Video Foto Galeri Yazarlar
19.12.2018 - Çarşamba

Şahımerdan SARI

İSLAM ALEMİNDE İTİKADİ DURUM - A) GAFLET VE HİLE 4) DİYALOG 4.BÖLÜM

16 Temmuz 2018 12:08
A
a
NisaButikAdana

هَا اَنْتُمْ اُولَاءِ تُحِبُّونَهُمْ وَلَا يُحِبُّونَكُمْ وَتُؤْمِنُونَ بِالْكِتَابِ كُلِّهٖ وَاِذَا لَقُوكُمْ قَالُوا اٰمَنَّا وَاِذَا خَلَوْا عَضُّوا عَلَيْكُمُ الْاَنَامِلَ مِنَ الْغَيْظِ قُلْ
مُوتُوا بِغَيْظِكُمْ اِنَّ اللّٰهَ عَلٖيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

İşte siz öyle kimselersiniz ki, onlar sizi sevmedikleri halde, siz onları severseniz, siz bütün kitaplara inanırsınız; onlar ise sizinle karşılaştıklarında 'inandık' derler. Kendi başlarına kaldıklarında da size olan kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısıtırlar. De ki ; "kininizden kahrolup ölün! ; şüphesiz Allah (c.c) kalplerin içindekilerini hakkıyla bilmektedir. (Al-i İmran 119)  Buyurmaktadır. Bu ayet-i kerin eden de anlaşılmaktadır ki, kafmer Müslümanlara karşı sahte gülücükler atsa bile, Müslümanların başarılarına karşı içlerinde bulunan hasetlerinden kin kusmaktadırlar. Allah ( c.c) kalplerde olan ve her şeyi hakkıyla bildiğinden, onların bu genel karakterini Müslümanlara lütfüyle bildiriyor.

 
يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اِنْ تُطٖيعُوا الَّذٖينَ كَفَرُوا يَرُدُّوكُمْ عَلٰى اَعْقَابِكُمْ فَتَنْقَلِبُوا خَاسِرٖينَ

 
Ey iman edenler! Eğer kâfirlere uyarsanız, gerisin geriye (küfre) döndürürler de, hüsrana uğrayanların durumuna düşersiniz. (Al-i İmran 149) Diye buyurmaktadır.

Daha önce de Tevrat ve İncil kitabında Hz. Muhammed (sav)' in vasıflarının belirtildiğine değinmiştik. Şimdi Hz.Muhammed(sav)'in ümmetinin dahi vasıflarının belirtildiğini Kuran-ı Kerim' den delillerle görüyoruz. Müslümanların, küfür kalabalıklarına karşı nasıl olmaları gerektiğini de Kuran-ı Kerim'de birçok ayet ile görüyoruz. Buraya sadece birkaç tane ayet alıp, diyalog konusunu kapatacağız. Yüce Allah (c.c) Kuran-ı Kerim de;

 

مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ وَالَّذٖينَ مَعَهُ اَشِدَّاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَاءُ بَيْنَهُمْ تَرٰیهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانًا سٖيمَاهُمْ فٖى وُجُوهِهِمْ مِنْ اَثَرِ السُّجُودِ ذٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِى التَّوْرٰيةِ وَمَثَلُهُمْ فِى الْاِنْجٖيلِ كَزَرْعٍ اَخْرَجَ شَطْپَهُ فَاٰزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوٰى عَلٰى سُوقِهٖ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغٖيظَ بِهِمُ الْكُفَّارَ وَعَدَ اللّٰهُ الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْرًا عَظٖيمًا

 

