Video Foto Galeri Yazarlar
23.11.2017 - Perşembe

Sevde GÖK

ŞAM CİHADINI ve YARDIMLARINI TERK EDENLER !

Yıkılmış, harabe olmuş, insanları dünyanın dört bir tarafına dağılmış bir Şam beldesi var. Hz.Ömer r.a'dan,Sahabe'den miras kalmış mübarek topraklar ve karamsar bir şekilde seyreden ümmet haline gelinilmiş yeryüzü müslümanları...

29 Temmuz 2017 09:36
A
a
Şam muhakkak fetholunacak biiznillah.
Allah c.c,Kasas suresi,35.Ayet'te müjde veriyor:
<<........Gidin âyetlerimizle. Siz de size tâbî olanlarda galib(gelecek)siniz.>> 
Yıkılmış, harabe olmuş, insanları dünyanın dört bir tarafına dağılmış bir Şam beldesi var. Hz.Ömer r.a'dan,Sahabe'den miras kalmış mübarek topraklar ve karamsar bir şekilde seyreden ümmet haline gelinilmiş yeryüzü müslümanları...

Cenâb-ı Allah Ayet'inde buyurdu;
<<Yahud o kimse gibisini (görmedin mi) ki (binalarının) çatıları çökmüş, dıvarları üstüne yıkılmış (kimsecikleri de kalmamış bir kasabaya uğramış. (Kendi kendine) : «Allah burasını ölümden sonra acaba nasıl diriltecek?.....» demiş>> ( Bakara,2/259)

Harabe olmuş bir kasaba ve ''Allah burasını, ölümden sonra acaba nasıl diriltecek diyen bir kişi... Şimdi de o birileri, ümmetin çoğunluğu. harabeye uğramış, yakılmış, Şam beldeleri, yıkılmış evler, halkının çoğunluğu ülkesini terketmiş, izzeti, şerefi, maddiyatı, rahatlığı başka ülkelerde  buluruz düşüncesiyle (ya da can korkusuyla)hicret ! eden ümmetin erkekleri,bilemediler ki, <<......nice az topluluk daha çok bir topluluğa Allah'ın izniyle galib gelmiştir.Allah sabredenlerle beraberdir.>>(Bakara,2/249) hükmü,ilâhi bir hükümdür.
Hz.Musa a.s ya, israiloğullarının dediği, Ayet'e konu olan şu sözler gibi,
<< Onlar da (şöyle) söylediler: «Yâ Musa, onlar orada bulundukça biz oraya ilel´ebed giremeyiz. Artık sen Rabbinle beraber git! Bu suretle ikiniz harb edin! Biz mutlaka oturucularız.>>( Mâide,5/24)
ihlaslı,bilinçli müslümanlar savaşsınlar,terkedenler gittikleri yerde oturup beklemekteler !...
Hz.Musa'dan sonra da imtihanları devam eden israiloğulları fırkalara ayrıldılar(tıpkı şimdiki müslümanlar gibi.) bkz;(mü'minun,23/53-54)
Zalimlere karşı savaşmaları,güçlü bir iktidar kurmaları için kendilerine bir Peygamber gönderildi,O Peygamber dedi ki;(<<Hakikat Allah,size bir hükümdar olarak Tâlut'u göndermiştir'' dedi>> (Bakara,2/247)
<<Vaktaki Taalut ordusiyle ayrılıb çıkdı, dedi ki: «Şübhesiz Allah sizi bir ırmakla imtihan edicidir, işte kim ondan (kana kana) içerse benden değil, kim onu tutmazsa artık o benden. Eliyle bir avuç alanlar başka (onlara müsâade var)». Derken (ırmağa varır varmaz), içlerinden birazı müstesna olmak üzere ondan (bol bol) içdiler. Nihayet o (Taalut) ve mahiyyetindeki mü'minler vaktaki onu (ırmağı) geçdiler, (beri yanda kalanlar) dediler ki: «Bugün bizim Câluta ve ordusuna karşı (duracak) takatimiz yokdur». (Âhiretde) muhakkak Allâha kavuşacaklarını bilenler (ve itaatle ırmağı geçenler) ise «Nice az bir cem'iyyet, daha çok bir cem'iyyete Allanın izniyle galebe etmişdir. Allah sabır (ve sebat) edenlerle beraberdir» dediler.>>(Bakara,2/249)

