Video Foto Galeri Yazarlar
20.11.2018 - Salı

Şahımerdan SARI

İSLAM ALEMİNDE İTİKADİ DURUM - A) GAFLET VE HİLE 4) DİYALOG 2.BÖLÜM

13 Temmuz 2018 09:23
A
a
 
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

"Dinler Arası Diyalog" oyunları ile yeni kılıf giydirilmiş fitneciliğin etkisi ile bu oyunu tezgahlayan şer güçler istemedikleri halde kitlelerin İslam 'ı araştırmalarına vesile olacaktır. Şimdi bu konuda ortaya atılan bazı iddialara Kuran; Kerim'den ayetlerler cevap vermeye çahşalim . Zatffi. Kuran; Kerim'in ayetleri o kadar açıktırki yoruma hacet yoktur. "Dinler Arası Diyalog" un İslam'a göre mümkün olmadığını birkaç şıkta özetlemeye gayret edelim.

a) Allah(c.c) indinde Din; Sadece İslam'dır Allah (c.c) katında İslam'dan başka din kabule şayan değildir. Bu husus ileride açıklanmıştır.

Ve yine böylece bugün Hristiyanlık ve Yahudilik dinleri tahrif olmuş ve onlara uyanlar Allah (c.c) indinde mü'min ve müslüman

sayılmazlar. Hristiyanlığın ve Yahudiliğin bugünki itikadında şirk m evruttur. Onların itikadını red için bu konuda K uran-ı Kerim'de birçok ayeti kerime mevcuttur. Burada sözü uzatmak istemediğimizden daha fazla açıklamaya hacet görmedik. "Dinler Arası Diyalog" iddiasında bulunanlar "İbrahimi Dinler" adı altında müşterek bir noktada diyalog saçmalığında bulunuyorlar. Oysa Hz.İbrahim (a.s), Y ahudi veya Hristiyan değildi. Zira Cenab-ı Hak Kuran-ı Kerim'de :


 
مَا كَانَ اِبْرٰهٖيمُ يَهُودِيًّا وَلَا نَصْرَانِيًّا وَلٰكِنْ كَانَ حَنٖيفًا مُسْلِمًا وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكٖينَ


İbrahim ne Yahudi ne de Hristiyan idi; fakat o, Allah'ı tanıyan dosdoğru bir müslüman idi, müşriklerden de değildi. (A1-i İmran 67)

O halle, bu iddianın da ne kadar saçma olduğu anlaşılmaktadır.

b) Diğer Dinler "İlahi Din" Olma Özelliğini Kaybetmişlerdir Hristiyan ve Yahudilerin şirke girdiklerine ve kafir olduklarına dair Yüce Allah (c.c) K uran-ı Kerim'de:
 
اِنَّ الَّذٖينَ يَكْفُرُونَ بِاللّٰهِ وَرُسُلِهٖ وَيُرٖيدُونَ اَنْ يُفَرِّقُوا بَيْنَ اللّٰهِ وَرُسُلِهٖ وَيقُولُونَ نُؤْمِنُ بِبَعْضٍ وَنَكْفُرُ بِبَعْضٍ وَيُرٖيدُونَ اَنْ يَتَّخِذُوا بَيْنَ ذٰلِكَ سَبٖيلًا

 
Muhakkak ki Allah'ı ve rasullerini inkâr edenler Allah ile rasullerinin arasını ayırmak isterler de: "Bir kısmına iman ederiz bir kısmını inkâr ederiz." diyerek bunlar arasında bir yol tutmak isterler. (Nisa 150) Buyurmakla Hristiyan ve Yahudilerin kafir oldukları açıkça ifade olunmaktadır. Böylece Yahudi ve Hıristiyanların kendi kitap ve dinlerini değiştirerek ilahi din olma özelliğini kaybettikleri açıkça görülmektedir. K uran-ı Kerim'de ehl-i kitabın bilginlerinin kendi kitaplarını değiştirdiğini bildiren ayeti kerimeler vardır. Yahudi ve Hıristiyanların kitaplarını tahrif etmiş oldukları şüphesizdir. Bunun için onların bugün tabi oldukları dinlerine "ilahi din" demek, büyük brryalın oJur.

