Video Foto Galeri Yazarlar
24.5.2018 - Perşembe

Saliha NUR

RAMAZAN VE BİZ

10 Mayıs 2018 11:07
A
a

RAMAZAN VE BİZ

Hamd, âlemlerin tek sahibi, tek büyük, tek yönetici, tek yaratıcı, tek Rabbi olan Allah Azze ve Celle’ye, Salat O(cc)’nun nebisi, elçisi, sevdiği ve seçtiği kulu Hz. Muhammed’e Selamda bu nebinin ailesine ve O’nun yolundan giden, onun izini takip eden ashabına ve ashabı gibi olmaya gayret eden mümin, Müslüman, mücahid ve muvahhidlerin üzerine olsun.

 
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Kendi arzularına sabredenlerin mükâfatı hesapsız verilir. (Zümer-10)

İşte sabır ayı Ramazan kapımıza gelmiş durumda. Peki Ramazan ne demekti?

Ramazan Arapça bir kelimedir. Ramazan isminin verilmesindeki hikmet şöyle belirtilmiştir.

Yaz sonunda güz mevsiminin evvelinde yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur manasında “Ramda kelimesinden alınmıştır. Bu yağmurun yeryüzünü temizlediği gibi Ramazan ayıda müminleri günah kirlerinden temizler. Şöyle ki Rasulullah (sav) bir hadisi şerifinde şöyle buyurmaktadır. “Kim inanarak ve alacağı sevabı Allah(cc)’dan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır. (Müslim)

Bunun gibi birkaç hikmet daha söylenmiştir.

Ramazan ayı öyle bir aydır ki birçok hayrı kendine bulundurur. Rabbi Teala bu ayı birçok yönüyle diğer aylardan farklı kılmıştır. Rasulullah bir hadisinde şöyle buyurur:

Hz. Selman (ra) diyor ki Rasulullah(sav) Şaban ayının son günü bize hitap ederek şöyle buyurdu:

“Ey insanlar üzerinize büyük ve bereketli bir ay gelmektedir. Onda bir gece (Kadir Gecesi) vardır ki, bin aydan daha hayırlıdır. Allahu Teâla bu ayın orucunu farz kılmış ve gece ibadetlerini (teravihini) çok değerli bir nafile kılmıştır. Kim bu ayda bir iyilik (nafile) ile Rabbine yaklaşırsa Ramazan dışına bir farzı yerine getiren gibidir. Kimde bu ayda bir farzı yerine getirirse bu ayın ışında yetmiş farzı yerine getiren gibidir. Bu ay sabır ayıdır. Sabrın karşılığı da cennettir. Bu ay insanların acılarına ortak olma ayıdır. Bu ay müminlerin rızkının arttırıldığı aydır. Kim bu ayda bir oruçluyu iftar ettirirse bu onun bütün günahlarının bağışlanmasına ve cehennem ateşinden kurtulmasına sebep olur. Oruç tutanın sevabından eksiltmeden ona da verilir.” Sahabe-i İkram (r.anhum) dediler ki: “Ya Rasulullah, hepimiz oruçluyu iftar ettirecek bolluğa sahip değiliz.” Rasulullah (sav) buyurdu ki, “Bu karın doyurmaya bağlı değil. Allahu Teâla, bu sevabı bir hurma ile bir yudum su ile veya bir tadımlık süt ile iftar ettirene de lütfeder. Bu öyle bir aydır ki, başlangıcı rahmet, ortası mağfiret ve sonu ise cehennem ateşinden kurtulmaktır. Kim bu ayda kendisine hizmet edenlerin işini hafifletirse, Allahu Teâla onu bağışlayıp cehennemden azad eder. Siz bu ayda 4 şeyi çokça yapınız. Onlardan ikisiyle Rabbinizi razı edersiniz, diğer iki şeyi de yapmaktan başka bir çareniz yoktur. Rabbinizi razı edeceğiniz iki şey, Lailahe illallah (yani Kelime-i Tevhid)’i söylemek ve istiğfar etmektir. Kendisinden başka çareni olmayan iki şey ise cenneti istemeniz ve cehennemen Allah’a sığınmanızdır. Kim bir oruçluyu su ile iftar ettirirse, Allahu Teâla ona (kıyamet günü) benim havzımdan öyle bir su içirir ki, Cennet’e girene kadar bir daha susamaz.” (İbni Huzeyme-Beyhaki)

Görüldüğü üzere Rasulullah(sav) daha Ramazan ayı girmeden ashabını uyarmaktadır. Çünkü bu ayın bir anını bile boş geçirmemelidir. Ramazan bize öyle bir ay olmalıdır ki sadece yemeyi içmeyi değil günahlarımızın mümkünse hepsini değilse de çoğunu terk ettiğimiz ve bizim için dönüş noktası olmalıdır. Depo ayı olmalıdır bizim için. Bir daha ki Ramazan ayına kadar olan vakitte şarj ayı olmalıdır.     Hem maddi hem de manevi doyurabiliriz kendimizi bu ayda. Maddi olarak sağlığımız yenilenir. Çünkü aç kalmak bilindiğinin aksine vucudu zayıf düşürmez. Direncin artmasına ve vucudun yenilenmesine sebep olur. Manevi olarakta gecemiz namaz, zikir, duayla geçirip günümüzü de oruç, haramlara (dedikodu, yalan, koğuculuk) karşı, kötü sözlere karşı korunaklı geçirirsek hem maddi hem manevi korunarak geçirmiş oluruz biiznillah. Ne güzel bir aydır ki değerlendirebilenin hem bedeni hem ruhunu doyurup, sıhhatine vesile olmaktır. Dünyasını düzene sokup ahiretini de zenginleştirmektedir.

