınıp sonra öldüğünü görürüz. Bu kuşa yapılan bir zulümdür. Allah’ın ona koyduğu yaşam kanununa müdahale edip ölümüne sebep olduğumuz için bizde zalim oluruz. Tıpkı bunun gibi Allah Tealanın kendisi için belirlediği İslam Şeriatını aşıp cahiliyeyi arzularsa buda insan için bir zulümdür. Çünkü insanın fıtratına uygun tek din vardır oda İslamdır.

İnsan bunu iyİ anlasın veya anlamasın bu değişmeyen hakikattir. İslam şeriatını yok sayan veya çağa uymuyor gerekçesiyle güncellemeye çalışanlarda insanlığa zulmediyor demektir.

İslam İzzet cahiliye ise zillettir.

İslam Tek yücedir ondan başka yüce yoktur.

<<Cahiliye bir karanlıktır, İslam ise bir nur.

Karanlıkta yolunu bulmak zor olur.

Haydi gel sen İslama uy.!>>

 
Rabbim canlı cansız tüm putların yıkıldığı cahiliyenin yok olduğu ve tevhid sancağının dalgalanıp İslamın hakim olduğu günleri bize göster. Amin

Davamızın başı ve sonu Alemlerin Rabbine Hamd etmektir.


ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN
 
 

Haber var islah eder, haber var ifsad eder