Muhammed, Allah' ın elçisidir. Beraberinde bulunanlar da kafirlere şiddetli, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükuya verirken, secde ederken görürsün. AlIah'tan lütuf ve rıza isterler. Onların alametleri yüzlerindeki secde izidir. Bu, onların Tevrat'ta ki vasıflarıdır. İncil deki vasıfları da şöyledir; onlar, filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki, bu ekincilerin de hoşuna gider. Allah(c.c) böylece onların çoğaltıp kuvvetlindirmek kafirleri öfkelendirir. Allah(c.c ) , onlardan inanıp Salih amel işleyenlere mağrifet ve büyük mükafat vaat etmiştir. (Fetih 29) Buyurmuştur. Bu ayetı Kerime'de Allah (c.c), Hz. Muhamrn ed (s a v) ve ashabının ve de dolayısıyla ümmet-i Muhammed 'in vasıflarını öz olarak tavsif buyurmuştur. Bu vasıfların daha önce, yani tahrif olmamış olan Tevrat ve İncil'den de beyan buyurulduğu ifade olunmuştur. Burada anlaşılan; İslam nurunun yeniden Mekke'de doğup en ekmel olarak bundan böyle kıyamete kadar dünyayı aydınlatmaya devam edeceği ve Müslümanların ne zaman güçlü bir devlet ve ordu ile yeryüzünde adaletle hükmederse, bütün kafirler buna karşı kin ve hasetlerinden çatlayacak duruma gelirler. İslam'ın dışında kalanların tümünün küfür içinde olduğuna daha öncede de ayetlerle değinmiştik. Müslümanların kafirlere karşı alması gereken tavırları zaten Kuran-ı kerim' de serahatla belirtilmiştir. Müslümanlar; kafirlere karşı vakarlı, cesur, şiddetli ve Islam'ı hakim kılma gayesiyle yaşar ve ancak Allah(c.c) için ölürler. Kafirlerin hiçbir oyununa gelmez ve onlara aldanmazlar. Çünkü Allah ( c.c )' ın muradı da bu muvahecedir. Yine Allah(c c) K uran-ı Kerimde;


يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا عَدُوّٖى وَعَدُوَّكُمْ اَوْلِيَاءَ تُلْقُونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا بِمَا جَاءَكُمْ مِنَ الْحَقِّ يُخْرِجُونَ الرَّسُولَ وَاِيَّاكُمْ اَنْ تُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ رَبِّكُمْ اِنْ كُنْتُمْ خَرَجْتُمْ جِهَادًا فٖى سَبٖيلٖى وَابْتِغَاءَ مَرْضَاتٖى تُسِرُّونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِ وَاَنَا اَعْلَمُ بِمَا اَخْفَيْتُمْ وَمَا اَعْلَنْتُمْ وَمَنْ يَفْعَلْهُ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَاءَ السَّبٖيلِ
 

Ey iman edenler! Düşmanlarım ve düşmanlarınızı dost edinmeyin. Siz onlara sevgi yolluyorsunuz; halbuki onlar, Kuran 'dan size geleni inkar ettiler. (Mümtehine 1) Buyurmakla, Kuran'da nazil olan ayetlerden bazılarını dahi inkar edenlerin kafir olduğu belirtilmekle beraber; yine Müslümanlar, kafirlere sevgi gösterseler bile, kafirler hiçbir zaman Müslümanların iyiliğini istemeyecekleri ifade olunmaktadır. Eğer kafirler, Müslümanlara karşı güler yüz gösteriyorlarsa, Müslümanları aldatmak içindir. Oysa onlar, Müslümanlara galip geldiklerinde en acımasız vahşet dişlerini gösterirler. Bu huaısta da Kuran-ı kerimde
 


اِنْ يَثْقَفُوكُمْ يَكُونُوا لَكُمْ اَعْدَاءً وَيَبْسُطُوا اِلَيْكُمْ اَيْدِيَهُمْ وَاَلْسِنَتَهُمْ بِالسُّوءِ وَوَدُّوا لَوْ تَكْفُرُونَ
 

