Video Foto Galeri Yazarlar
25.9.2018 - Salı

Şahımerdan SARI

SORULAR VE CEVAPLAR - 3

Değerli Alim Şahımerdan Sarı Hoca'nın kaleminden Kelime-i Tevhid ve Manası kitabında yer alan bölüm soru ve cevapları. ( 3. Bölüm)

26 Haziran 2018 14:29
A
a
SORU=32) Nuh (a.s) ve Hud (a.s)’ın tebliğinin mahiyetini izah ediniz?
CEVAP=32) Nuh (a.s) kavmine; “Allah’tan başka ilah edinmeyin” (Araf Suresi: 59) demektedir. Anlaşılıyor ki; Nuh (a.s)’ın kavmi Allah (c.c)’ı inkâretmiyor, Allah’ın yanında başka ilahlara ibadet ediyorlardı. Nuh (a.s) ulûhiyet yetkilerini Allahu Teâla’dan başkasına isnat etmemelerini ve Allah’tan başka ilah tanımamalarını emretmektedir.
“Ad kavmine de kardeşleri Hud’u gönderdik. Hud, şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin.O’ndan başka sizin hiçbir ilahınız yoktur.Siz sadece iftira ediyorsunuz.Ey kavmim! Ben buna (bu tebliğime) mukabil sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatım,beni yaratandan başkasına ait değildir.Hala akıllanmayacak mısınız? Ey kavmim! Rabbinizden mağfiret dileyin.Sonra yine O’na tevbe edin ki üstünüze gökten bol bol (feyzini) göndersin,kuvvetinize daha fazla kuvvet katsın.Günahkarlar olarak yüz çevirmeyin.Dediler ki: “Ey Hud,sen bize açık mucize getirmedin.Bir de senin sözünle ilahlarımızı bırakıcı değiliz.Sana inanıcılar da değiliz.”  (Hud Suresi: 50-53)

SORU=33) Salih (a.s) ve İbrahim (a.s) nasıl Allah (c.c)’a davet etmişlerdir?
CEVAP=33) “Semud kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik.    Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilahınız yok. O, sizi topraktan yarattı ve sizi oranın imarında görevli (ve buna donanımlı) kıldı. Öyle ise O’ndan bağışlanma dileyin; sonra da O’na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir. Onlar şöyle dediler: “Ey Salih! Bundan önce sen, aramızda ümit beslenen bir kimseydin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmamızı bize yasaklıyor musun? Şüphesiz biz senin bizi çağırdığın şeyden derin bir şüphe içindeyiz. Salih, dedi ki: “Ey kavmim! Söyleyin bakayım, eğer ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerinde isem ve bana tarafından bir rahmet (Peygamberlik) vermişse, O’na karşı geldiğim taktirde beni Allah’tan kim koruyabilir? Demek ki, zarara uğratmaktan başka bana katkınız olmaz.” (Hud Suresi: 61-63)
   Salih (a.s) kavmini her peygamberin yaptığı gibi sadece Allah’a kulluk etmeye çağırmıştır.Tevbe etmelerini istemiştir.Kavmi de Salih (a.s)’a karşı çıkmış ve önceden güvenilir biri olduğunu,babalarının ilahlarından vazgeçirmeye çalıştığını ve şüphe içerisinde olduklarını inatla beyan etmişlerdir.Salih (a.s)’da kendisinin doğru yolda olduğunu eğer Allah (c.c)’a isyan ederse kendisini kimsenin kurtaramayacağını kavmine söylemiştir.
“İbrahim’i de Peygamber olarak gönderdik. Hani O, kavmine şöyle demişti: “Allah’a kulluk edin, O’na karşı gelmekten sakının. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Siz Allah’ı bırakarak ancak putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Allah’ı bırakarak taptıklarınızın size hiçbir rızık vermeye güçleri yetmez. Öyle ise rızkı Allah’ın katında arayın. O’na kulluk edin ve O’na şükredin. Siz yalnız O’na döndürüleceksiniz. Eğer siz yalanlarsanız bilin ki, sizden önce geçen birtakım ümmetler de yalanlamışlardı. Peygambere düşen apaçık tebliğden başka bir şey değildir.”  (Ankebut Suresi: 16-18)
İbrahim (a.s)’da kavmine Allah’a kulluk etmelerini, O’ndan (c.c) sakınmalarını söylemiştir. Kavminin taptıklarının kendilerine hiçbir fayda vermediğini, rızkı Allah (c.c) katında aramaları gerektiğini söylemiştir. Peygamberlere düşen vazife apaçık tebliğden başkası değildir. (Ankebut Suresi 16-18)

SORU=34) Dune nedir? İzah ediniz.
CEVAP=34) Ankebut 16-18.ayet-i kerimelerde “Allah’tan başka taptıklarınız” denince “dune” kelimesi geçmektedir.Dune demek=bir şeyin Allah (c.c)’dan üstün tutulması değil, aynı seviyede tutulması da değil, bilakis onun da altında tutulmasıdır. Yani Allahu Teala’ya ortak koşan müşriklerin, koştukları ortaklarını Allahu Teala (c.c) seviyesinde kabul etmeleri şart değildir.Allahu Teâla (c.c)’dan sonra diye de kabul etseler,yine müşrik olurlar.

