Video Foto Galeri Yazarlar
11.12.2018 - Salı

Sare GÜNDOĞDU

Aslımıza Dönelim

“Hani Rabbim Adem oğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları nefislerine karşı şahit tutarak Ben sizin Rabbiniz değil miyim demişti? De Onlar da evet Rabbimizsin şahid olduk demişlerdi. Bu Kıyamet günü bizim bundan haberimiz yoktu demeyesiniz diyedir.”(Araf suresi 172)

9 Ocak 2018 15:59
A
a
NisaButikAdana
“ASLIMIZA DÖNELİM”
                Hamd alemlerin Rabbi olan Rahman Rahim olan misakta verdiğimiz sözü bize hatırlatıp sonra o sözün gereğini hayatımıza geçirmemiz için Peygamberler gönderen Allah(cc)’ya… Salat ve selam ulu önder başkomutan yaratılmışların en hayırlısı olan Hz. Muhammed (sav)’e ve selam bugünden önce yaşamış bugün yaşamakta olan bugünden sonrada kıyamete kadar yaşayacak olan tüm Müslümanlara olsun inşaAllah.
                Ruhlar Aleminde Allah(cc)’ya söz veren insan sözüne sadık kalıp kalmama konusunda imtihana tabi tutulmaktadır.
                Baktığımızda kitabımız olan Kur’an-ı Kerim de Araf suresinde şöyle diyor:
                “Hani Rabbim Adem oğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları nefislerine karşı şahit tutarak Ben sizin Rabbiniz değil miyim demişti? De Onlar da evet Rabbimizsin şahid olduk demişlerdi. Bu Kıyamet günü bizim bundan haberimiz yoktu demeyesiniz diyedir.”(Araf suresi 172)
                Bir ayeti Kerime daha okuyalım inşaAllah.
                “Ben Cinleri ve İnsanları ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım”(Zariyat 56)
                Evet bakıyoruz, bizlerin yani insanların dünyaya geliş gayesi çok net bir şekilde Kur’an-ı Kerim’de ortaya konulmuştur. Geliş gayemiz “Allah(cc) hayatımızda tek İlah tek Rab olarak kabul edip yaşamak, başı boş bir şekilde değil.
                “İnsan kendisinin başı boş bırakılacağını mı zannediyor?”(Kıyamet 36)
                Gerçekten öyle sandık başı boş kuralsız kanunsuz ,rahat, sonra kimsenin karışmadığı bir dünya herkese özgürlük hakkı tanınan bir dünya,.
                Ama biz Müslümanlar olarak böyle olmamalıydı bizim hayatımızda rehberimiz Kur’an, önderimiz Rasulullah örneğimizde sahabe olmalıydı.
                İnsan gerçekten başı boş yaratılmamış bakın gerçekten Kur’an’daki ayetleri okudukça İnşaAllah dünyaya geliş gayemiz ve amacımızı daha iyi anlayacağız İnşaAllah.
                Bakara suresini hemen hemen herkes okur çoğumuz ezbere bilir bu sureyi birdaha okuyalım İnşaAllah “Bu kitaptır ki kendisinde hiçbir şüphe yoktur Muttakiler için (rehber )kılavuzudur”(Bakara 2)
                Toplumca hep söyleriz Kur’an bizim başımızın tacıdır diye. Gerçekten herkes kendi nefsine sorsun yaşama hayat tarzı olarakta baş tacımı, bizim hayatımıza Kur’an bize hayat vermiş. Veya ne kadar anladık biz İslam’ı ve getirdiklerini, inanın anlamamışız anlasaydık Kur’an bize rehber olurdu. Allah(cc)’ya giden bir yol olurdu. “Alemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkan’ı indiren Allah’ın şanı yücedir”(Furkan 1)          
