Video Foto Galeri Yazarlar
18.7.2018 - Çarşamba

Şahımerdan SARI

İSLAM ALEMİNDE İTİKADİ DURUM - 2'sinin 1.Bölümü

ŞAHIMERDAN SARI HOCA'NIN KALEMİNDEN - İSLAM ALEMİNDE İTİKADİ DURUM A) GAFLET VE HİLE 2) MAHKÛMİYET 2'sinin 1.Bölümü

6 Temmuz 2018 08:44
A
a
2-Mahkûmiyet: Başkasının hükmü altında bulunmak kendi hükümleriyle hükmetmemek başkasının koymuş olduğu ferdi ve rtim ai kurallara bağımlı olmaya zorlanmaktır. Tav'an veya kerhen inancının dışında kalan hükümlere uymak, inancının gereğini kısmen yerine getirme imkânına sahip olmak dahi mahkûmiyettir. Günümüzde Müslümanlar mahkûmiyetlerinin farkında değildirler. Şöyle ki Müslümanların inanmış olduğu veya inanmak zorunda olduğu İslam ahkâmının hükmetmediği, İslam şeriatının icra edilmediği yani Kuran 'ın hâkim olmayıp mahkûm olduğu bir yerde Müslümanlarda mahkûmdurlar. Zira Kuran'ın mahkûm olduğu bir yerde Müslümanların hür olduklarını zannetmesi kadar büyük bir gaflet olamaz. Yaklaşık bir asırdır İslam âlemi bu gafletin içerisinde oyalanıp ve aldatılıp durmaktadır. Toplumsal, İslami, .içtimai, hürriyet Müslümanların inanmış olduğu inanç sisteminin kâmilen hâkim olup icra edilmesi ile mümkündür.

Bir milletin savaşması uğruna, canını feda etmesi ve ölüm kalım mücadelesini vermesi için en önemli sebep hürriyettir. Zira hürriyet bir milletin var oluşunun isbatıdır. Bir milletin varlığının isbatı, inanmış olduğu inanç sisteminin nizam olarak icra edilmesiyle mümkündür. İnanmış olduğu nizam hâkim olmadığı ve bunun yerine başka hükümlerin üzerinde tahakküm ettirildiği bir yer Müslümanın vatanı olmaktan çıkmış ve Müslümanlarda topyekün mahkûm olmuş demektir. Böyle bir toplum (l00'de 99'u Müslümanım da dese) evvela mahkûm olduğunu anlayıp sonra da hâkimiyet ve hürriyet için mücadele etmek zorundadır. Bu mücadele nedeninin meşruiyetini K uran-ı Kerim yer yer misallerle bize bildirmektedir. İsrailoğullarının Hz. Musa'nın emrinde Firavun'a karşı mücadele etmesi, H z. İbrahim'in Nemrud'a karşı mücadele etmesi, Nuh, Hud, Salih gibi esasen bütün peygamberlerin kendi zamanlarındaki müstekbirlere karşı mücadele sebepleri hep mü'minlerin Allah'ın nizamının hâkimiyeti altında yaşamak istemeleri ve Allah (c.c)'ın da bununla emretmesi nedeniyledir. Bu hususa misal olarak Kuran-ı Kerim' de Talut ve Calut mücadelesini özetle verelim.
 
أَلَمْ تَرَ إِلَى الْمَلإِ مِن بَنِي إِسْرَائِيلَ مِن بَعْدِ مُوسَى إِذْ قَالُواْ لِنَبِيٍّ لَّهُمُ ابْعَثْ لَنَا مَلِكًا نُّقَاتِلْ فِي سَبِيلِ اللّهِ قَالَ هَلْ عَسَيْتُمْ إِن كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ أَلاَّ تُقَاتِلُواْ قَالُواْ وَمَا لَنَا أَلاَّ نُقَاتِلَ فِي سَبِيلِ اللّهِ وَقَدْ أُخْرِجْنَا مِن دِيَارِنَا وَأَبْنَآئِنَا فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقِتَالُ تَوَلَّوْاْ إِلاَّ قَلِيلاً مِّنْهُمْ وَاللّهُ عَلِيمٌ بِالظَّالِمِينَ

Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi? Hani onlar nebilerine: "Bize bir melik tayin et de Alfalı yolunda savaş/ilim!" demişlerdi. "Ya savaş size yazılır da savaşmazsanız?" demişti. Onlar: "Niçin Allah yolunda savaşmayalim? Ayrıca yurtlarımızdan ve çocuklarımızdan uzaklaştırıldık." demişlerdi. Savaş onlara yazıldığında ise onlardan pek azı müstesna yüz çevirdiler. Şüphesiz Allah, zalimleri çok iyi bilendir. (Bakara 246)

