Video Foto Galeri Yazarlar
17.8.2018 - Cuma

Şahımerdan SARI

İSLAM ALEMİNDE İTİKADİ DURUM - A) GAFLET VE HİLE 5) KURBİYYET VE TEŞBİH 3.BÖLÜM

20 Temmuz 2018 11:26
A
a

C) Sistemlerde: Fertlerde ve gruplarda olduğu gibi sistemlerde de hakka benzeyen sistemler en tehlikelileridir. Sistemlerde en büyük düşman daha toleranslı gibi görünen sistemlerdir. Yakınlık ve benzerlik hakikatin kendisi olmayıp hakikate benzediği için ehli hakkı istikametinden saptırmada çok etkili olur. Sıratı Müstekimden giderek Alayı İlliyyin hedefine varacak olan hakikatin benzerleri değil ta kendisidir. Benzerlerinin istikameti ise delalet ve varacakları yer esfeli safilindir.

Doğrudan batıl olan sistemler ve küfrünü ilan eden devletler İslam ümmetini aldatamazlar. Bir süre zulum, baskı, korku salma, şiddet ve tahakkümlerle İslam toplumunu sindirme taktiklerini uygulasalarda tek kelime ile Müslüman olduğunu söyleyen hiçbir toplum böyle bir devleti haklı görmez ve onların telkinatlarını doğru zannederek kabullenmez. Tarih göstermiştir ki küfür sistemleri İslam toplumunun üzerinde uzun ömürlü olamamış fakat uzun süreler münafık idareciler ve sistemler İslam alemi üzerinde tahakkümlerini sürdürmüş hatta o sistemleri ayakta tutanların çoğu kez Müslüman olduklarını söyleyen çevreler olduğu maalesef çok görülmüş ve görülmektedir. İslam toplumu ve İslam nizamı bütün meselelerini Kuran'la çözmek zorunda oldukları halde hiçbir meselesini Kuran'a göre çözmeyen sistemlere Müslüman olduğunu iddia eden kitleler alkış tutmakta ve bu cahili sistemleri omuzlarında taşımaktadırlar. Bu cahili sistemleri tahakküm ettirenler Müslümanlara benzeyip hatta Müslüman olduklarını ilan ettikleri için bu kitleleri aldatıp peşinde sürüklüyorlar.

Birinci dünya savaşında İslam coğrafyasını işğal eden İngiliz Fransız ve İtalyan gibi küfür olan çehre-i asliyeleriyle işğal ettikleri yerlerde uzun süre kalamamış geri çekilmişlerdir. Kendi çehreleri ile kalamayacaklarını onlar biliyordu ancak sureti haktan görünen ve Müslümanların ismini taşıyan uşaklarının marifeti ile şu zamana kadar tahakkümlerini dolaylı olarak sürdürmüşlerdir. Bunların içersinde en baskıcı ve katı rejimlerin altında bir bir ayaklanmalar olurken aynı küfür rejimi hükmünde olan ve Müslümanlara daha çok benzeyen münafık iktidarlar Müslüman denilen kitleler tarafından sanki koruma altına alınmaktadırlar. Bunun için de münafık hakimiyetler İslam alemi üzerinde küfür rejimlerinden daha uzun ömürlü olmaktadır.

Yakın gibi görünen rejimler iki noktada daha tehlikelidirler. Birincisi renksizlik. İkincisi eşitlik.

Birincisi Renksizlik: Toplumların istediği her rejimin rengine uymak anlamında kullanılan, halk rejimi diye nitelendirilen demokrasiler bu türdendir. Demokrasi halkın rejimi denildiği halde eğer o halklar Müslüman ve İslam şeriatını istiyorlarsa o zaman "demokrasinin de kendi kendini koruma vardır”  şeklindeki zırvalar yükselir. Oysa demokrasinin bir rejim olmadığı halkın istemiş olduğu sistemin uygulandığı ortam şeklinde tanırım ve takdim ediliyordu. Hakikatte  ise uygulanışda İslam'ın dışındaki bütün rejimlere ve renklere uyum sağlayıp sadece İslam'a tahammlü olmayan ve Müslümanları aldatan bir rejim olarak  devam ettiği görülmektedir.

İkincisi Denklik ve Eşitlik: Yukarıda geçtiği gibi bu sadece Müslümanları aldatmak için ortaya atılan iddiadır.

