Video Foto Galeri Yazarlar
24.9.2018 - Pazartesi

Sevde GÖK

DİN ALLAH'INDIR...

yazarımız Sevde Gök'ün ''DİN ALLAH'INDIR...'' adlı köşe yazısı.

20 Nisan 2018 15:01
A
a
 << Kur'ânı Biz indirdik, Biz. Onun koruyucuları da, şübhesiz ki, Biziz.>>Hicr,15/9
Dînin sahibi Allah (c.c)'dır,Rasûlullah's.a.s.ın sahibi Allah (c.c)'dır,Kitâbımız Kur'an'ın sahibi Allah (c.c)'dır...Rasulüne verilen sünnetin sahibi Allah c.c'dır..

İslam dinimizi eleştirmeye kalkan,1500 yıl öce hükümler bu zamana uymuyor diyenler Allah'ı sorguluyor olduklarının farkındadırlar.bu sorgulamayı,helal,haram çizgisini beğenmeyenleri,AllahTeala cezalandıracak olmaktan aciz değildir...Dinin sahibi ve koruyucusu olan Allah c.c, Rasulullah s.a.s efendimizi ikaz etmiş,üstelik çok şiddetli söz (Ayet)lerle uyarmış,kıyamete kadar okuyacak,ders çıkaracak,itaat edecek bir mü'minler topluluğu hazırlamıştır...

Peygamberi,elçisi Hz.Muhammed a.s'a dahi zerrece taviz tanımaksızın,torpil geçmeksizin uyaran Allah Teâlâ,bu asırda da kimseye torpil geçmeksizin cezalandıracak al aşağı edecek,rezil rüsvay edip el-muahhir c.c sıfatı tecellisiyle geri bırakıp yerin dibine geçirecektir inşaallah...
Allah subhanehûTeâlâ ,Hakka suresi,69/43-48 Ayet'lerinde şöyle buyurdu:
<< O, (Kur'an)âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir.''

Eğer (peygamber söylemediğimiz) ba'zı sözleri bize karşı kendiliğinden uydurmuş olsaydı,  onu elimizle yakalar, sonra da onun şah damarını koparırdık. O vakit sizden hiçbiriniz Onu kurtarmaya muktedir olamazdınız. O hiç kuşkusuz, takva sahipleri için unutulmayacak bir öğüttür .>>
Âlemlerin Rabbi tarafından indirilen Kur'an'ı ne Peygamber,nede birileri kendiliğinden uydurmamıştır,uyduramazda,değiştiremez de...Çok şiddetli bir tehdit;''sonra da onun şah damarını koparırdık''.

O vakit sizden hiçbiriniz onu kurtarmaya muktedir olamazdınız''
Allah'a rağmen,hangi güç ! Allah'ın elinden kurtarabilir ?
Ayet okunduğunda bile, gerçekte yürekleri koparıyormuşcasına tesir akıtan bu ikazın kıyamete kadar hükmü bâkîdir...ol kıyamet gününde bu sahnenin bizzat yaşatılacağına,Allah c.c düşmanlarının,Kur'an'ın hükümlerini değiştirmeye kalkanların,bu cezadan kurtulamayacağına zerre kadar şüphemiz yoktur.

<< Siz haddi aşan bir kavimsinizdir diye artık o Kur'ânı sizden (uzaklaştırıp) vaz geçip bırakı mı verelim? >>Zuhruf,43/5
21.asırda,Allah'ın indirdiği hükümler,dünyevî çıkarlarına,yaşam tarzlarına ters düşüyor diye,Kur'an'ı okumaktan,anlatmaktan,yazmaktan,yeryüzüne hakim kılınması gereken anayasamız,kanunlarımız olmasını istemekten vaz mı geçelim?
Beraberinde Rasulullah s.a.s efendimize verilen sünnet...
 << O,kendi (re'y-ü) hevâsından söylemez .>>Necm,53/3
kendi hevasından söz söylemez(söyleyemez) denilen kıyamete kadar izinden,yolundan ayrılmamakla emrolunduğumuz Rasulullah s.a.s efendimiz ve mubarek dudaklarından inci taneleri gibi dökülen mubarek Hadis'i Şerif'ler...

Mümkün mü ki,Allah'ın kitabını veya Hadis'leri heva ve arzusuna göre bildirsin,açıklasın...Bu Din Allah'ın...koruyucusu yine Âlemlerin  Rabbi Allah c.c,...ve dehşet bir uyarı...
'' Eğer (peygamber söylemediğimiz) ba'zı sözleri bize karşı kendiliğinden uydurmuş olsaydı,  onu elimizle yakalar, sonra da onun şah damarını koparırdık .''