Okuduğuz ayet-i kerimede başlayan bu kıssa Kuran; Kerim'de ve dahi tefsir kitaplarında detaylı olarak geçmektedir. Ancak kıssanın maksadı ayet-i kerimede özetlenmiştir. Bu ayet-i kerime ve buna benzer başka ayetlerde de ifade olunduğu üzere savaşın birinci maksadı Allah yolunda olmasıdır. Allah yolunda demek ilayi kelimetullah yani Allah'ın hükümlerinin hakimiyeti için savaşmak demektir. Müslümanlar için bundan öncelikli savaş nedeni olamaz. Çünkü Müslümanlar ancak Allahın kelimesinin yüceldiği yani hükümlerinin hakim olduğu yerde ancak hür ve hakim olurlar.Bu sebep yani bu şekildeki hürriyet için mücadele ermeyen (savaşmayan) müslümanların başka maksatlarla savaşması meşru ve makul olmaz. Çünkü yeryüzünde müslümanlar için bundan daha büyük bir gaye yoktur. İslam'ın ve müslürnanın nazarında Darulislam (Islam'ın yurdu) yani vatan Allah'm nizamının hakım olduğu ve İslam şeriatının üzerinde icra edildiği yerdir. Yine İslama göre yani İslamın ve müslümanın nazarında millet; Allah'ın dinine (İslama) giren Hz. M uhammed(sav)'e tabi olan ümmettir. Bunun dışında vatan ve millet kavramları cahili, beşeri ideolojilerin uydurduğu tanımlardır.

Müslümanların cahili tanımların ve kültürlerin etkisinde kalmamaları gerekir.

Müslümanlar İslam ümmeti olarak ancak İslam'ın vatanında ve İslam şeriatının hâkimiyeti altında hürdürler. Böyle olmayan bir yerde Müslümanların orayı kendilerine vatan ve İslam'ı hâkim kılmak suretiyle hürriyete kavuşmak için mücadele etmek zorundadırlar. Ve bu mücadeleyi Hz. Muhammed (sav)'in metodu üzerine sürdürmek bütün Müslüman erkek ve Müslüman kadınları üzerinde farzı ayındır.

Kuran-ı Kerim'de birçok ayet-i kerime mü'minlere bu minvalde mücadele etmelerini emretmektedir.

 
يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا مَا لَكُمْ اِذَا قٖيلَ لَكُمُ انْفِرُوا فٖى سَبٖيلِ اللّٰهِ اثَّاقَلْتُمْ اِلَى الْاَرْضِ اَرَضٖيتُمْ بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَا مِنَ الْاٰخِرَةِ فَمَا مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا فِى الْاٰخِرَةِ اِلَّا قَلٖيلٌ
اِلَّا تَنْفِرُوا يُعَذِّبْكُمْ عَذَابًا اَلٖيمًا وَيَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْ وَلَا تَضُرُّوهُ شَيْپًا وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖيرٌ

 
Ey iman edenler! Size ne oldu ki: Allah yolunda topluca savaşa çıkın! Denildiği zaman ağırlaşıp yere çakıldınız? Ahirete karşılık dünya hayatına mı razı oldunuz? Fakat dünya hayatının faydası ahirete göre pek azdır. Eğer topluca cihada çıkmazsanız Allah sizi can yakıcı bir azapla azaplandırır. Yerinize başka bir kavmi getirir ve siz O'na hiçbir zarar veremezsiniz. Şüphesiz Allah herşeye gücü yetendir. (Tevbe 38-39)

İslam'ın hâkim olmadı bir yerde yaşayan Müslümanlar o toplumun nüfusunu l00'de 99'unu teşkil etselerde bir ağırlıkları, gündem belirlemeleri ve İslami bir izzetle yaşamaları mümkün değildir. Bazı İslami ibadetleri yapabilme imkânından dolayı kendilerini hür zannetselerde hükmen topyekün mahkumdurlar.

İktidarda olan tağuti sistemleri Müslümanlara bazı ibadetlerde serbestliğin verilmesi lütuf gibi algılanmamalı; bu zulümlerinin azalması manasında dahi anlaşılmaması gerekir. Geçmiş tarihlerde kendi halkının ekonomik refahı için azami çaba sarf eden nice

Haber var islah eder, haber var ifsad eder