Video Foto Galeri Yazarlar
18.7.2018 - Çarşamba

Şahımerdan SARI

SORULAR VE CEVAPLAR - 5

Değerli Alim Şahımerdan Sarı Hoca'nın kaleminden Kelime-i Tevhid ve Manası kitabında yer alan bölüm soru ve cevapları. ( 5. Bölüm)

12 Temmuz 2018 11:08
A
a
SORU=61) Allah’ın (c.c) hiçbir şeye benzememesi ne demektir?
CEVAP=61) Şura Suresi 11.ayet’te Allahu Teâla (c.c)’nın yarattıklarından hiçbir şeye benzemediği ifade olunmaktadır. “O (c.c)’nun benzeri hiçbir şey yoktur”. Zaten insanların Allahu Teâla’nın zatının keyfiyetini idrak edecek akli kapasitesi yoktur. Bu mümkün de değildir. İnsana gereken Allahu Teâla’nın varlığına inanıp halikiyetini tevhid edip O’na (c.c) hiçbir şeyi eş ve ortak koşmamaktır.

SORU=62) Yunus Suresi 21-24 arasındaki ayetleri okuyunuz ve aranızda konuşunuz.
CEVAP=62) “İnsanlara, kendilerine dokunan (kıtlık ve hastalık gibi) sıkıntılardan sonra, bir rahmet (bir bolluk, bir sıhhat zevkini) tattırdığımız zaman bakarsın ki ayetlerimiz hakkında onların yine kötü bir fikri vardır. De ki: “Allah’ın (o kötü fikirlerine karşı olan) mukabelesi, ıkaabı daha çabuktur. Elçilerimiz sizin beslemekte olduğunuz o kötü fikirleri şüphesiz yazıyorlar.
Sizi karada ve denizde gezdiren O (c.c) ‘dur. Hatta siz gemide bulunduğunuz zaman güzel bir rüzgârla o gemi içindekilerle giderken onlar ferahlanırlar. Derken bir fırtına çıkarak her taraftan dalgalar kendilerine gelirse ve kuşatıldıklarını anlayınca, Allah’ın dininde halis samimi olarak Allah’a şöyle dua ederler: “Yemin ederiz ki, eğer bizi buradan kurtarırsan muhakkak şükreden kullarından oluruz”.
 
Fakat Allah (c.c), onları selamete çıkarınca bakarsın ki, yeryüzünde haksız yere azgınlıklarda bulunurlar. Ey insanlar! Sizin azgınlığınız ancak kendi aleyhinizedir. O kıymetsiz dünya hayatının biraz zevkini sürersiniz. Biz de bütün yaptıklarınızı size haber veririz. Dünya yaşayışının hali gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki onunla yeryüzünün –gerek insanların, gerek davarların yiyeceği nebat(lar)ı (ağ gibi birbirine örülüb) karışmıştır. Tam yer, zinet ve ihtişamını takınıp süslendiği, sahipleri de ona (biçmeye, yemişlerini, mahsullerini toplamaya) herhalde kaadir olduklarını sandıkları bir sırada geceleyin veya gündüzün ona emrimiz (don gibi, kasırga gibi, sel gibi bir afetimiz) gelivermiştir ki sanki dün de yerinde yokmuş gibi onu ta kökünden koparılıp biçilmiş bir hale getirmişizdir. İşte biz iyi düşünecek bir kavim için ayetleri böyle açıklarız”. (Yunus Suresi: 21-24)

SORU=63) Sıkıntı içerisindeki insanın durumunu Yunus Suresi 12.ayet çerçevesinde izah ediniz.
CEVAP=63) Ayet’te görüldüğü üzere inkârcılar dahi darda kaldıklarında Allah (c.c) ‘a dua ederler. Fakat küfürleri inadi olduğundan, darlıktan kurtulduktan sonra tekrar küfründe ısrarla devam eder durur.

SORU=64) Arap müşrikleri Allah’a iman ediyor muydu?
CEVAP=64) En katı cahiliye toplumu olarak bilinen Arap müşrik(putperest)leri dahi Allah (c.c)’ın halikiyetini kabul edip başka yaratıcı tanımamışlardır.