Cihad meydanlarında bulunan mücahidler ve liderlerinin dahi,Allah'ın hükmünün birazcık dışına çıksınlar,muvaffak olamadıklarını,dağılıp gittiklerini,ya da yenilgiye uğradıklarını görmekteyiz.Uhud savaşında Rasulullah'ın emrine itaat etmeyen Sahabenin dahi cezalandırıldığına şahit olunulmuştur ki,Allah c.c hiçbir kuluna torpil geçmemiştir ,geçmez de...
Evet,bu asırda yaşayan herkim olursa olsun,ilim ehli,hoca,yönetici,lider vs...bu hakka zerrece sahip değildirler,Allah'ın haram kıldığını helale,helal kıldığını harama çevirme hakkı yeryüzünde tek bir kula dahi verilmemiştir ve Allah c.c bu yolda olanlara savaş açmıştır...

<< Kendilerine kitab verilenlerden ne Allaha, ne âhiret gününe inanmayan, Allahın ve peygamberinin haram etdiği şeyleri haram tanımayan, hak dînini dîn olarak kabul etmeyen kimselerle, zelîl ve hakir kendi el (ler) iyle cizye verecekleri zamana kadar, savaşın.>>Tevbe,9/29
Âyet gayet açık ve net,haramı haram tanımayan,helâli helal kabul etmeyenle savaşın...bu hüküm birilerinin işine gelmese de,beğenmeseler de,reddetseler de...onları zillet içine düşürünceye kadar savaşın...kesin ve net emir..emir Allah subhanehuTeala tarafından...Hiç kimse Allah'ın hükümlerini,içeriğini değiştiremez,helali haram,haramı helal sayamaz,sayarsa işte yukarıdaki Ayet'te Allah'ın emri...

Allah c.c' Maide, 38.Ayet ile hırsızlık yapanın elinin kesileceği hükmünü indirdi; Şu hadise büyük derstir.
Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Hırsızlık yapan Mahzumlu kadının durumu Kureyşlileri fazlasıyla üzdü.
"- Bu kadın hakkında Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) nezdinde kim müessir bir şefaatte bulunabilir?" diye adam aradılar.
"- Bu işe, sadece Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın çok sevdiği Üsâme İbnu Zeyd (radıyallâhu anhümâ) cür'et edebilir" dediler. Üsâme (huzura çıkarak), Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a şefaat talebinde bulundu. Efendimiz:
"Allah'ın hududundan bir hadd hususunda şefaat mi taleb ediyorsun?" diye çıkıştı. Sonra kalkıp cemaate şu hitabede bulundu:
" Sizden öncekileri helâk eden şey şudur: İçlerinden şerefli birisi hırsızlık yaptı mı onu terkedip (ceza vermezlerdi). Aralarında kimsesiz zayıf birisi hırsızlık yapınca derhal ona hadd tatbik ederlerdi. Allah'a yemin olsun! Muhammed'in kızı Fatıma hırsızlık yapmış olsa mutlaka onun da elini keserdim."(1)
Ve kızı Fatıma haramı işlese elini kesecek,asla torpil geçmeyecek Allah'ın hükmünü çiğnemeyecek bir Peygamber s.a.s...

Bir diğer yaşanan hadise,Hz.Ebûbekir r.a'ın halifeliği zamanında olmuştur...
Ebu Hüreyre r.a rivayet ediyor;
''Resulullah (sav) vefat edince, ondan sonra Hz. Ebu Bekir (ra) halife seçildi. Bunun üzerine bedevilerden bir kısmı "irtidat" etti. (Hz. Ebu Bekir halife olarak onlarla savaşmaya karar verince) Hz. Ömer, "Resulullah (sav): "İnsanlar lailaheillallah deyinceye kadar onlarla savaşmaya emrolundum. Bunu söylediler mi, benden mallarını ve nefislerini korurlar. (İslam'ın) hakkı hariç artık hesapları da Allah'a kalmıştır!" demiş iken, sen nasıl insanlarla savaşırsın?" dedi.

