Video Foto Galeri Yazarlar
19.11.2018 - Pazartesi

Şahımerdan SARI

SORULAR VE CEVAPLAR - 7

Değerli Alim Şahımerdan Sarı Hoca'nın kaleminden Kelime-i Tevhid ve Manası kitabında yer alan bölüm soru ve cevapları. ( 7. Bölüm)

26 Temmuz 2018 13:03
A
a
SORU=101) Araf Suresi 172.ayetinde insanlar hangi sözü vermişlerdir?
CEVAP=101) Allah (c.c) Rububiyetini Âdemoğullarına kabul ettirerek bir de ahid misak (kuvvetli söz) almıştır. Hem de kıyamet günü hesabı sorulduğunda (Allah’ın Rububiyet yetkilerine kimseyi ortak ettiniz mi?) dünya hayatındaki itikad, amel ve sözlerinden hiçbir mazeret hakkına sahip olmayacaklarını buna göre muamele göreceklerini şimdiden (dünya hayatında) bilsinler.

SORU=102) Kabirde insana neden Rabbin kim diye sorulur?
CEVAP=102) Ahid “Elestu Billahikum” diye değil de “Elestu bi Rabbikum” diye ahid alınmıştır. Sorgu sual melekleri olan “Münker ve Nekir” meleklerinin ilk olarak insana soracağı sual “Men Rabbuke” yani “Rabbin kim” sualidir. Yoksa “Men Allahuke” diye sorulmayacaktır.

SORU= 103) Maruf ve Münker nedir? Münkere itaat olur mu?
CEVAP=103) Allah nizamının dışındaki; bütün sistemler münkerdir, masiyettir. Maruf ise ancak Allah ve Resulü’nün razı olduğu İslam şeriatıdır. Münker bir sistemin altında yaşayan tek başına bir Müslüman da olsa, Allah Resulü ve Sahabesi gibi işkence ve eziyetlere uğrasa dahi inancından taviz vermeden küfür sistemlerine karşı çıkmakla ancak ebedi yolculuğa çıktığında hesaptan kurtulabilir.
 
 
SORU=104) Devlet adamlarına itaat ile Rablik ilişkisini izah ediniz.
CEVAP=104) Fahreddin Razi’nin “En naşu ala dini mulukihim” yani insanlar idarecilerinin dini üzeredir dediği gibi devlet idarecilerinin de sistemleri ne ise dini o olduğuna göre insanlar itaat ettikleri devlet başkanlarının ve idarecilerinin dinine göre ahirette muaheze edilirler. “Bir fert nasıl devletten sorumlu olur” demeye hakkı yoktur. Hadiste “Masiyette kula itaat yoktur itaat ancak Maruf’tadır” meali ile buyrulmuştur.

SORU=105) Tevhidi İradi kavramını izah eder misiniz?
CEVAP=105) Allahu Teâla (c.c)’nın ulûhiyetine hiçbir şekilde ortak koşmadan sadece O’na kulluk edip ve ancak O’ndan yardım dileyerek O’nu birlemektir.

SORU=106) Tevhidi İradi kaça ayrılır?
CEVAP=106) İki kısma ayrılır.
  1. Tevhidi Ulûhiyet
  2. Tevhidi Mabudiyet
SORU=107) Ulûhiyet kavramı ne mana ifade eder?
CEVAP=107) Ulûhiyet= kelime olarak tapılan, himaye etmek, korumak kulluk ettirmek, sığınmak, iltica etmek, ilah addetmek (ilahiyat=ilahın) zat ve sıfatları ile ilgili olan, her ilim gibi manalardan meydana gelmektedir.

SORU=108) İlah kelimesinin manasını izah eder misiniz?
CEVAP=108) Dil yönünden sığınılan, himaye eden, koruyan, yüce olan, varlığını gizleyen, kılan, teselli ve sükûnet veren, iştiyak duyulan, koruyan, ihtiyaçları karşılama gücüne ve zarar verme gücüne de sahip olan ve mabud gibi manalarda kullanılmaktadır.

SORU=109) Tevhidi Ulûhiyetin manasını izah eder misiniz?
CEVAP=109) Allahu Teâla (c.c)’yı ihtiyaçları karşılama gücüne yegâne sahip olarak koruyucu, teselli ve sükûnet veren, himaye eden, varlığını gizemli kılan, yegâne sığınılan gizemli yüce mabud olarak kabul edip bu yetkilere hiçbir ortak koşmadan birlemektir.
 