SORU=65) Nuh (a.s)’ın kavminin şirkini ve Hz. Nuh (a.s)’ın tebliğini izah ediniz?
CEVAP=65) “Görmediniz mi, Allah yedi göğü tabaka tabaka nasıl yaratmıştır? Onların içinde nasıl ayı, bir ışık, güneşi de bir kandil yapmıştır? Allah sizi (babanız Âdem’i) yerden (bitki bitirir gibi) bitirdi (yarattı). Sonra sizi yine oraya döndürecek ve kesinlikle sizi (yeniden) çıkaracaktır. Allah, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz. Nuh dedi ki: “Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimselere uydular.” (Nuh Suresi: 15-21)
 
Nuh suresi 15-21.ayet-i kerimelerinde Nuh (a.s) kavmine hitap ettiğinde kavmi, Allah (c.c)’ın yedi kat gökleri ve yeri yaratmadığını iddia etmemişlerdir. Hatta onlar Yeğus, Suva, Nesir, Vedd gibi putlarını bu yaratıcılığa ortak da etmemişlerdir. Ancak bu kavim söz konusu olan putları, aracı olarak kabul edip terk etmek istememişlerdir. Hz. Âdem ‘den (a.s) Hz. Muhammed (s.a.v)’e kadar gönderilen peygamberler gönderildikleri akvam-ı beşere Allah’ın varlığını ya da yaratıcılığını kabul ettirmeye çalışmak gibi bir gayrete ihtiyaç duymamışlardır.

SORU=66) Şeytan Allah (c.c)’a iman ediyor mu?
CEVAP=66) “Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, “Adem için saygı ile eğilin” dedik. İblis’ten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı. Allah, “Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?” dedi. (O da) “Ben O’ndan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. O’nu ise çamurdan yarattın” dedi. Allah, “Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın” dedi.” (Araf Suresi: 11-13)

Şeytan (iblis), Allah (c.c)’a ve halikiyetin Allah’a (c.c) ait olduğunu red etmemiş, kabul ve ikrar etmiştir.
SORU=67) Rab kelimesi lügatte ne mana ifade eder?
CEVAP=67) Rab kelimesi lügatte (r’b) kökünden gelip; eğitmek, tedavi etmek, çekip çevirmek, ıslah etmek, bağışlamak, kollamak, kefalet etmek, yücelik, reislik, hükmünü yürütmek, tasarrufta bulunmak, malik ve sahib olmak, terbiye etmek, düzenlemek ve nimetlendirmek gibi manalara gelir.

SORU=68) Günümüzde Rab kelimesi nasıl eksik anlaşılıyor?
CEVAP=68) Günümüzde birçokları Rab kelimesini sadece mürebbi; terbiye edici manasında almışlardır. Oysa Rab kelimesini sadece mürebbi aşama aşama geliştiren, terbiye eden manasıyla sınırlandırmak yanlıştır. Zira Rab kelimesi birçok manayı içerir.

SORU=69) Rab kelimesini iki şekilde nasıl sınıflandırabiliriz?
CEVAP=69)
1.) “Kulların, Allah (c.c)’ın Rububiyetini kabul edip inkâr etmedikleri” manalar
2.) “Kulların, Allah (c.c)’ın Rububiyetine eş ve ortak koştuğu” manalar

SORU=70) Kulların Allah’ın Rububiyetini kabul ettiği manalar nelerdir?
CEVAP=70) “Eğitmek, yetiştirmek, tanzim etmek, besleyip büyütmek, tedbir etmek(çekip çevirmek), toplamak, hazırlamak, hesaba çekmek, gözetmek, ıslah etmek, kefalet etmek, yücelik ve nimetlendirmek” gibi manalardır.

SORU=71) İbrahim (a.s) Allah’ın Rabliğini Şuara Suresinde nasıl izah etmiştir?
CEVAP=71) “Ancak Âlemlerin Rabbi (benim dostumdur). Beni yaratan, içiren O (C.C) ‘dur. Hastalandığım zaman bana şifa veren O (C.C) ‘dur. Benim canımı alacak, sonra beni diriltecek O (C.C) ‘dur. Ve hesab günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum O (C.C) ‘dur. (Şuara Suresi: 77-82)

SORU=72) Fatiha Suresi’ndeki âlemlerden kasıt nedir?
CEVAP=72) Âlemlerden murad öncelikle insanlar olmak üzere bütün mahlûkatlardır. Allahu Teâla (c.c) hem insanların hem de diğer bütün varlıkların hem var kılıcısı hem de onları halden hale geçiricisidir.
SORU=73) Nuh (a.s)’ın kavmi Allah’ın Rabliğinin hangi boyutlarını kabul ediyorlardı?