Yine Yukarıdai hadisi şerifin sonunda Rasulullah (sav) 4 şeye dikkat çekmiş ve bu ayda onların çokça yapılmasını emretmiştir.
  1. Kelime-i Tayyibe (Allah’tan başka ilah yoktur.),
  2. İstiğfar,
  3. Cenneti kazanmak için dua etmek
  4. Cehennemden kurtulmak için dua etmek.
Ramazanda her vaktimizi böyle şeylere ayırmaya gayret etmeyi saadet bilmeliyiz. Tabiki bunların kıymetine bilmek ve değerlendirebilmek için Ramazan ayına girmeden önce hepimizin hedefi olmalıdır ki bu hedeflerden en önemlisi de kendini affettirebilmek ve Allahu Tealaya yaklaşmaktır. Allah azze ve cellenin sevgisini, rızasını kazanmak olmalıdır. Buda koyulan hedefin gerçekleşmesi ulaşılması için bizi çalışmaya itmelidir. Bu sebeple gecemizi, gündüzümüzü bol bol değerlendirmeliyiz. En uyanık olmamız gerekn ay yine bu aydır. Çünkü şeytan gibi bir bahanemiz kalmamış, düşmanımız ikiden bire düşmüştür. Rabbimiz rahmetiyle şeytanları zincire vurmuştur ki bizi affetme yolunu kolaylaştırmak için Zira Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur.

Ebu Hureyre (ra)’dan rivayetle: “Önceki ümmetlere verilmeyen beş haslet benim ümmetime verilmiştir.
  1. Allah indinde oruçlunun ağzı kokusu misk kokusundab daha hoştur.
  2. İftar edinceye kadar, melekler onlar için bağışlanma dilerler.
  3. Asi şeytanlar yakalanıp bağlanırlar. Diğer zamanlarda bunlardan kurtulabilirler fakat Ramazan ayında kurtulamazlar.
  4. Allahu Teala cenneti hergün süsler ve ona:
    -Salih kullarımın sana gelme vakti yaklaştı. Bu halinle onlardan sıkıntı ve yorgunluğu alırsın der.                                                                                             
  5. Son gün geldiğinde de Allahu Teala onları bağışlar.”
 Sahabe-i İkram Hz. Peygamber’e:

-Bahsettiğiniz gün kadir gecesi midir? Rasulullah:

-Hayır, işçi işini tamamladığında ücretini tam olarak alır, buyurdu. (Beyhaki, Şuabü’l İman 3/336)

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Ey iman edenler! Oruç sizden önceki ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz. (Bakara 183)

Tefsir âlimleri orucun “Oruç size farz kılındı.” Ayeti ile insanın her azasına farz kıldığını yazmışlardır. O halde dilin orucu yalan vs şeylerden sakınmak, kulağın orucu caiz olmayan şeyleri dinlemekten sakınmak, gözün orucu caiz olmayan oyun, eğlence vs şeyleri seyretmekten korunmaktır. Bunun gibi diğer azalarında orucu vardır. Hatta nefsin orucu, hırs ve şehvetten sakındırmaktır. Kalbin orucu onu dünya sevgisinden boş tutmaktır. Ruhun orucu ahiret lezzetlerinden bile perhiz etmeleridir. (Fezaili Ama’/ Fezaili Ramazan bölümü)

İslam büyükleri orucun edepleri hakkında oruçluların dikkat etmeleri gereken altı hususu yazmışlardır. Bunlar kısaca;
  1. Gözleri korumak,
  2. Dili korumak,
  3. Kulakları korumak,
  4. Vucudun azalarını korumak,
  5. Fazla yememek,
  6. Kendi ibadetlerini eksik görmek. (Fezaili Ama’l, Fezaili Ramazan bölümü)
Ramazanı şerifi ashabtan Hz. Ömer (ra) şöyle karşılamıştır:

“Hoş geldin günahlarımızı temizleyen mübarek ay! Ramazan gündüz orucuyla, gece namazıyla tamamen hayırlarla dolu bir aydır. O ayda aileye yapılan harcamalar Allahu Teâlâ’ya yapılan gibidir. “(Tenbihul Gafilin)

Daha sayamadığımız kadar fırsatların olduğu bu mübarek ayı değerlendirmemek kazançsızlık olur ki Ramazan ayının sonu gelipde değerlendirmediği, tembellik ettiği, kıymetini bilmeyip affolunmayan kullara yazıklar olsun diyor Rasulullah (sav).

Rabbim bizlere bu mübarek ayın kıymetini bilip şuuruna ererek hakiki bir iman çerçevesinde her günümüzü dolu dolu geçirmeyi nasip etsin.  Bizde Hz. Ömer(ra) gibi hoşgeldin ey mübarek ay diyerek karşılayalım bu nadide ayı.

Allah’ım senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği isteriz. Ey kalpleri evirip çeviren Rabbimiz kalbi İslam’a açık olupta arayış içerisinde olan herkesi sen hidayetle şereflendir. Arayanlara aradıklarını bulmayı nasip et.

Vesselam...


ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Haber var islah eder, haber var ifsad eder