SORU=110) Ulûhiyetin yetkileri kaça ayrılır?
CEVAP=110)
  1. Ulûhiyetin olağanüstülüklerde olan yetkileri
  2. Ulûhiyetin siyasi ve ictimai yetkileri
SORU=111) İnsanlar neden Allah’tan başka ilahlara tapıyorlar?
CEVAP=111) “Onları kendileri için bir güç kaynağı olmak üzere (ya da onların himayesine girerek mahfuz kalmak için) Allah’tan başka ilahlar edindiler” (Meryem Suresi: 81)

SORU=112) İnsanların günümüzde taptığı putlardan 10 tane örnek veriniz?
CEVAP=112) Heykel, insan, futbol, moda, para, mal-mülk, mevki-makam, otorite

SORU=113) Allah (c.c)’dan başkasından yardım dilemenin keyfiyetini izah ediniz?
CEVAP=113) Allah’ın ulûhiyetine inanmakla beraber başkalarını da ulûhiyet yetkilerine ortak koşup onlardan yardım dilemek apaçık şirktir. Yalnız hizmetçi ve doktor gibi insanlardan yardım istemek şirk değildir. Çünkü bu yardım sebep-sonuç zinciri içerisinde gerçekleşmektedir.

SORU=114) Bir insan Allah’tan başkasını kanun koyucu kabul ederse ulûhiyet yetkisini çiğnemiş olur mu?
CEVAP=114) Evet olur. Ulûhiyetin ikinci manadaki yetkileri, teşrii kanun koyma yetkisidir. İctimai nizamın tüm bölümlerinde konulan ilahi kuralları bir kenara itip, bu yetki sahalarında kısmen dahi Allah’tan başkasını salahiyet sahibi kabul etmek de onu ilahlaştırmak demektir.


SORU=115) Tevbe Suresi 31.ayeti Resulullah (s.a.v) nasıl izah etmiştir?
CEVAP=115) Yahudi ve Hristiyanlar, hahamları ve rahipleri, Allah (c.c)’ın helal ettiğini haram, haram ettiğini helal kıldıklarında onlara itaat ediyorlardı. İşte bu onları Rab edinmektir. Meşhur rivayeti Salebi ve diğerleri Adiy bin Hatem’den rivayet etmişlerdir.
 
 
SORU=116) Bir insan kendini ilah edinebilir mi?
CEVAP=116) Furkan Suresi 43.ayet’te kişinin kendi heva ve hevesinden çıkarmış olduğu hükümleri geçerli kabul etmesi dahi Allah (c.c)’ın ulûhiyetine ortak koşmaktır.

SORU=117) Şeriat nedir? Ve Allah’tan başkasının kanun koyması ne manaya gelir?
CEVAP=117) Şeriat; insanlar üzerinde hâkim kılınan anayasadır. Kanun koyma faaliyeti, dinin en önemli yetkisini gasp ettiğinden dolayı bu bir cahiliye sistemidir.

SORU=118) Cahiliye nedir?
CEVAP=118) Maide Suresi 49-50.ayetlerde Allah (c.c)’ın koyduğu kanunlara mukabil oluşturulan kanunların tamamı cahiliye hükümleridir.

SORU=119) Resulullah (s.a.v)’in Allah (c.c)’ın hükümlerine aykırı hükümlerle hükmetme hakkı mevcut mudur?
CEVAP=119) Maide Suresi 48-49.ayetlere dikkat ettiğimizde, Allah (c.c)’ın Resulü dahi ancak Allah (c.c)’ın indirdiği hükümlerle hükmedip başkalarının heva ve heveslerine uymamak zorundadır.

SORU=120) Allah (c.c)’ın kanunları ile hükmetmeyenler hangi ayette kâfir olarak nitelendirilmiştir?
CEVAP=120) “Allah (c.c)’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir” (Maide Suresi: 44)
Allah (c.c)’ın şeriatı ile hükmetmeyen, Allah (c.c)’ın şeriatının dışındaki hükümlerle hükmedenler ve onları söz, fiil ve hareketlerle destekleyenler kâfirlerin ta kendileridir. Maide Suresi 44, 45 ve 47.ayetlerin sonunda bu hüküm açıkça ifade olunmaktadır.
 

Haber var islah eder, haber var ifsad eder