Peygamberlerin bir kısmına inanıp bir kısmını inkar etmek küfürdür. Yahudiler Hz. İsa ve Hz. Muhamme:1 (sav)'iinkar etmek ve Hıristiyanlar Hz. Muhammed (sav)'in paygamberliğini inkar etmek suretiyle küfre girmişlerdir. Kaldı ki onların bugünkü tahrif edilmiş kitaplarına tabi olmakla ayrıca küfürdedirler. Bu kadar çok sebepten dolayı küfürleri açık iken Yahudi ve Hıristiyanlann ellerindeki kitaplarına uymaları halinde cennete girebileceklerini iddia etmek Kur’an'ı Kerim’in birçok ayetini inkar etmek olur ki öyle iddia edenler onlarla beraber ancak cehenneme girerler.

c) Hz. Muhammed (sav) son peygamlerdir. O'nu kabul etmeyenler kafirdir. İmanın ve İslam'ın şartlarında da görüleceği gibi H z. M uhammed (sav)'in peygamberliğini kabul etmemek imansızlıktır ve haliyle küfürdür. Evvela Hz. Muhammed (sa:.v) son peygamberrur. Nitekim cenabı-hak (c.c) Kınan-ı Kerim'de:

 

مَا كَانَ مُحَمَّدٌ اَبَا اَحَدٍ مِنْ رِجَالِكُمْ وَلٰكِنْ رَسُولَ اللّٰهِ وَخَاتَمَ النَّبِيّٖنَ وَكَانَ اللّٰهُ بِكُلِّ شَیْءٍ عَلٖيمًا


Muhammed, sızın erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir. (Ahzab Suresi: 40)
 
Bu ayet-i Kerime de H z. Muhammed (s av)'in son peygam ber olduğu açıkça ifade olunmaktadır. Her aklıselim sahibi bu hakikat net olarak böyle anlar. Lakin kalplerinde hastalık olanlar A Ilah (c.c)'in ayetlerini istikametin haricinde geveler, evirir, çevirirler. Bu tip hastalıklı olanların maksatlarının kötü olduğu da açıkça anlaşılmaktadır. Ayrıca Hıristiyan ve Yahudiler, Hz. Muhammed (sav)' in peygamberliğini kabul etmezler. Oysa kendi kitaplarında Hz. Muhammed (sav)'in vasıflarını biliyor oldukları halde, son
peygamber gönderildiğinde kabul etmediler. Hatta Allah Resulü
(sav)'un vasıfları ile beraber, dünyaya teşrif  buyuracağı memleketin ve hicret edeceği memleketin coğrafi şekilleri dahi belirtilmiş idi. Fakat onlar bu vasıfları ketmettiler ve tahrif etiller.

Bu hususta dahi birçok ayet-i kerimeler mevcuttur. Biz burada konumlarını birer ayet-i kerime ile belirtmekle iktifa edeceğiz. Yüce Allah (cc) Kuran-ı Kerim'de:

 
وَاِذْ قَالَ عٖيسَى ابْنُ مَرْيَمَ يَا بَنٖى اِسْرَایٖٔلَ اِنّٖى رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَیَّ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَمُبَشِّرًا بِرَسُولٍ يَاْتٖى مِنْ بَعْدِى اسْمُهُ اَحْمَدُ فَلَمَّا جَاءَهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ مُبٖينٌ
 
Vakta ki, Meryen oğlu İsa; Ey israiloğulları! Ben size Allah'ın elçisiyim, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmet adında bir peygamberi de müjdeleyici olarak geldim, demişti. Fakat O, kendilerine açık deliller gelince bu apaçık bir büyüdür dediler. ( Saf 6) Diye buyurmuştur.

Ayrıca İslam dinine dâhil olmadıkları ve İslam'ın davetine icabet etmedikleri için (her kim olursa olsun) , zalimler olduğuna dair, Cenabı Hak;
 
وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ وَهُوَ يُدْعٰى اِلَى الْاِسْلَامِ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِى الْقَوْمَ الظَّالِمٖينَ

İslam'a davet edildiği halde Allah'a karşı yalan uydurandan kim daha zalim olabilir? Muhakkak ki Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez. (Saf 7) Buyurarak İslam'a dahil olmayanların apaçık bir delalette olduğu ifade olunmaktadır.