Hz. Ebu Bekir: "Allah'a yemin olsun, namazla zekatın arasını ayıranlarla savaşacağım. Zira zekat, malın hakkıdır. Vallahi, Resulullah (sav)'a vermekte oldukları bir oğlağı vermekten vazgeçseler, onu almak için onlarla savaşacağım" dedi. Hz. Ömer sonradan demiştir ki: "Allah'a yemin ederim, anladım ki, Hz. Ebu Bekir'in bu görüşü, Allah'ın savaş meselesinde ona ilhamından başka bir şey değildi. İyice anladım ki, bu karar hakmış."(2)

Hz. Ebû Bekir, Allah c.c'ın emrettiği,farz kıldığı hükmü reddederek karşı gelenlerle savaşmıştır ki bu zaten savaş suçudur. Kur’an-ı Kerim’e baktığımızda “Namaz kılın”, “Oruç tutun” gibi ibadetle ilgili emirlerin tamamen kişisel olduğunu anlıyoruz. Zekât içinse bir taraftan “Zekâtı verin” buyurulurken diğer taraftan siyasi otoriteyi de temsil eden Peygamberimize hitaben “Mallarından sadaka/zekât al; böylece onları arındırmış ve geliştirmiş olursun.” (Tevbe, 9/103) buyurulmuştur, zekâtın bir yönüyle bireysel; ama diğer taraftan siyasi/devlet yönü olan bir ibadet olduğu açık ve nettir.

Tevbe sûresinin 60. ayetinden de anlaşıldığı kadarıyla bizzat devlet tarafından toplanan zekât, yine devlet tarafından 8 fona taksim edilecektir. Bu açıdan zekât diğer ibadetlerden ayrılmakta, verilmemesi hem Allah’a hem de devlete isyan suçu kabul edilmektedir. Zekâtı vermeyenlere savaş açılması da bu sebepten dolayıdır.
<< Rabbinin sözü doğruluk ve adalet bakımından tam kemâlindedir. Onun kelimelerini değiştirici (hiç bir kuvvet) yokdur. O,hakkıyle işiten (küfr edenleri)kemâliyle bilendir.>>En'am,6/115
<< De ki: «Siz dîninizi Allaha mı öğretiyorsunuz?.......>>(Hucurat,46/16)
Bu asırda,(28 şubat döneminde)Kur'an'ın içindeki 300 Ayet bu zamana uymuyor,çıkartılması lazım diyen yöneticiler ! ler geldi geçti,Kur'an bu zamanda yeniden güncellenmelidir diyenlerde geçecekler ve Rablerine hesap vermeye dönecekler,zira hedef,filanca hocalar,falanca cemaatler değil,bizzat İslamın kendisidir,çünkü onlar halâ inananların,İslami hükümleri hayata taşımasını hazmedememektedirler...

Ve unutulmamalı,Rasulullah s.a.s buyurdu;
Enes b. Mâlik rivayet etti,
''...........(Ashâbım! Allah`ın bir âdeti, bir nizâmı vardır ki, ona göre) Allah dünyâda her yükselen şeyi muhakkak aşağı almağı iltizâm eder, buyurdu.''(3)
evet,''dünyaya ait her yükselişin,muhakkak bir alçalışı vardır...''
İslâmı,Kur'an'ı,Sünneti eleştirenler,güncellenmesi gerekir diyenler ,birgün Rableri tarafından alaşağı edilmiş olmayı muhakkak yaşayacaklardır ve ümmet buna şahit olacaktır biiznillah...
Çünkü Ümmet uyanıyor,
çünkü ümmet bilinçleniyor,
çünkü ümmet,müslüman görünen münafık kılıklılardan kurtulmak istiyor,
çünkü ümmet yeniden cihad şuuruna kavuştu,
çünkü ümmet,tüm dünyada şahlanmaya hazırlanıyor,
çünkü ümmet hergün,her beldede Allah'a şehidler veriyor
çünkü bu dava yücelsin ,yeryüzüne yeniden hakim kılınsın diye,
çünkü Allah c.c'ın kitabı ,Allah'ın sözü  en yüce olsun diye,
çünkü Allah'ın Rasulü yüce Peygamber ve şerefli ashabı'nın sünneti hayatımızın her alanında ihya olsun diye...
Selam hidâyete tâbî olanlara...
--------------------------------------------------------------------------------
Dip not:
1-Buhârî, Hudud 11, 12, 14, , Fedâilu'1-Ashâb 18, Megâzî 52; Müslim, Hudud 8, 1688; Tirmizî, Hudud 9, (1430); Ebü Dâvud, Hudud 4, (4373, 4374); Nesâî, Sârik 5, (8, 74, 75).
2-(SAhih- Buhari, İ'tisam 2, Zekat 1, İstitabe 3; Müslim, İman 32, (20); Muvatta, Zekat 30, (1, 269); Tirmizi,  Hds,no, 2001)
3-Sahih-i buhari,hadis no,1214

Haber var islah eder, haber var ifsad eder