Video Foto Galeri Yazarlar
20.2.2018 - Salı

Vuslat YAKIN

PEYGAMBERLERİN MİRASI

“Allah Teâlâ hazretleri melekleri semavat ehli,deliğindeki karıncaya denizdeki balıklara varıncaya kadar arz ehli halka hayrı öğretene mağfiret duasında bulunur.” (Tirmizi)

9 Şubat 2018 09:46
A
a
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
PEYGAMBERLERİN MİRASI
 
                Görünen ve görünmeyen âlemleri yaratan, idare eden, yaratıkları üzerinde yegane hüküm koyucu, yaşatan, öldüren, tekrar diriltecek olan, din gününün sahibi Rahman ve Rahim olan Allah azze ve celle’ye sonsuz hamdu senalar olsun. Biz kullar O’nu(cc) şanına layık bir şekilde övemeyiz, O(cc) kendini övdüğü gibidir.

                Salat ve selam âlemlere müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilen rahmet ve kılıç peygamberi son nebi Hz. Muhammed(sav)’e onun ehlibeytine, kutlu ashabına ve kıyamete kadar onların izinden giden tüm Müslümanların üzerine olsun inşallah.

                Hayatımızda anlamını ve önemini kaybeden değerlerden bir tanesi maalesef ilimdir. Hâlbuki insan ilimle eğer kazanır. Ve yüce mertebelere ulaşır. İnsana ilim dışında üstün meziyetler katan başka bir şey yoktur hayatta. Kur’an’ı Kerimde ve Hadis-i Şeriflerde ilmin ve ilme talip olmanın yüce değerini ilmin faziletini, âlimin üstünlüğünü ifade eden birçok hadis ve ayet bulunmaktadır. İslam’ın ilk emrinin “Oku” olması ise dikkat çekicidir. Allah(cc) insanlığın atası Hz. Âdem(as)’a eşyanın bilgisini vererek onu meleklerden üstün bir konuma çıkartmıştır.

                İnsan ilimle ancak Rabbini bilebilir. İnançta hak ve batılı amelde helal, haram, sünnet, bidat, ahlakta güzel, çirkin, iyi, kötü hep ilimle ayırt edilebilir.
                İlim Nedir?
İlim; lügatte bilme, bir şeyin hakikatini anlama, idrak etme, bilgi cehaletin zıddı gibi anlamlara gelmektedir.
İlim; “Malum olanın olduğu hal üzere bilinmesidir.” diye de tarif olunmuştur. Esasen vahyin önüne geçen veya ona ters düşen ilim olmadığı gibi bu bilgi sahibi de âlim değildir.

                İlmin Gayesi
İlimden gaye Rabbini bilmek, yaratılışın gayesini öğrenmek, Allah Teâlâ ’ya kulluk etmek, O’nun (cc) rahmetine nail olmaktır.
 “Allah Teâlâ hazretleri melekleri semavat ehli,deliğindeki karıncaya denizdeki balıklara varıncaya kadar arz ehli halka hayrı öğretene mağfiret duasında bulunur.” (Tirmizi)

                İlmin asıl gayesi ise yaratılmış ile yaratanı tanıyıp yaratılmışların yaratana boyun eğmesi gerektiğini idrak etmektir.
            “Yaratan yaratmayan gibi olur mu? Artık öğüt alıp düşünmeyecek misiniz?” (Nahl 17)
                Bir düşünün bakalım köleleriniz hizmetçileriniz işçileriniz sizinle denk olmuyor da nasıl olur da aciz yaratılmış olan yaratan Allah’a hak ve güçlerinde eşit olabilir. İşte ilmin gayesi yaratan ile yaratılmışı birbirinden ayırt edebilmektir. Bu ikisi birbirinden ayırt edilmedikçe ikisi eşit tutulduğunda kişi hüsrana demektir. İşte ilimden gaye yaratan Rabbimizi tanımak ve yalnız O’na kul olmaktır.

                İlmin Önemi
Önce şunu belirtmek isterim ki hakikatten İslam dini kadar ilme önem veren başka bir din, sistem, nizam yoktur. Allah(cc) insanoğlunu yaratmış ona ilim elde etmesi için gerekli vasıtaları vermiş ve insana ilim öğrenmesini emretmiştir. Ayrıca ilime ve ilim ehline ayrı bir üstünlük vermiş onları derecelerle yükseltmiştir.
            “Oku Yaratan Rabbinin Adıyla Oku.”(Alak 1)
                “Oku ayetini diploma al olarak algılamamızın bedelini bugün ağır bir şekilde ödüyoruz! İnsanları Kur’an’dan bihaber bırakmak Rablerini unutturmak için İslami ilimlerin kökünü kurutmaya çalışan ilmi dejenereye uğratan Allah’ın ilahlık makamına oturmaya çalışanların okumaya destek vermelerine kanmayın sakın. Bakmayın siz onların okuma kampanyaları yapmalarına. Onların tek derdi kendilerine diplomalı köleler edinmek. Elma ağacından muz çıkmayacağı gibi laik okuma sisteminden de tevhid ehli Müslümanlar çıkmaz elbet.
                Daha küçük yaşta insanların beyinlerini uyuşturup kendi batıl fikirlerini empoze etmek suretiyle insanları haktan uzaklaştırdılar. Sonuç tamda onların istediği gibi Kur’an ve sünnetten uzak ne yöne sürsen o yöne giden bir toplum oluştu!!

