Video Foto Galeri Yazarlar
18.8.2018 - Cumartesi

Kübra YILDIZ

SEVGİLİM DÜNYA MI?

8 Mayıs 2018 15:36
A
a

SEVGİLİM DÜNYA MI?

BİSMİLAHİRRAHMANİRRAHİM

Gerçekten Hamd Allah’a mahsustur. O’na Hamd ederiz ve O’ndan yardım dileriz. Mağfireti O’ndan ister, doğru yola iletilmemizi O’ndan bekleriz. Nefislerimizin kötülüklerinden ve amellerimizin fenalıklarından Allah’a sığınırız.

Bu dünya Allah’a giden yolda bir uğrak ve yolcuların azıklarını almaları için çölün başlangıcında kurulmuş bir pazar yeridir.

Dünya ve ahiret iki halden ibarettir. Ölümden önce olana sana yakın olduğu için dünya denir. Ölümden sonra olana da ahiret denir. Bizlerin dünyadaki gayesi ise ahirete azık hazırlamaktır. Ahirete azık hazırlamakta ‘’marifet’’ ile elde edilebilir. İnsan Allah (c.c) nu bilmeli tanımalı hakkıyla O’nu tesbih ve takdis etmelidir.

Dünyada insanın iki şeye ihtiyacı vardır. Biri kalbini diğeri bedenini helak edici sebeplerden koruyup gıdasını temin etmektir.

Kalbin gıdası: Allah (c.c) marifeti ve sevgisidir. ‘’Marifet ve sevgisi’’ insanın özelliğidir. Kalbin helak olması da gayrisinin sevgisine dalmaktır.

Beden bağlı bulunduğu kalbin arzularını hazırlamak içindir. Çünkü beden fani kalp ise bakidir. Beden ile kalp arasındaki ilişki deve ile hacı arasındaki ilişki gibidir. Hac yolunda deve hacı içindir. Hacı deve için değildir. Hacı kabeye varıncaya kadar devenin yemini diğer ihtiyaçlarını temin edip deve ile ilgilenmek zorundadır. Kabeye varınca onun sıkıntısından kurtulur. Ancak hacının yolda devenin ihtiyacı ile ilgilenmesi lüzumu kadar olmalıdır. Eğer bütün vaktini onun yem ve ihtiyacı için harcarsa kafileden geri kalıp yapması gereken şeyleri yapamaz. Bunun gibi eğer insan bütün ömrünü bedeninin kuvvetlenmesi ve helak olma sebeplerinden uzaklaştırmamak için sarf ederse kendi ebedi saadetten mahrum olur. Kalp Allah içindir. Dünya için değildir. Kendini ve Allah (c.c) nu unutan kimse kendini ve kabeyi unutup bütün zamanını devenin tımarına sarf eden hacı gibidir.

Dünyayı sevgili edinen insan! Dünya kendini sana öyle bir şekilde arz eder sen onu hareketsiz olduğunu devamlı kendinle beraber bulunduğunu sanırsın. Hâlbuki daima senden kaçmaktadır. Bu iş peyderpey olduğu için zerre kadar hareket ettiği bilinmez. O gölgeye benzer ki baktığın zaman hareketsiz sanırsın. Hâlbuki o daima gitmektedir. Buda malumdur ki senin ömrün daima peyderpey geçmektedir her an eksilmektedir. Demek ki dünya öyle bir dünyadır ki daima sana veda etmek üzeredir. Oysa sen bundan habersizsin.

Onun sihri seni kendine âşık yapmak için kendini senden başkasına meyli olmayan vefakâr bir dost şeklinde arz eder. Fakat bir gün aniden senden kaçıp düşmanlarınla dost olur. O öyle bir fahişe kadına benzer ki hile ve aldatmacı hareketlerle erkekleri baştan çıkarıp erkekleri kendine aşık yapar. Ondan sonra hasenesine davet edip öldürür. Hz. İsa (r.a) mükaşefe halinde dünyayı bir kadın şeklinde görüp kaç kocan vardır diye sordu. Dünya cevap verip kocalarım sayısızdır dedi. İsa(a.s.) ‘’Onların hepsi seni boşadılar mı yoksa öldüler mi?’’ dedi. Dünya: ‘’Ne boşadılar ne öldüler hepsini ben öldürdüm.’’ Dedi. İsa(a.s.) ‘’Bu ahmaklara bak hayret ki senin başkalarına ne yaptığını gördükleri halde sana rağbet edip senden ibret almazlar.’’ Dünyanın bir sihri de budur ki zahirini süsleyip bela ve minnet olan şeyleri gizleyip örter. Ta ki cahil olanlar onun dışına bakıp aklansınlar. O, şekli kötü sureti çirkin bir kadına benzer ki yüzüne perde örtüp güzel elbiseler giyer. Altın ve çeşitli mücevherat takar uzaktan bakanlar ona esir olur yüzünden örtüyü kaldırıp rezillik ve çirkinliğini görünce de pişman olur. Hadisi şerifte‘’Kıyamet gününde dünyayı gözleri yeşil dişleri ağzından dışarı çıkmış çirkin suretli bir kocakarı şeklinde getirirler. İnsanlar onu o hal üzere görünce Allah korusun bu kimdir bu kadar çirkindir derler. Onlara denir ki o dünyadır ki, onun için kıskaçlık düşmanlık yapardınız. Birbirinizin kanını döküp yakınlarınızdan sıla-ı rahmi keserdiniz. Ona aldandınız. Ondan sonra onu ateşe atarlar. O anda dünyada feryat edip der ki Ya Rabbi ‘Nerde bana gönül bağlayıp sevgi besleyen dostlarım?’ Ondan sonra onları da cehenneme atın diye ferman edilir.’’

Bilmeliyiz ki dünya ehlinin dünyayı sevenler sevgili edinenler ahiret hususunda halleri o kimsenin haline benzer ki lezzetli nefis tatlı yemekleri bol bol yiyip midesini bozar. Midesi yönünden abdest bozma hususundan hesapsız rezillikler ve çirkinlikler görür. Yediği yemek lezzetli olduğu ölçüde eseri de o kadar çirkin ve kokusu da kötü olur. Dünya sevgisi ne kadar fazla ise kişide akıbetinde rezilliği o kadar fazla olur. İsa (a.s) buyurmuştur ki ‘’Dünya isteklisi deniz suyundan içene benzer ne kadar içerse o kadar susar sonunda ölürde susuzluğu gitmez.’’

Dünyaya meyledip muhabbet bağlamaya sebep olan şey, ahiretten nefret etmeyi amaç edinmektir. Bu nedenle Rasulullah (s.a.v) buyurur ki ‘’Dünya ve içindekiler lanetlenmiştir. Ancak Allah’u Teâlâ’yı ananlar ve buna yardımcı olanlar lanetlenmemiştir.’’

Bizler dünyayı mı yoksa yaratıcısını mı sevgili edinenlerdeniz? Herkes hayatına bakarak cevabını bulsun.

ALLAH (c.c) BİZLERİ KENDİSİNİ HAKKIYLA TANIYIP SEVGİSİNE LAYIK OLAN KULLARINDAN OLMAYI NASİP EYLESİN İNŞALLAH.

ÂMİN…


…DÜNYA HAYATINI AHİRETTEN DAHA ÇOK SEVDİLER…(NAHL 107)

SELAM VE DUA İLE


ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

 

Haber var islah eder, haber var ifsad eder