Video Foto Galeri Yazarlar
17.9.2019 - Salı

Hacı Ali DOĞAN

1975 Adana doğumlu.İmam Hatip Mezunu. Organizatörlük, Gazetecilik ile Web Hosting hizmeti uğraştığı alanlardan sadece birkaçı. Hayata bakışını özetleyen cümle:"HAYAT İMAN VE CİHATTIR GERİSİ TEFERRUATTIR."

Kur'an'da Mü'minlerin Özellikleri -2-

Yüce Rabbimiz (c.c) Kur'an-ı Kerim'inde insanların tamamını muhatap almış ve onlara hitabını iki kısıma ortaya koymuştur.İman edenler ve iman etmeyenler.. Uzunca bir çabanın ürünü olan Hidayet Rehberi isimli Kur'an derlemesi çalışmamızda Kur'an'ın tasnif ettiği inanç gruplarını ele alıyoruz.

24 Haziran 2015 04:53
A
a
KahveKitap

NAMAZ KONUSUNDA HASSAS DAVRANIRLAR


Onlar, namazı dosdoğru kılarlar..
(ENFAL/3)


Ki onlar, namazlarında süreklidirler.
(MEARIC/22-23)

Ve onların mallarında belirli bir hak vardır:
(MEARIC/22-23)

Onlar namazlarında hûşû içinde olanlardır;
(MÜ'MİNUN/2)

Namazları ve orta namazını (üstlerine düşerek, titizlik göstererek) koruyun ve Allah'a gönülden boyun eğiciler olarak (namaza) durun.
(BAKARA/238)

Onlar, namazlarını da (titizlikle) koruyanlardır.
(MÜ'MİNUN/9)

ALLAH’A YAKINLAŞMAK İÇİN GAYRET EDERLER
.
İşte onlar, yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlardır.
(VAKIA/10-11)


Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle doğru yola iletip-yönelten önderler kıldık; onlar bizim ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.
(SECDE/24)

Ve onlar: "Rabbimiz, bize eşlerimizden ve soyumuzdan, gözün aydınlığı olacak (çocuklar) armağan et ve bizi takva sahiplerine önder kıl," diyenlerdir.
(FURKAN/74)


İşte onlar, hayırlarda yarışmaktadırlar ve onlar bundan dolayı öne geçmektedirler.
(MÜ'MİNUN/61)

Nimetlerle-donatılmış cennetler içinde;
(VAKIA/10-11)

 

SADECE ALLAH’I , RASULÜ’NÜ VE MÜ’MİN KARDEŞLERİNİ DOST EDİNİRLER
.
Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiç bir kavim (topluluk) bulamazsın ki, Allah'a ve elçisine başkaldıran kimselerle bir sevgi (ve dostluk) bağı kurmuş olsunlar; bunlar, ister babaları, ister çocukları, ister kardeşleri, isterse kendi aşiretleri (soyları) olsun. Onlar, öyle kimselerdir ki, (Allah) kalplerine imanı yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir. Onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır; orda süresiz olarak kalacaklardır. Allah, onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın fırkasıdır. Dikkat edin; şüphesiz Allah'ın fırkası olanlar, felah (umutlarını gerçekleştirip kurtuluş) bulanların ta kendileridir. 
(MÜCADELE/22)

TÜM GÜÇLERİYLE ALLAH YOLUNDA MÜCADELE EDERLER
.
Ama Resul ve onunla birlikte olan mü'minler, mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler; işte bütün hayırlar onlarındır ve kurtuluşa erenler onlardır.
(TEVBE/88)
Mü'min olanlar, ancak o kimselerdir ki, onlar, Allah'a ve Resûlü'ne iman ettiler, sonra hiç bir kuşkuya kapılmadan Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler. İşte onlar, sadık (doğru) olanların ta kendileridir.
(HUCURAT/15)
.

İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerin Allah katında büyük dereceleri vardır. İşte 'kurtuluşa ve mutluluğa' erenler bunlardır.
(TEVBE/20)

MÜCADELEYİ ZAMANINDA YAPARLAR
.
Size ne oluyor ki, Allah yolunda infak etmiyorsunuz? Oysa göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. İçinizden, fetihten önce infak eden ve savaşanlar (başkasıyla) bir olmaz. İşte onlar, derece olarak sonradan infak eden ve savaşanlardan daha büyüktür. Allah, her birine en güzel olanı va'detmiştir. Allah, yaptıklarınızdan hâberdardır. 
(HADİD/10)

GECELERİ İBADET EDERLER VE ALLAH’TAN BAĞIŞLANMA DİLERLER
.
Ve 'çirkin bir hayasızlık' işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allah'ı hatırlayıp hemen günahlarından dolayı bağışlanma isteyenlerdir. Allah'tan başka günahları bağışlayan kimdir? Bir de onlar yaptıkları (kötü şeylerde) bile bile ısrar etmeyenlerdir. 
(AL-İ İMRAN/135)

Sabredenler, doğru olanlar, gönülden boyun eğenler, infak edenler ve 'seher vakitlerinde' bağışlanma dileyenlerdir. 
(AL-İ İMRAN/16-17)

Onların söyledikleri: "Rabbimiz, günahlarımızı ve işimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı (bastıkları yerde) sağlamlaştır ve kafirler topluluğuna karşı bize yardım et" demelerinden başka bir şey değildi.
(AL-İ İMRAN/147)


Bir de onlardan sonra gelenler, derler ki: "Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma. Rabbimiz, gerçekten sen, çok şefkatlisin, çok esirgeyicisin."
(HAŞR/10)

Onlar, seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi.  
(ZARİYAT/18)

"Rabbimiz, biz: "Rabbinize iman edin" diye imana çağrıda bulunan bir çağırıcıyı işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür."
(AL-İ İMRAN/193)

Allah, hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez. (Kişinin nefsinin) Kazandığı lehine, kazandırdıkları aleyhinedir. "Rabbimiz, unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma. Bizi affet. Bizi bağışla. Bizi esirge, Sen bizim mevlamızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."
(BAKARA/286)


"Rabbim, beni, annemi, babamı, mü'min olarak evime gireni, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlere yıkımdan başkasını arttırma." 
(NUH/28)

ZORLUKLAR İMANLARINDAN DÖNDÜRMEZ

Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır.
(BAKARA/177)
.
Bundan dolayı, kendilerine hiç bir kötülük dokunmadan bir bolluk (fazl) ve Allah'tan bir nimetle geri döndüler. Onlar, Allah'ın rızasına uydular. Allah, büyük fazl (ve ihsan) sahibidir. 
(AL-İ İMRAN/172-173)
.
Onlar, kendilerine insanlar: "Size karşı insanlar topla(n)dılar, artık onlardan korkun" dedikleri halde im`nları artanlar ve: "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" diyenlerdir.
(AL-İ İMRAN/172-173)

Haber var islah eder, haber var ifsad eder