CEVAP=73) Nuh (a.s)’ın kavmi hem Allah’a hem Allah’ın Rububiyetine hem de meleklere inanıyordu. “Bunun üzerine kendi kavminden inkâr eden ileri gelenler şöyle dediler: “Bu ancak sizin gibi beşerdir, size üstünlük taslamak istiyor. Eğer Allah (c.c) dileseydi bir melek gönderirdi. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık.”
(Muminun Suresi: 24)
 
SORU=74) Yasin Suresi’ndeki kıssayı okuyarak bahsedilen kavmin Allah’ın Rabliğini nasıl kabul ettiklerini izah ediniz?
CEVAP=74) Bu ayetlerde elçilerin Rabbimiz Rahman olan Allah (c.c) tarafından gönderildiğine karşılık, kavmin Allah’ı ve Allah’ın Rahman olduğunu ve de Allah’ın Rububiyetini inkâr gibi bir durumun söz konusu olmadığını, sadece o kavmin, bu elçilerin Rahman olan Allah tarafından gönderilmediğini iddia ettiklerini görüyoruz.

SORU=75) Kulların Allah’ın Rabliğini inkâr veya şirk koştuğu manalar nelerdir?
CEVAP=75) Bu manalar: Riyaset, (merkezi otoriteye sahip olan) hükmünü yürütmek tasarrufta bulunmak, Malik (sahip), kendisine bağlanılan, efendi, sözü geçerli olmak üstünlüğü ve hüküm koymak gibi manalardır.

SORU=76) Enam Suresi 38.ayette geçen Rab hangi manaya gelmektedir?
CEVAP=76) Bu ayet-i kerimede en belirgin olarak Riyaset (merkezi otoriteye sahip olmak) manası bulunmaktadır. Bunlardan başka da manalar vardır.

SORU=77) Tevbe Suresi 31’de geçen Rab hangi manaya gelmektedir?
CEVAP=77) Hüküm koyma (helal ve haram hükmü koyma, yetkisini kullanma) manalarında olduğu anlaşılmaktadır.

SORU=78) Al-i İmran 164.ayet-i kerimede ki Rabb kelimesi ne manaya gelmektedir?
CEVAP=78) Rububiyet hakkı olan emir ve yasakları koyma yetkisinin toplumların içerisinde bazı lider ve önderlere tanınması anlamı vardır ki; Allah (c.c) bu yetkiyi peygamberlerine bile tanımamıştır.

SORU=79) Yusuf Suresi 50.ayette geçen Rabb kelimesi hangi manaya gelmektedir?
CEVAP=79) Bu ayet-i kerimede iki yerde Rabb kelimesi geçmektedir. Birincide Yusuf (a.s) kendisine gelen Mısır hükümdarının habercisine onun hükümdarını kastederek senin Rabbin diye hitab etmektedir. Bu manada Hükümdar: Hükmünü yürüten, emir ve yasak koyan efendi, sözü geçerli olan gibi manalara gelmektedir.
İkinci olarak Yusuf (a.s) benim Rabbim diye Allahu Teâla (c.c)’nın Rububiyetini ifade ile daha kapsamlı olarak beyan etmiştir.

SORU=80) Bugünkü ve Mekke müşriklerinin şirke düşmelerinin ana sebebini Müminun Suresi 86.ayeti kapsamında açıklayınız.
CEVAP=80) “De ki: “Yedi kat göklerin Rabbi, büyük Arş’ın Rabbi kimdir? Allah’ındır diyecekler. “Öyle ise O’na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” de.” (Müminun Suresi: 86-87)
Mekke’ deki müşrikler açıkça Allahu Teâla (c.c)’nın Rabliğini kabul etmektedir. Fakat Allahu Teâla (c.c)’nın yegânehâkimiyet sahibi ve kanun koyucu olduğunu reddetmektedirler. Günümüzde de aynı mantığın geçerli olduğunu söylemek mümkündür. Bugünde insanların birçoğu Allahu Teâla (c.c)’nın varlığını kabul etmekte lakin Allah’ın Şeriatından başka kanunları kendilerine ölçü olarak kabul etmektedirler.

 

Haber var islah eder, haber var ifsad eder