İşte Şam beldesindeki mücahidlerin durumu...aşırı gitmeyip itaat edenler azınlık kaldı.Çoğunluk,izzetli,şerefli cihadı terk etti.Yine büyük bir çoğunluk,Bakara247.Ayet'te bir kısım adamların dediği ''biz hükümdarlığa ondan daha layık iken........'' sözünün bir benzerini filiyata dökerek''biz hilafete daha layığız,halifeliği biz ilan etmeliyiz,herkes bizim etrafımızda toplanmalı'' deme anlamında yangından mal kaçırır gibi,halifelik kaçırdılar,yani ilan ettiler.çıkardıkları fitne müslümanları yaktı,Şam'a girmeye az kalmış iken cihada balta vurdu,ümmeti perişan etti.Ne halifelik onlara kaldı,ne de fetih gerçekleşti,aksine zaferler gecikti,dumura uğradı.Âlimlere,emire itaat etmeyenlerin akibeti kaybetmekten başka bir işe yaramadı.Hala da bu fitneler devam etmekte,oysa Allah c.c;<<Allah mülkünü kime dilerse ona verir.....>>(Bakara,2/247)buyurmuştu.Emir Talut'a itaat eden israiloğulları azınlık kalarak yollarına devam ettiler,câlut'un karşısına çıktılar Allah c.c Davud adında bir gençle güçlendirerek zafer nasib etti.Bugünün Şam cihadında beklenen zafer mutlaka gelecek ,kazanan vasat ümmet olacak biiznillah.AllahRasulü s.a.v müjdeledi şam,Filistin toprakları İslâm âleminin olacak inşaallah,kalblerini,saflarını,kelimelerini birleştiren ihlaslı,fedakâr mücahidlerin elleriyle,sabırla.Cihad sabır ister,fetihler sabırla kazanılır.
<<Ey iman edenler,sabır (ve sebat) edin.(düşmanlarınızla) sabır yarışı edin.Ribat bekleşin.Allah'dan korkun.(bu sayede) fela^h bulacağınızı umabilirsiniz.>> (Âl-iİmrân,3/200)
Allah'ın istediği sabır, daha fazlasını göstermek,ribat(nöbet) beklemekten asla vazgeçmemek,Allah'dan hakkıyla korkmak...

Şam beldesini,öz vatanlarını terk ederek,ya can,ya mal korkusu,ya rahatlık arzusu ,cihada yüz çevirip Avrupaya,Türkiye'ye giden müslümanlar !(kadınları,mazereti olanları tenzih ederiz)zillete mahkum olmayı tercih ettiler.izzetin,şerefin cihadda olduğunu,ganimetlerin(rızkın),kafir,zalim iktidar sahiplerine karşı fetihler kazanmanın,başı dik onurlu yaşamanın cihad ile gerçekleşeceğini,namuslarını,topraklarını daha güzel şekilde kazanmanın cihaddan geçtiğini anlayamadılar...AllahRasûlü'nün ahir zaman için övdüğü, ''  Rahman'ın melekleri,kanatlarını Şam'ın üstüne gerdi''dediği ŞAM...

<<İman edenler,(cihad hakkında)bir sûre indirilmeli değilmiydi?derler(di).Fakat hükmü baki bir Sûre indirilip de içinde muharebe zikrolunca kalblerinde maraz bulunanlar-ölüm(zamanında)üstlerine baygınlık gelmiş gibi-sana bakmakta olduklarını gördün.Hay(o korktukları)başlarına gelesi adamlar!>> (Muhammed ,47/20)
Uzun yıllardır cihad diyen,şehadet diyen ümmetin erkekleri,hocaları,liderleri,''cihad ayağımıza geldi,suriye yanıbaşımızda'' diyen şuurlu gençlerimiz,sanki  üzerlerine ölüm baygınlığı çökmüş gibi oturup kalanlar oğullar,babalar,dedeler vs.....bu Ayet kalbleri titretmiyor mu? işgale uğramayan,kafirlerin eline geçmemiş islam beldeleri kalmamış iken,cihad farz mı değil mi diye fetva arayanlar... Ayet'te ''hükmü bâki'' bir sûre denilmesi, yani kıyamete kadar cihadın hükmü baki.. birkez daha düşünün,Allah c.c için...

Rabbimiz Âdiyât Sûresinde:  
"Andolsun o harıl harıl koşan (at) lara, o çakarak ateş çıkaranlara, sabahleyin baskın yapanlara, derken arada (ayaklarıyla) tozkoparanlara, bununla bir topluluğun ortasına dalanlara. Muhakkak insan Rabbine karşı nankördür. Hiç şüphesiz o buna hakkıyla şahittir. Gerçek o, mal sevgisinden dolayı pek katıdır. Hala o (hakikatı görüp)bilmeyecek mi? Kabirlerin içindekiler(eşilip) çıkarıldığı zaman, göğüslerde ne varsa onlar da derlenip toparlandığı (zaman). Hakikat o gün Rableri onlar (ın her halin)den elbette tamamıyla haberdardır." (100/Adiyat, 111) buyurmuştur.