                Şimdi kimse demesin olur mu öyle şey efendim her yerde Kur’an kursları  var Kur’an okunuyor diye bakın Rasulullah(sav)’e amellerin hangisinin daha üstün ve efdal olduğu sorulduğunda “Aziz ve Celil olan Allah’ı bilmektir.” Diye cevap verdi. Ne tür bilgiyi kastettiği sorulduğunda ise “Noksan sıfatlardan Münezzeh olan Allah’ı bilmeyi kastediyorum” buyurdu. Onlar “Ya Rasulullah biz amelden soruyoruz siz ise ilimden haber veriyorsunuz” deyince Rasulullah(sav) “Allah’ı bilerek yapılan amel ne kadar az olursa olsun insana fayda verir. Allah’ı bilmeksizin yapılan ameller ise insana bir fayda sağlamaz.” Buyurdu. (İbnu Abdulber Hz. Enes’den rivayet etmiştir)

                İşte Kur’an okunuyor olması bizleri aldatmasın. Zira ilimsiz Kur’an okumak fert ya da toplumlara hiçbir fayda sağlamaz ve şirk ve küfürden arındırmaz.
                Kur’an insanı tevhide çağırdığı halde, insana yaratan Rabbini tanıttığı halde O’ndan başka ilah olmadığını, yalnız ona kulluk etmesi gerektiğini bildirdiği halde Kur’an’ı sular seller gibi okuyan fertler hala tevhidin ne demek olduğunu bilmiyor Rabbini tanımıyor O’na kulluk etmiyorsa aksine Kur’an okuyarak çağın Firavunlarını savunuyorsa hakikaten cehaletin içerisinde boğuluyoruz demektir. Demek ki ilimsiz anlaşılmadan okunan Kur’an toplumların uyanışına sebep olmuyor.
            İlmin kapısı Hz. Ali(ra) buyurmuştur ki: “İlim malan hayırlıdır. Çünkü ilim seni korur. Malı ise sen korursun. İlim hakim mal ise mahkumdur. Mal sarf etmekle azalır ilim ise artar. ”

                İşte insanoğlu için ilim bu denli önemlidir. Yemekten içmekten bile önce gelir. Bir insan yemek yemediğinde nasıl ki bedeni ölümü gerçekleşiyorsa ilimsiz kaldığında da kalbi ve ruhu manen ölür. Ki asıl ölüm ise budur. Bu ölü kalbin tekrar dirilmesi için vahye yani ilme ihtiyaç vardır. Esasen vahiy ilmin ta kendisidir. Allah(cc) insanları cahillikten sakındırmıştır.

            “Sakın cahillerden olma.”(Enam 35)
                Allah Teâlâ’nın ilk emri ilahisini dikkate alıp okuyacağız ki cahillerden olmayalım. Cahillik ilmin zıddıdır. İlim Allah’ı bilmek iken cahillik Allah’ı tanımamaktır. Bu ikisinin arasındaki fark ise cennet ile cehennem arasındaki fark gibidir. Gören göz ile görmeyen göz gibidir.

            “Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?” (Zümer 9)
Rasulullah(sav) şöyle buyurmuştur ki : “Ey Ashabım sizler çok kurra ve hatiplerin az ilim sahiplerinin çok soru soranların ise az olduğu bir önemde bulunuyorsunuz. Bu zamanda amel ilimden hayırlıdır. Fakat insanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki fakihler az kurra (kuran hafızları) ve hatipler çok ilim sahipleri az soru soranlar ise çok olacaktır. O zamanda illim amelden daha hayırlıdır.” (Taberani)
                Hayat ilimle anlam kazanır.
Rasulullah(sav) şöyle buyuruyor ki “Beni Allah Teâlâ’ya yaklaştıracak yeni bir ilim elde edemediğim günün üzerime doğmasında benim için hayır yoktur.” (Taberani)
                İlim peygamberlerin ortak mirasıdır. Kim ilimden bir pay alırsa o kutlu makama varis olmuştur. “Peygamber ne dinar ne dirhem miras bırakırlar ama onlar ilim miras bırakırlar. Kimde ilim elde ederse bol bir nasip elde etmiştir.” (Ebu Davud)
İlimden yüz çeviren kimseden Allah Teala’da yüz çevirir. Bunu Rasulullah(sav) hadisinde şöyle bildiriyor: “Sahabeden Ebu Vakid el-Leysi(ra) şöyle anlatıyor: Rasulullah(sav) mescidde otururken üç kişi çıktı geldi ikisi Rasulullah(sav)’e yönelerek önünde durdular. Bunlardan biri bir aralık bulunarak hemen araya oturdu. Dğeride onun gerisine oturdu. Üçüncü kimse ise geri dönüp gitti. Rasulullah(sav) (dersinden) boşalınca buyurdular: “Size üç kişiden haber vereyim mi? Bunlardan biri Allah’a iltica etti Allah’da onu himayesine aldı. Diğeri istihyada bulunda Allah’da onun istihyasını kabul etti. Üçüncüsü ise geri döndü Allah’da ondan yüz çevirdi. (Buhari)

Şüphe yok ki ilmin kaynağı Kur’an’ı Kerim’dir. Bütün kitaplarda tek bir kitabı anlamak içindir. İlimde ancak amel etmek içindir. Amelsiz ilim meyvesiz ağaca benzer ki oda ancak odun olup yanmaya layıktır.
Sonuç olarak ilim öğrenmek her Müslümanın yerine getirmesi gereken bir farizadır. “İlim talep edip öğrenmek her Müslüman kadın ve erkek üzerine Farzdır.”
 
Elhamdulillahirabbilalemin
 

Haber var islah eder, haber var ifsad eder