                Furkan ayıraç demektir. Hak ve batılı ayıran demektir. Peki, bu Kur’an herkesin okuduğu bu Kur’an bizim hayatımızda da batıl olan şeyleri yani okuduğumuz ama anlayamadığımız Kur’an bizim hayatımızdan batılları çıkardı mı?
                “Bu Kur’an kendisiyle uyarsınlar Allah’ın ancak tek İlah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.”(İbrahim 52)
                “Andolsun içinde sizi zikreden sizden bahseden bir kitap indirdik, Hala Akıl etmez misiniz?(Enbiya  10)
                Allah (cc) ayetlerinin çoğunlukla şu ikaz vardır. Aklınızı kullanmaz mısınız? Hadi gelin aklımızı kullanalım.
                Her gün kırk defa Fatiha suresini okuyoruz.
                “Bizi Sırat-ı Müstakime ilet”(Fatiha 5)
                Şimdi biz ne anladık hangi yola iletmesini istiyoruz. Eğrisi büğrüsü olmayan dosdoğru yola iletmesini istiyoruz. Aslında Allah(cc)’dan ne istediğimizi bile bilmiyoruz.
                Gerçekten Allah(cc)’nun bizi o doğru yola Kur’an’ın dediği yola iletmesini istiyorsak o zaman artık yönümüzü Kur’an ve Sünnete çevirmek zorundayız. Kur’an ve Sünnet çerçevesi dahilinde daha samimi, daha gayretli yaşamaya çalışmalıyız.
                “İşte bu Kur’an insanı dosdoğru yola iletir.”(İsra 9)
                İbni Kayyim El-Cevzi diyor ki: O yüzden kul Allah’dan kendisini doğru yola iletmesini istemelidir. Hatta buna mecburdur. Kul bu dua kadar hiç şeye muhtaç değildir ve ona bundan faydalı başka bir şey yoktur.
                Baktığımızda bizler zaten Allah’ın rızasını kazanmak için namaz kılıyoruz. İşte Allah(cc) rızasını kazanmak isteyen bir insanın ilk önce onun rızasına gidecek yolu doğru yolu bulması gerekiyor nasıl bir yolmuş?
                “İşte bu Kur’an insanı en doğru yola iletir.”
                Evet artık bu Hak olan bilginin ta kendisidir. Bu bilgiye ulaştıktan sonra nefsini bir kenara bırakıp o bilgiye göre hareket etmek zorundayız.
                “Ey inananlar! Allah(cc) Peygamberi sizi hayat verecek şeylere çağırdığı zaman hemen icabet edin.”(Enfal 24)
                Şimdi ben bir örnek vermek istiyorum ki ayet daha güzel anlaşılsın İnşaAllah.
                Baktığımızda bir insanın şah damarı kesildiğinde o insan ölür. Çünkü ona hayat veren yaşam sebebi olan damarı kesildi.
                Şimdi baktığımızda Kur’an ve Sünnetle insanın şah damarı olarak bu kesilirse ne olur insan şimdi gerçekten ölür, ne kadar yaşıyor gibi görünse de o ölmüştür. Hidayetin kaynağıyla bağ kopunca sonuç bu olur.
                Bir insan Müslümanım diyen bir insan eğer Kur’an okuduğunda okuduğu Kur’an onun hayatında karışmıyorsa okudukları hayatına geçmiyorsa ve bir rahatsızlık meydana gelmiyorsa bu insan artık ölmüştür.
                Bizler Kur’an  ve Sünneti  Şah damarı yani bizim şah damarımız olarak bilseydik yaşam için Kur’an ve sünnete sımsıkı sarıldık.
                “Sizin bütün izzet ve şerefiniz bu kitaptadır”(Enbiya 10)
                İnşaAllah bizlerde bu Kur’an ışığında yaşayan, Allah’ın rızasını kazanan ve bu Kur’an’la hayat bulan ve şeref sahibi insanlardan oluruz!!

 

Haber var islah eder, haber var ifsad eder
NisaButikAdana