Eğer onlar size üstün gelseler, hepinize düşman kesilirler ve size ellerini, dillerini kötülükle uzatırlar ve arzu ederlerki hep kafir olasınız. (Mümtehine 2)  Buyurmaktadır. Bunlara benzer daha birçok ayet-i kerime mevcuttur. Bu kadar ilahi ikazdan sonra halen kafirlerden bir kısmına "bunlarda ehl-i kitap" diyerek dostluk kurmak isteyenler, kendidinlerine, bir isim bulsunlar. Zira bu tür teşebbüste bulunanların dini, İslam olamaz. Çünkü Allah ( c.c) ve Resulü (sav) 'ın rızası doğrultusunda olan çalışmalar ancak Allah (cc) indinde makbulolur. Allah (c.c) ve Resulü (sav)'ine emirlerinin dışına çıkanların amelleri boştur ve merduttur. Yüce Allah (cc) K uran-ı kerimde;
 

يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اَطٖيعُوا اللّٰهَ وَاَطٖيعُوا الرَّسُولَ وَلَا تُبْطِلُوا اَعْمَالَكُمْ
 

Ey iman edenler! AlIah'a itaat edin, peygambere de itaat edin, amellerinizi boşa çıkarmayın... (Muhammed 33) Buyurmaktadır. Bugünkü ehl-i kitabın kafirlerden olduğuna şüphe yoktur. Zira Kuran; kerim'de bu hususu ifade eden birçok ayet-i kerime vardır. " Dinler arası diyalog" konusunda bazı kimselerin, Yahudi ve Hıristiyanların Hz. Muhammed (sav)'e karşı olmadıklarını iddia etmek gibi bir gaflet hezeyanında bulunanlar bilsinler ki, Hz. Muhammed (say) bütün insanlığa gönderilmiş bir peygamber, hem de son peygamberdir. O'na tabi olmamak, inkar etmenin aynısıdır, zira Allah (c .c) hususen de Ehl­i kitaba hitaben peygamberimize tabi olmalarını emretmiştir, fakat onlar ise Allah (c.c)'in bu davetine icabet etmemişlerdir. Bu konuda son olarak Allah (c.c) 'in bir ayeti kerimesini okuyarak mevzuya noktalamak istiyoruz. Ferman-i ilahi şöyledir.
 

يَا اَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَاءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ عَلٰى فَتْرَةٍ مِنَ الرُّسُلِ اَنْ تَقُولُوا مَا جَاءَنَا مِنْ بَشٖيرٍ وَلَا نَذٖيرٍ فَقَدْ جَاءَكُمْ بَشٖيرٌ وَنَذٖيرٌ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖيرٌ

 

        Ey ehli kitap! Peygamberlerin arası kesildiği bir sırada sıze elçımız geldı. Gerçekleri size açıklıyor ki (kıyamette); bize bir müjdeci ve uyarıcı gelmedi demeyesiniz. İşte size müjdeleyici ve uyarıcı gelmiştir. AIlah (c.c) her şeye hakkıyla kadirdir. (Maide 19)  Diye buyurulmuştur. Bu ve buna benzer ayetlerle gerek Yahudiler, gerek Hıristiyanlar ve gerekse diğer tüm insanlık toplumlarının dünya ve ahirette kurtuluş yolları ancak Hz. Muhammed (sav)'e tabi olmakla mümkün olduğu ifade olunmaktadır. Eğer İsrail oğulları, kendilerine arz; mukaddesin Allah (cc) tarafından verildiği ve alamlere tafdil olunduklarını iddia ederlerse bilinsin ki, o vaat ve tafdil durumları Hz. M uhammed(sav)'in gönderilişinden öncedir ve onlarında Allah'ın kitabını tahrif etmedikleri ve Allah'ın peygamberinin izinde yürüdükleri dönem içindir. Bundan sonra fazilet ve şeref ancak Allah (c.c)ın dini ve o'nun son peygamber olarak gönderdiği Hz. Muhammed (sav)'e tabi olanlara aittir.
 
 


Haber var islah eder, haber var ifsad eder
NisaButikAdana