Video Foto Galeri Yazarlar
18.11.2017 - Cumartesi

Hacı KAR

SENİ İLGİLENDİRMEZ!

Ölüm ve ötesi olmasaydı, dünya keyfi, rahat ve zevkleri belki önemli olabilirdi. Ama ölüm de var, ötesi de var. Her şeyden hesaba çekileceğimiz sorumluluğu ile ölüm ve ötesine hazırlanmamız gerekmektedir. Sorumsuzluk sorunluluktur.

14 Kasım 2017 11:41
A
a
Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla.
Hamd, Alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
Salât ve selâm olsun Rasulullah'a, Âline, Ashabına ve Kıyamete kadar O'nun izinde giden muvahhid ve müttakî mü'minlere...
Ben, şehadet ederim ki, Allah'dan başka ilâh yoktur ve yine şehadet ederim ki, Hz. Muhammed (s.a.s.) Allah'ın kulu ve Rasulü'dür...
Yeryüzündeki bütün tağutları, her yönüyle ve her çeşidiyle tanıyıp reddettim... Yegâne Rabbimiz ve İlâhımız Allah'a, katıksız, şirksiz, şüphesiz ve kesin iman ettim... Yaratılış gayemiz olan Rabbimiz Allah'a ibadet etmekte O'na hiçbir şeyi ortak etmez, yalnız O'na ibadet eder ve yalnız O'ndan yardım dileriz...
Allah'ı Rabb, İslâm'ı din, Rasulullah Muhammed (s.a.s.)'i hayat önderi olarak kabul edip razı oldum ve hiç tereddüt etmeden iman ettim...
 
 

HERKES SORUMLUDUR…
 
Kişinin kendi hareketlerinden sorumlu olması İslam Hukuku’nun temel prensiplerinden biridir. Ferdi sorumluluk üzerinde Rasulullah (sav) ısrarla durmuştur. Gerek dini gerekse hukuki açıdan büyük veya küçük, zengin veya fakir, kadın veya erkek her kişi tümüyle yaptıkları yahut terk ettiklerinden sorumludur. Ne kişi bir başkasının mesuliyetini üstüne alabilir ne de diğerlerinin yaptıklarından sorumlu tutulabilir.

Sorumluluğun ferdiliği Kur’an-ı Kerim’de kesin ifadelerle yer alır: “Doğrusu, hiçbir günahkâr, diğerinin (günahına sebep olmadığı şeyi) yüklenemez.” (Necm Suresi-38)
“…Herkesin kazandığı ancak kendisinedir. Hiçbir günahkâr, diğerinin (işlediği günah) yükünü taşımaz (herkes kendi yaptığından sorumludur)…” (En’am Suresi-164)
“Kim (Allah ve Resulü’nün gösterdiği) doğru yola gelirse, ancak kendi için doğru yola gelmiştir. Kim de saparsa, ancak kendi aleyhine sapmıştır. Hiçbir günahkâr, başkasının (işlediği veya onun günahına sebep olmadığı) günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe (hiçbir kavme) azap edici değiliz.” (İsra Suresi-15)
“İşte kim zerre ağırlığınca (iman ve ihlâsla) bir hayır işlerse, onu(n karşılığını) görecek. Kim de zerre ağırlığınca bir şer işlerse onu görecektir.” (Zilzal Suresi-7-8)
“Ve onlara (dünyada yaptıkları) her şeyi, kesin bilgi(miz) ile mutlaka anlatacağız. Biz, hiçbir zaman onlardan uzak (ve habersiz) değildik. O gün (kıyamette, herkesin dünyada yapıp ettiğini) tartmak haktır (gerçektir). Kimlerin tartıları (sevapça) ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (A’raf Suresi-7-8)
Zikredilen ayetler, bütün hareketlerin kökeninde ferdi mesuliyet kuralının yer aldığını şüpheye mahal bırakmayacak tarzda ortaya koymakta olup, “Biz her insanın amel / hayat defterini boynuna astık (onu sevap günah, ne ile doldurursa doldursun). Kıyamet günü herkese onu, (önünde) açılmış olarak bulacağı bir kitap halinde çıkarırız.” ( İsra Suresi-13) ayetinde ifade edildiği gibi, hiç kimse de bu sorumluluğundan kaçamaz.
 

HERKES KENDİ AKIBETİNİN HAZIRLAYICISIDIR…
 
Kendi sonunun hazırlayıcısı bizzat insandır. Allah (cc)’ın, Rasulü (sav) aracılığıyla insanlara vahyettiği Sırat-ı Mustekim’e tabi olarak diğer yaratıklarca bilinmeyen yüceliklere erişebilir. Yahut bu yolu reddedip şeytanı veya kendi hevasını izleyerek alçalmışlığın derinliklerine düşebilir. Kazanacağı karşılık kendi davranışlarına bağlı olarak belirlenmiştir, ne bir fazla, ne de bir eksik. Bununla beraber, doğru yolda olanlara Allah (cc) kendi lütfuyle kazandığını fazlasıyla verebilir. Fakat kişi, genel bir kural olarak, ancak yaptıklarının karşılığına ulaşabilir. Yaklaşım ve usulünün doğruluğuna bağlı olmak üzere, sarf edilen çaba ne kadar fazla ise kazanılan mükâfat da o kadar büyük ve yücedir.
“Hakikaten (Allah’ın lütfu ve yapılan bağışlar dışında) insana, kendi çalışmasından başkası yoktur.” (Necm Suresi-39)
Bu ayet-i kerimeden anlaşılıyor ki;
1)- Kişinin kazandığının kendi davranışlarının karşılığı olacağı,
2)- Bir şahsın çalışmasının meyvelerini bir başkasının, çabada pay sahibi olmadığı müddetçe alamayacağı,
3)- Emek ve çaba sarf etmeden kişinin bir şey kazanamayacağıdır.
 
SORUMLULUĞUMUZDA, SORUMSUZLUĞUMUZDA SONUMUZU BELİRLEYECEKTİR…
 
  • Yaptıklarımızdan sorumluyuz; Yapmamamız gerektiği halde yaptıklarımızdan…
  • Yapmadıklarımızdan sorumluyuz; Yapmamız gerektiği halde yapmadıklarımızdan…
  • Terk ettiklerimizden sorumluyuz; Terk etmememiz gerektiği halde terk ettiklerimizden…
  • Terk etmediklerimizden sorumluyuz; Terk etmemiz gerektiği halde terk etmediklerimizden…
 
Ölüm ve ötesi olmasaydı, dünya keyfi, rahat ve zevkleri belki önemli olabilirdi. Ama ölüm de var, ötesi de var. Her şeyden hesaba çekileceğimiz sorumluluğu ile ölüm ve ötesine hazırlanmamız gerekmektedir. Sorumsuzluk sorunluluktur. Sorunlu olmamak için sorumlu olduğumuzu unutmayan bir yaşayışımızın olması temennisi ve duası ile.

Haber var islah eder, haber var ifsad eder