Video Foto Galeri Yazarlar
17.10.2017 - Salı

Fransa’nın Sömürü, Soykırım ve Katliam Tarihi

Okunma: 6400
GÜNDEM 11 Temmuz 2017 19:13
Videoyu Aç Fransa’nın Sömürü, Soykırım ve Katliam Tarihi

Fransa’da yayın yapan haftalık karikatür dergisi Charlie Hebdo‘nun merkezine bir saldırı düzenlendi. Paris’teki son saldırıda ilk anda 12 ölü vardı. Dünya basını bu olayı sanki Fransa “sütten çıkmış ak kaşık’’ gibi göstermeye yaşıyor. Bu sebepten Fransa’nın tarih boyunca yapmış olduğu soykırımları ele almakta fayda var.

Fransa geçmişte ele geçirdiği sömürgelerinde yapmış olduğu katliamlarla meşhur bir ülkedir. Fransa’nın tarihinin nerdeyse tümü soykırım ve katliamlarla doludur. Fransa , Yeni Kaledonya, Madagaskar, Haiti, Komor, Senegal, Mali, Fil Dişi Sahili, Gabon, Kamerun, Gana, Gine, Benin, Rwanda, Vietnam, Laos ve Kamboçya gibi bir bölümü halen Fransız sömürgesi altında olan ülkelerde yaptığı katliamların yanı sıra, dünya haritasında yerini bile gösteremeyeceğimiz belki ismini dahi duymadığımız birçok ülkeyi sömürdü ve oralarda katliamlar yaptı.

Fransa sadece Cezayir’den 1.5 milyon insanı katletti. Ruanda’da 90’lı yıllarda Hutu ve Tutsi kabilelerinin birbirlerini katletmelerine yardımcı oldu. İşte, Fransa’nın kanlı tarihi…

 Cezayir

1830’ da sömürge olarak işgal ettikleri Cezayir’ de her türlü insanlık suçunu çekinmeden işleyen Fransızlar, 1962’ de bağımsızlığını kazanana kadar ülkede çeşitli soykırımlar ve katliamlar gerçekleştirdi. Bağımsızlık savaşı veren yüzbinlerce Cezayirliyi katleden Fransızların 2.5 milyon Cezayirliyi tehcire tabi tuttular. Cezayir’ de 100 yılı aşkın süre her türlü insanlık suçunu işleyen Fransızların bağımsızlık savaşında 8 bin köyü yok ettiği de biliniyor. (1)

 

Fransa’nın sömürgesi altında bulunan ve tek isteği özgürlük olan Cezayir, II.Dünya savaşında Nazi Almanyası tarafından işgal edilen Fransa’nın kurtuluşu için gençlerini savaşa gönderdi. Karşılığında sadece bağımsızlığını istedi Fransa’dan. Fransa Cezayir’in bu teklifini kabul etti. Fransa savaşta Almanya’yı, Cezayirli askerlerin desteğiyle mağlup etti.

Fransa’nın zaferi, Cezayir genelinde coşkusuyla kutlandı. Sokaklara dökülen halk, kendilerine verilen bağımsızlık sözünün tutulacağına inanarak, kutlama yürüyüşleri düzenledi. Katil Fransa, verdiği sözü tutmadı. Yürüyüşe katılan halka işgalci Fransız askerleri tarafından ateş açıldı. Katliam günlerce sürdü. Masum Cezayir halkı, kurşuna dizildi. Köyler ve kasabalar bombalarla yerle bir edildi.

Fransa’nın kalleş askerleri, herhangi bir suçu olmayan yaklaşık 45 bin Cezayirliyi katletti. Kadın, çocuk, yaşlı, genç demeden on binerce Cezayirli, Fransız askerlerinin kurşunlarıyla can verdi.

Katledilen Cezayirlinin bir kısmı şehir dışında açılan dev çukurlara gömüldü. Bir kısmı ise, kamyonlara doldurularak kireç fırınlarında yakılmaya götürüldü. Cezayirlilerin cesetleri, Nazi fırınlarına benzeyen ölüm fırınlarında yakıldı.

Bunca zülüm ve katliamın ardından Fransa Cezayir’in bağımsızlığın yolunu açacak referandumun yapılmasını kabul etti. Referandum sonucunda halkın tamamına yakını bağımsızlık yönünde oy kullandı. Böylece Cezayir Fransız sömürgesi olmaktan kurtuldu ve hak ettikleri bağımsızlıklarına kavuştu. Ancak 1954’ten 1962 yılına yaklaşık 132 yıl boyunca bağımsızlık mücadelesinde 1.5 milyon Cezayirli yaşamını yitirdi. Bu olay dünya tarihinde görülen en büyük soykırımlar arasındaki yerini aldı. (2)

Ruanda

Ruanda Afrika’nın ortasında yer alan küçük bir ülkedir. Halkının yüzde 90’ı Hutu, yüzde 9’u Tutsi, yüzde 1’i Pigme kabilesinden meydana gelmektedir. Avrupalıların sömürgecilik faaliyetlerinin vahşice yaşandığı yerlerden sadece bir tanesiydi Ruanda.