SORU=35) Yakub (a.s) ve Şuayb (a.s)’ın tebliğinin mahiyetini izah ediniz?
CEVAP=35) Yakub (a.s) oğullarına “benden sonra kime kulluk edeceksiniz”dedi. Onlar da “Senin ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın ilahı olan tek Allah’a kulluk edeceğiz. Biz ancak O’na teslim olmuşuz dediler” (Bakara Suresi: 133)
 
“Medyen halkına da kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. Rabbinizden size açık bir delil gelmiştir. Artık ölçüyü ve tartıyı tam yapın. İnsanların mallarını eksiltmeyin. Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin. İnananlar iseniz bunlar sizin için hayırlıdır.”                     (Araf Suresi: 85)
Şuayb (a.s) kavmine Allahu Teala’nın hemulûhiyetini hem de Rububiyetini hatırlatmaktadır. Ayet-i kerimeden anlaşılan; o zaman Şuayb (a.s)’ın kavmi olan Medyenliler Allahu Teâla (c.c)’ın Rububiyetini kabul ediyorlar. FakatUlûhiyeti Allahu Teâla (c.c) ile beraber başkasına da isnat etmektedirler.

SORU=36) İsa (a.s)’ın tebliğinin mahiyetini izah ediniz?
CEVAP=36) İsa (a.s) kavmine hikmet getirmiştir. Ve ayrılığa düştükleri şeyleri açıklamak için gönderilmiştir. Onları Rab olarak Allahu Teâla (c.c)’yı tanımaya davet etmiştir.
“İsa, apaçık mucizeleri getirdiği zaman şöyle demişti: “Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Öyle ise, Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.” (Zuhruf Suresi: 63)

SORU=37) Enam Suresi 161 ve 165. Ayetler arasındaki ayetlere dayanarak Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’in tebliğinin mahiyetini izah ediniz?
CEVAP=37) “De ki: “Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk’a yönelen İbrahim’in dinine iletti. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi. Ey Muhammed! De ki: “Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, hayatım da, ölümüm de alemlerin Rabbi Allah içindir. O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben Müslümanların ilkiyim. De ki: “Her şeyin Rabbi O iken ben başka bir Rab mı arayayım? Herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. Hiçbir günahkar başka bir günahkarın günah yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O size, ihtilaf etmekte olduğunuz şeyleri haber verecektir. O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hakim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (En’am Suresi: 161-165)
 
SORU=38) İlk öğrenilmesi gereken ilim nedir?
CEVAP=38) Kelime-i Tevhid’i bilmek hem ilimlerin başıdır hem de diğer ilimlerin temelidir. ZiraTevhid noktasında eksik veya yanlış bilgiye sahip olan insanlar, hayatlarının diğer hususlarında da mutlak olarak sapıklığa düşerler.

SORU=39) Peygamberlerin dini nedir?
CEVAP=39) Tevhid:Allahu Teala (c.c)’yı zatında,sıfatlarında, efalinde birlemektir.         Hz. Adem (a.s)’den Hz.Muhammed (s.a.v)’e kadar gelen bütün peygamberlerin dini Tevhid dinidir.

SORU=40) Tevhid-i Zat nedir? İzah ediniz.
CEVAP=40) Allahu Teala (c.c)’nın kısmı,cüz’ı ve ba’zı yoktur.Terkip değildir.Zira cüzlerle mürekkep olanın,onu birleştiren bir kuvvete muhtaç olması söz konusudur.Allahu Teala (c.c) Vacib’ul Vücut’tur.Cismaniyeti gerektiren terkipten münezzehtir.

SORU=41) Tevhid-i Sıfat nedir? İzah ediniz.
CEVAP=41) Allahu Teâla’nın misli ve benzeri yoktur. Yarattıklarındanhiçbirine benzemez (Muhalefetun Lil Havadistir).Hiçbir yaratığın mahiyeti, keyfiyeti ve sıfatları O (c.c)’na benzemez.

SORU=42) Tevhid-i Efal nedir? İzah ediniz.
CEVAP=42) Allahu Teala (c.c) yaratmada birdir.O’nun ortağı ve yardımcısı yoktur. Dilediğini kendisi yapar (keyf me yeşa).Yaratıkların var oluşlarında ve hayat akışlarında gördüğümüz zahiri sebepler sadece birer vesiledir.O halde Allahu Teâla (c.c) birdir demek,cüz’ü benzeri yoktur demektir.

SORU=43) Kelime-i Tevhid’i simgeleyen cümleyi izah ediniz?
CEVAP=43) LA İLAHE İLLALLAH, MUHAMMEDUN RESULULLAH diye ifade olunan cümledir.

SORU=44) Kur’an-ı Kerim’in neresinde Tevhid anlatılmaktadır?
CEVAP=44) Kur’an-ı Kerim’in bütün ayetlerinde bütün kelimelerinde hatta bütün harflerinde Tevhid anlatılmaktadır.

SORU=45) Kul’a kul olmaktan kurtulmakla Tevhid arasındaki ilişkiyi izah ediniz?
CEVAP=45) İnsan “Kelime-i Tevhid’i” kabullenmekle kula kul olma zilletinden kurtulur. Bu kelimeyi kabullenmekle, karanlıklardan kurtulup hidayete ve nur’a erişir.Esfel-i Safilin yolundan kurtulup ala-i illiyyine ileten yola girmiş olur. Cehennem yolundan kurtulup cennetin yoluna girmiş olur.

 

Haber var islah eder, haber var ifsad eder