Video Foto Galeri Yazarlar
26.9.2017 - Salı

Sümeyye Sancak

ŞEYTANIN ADIMLARI

Yine düşmanımız şeytan (aleyhillane) öyle bir özelliğe sahip ki bu gerçekten çok tehlikelidir. Allah(cc) iblise kendisi görülmediği halde insanoğlunu görebilme özelliği vermiştir. “Sizin onları görmediğiniz yerlerden o ve taraftarları sizi görürler” (Araf 27)

4 Eylül 2017 12:03
A
a

Hamd Alemlerin yaratıcısı İlahı, Rabbi, rüzgarı estiren,bulutları yürüten,yağmuru yağdıran, ölü toprağı dirilten, bitkileri bitiren, hiçbirşeye muhtaç olmayan her varlığın kendisine muhtaç olduğu Allah azze ve celle’ye şanına yakışır şekilde tümüyle O’na aittir. Ondan yardım ve bağışlanma dileriz.

Salat ve Selam Alemlere uyarıcı ve müjdeci olarak gönderilen son Rasul Hz. Muhammed (sav)’e, ehli beytine, ashabına, O’na tabi olup izinden giden tüm müminlerin üzerine olsun inşallah.

Geçici olan şu dünya hayatında derdimiz davamız Alla’ın rızasını kazanabilmek rahmetini hak edebilmektir. Elbette nefsinin istek ve arzularını her türlü cazibesiyle önünde duran dünyayı, menfaatlerini, gençliğinin vermiş olduğu heyecanları ve dahası herşeyi bir tarafa bırakıp kendine din olarak islamı seçtikten sonra gereklerini yerine getirmek pek kolay değil. Bu hali Rasulullah (sav) elde ateşten bir kor tutmaya benzetmiştir. “İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki dinin gereklerini yerine getirme konusunda sabırlı/dirençli davranıp müslümanca yaşayaan kimse avucunda ateş tutan kimse gibi olcaktır”(Tirmizi) Birde bu zorlu mücadelede karşımıza bizi yolumuzdan alıkoymak, hedefe ulaşmamıza engel olmak ve imtihanı kaybetmemiz için hiç durmadan çalışan bir düşmanımız var . “O taraftarlarını sadece çılgın ateşin yaranı olmaya davet eder” Öyle bir düşman ki yalan vaadlerde bulunur, yalan yere yemin eder. Adem a.s ve eşine yaptığı gibi.Onlarada yalan söyleyip yalan yere yemin ederek cennetten çıkmalarına sebep olmuştu. Aynı planla ademoğullarını da sıratı mustakimden çıkarmaya çalışmaktadır.”Şeytan sizde ancak aldatmak için vaatte bulunur.”(Nisa 120)

               Yine düşmanımız şeytan (aleyhillane) öyle bir özelliğe sahip ki bu gerçekten çok tehlikelidir. Allah(cc) iblise kendisi görülmediği halde insanoğlunu görebilme özelliği vermiştir. “Sizin onları görmediğiniz yerlerden o ve taraftarları sizi görürler” (Araf 27)

               Onu görebilsek belki işimiz daha kolay olur, kendimizi müdafa edebilirdik. Fakat göremediğimiz için bunu nasıl başarabiliriz ki? (Sadece şeytandan daha üstün bir güce yani onunda sahibi olan yüce Allah(cc)’dan yardım isteyenler bu tehlikeden korunabilirler.)

Şeytan sürekli olarak müminleri şaşırtmaya ve kendi safına katmaya çalışır. İnanan her insan basirete ve şeytanın adımları ile Rahmanın rızasına giden adımları birbirinden ayıran ilme sahip olmak zorundadır. Zira şeytanın adımları çok çeşitli ve şumulludur(geniştir). Allah azze ve celle hepsini kitabında izah etmiştir. Şeytanın bazı adımları şunlardır;

  1. Hevaya Tabi Olmak

İnsanı saptırmak için sürekli tuzaklar kuran şeytanın ilk isyanı Allah teala’nın secde emrine karşı gelmesi ve hevasına uymasıdır. Şüphesiz ki  insanı azdırmak içinde ilk olarak bu adımı arttırmaya çalışacaktır. Çünkü insan haktan sapıp hevasına uyarsa elbette hatasını fark edip tevbe ile Allah azze ve celle’ye dönmediği müddetçe bu sapmanın devamı gelecektir. Yani kişi azgınlığa doğru sürüklenecektir.

Şeytan nefisle beraber hareket eder. Önce kişinin nefsine fısıldar nefiste ısrarla kişiyi hevaya teşvik eder.