Yine Kitap ehlinin yüce peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)' in vasıflarını çok iyi bildiklerini Cerıab-ı Allah (c.c) K uran-ı Kerimde;

 

 

اَلَّذٖينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ اَبْنَاءَهُمْ وَاِنَّ فَرٖيقًا مِنْهُمْ لَيَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ


Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (H.z. Muhammed (sav)'i) öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Buna rağmen onlardan bir grup gerçekten bildikleri halde hakkı gizlerler. (Bakara 146)  irade buyurmaktadır.

Hz. Muhamed (sav)'in bütün insanlara gönderilmiş, kıyamete kadar peygamberliği cihanşümuldur. Ehli kitap veya kitap ehli olmayan bütün insanlardan her kim o'na uyarsa kurtulur. Her kim ki o'na tabi olmazsa helak olur. Bu hususta da Allah (cc) Kuran-ı Kerimde;


اَلَّذٖينَ يَتَّبِعُونَ الرَّسُولَ النَّبِىَّ الْاُمِّىَّ الَّذٖى يَجِدُونَهُ مَكْتُوبًا عِنْدَهُمْ فِى التَّوْرٰيةِ وَالْاِنْجٖيلِ يَاْمُرُهُمْ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهٰیهُمْ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُحِلُّ لَهُمُ الطَّيِّبَاتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ الْخَبَائِثَ وَيَضَعُ عَنْهُمْ اِصْرَهُمْ وَالْاَغْلَالَ الَّتٖى كَانَتْ عَلَيْهِمْ فَالَّذٖينَ اٰمَنُوا بِهٖ وَعَزَّرُوهُ وَنَصَرُوهُ وَاتَّبَعُوا النُّورَ الَّذٖى اُنْزِلَ مَعَهُ اُولٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
قُلْ يَا اَيُّهَا النَّاسُ اِنّٖى رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ جَمٖيعًا الَّذٖى لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ يُحْيٖ وَيُمٖيتُ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهِ النَّبِىِّ الْاُمِّىِّ الَّذٖى يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَكَلِمَاتِهٖ وَاتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

 

Yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o elçiye, o ümmi peygamber (Hz. Muhammed)e uyanlar (var ya) işte o peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten men Eder, onlar temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar. Ağırlıklarını ve üzerlerindeki zincirleri indirir. O peygambere inanıp o'na saygı gösteren, o'na yardım eden ve onunla birlikte gönderim nura (Kuran'a) uyanlar var ya, işte kurtuluşa erenler onlardır. De ki; ey insanlar! Gerçekten ben sizin hepinize, göklerin ve yerin sahibi olan Allah'ın elçisiyim O'ndan başka ilah yoktur. O diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah'a ve ümmi peygamber olan Resulüne -ki o, Allah'a ve O'nun sözlerine inanır iman edin ve O'na uyun ki doğru yolu bulasınız ...  (Araf 157-158)  Buyurmuştur .

Bu ayet-i kerime ilerde bütün kurtuluşun ancak  Muhammed (sav)'e ve Kur’an-ı Kerim'e uymakla mümkün olacağı bildirilmektedir. Her ne kadar ehli kitap ve diğer bazı dinlere mensup olanlar Allah(cc)'ı sevmenin yolunu ancak H z. Muhammed  (sav)'e tabi olmakla olduğu hakikatini kabul etmeğe yanaşmasalar da bu huaıs da yine bizzat; Allah (c.c.)’in ayetlerinde beyan buyurulmuştur. Allah (c.c) Kur’an-ı Kerimde;

 
قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّٰهَ فَاتَّبِعُونٖى يُحْبِبْكُمُ اللّٰهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَحٖيمٌ
قُلْ اَطٖيعُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْكَافِرٖينَ

 

(Resulüm) De ki; eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah'da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve merhamet edicidir. De ki; AIlah'a ve Resülüne itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki, Allah kafirleri sevmez. (Al-i -imran 31)  Buyurmuştur. Bu ayeti kerimelerden de, Allah (c.c)'ın ayetlerinden ve Hz. Muhammed (sav)'e tabi olmaktan yüz çevirenlerin kafir oldukları açıkça anlaşılmaktadır.
 

ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN




 

Haber var islah eder, haber var ifsad eder