 İnananların gaflete daldığı, mal, mevki sevgisine düştüğünden bu yana, dünyanın dört bir tarafında Müslümanlara (ve mustaz'aflara) baskınlar yapıldığını, bir topluluğun ortasına dalarak, o topluluğun darmadağın edildiğini gözler görerek yaşamaktadır. Âyet'te, harıl harıl koşanların atlar olduğu belirtilmektedir. O zamanlarda savaş aracı olarak kullanılan atlar, develer veya fillerdi. Zamanımızda fillerin yerini tanklar almıştır, kılıçların yerini silahlar, kalaşnikoflar, atların yerini cipler, ebâbillerin yerini helikopterler, uçaklar,bombalar almış bulunmakta. Teknolojinin ilerlediği çağımızda,''o çakarak ateş çıkaranlara''  âyetinin mânâsı daha bir netlik kazanmış durumda. Kıvılcımlar çıkaran etrafa ateş saçan savaş aletleri !.....Bu aletlere sahip çağın zalimleri, zayıf bırakılmış inananlar topluluğuna vahşice saldırmakta, her girdiği beldelerde ortalığı birbirine katmaktadır. Kâh aşikar olarak, kâh sinsice ilerlemekte, sinsice olarak teknolojiyle bütünleşmiş dünya malını, kalplere, hayatlara sokmaktadırlar.

Ayet'in müslümanları kasdeden manası ise,kafirlerin ortasına dalan mücahidler,şimşekler çakarak savaşan,fedâiler övülmektedir,bu  iyi düşünülmelidir...
Dünyanın dört bir tarafından Şam cihadına koşan,çeşitli ve etkili sebeblerden dolayı terk edip tekrar ülkelerine dönen müslümanlar,yiğit mücahidler,tekrar imanlarını ve şartları sorgulamalı,yeniden dirilmeli ve direnişi değerlendirmelidir.Mücahidleri gariban bırakanlar,yalnızlığa terk edenler,maddî,manevî desteğini çekenler,DÎnî mübin için,orda yitirdiğimiz ve yitirmeye devam ettiğimiz her can için,Sahabe'nin bizlere emanet bıraktığı,Hadis'lerle övülmüş o topraklar için,Filistin'in işgalden kurtulması için,ümmetin namusları için yeniden düşünün,bunu Allah c.c için yapın.
Şam beldeleri dahil tüm yeryüzü İslâm olacak,Allah'ın hakimiyyetinin sağlanmadığı toprak parçası kalmayacak biiznillah...yeterki cihadın ve şehadetin mahiyetini gereği gibi kavrayabilelim...


ZENGİN MÜSLÜMANLAR!
Mallarını Allah c.c yolunda harcamakla emrolunanlar...
<< İşte siz Allah yolunda harcamanıza davet edilmekte lanlarsınız.Fakat içinizde cimrilik edenler vardır.Kim   cimrilik ederse ancak kendi nefsine cimrilik etmiş olur.Allah ganidir(zengindir)siz ise fakirler(O'na muhtaç)siniz.Eğer O'na itaatten yüz çevirirseniz yerinize sizden başa bir kavmi getirir.Sonra onlar sizin benzerleriniz olmazlar.>> (muhammed,37/48)
 Ayet'i kerime çok açık ve net.Allah'ın verdiği zenginliğinizi yine Allah yolunda,Dînî mübîn  hakim kılınsın diye,ümmet özgürlüğe,adalete,asrı saadete kavuşsun diye harcamazsanız,cimrilik yaparsanız,Allah c.c sadece verdiği malı almakla bırakmaz,canınızı,her şeyinizi alır,ümmeti değiştirir,yerine yepyeni bir kavim getirir ki,onlar Allah'a itaat ederler,infak ederler,Allah'ın verdiği zenginliği Allah'dan kıskanmazlar.

Dünya hayatında gayr-i islami yaşayan zenginlerin rahat ve çekici yaşantısı seni aldatmasın,bilmelisin ki Allah c.c ;
<< Allahı ve Peygamberi) tanımayanların (refah içinde) diyar diyar dönüb dolaşması zinhar seni aldatmasın!
Azıcık bir fâidedir (o). Sonunda varıb sığınacakları yer cehennemdir. O, ne kötü yatakdır!.>>(Al-iİran,3/196-197) buyuruyor.
 

ALLAH C.C'IN DİNİNE YARDIM ETMEK:
<<Ey iman edenler,Allah'ın (dinin) yardımcıları olun......>>Saf,61/14
<<..........(Dînine)yardım edenlere elbet Allah da yardımeder,Şüphesiz Allah kavidir,yegane galipdir.>> (Hacc,22/40)
Şam beldelerine,(Filistin dahil)gerek canla,gerek malla,gerek ilimle cihada çağrılmaktayız,Rabbimiz Allah c.c tarafından,Ayet ve Hadis'ler apaçık günün aydınlığı gibi ortada...Ya zafer,ya şehadet...ya da,zillet ve mahkumiyyet ve acı son,helak olmak(Allah muhafaza).ümmetin kalbi iman dolu,şehadeti veya zaferleri arzulayan erkekleri,Allah'ın azabı gelmeden,kıyamet(imiz) kopmadan uyanmalı izzeti,şerefi,üstünlüğü,rızkı Cihadda aramalıdır...

 Muttakîlerin imamı,mücahidlerin önderi,İslâm âleminin değişmeyen ve değişmeyecek olan başkumandanı,Hz.Muhammed s.a.s'e salat,âline,ashabına,kıyamete kadar onun yolunda giden mücahid ve mücahidelere selam olsun.

 

Haber var islah eder, haber var ifsad eder