Video Foto Galeri Yazarlar
23.11.2017 - Perşembe

Hacı Ali DOĞAN

1975 Adana doğumlu.İmam Hatip Mezunu. Organizatörlük, Gazetecilik ile Web Hosting hizmeti uğraştığı alanlardan sadece birkaçı. Hayata bakışını özetleyen cümle:"HAYAT İMAN VE CİHATTIR GERİSİ TEFERRUATTIR."

MUHAFAZAKÂR İKTİDARIN MAĞDURLAR İLE İMTİHANI

AK Parti’nin AR-GE’den Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ Adana'da kısa adı ASİM olan Adana Sivil İnisiyatif Meclisi üyesi STK Temsilcileri ile bir araya geldi.

12 Ağustos 2017 16:50
A
a
AK Parti’nin AR-GE’den Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ Adana'da kısa adı ASİM olan Adana Sivil İnisiyatif Meclisi üyesi STK Temsilcileri ile bir araya geldi.

Yeni evlenecek çiftlere devlet desteğinden engelli vatandaşlara yönelik yapılması gereken iyileştirme önerilerine, STK Siyaset ilişkisi, STK Bürokrasi ilişkisi ve STK Devlet ilişkisi gibi pek çok konunun değerlendirildiği toplantıda Hamza Dağ Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcilerinin tüm sorularını cevaplandırıp önerileri not aldı. Biz de Asımın Nesli Derneğini temsilen oradaydık.

Programa Alimler ve Medreseler Birliği adına katılan Orhan Erkuş, Eğitimde ve toplumsal hayatta maneviyat eksikliğine dikkat çekerek hükumetin yollar tramvaylar havaalanları gibi yatırımlarının elbette önemli olduğuna ancak ciddi bir maneviyat hamlesinin yapılmaması halinde toplumsal çöküş tehlikesinin kaçınılmaz olduğuna işaret etti.

Toplantının can alıcı önemli konularından biri de ASİM’e gelen serzenişler oldu. Adana Sivil İnisiyatif Meclisi Başkanı Mahmut Eraslan benim bu köşede dile getirmemin uygun olmayacağı özel konuları dile getirerek yetkililere duyarlılık çağrısı yaptı.

Toplantıya Asımın Nesli Derneğini temsilen katılmış bulunan bu fakir ise son günlerde sivil toplum kuruluşları üzerinde hissedilen 28Şubatvari uygulamalara örnekleri ile dikkat çekerek bu durumun ohalin bir sonucu olup olmadığını sordu.

Gündeme getirdiğimiz bir diğer husus da artık kanayan yaramız haline gelen; çeşitli iftira ve kumpaslarla mağdur edilen islami kişi ve kurumlara yönelik bitmek bilmeyen dramlar oldu. Konuşmamızda FETÖ Terör Örgütü üyelerinin 30 yıldır inançlı insanlarımıza adeta kan kusturduğuna dikkat çekerek bahse konu terör şebekesine militanlık yapan hâkim ve savcıların Müslüman camianın kanaat önderleri ve suçsuz vatandaşlarımız hakkında verdikleri zulüm kararlarının hükümetçe gözden geçirilmesi gerektiğini ifade ettik.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Sivil Toplum Kuruluşlarının AK Parti için önemine değinerek özellikle emniyet birimlerince yapılan uygulamalardan ve bahsedilen hususlardan bilgi sahibi olmadığını ve konuyu araştıracaklarını belirtti. Mağduriyetler ile alakalı olarak da hükümetin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek hususunda elinden geleni yaptığını ancak yargıda biriken binlerce dosya olduğunu ve bu konuların gerçek mağdurların tespiti maksadı ile dosya bazlı değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek sabırlı olmak lazım dedi.

Sayın Dağ sabır telkin ediyor. Belki kendince haklı da olabilir. Siyasi iktidarın Sivil Toplum Kuruluşlarının dertlerini dinleme ve çözüm üretme gayretini takdir ediyorum ve kendilerine samimi alakalarından dolayı teşekkür ediyorum. Lakin ümmetin öz evlatlarına muhafazakâr siyasetçiler sahip çıkmazsa kim sahip çıkacak?  Ulusalcı, Balyozcu, Ergenekoncuv.s. gurupların bütün hakları iade edildi. Evlerinde bomba çıkan, darbe planları deşifre olan pek çok kimse elini kolunu sallayarak kendilerine verilen iade-i itibar taltifinin keyfini çıkartıyor ve bu kişilerin ekserisi kritik noktalardaki görevlerine iade edildi. Ancak İslami hassasiyetler taşıyan ve çeşitli kumpaslarla 10 yıldırhatta 20 yıldır çile çeken mütefekkirler, âlimler ve diğer samimi Müslümanlar maalesef gündeme bile gelmiyor.

Bu serzenişimiz bir “SUBHANALLAH” hatırlatmasıdır.
Sürekli verdiğim bir örneği burada da ifade edeyim. Cemaatle namaz kılarken imam namazı fesada uğratacak bir hata yaptığında cemaatin içinden bir ses “SUBHANALLAH” der ve imam da hatasını düzeltir. Hiçkimse de SUBHANALLAH diyen kişi için “imama muhalif” veya “düzeni bozuyor” filan gibi şeyler demez veya böyle düşünmez.

Aynı coğrafyada birlikte yaşadığımız ve ülke yönetimini elinde bulunduranmuhafazakâr siyasetçiler yaşanan bir zulme engel olmaz ve haksızlık karşısında idare-i maslahatçılık yaparsa Allah’ın gazabını üzerlerine çekmesi kuvvetle muhtemeldir. İşte bu sâikle Hükümete ve sayın cumhurbaşkanına sivil bir ses tonuyla “SUBHANALLAH” diyoruz.

Mağdurlar İmtihanınızdır...
Lütfen bu mazlumların çilesinin devamına vesile olmayın.
Lütfen kökü dışarda derin mihrakların (FETÖcülerv.s.) kumpas ve iftiraları ile haksızlığa uğramış mazlumların sesine kulak verin.
Lütfen 28 Şubat Mağdurlarının feryadına kulak verin.

Lütfen Sivas Mağdurlarının haykırışlarına kulak verin.
Lütfen Ömrünü zindan ve hicretlerde tüketen ihlas abidesi Şahimerdan Sarı Hoca ve talebelerinin uğradığı haksızlıklara “artık yeter!” deyin.
Selam ve Dua ile..

 

Haber var islah eder, haber var ifsad eder