Yaratılışta olduğu gibi kafirde mü'minde insandır ancak bunlar denk olmazlar. Kafir Allah' ın düşmanı mümin ise Allah'ın dostudur. Allah'ın düşmanı ile Allah'ın dostunu aynı kategoride degerlendirmek. Yüce Allah'ın koymuş olduğu hükümleri kabul etmemek reddetmektedir. Bu kendi görüşünü Allah’ın emrinden üstün görme küstahlığıdır.

Bütün insaların babası Hz. Adem, anneside Hz. Havva'dır. Yaratılışta hiçbir insan sevap veya günahla doğmaz. Hiçbir kavim dahi diğer bir kavimden üstün değildir. Nitekim bu hususu Allah ( c.c) Kuran-ı Kerim' de bize bildirmektedir.

 

يَا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَاُنْثٰى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَائِلَ لِتَعَارَفُوا اِنَّ اَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ اَتْقٰیكُمْ اِنَّ اللّٰهَ عَلٖيمٌ خَبٖيرٌ


Ey insanlar, gerçekten, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi topluluklar ve kabileler kıldık. Şüphesiz, Allah katında sizin en üstün olanınız takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah Alim'dir, Habir'dir. (Hucurat 13)
 
Daha sonra insanlar kendilerine faydalı ya da zararlı hayat ollannı seçerler. Yüce Allah bütün insanları sadece ve sedece kendisine kulluk yapmalarını istemektedir. Kulluk yapabilir izzetli ve üstün yapmayanlar ise zelil ve alçaktır. Kulluk yapmayanlar bu zillet ve alçaklığa kendi iradeleri ile düşmüşlerdir. Yaradıhşdaki temizliği koruyamamış ve Allah (c.c)'ın emrettiği ulvi istikameti kabul etmemiş olmaları sebebiyle bu aşağılık duruma düşmüş oluyorlar. Allah (c.c) bu durumu Kuran-ı Kerim' de beyan buyurmaktadır.

 

لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ فٖى اَحْسَنِ تَقْوٖيمٍ
ثُمَّ رَدَدْنَاهُ اَسْفَلَ سَافِلٖينَ

 

Doğrusu biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra onu, aşağıların en aşağısına çevirdik. (Tin 4-5)
 
Mü'min'in istikameti, sırat-ı müstakim üzere a'Iayı illiyyin (yücelerin yücesi) kafirin istikameti esfeli safilindir. Bu iki makam  arasındaki mesafe yedi yerler ve yedi kat gökler arasındaki mesafeden daha büyüktür. Bu ikisini eşit tutmak adalet değil bilakis zulümdür. Eşitlik her zaman adalet değil çoğu kez zulümdür. Adalet herkese güç ve kapasitesi  nisbetinde  sorumluluk  yüklemek  fakat  toplum içerisinde suç işleme bakımından cezalar aynıdır. Hukuki olarak bi farklılık ve 
eşitsizlik olmaz. Kuran ile amel eden bir İslam Devletinde Müslümanın hakları, zımmiletin hakları ve müşriklerin konumu hukuken bellidir. Sarih nasslarla sabit olan İslam kanunları zamana göre değişmez.

Batıl dinlere mensup olan kimseleri değer bakımından kendisiyle eşit tutanların varsa imanları buharlaşır.

1400 seneden bu yana zaman zaman İslam devletleri kurulmuş İslam Hukuku uygulanmış ve tecrübe ile sabit olmuştur ki ğayri Müslimlerin dahi çok yaşadığı bu ülkelerde mahkemeler ayda yılda davalara bakar idi denilse mübalağa olmaz. Günümüzde küçük bir ülkede dahi milyonlarca suç dosyası sırada bekler. Suçluları çok iyi yakalayıp hapse atmak adalet örneği değil suç oranını azaltmak adalettir. Denklik iddialarıyla İslamdan taviz vermeye çalışan kimseler, insanlık tarihi boyurıca Hulefai Raşidin dönemine benzer. Yeryüzünde bir misal getiremezler. Onlar adaleti batı kültürlerinin etkisinde kalarak teorik slogan ve yaygaralardan değil İslami itikad ve uygulamalarda arasınlar.


Haber var islah eder, haber var ifsad eder