Heva: Birşeye karşı aşırı istek ve bağlılık ,arzu, sahibini dünyada çeşitli belalara sokan ahirette de onu cehennneme düşüren şey diyede tanımlanır. Her türlü kötülüğün rezilliğin kaynağıdır.

Heva sahibi bir insan Hak kendisine geldiğinde teslimiyet göstermez. Kalbini karartan bu kir sebebiyle Hakkı reddeder. “Allah katından bir rehberiyet olmaksızın hevasına tabi olan kimseden daha sapık kim olabilir.”(Kassas 50) “İnsanlar tek bir ümmetti de ihtilafa düştüler”(yunus 19)

Muhakkak ki insanların iman üzere tek bir ümmet halinde iken ihtilafa düşmelerinde hevalarına uymalarının büyük payı vardır. Nitekim Adem(as)’ın oğlu Kabil heva ve hevesine uyarak kardeşi Habili öldürmüştür. “Nihayet nefsi onu kardeşini öldürmeye itti ve onu öldürdü. Bu yüzden ziyana uğrayanlardan oldu.” (Maide 30)

Hevaya uymanın tabii sonucu hüsrana uğramaktır. “Sizin için korktuğum iki şey vardır. Biri uzun emel diğeri hevaya tabi olmaktır. Zira uzun emel ahireti unutturur, hevaya uymak ise insanı Hak’tan uzaklaştırır.”

Bir insan kendi görüşünden kendi kararından başkasını beğenmiyorsa, kendi arzularından daha üstün birşey tanımıyorsa o insan kendi hevasını nefsini ilah haline getiriyor demektir. Kur’an-ı Kerim bunu şöyle bildiriyor. “ Görmedin mi hevasını (nefsini) İlah haline getireni? Onun üzerine sen mi vekil olacaksın”(Furkan 43)

Kişinin kendi hevasına uyması Haktan yüz çevirmesi demektir. Tıpkı şeytanın yaptığı gibi. Şeytan da yüce Allah’ın emri karşısında hevasına uymak suretiyle Haktan yüz çevirmişti. Allah(cc) Kur’an-ı Kerim’de Hz. Peygambere(sav) onun şahsında müslümanlara hevasına tabi olanlara uyamama konusunda uyarılarda bulunmuştur. “Onların aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet. Onların hevalarına uyma”(Maide 49)

Hevalarına uyanların özelliklerinden biri de vahye karşı çıkmalarıdır. Hayatlarına  kendi hevaları ,çıkarları,arzu ve istekleri doğrultusunda yön vermek isterler. “Hevalarına uyanlar Allah’tan gelen vahyi(ilmi) bilgisizce bir tarafa atarlar. Onlar gerçekten cahillerdir.”(Rum 29)

Hevalarını ilah edinen kimselerin başta olduğu ülkelerede fitne, fesad, fuhuş ahlaki çöküş alabildiğine  yüksektir. Zulme ve haksızlığa uğramak kaçınılmazdır. Böyle yerlerde emniyetten güvenlikten söz edilemez. VE HEVALARINA UYAN KİMSELERİN YÖN VERDİĞİ DÜNYADA BARIŞ VE  ADALETİN  OLMASINA DA İMKAN YOKTUR.

Şu ayeti kerimede hevaya uymanın zararlarını göstermek açısından oldukça dikkat çekicidir. “Eğer Hak onların hevalarına uyacak olsaydı hiç tartışmasız gökler yer ve bunların içinde olan her varlık fesada uğrardı” (Müminun 71)

SUBHANALLLAH!

Rabbimin bir ayeti aslında meselenin ciddiyetini keyfiyetini ve tehlikesini net bir şekilde ortaya koymakta. Akıl sahiplerine düşen görev ise ayetler üzerinde düşünüp tefekkür etmesi ve O’nun (cc) ilmine azametine teslim olup boyun eğmesidir. Dünya ve ahiret saadeti huzuru için yapılacak tekşey hevaya uymak ve hevalarına uyanlara tabi olmak yerine, kendi hevasından söz söylemeyen peygambere ve vahye tabi olmaktır.

Elhamdulillahirabbilalemin

(Bu yazı dizisi  ''BÜYÜK DÜŞMAN ŞEYTAN'' isimli makalenin devamıdır.)

Bu Makale Ebrarmedya.Com 'dan alınmıştır.


Haber var islah eder, haber var ifsad eder
************ Sponsor Reklam Alanı; Mobilya | Klasik Mobilya | ucuz uçak bileti al | Kek kalıpları |