II.Dünya savaşından sonra sömürgeci devletler ellerindeki bölgeleri tek tek kaybetmeye başladı. Bunlardan biri de Ruanda’ydı. 1962 yılında Ruanda bağımsızlığını ilan etti. Ülkede yapılan seçimler sonucunda Hutular kazandı. Yönetimi ele geçiren Hutular Fransa ve Belçika gibi sömürü üzerine inşa edilmiş devletlerinde kışkırtmalarıyla Tutsileri sürgüne zorladı. Tutsilerin önemli bir bölümü komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldı. Bu gibi nedenlerden dolayı ülke kargaşa ortamına büründü. Fransa’nın da desteği ile ülke artık katliam için uygun bir hale gelmişti.

Fanatik Hutulara ise bu fırsatı Hutu asıllı Ruanda Devlet Başkanının uçağının 6 Nisan 1994’te düşürülmesi verdi. Hutular ülkede Tutsileri katliama başladılar. Birkaç ay içinde 600 bin insan katledildi. Katliamın iyice büyümesi sonucunda komşu ülkelerde örgütlenmiş olan Tutsiler saldırıya geçti.

O güne kadar katliamı isteyen Fransa bu gelişme üzerine katliama göz yuman katkı sağlayan Hutu hükümetine askeri destek vermeye başladı. Bu destekle beraber Ruanda Katliamı, son 10 yıl içerisinde dünyada yaşanan en büyük ikinci katliam olarak tarihte ki yerini aldı. 7 Nisan 1994 te başlayan katliam da sadece 100 gün içerisinde yaklaşık 800.000 kişinin ölümüne mal oldu.

Fransa bölgede Belçika’nın etkilendiğini artırmak için ilk başta ayrımcı politika izledi. İlerleyen zamanlarda ise askeri yardımda bulunarak katliamın büyümesinde ki en büyük etken oldu.  Bunun sonucunda tarihte meydana gelen büyük katliamlardan birini daha gerçekleştirmiş oldu.

Dünya katliam haberlerini katliam başladıktan 15 gün sonra duydu ve eski Fransa devlet başkanı Mitterand : “Afrika’da olağan şeyler yaşanıyor” diyerek ne kadar karaktersiz olduklarını ortaya koyuyordu. (3)

Elbette Fransa’nın kanlı sömürge tarihi bu kadar değildi. Sömürgenin Afrika’ya yayıldığı dönemlerde Benin kıyıları köle ticaretinin merkezi halindeydi. Fransızlar sadece Benin kıyılarıyla yetinmeyip tüm Benin’i ele geçip sömürmek istedi. Bu doğal bir sonucu olarak halk silahlanıp ayaklandı. Modern teknolojiye sahip Fransa bu ayaklanmayı kanla bastırdı.

1904 yılında ülkenin tamamı işgal edildi. Benin toprakları anacak 1 Ağustos 1960 yılında bağımsızlıklarını ilan edebildiler.

Sömürgeye maruz kalan başka ülkelerde vardı.. Mesela Cibuti. Müslüman bir toplum olan Cibuti’ye ilk işgal girişimi 11 Mart 1862 tarihinde başladı. Halkını İslam’dan uzaklaşması için eğitim sistemiyle oynayan Fransa Cibuti haklına Hristiyanlığı empoze etmeye çalıştı. Tabi ki bu başarılı olamamıştı Cibuti halkı üzerinde.

Fransa insanlık tarihi boyunca en dehşet katliamlar ve işgallere imza atmış bir ülkedir. Sadece İslam’a ve Müslümanlara zülüm yapmadı Fransa. Tüm Afrika ülkelerine kan kusturdu. Burkina-Faso, Çad, Gabon , Gine , Kamerun , Komor adaları , Moritanya , Nijer , Senegal , Tunus , Mali …

Bugün herkes şahittir ki esas terörist, esas katil ve saldırgan Fransa’dır. Mazlumlara çektirmiş olduğu eziyetler elbette bir gün Fransa’yı bulacaktır…

Ümmet-i İslam

Kaynakça:

1) http://www.timeturk.com/tr/2011/12/20/fransa-nin-cezayir-ve-ruanda-katliamlari.html

2) http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=188489

3) http://www.sivildayanismaplatformu.org/haber_detay.asp?haberID=142

 

Haber var islah eder, haber var ifsad eder
************ Sponsor Reklam Alanı; ucuz uçak bileti al | Kek kalıpları |