Video Foto Galeri Yazarlar
23.9.2017 - Cumartesi

Musa YILDIZ

YIKIMA BAŞLAYIN!

Hemen yanı başında zulüm gören kardeşlerine dua edeceğine, "süper güç" safsatalarıyla meşgul olan gençlerimiz; bu tezahürün en büyük acı tablosudur. "Düşman, güçlü olmakla meşru mu olur?" diye de, sormak gerekir.

10 Ocak 2017 14:46
A
a

Teknolojik araçların gelişimi ile günümüz şartlarında, iletişim kolaylıkla sağlanıyor ve böylece yarar dairesi genişlediği gibi zarar dairesi de, oldukça genişliyor.

İletişim araçlarından sadece televizyonu ele alacak olursak; evlerimizdeki konumu itibariyle, vazgeçilmez bir iletişim aracı halini almıştır. Bu gerçeklik, beraberinde kötü emellerin peşinde olan güçlerin sınırları aşıp evlerimize kadar ulaşmalarına sebebiyet vermiştir. Böylece emperyalist güçler, savaşı meydanlardan alıp zihinlere taşımış oldular.

Böylesi bir dönemde, devlet sınırlarının varlığı, zihinlerin işgal edilmesi adına ciddi bir engel teşkil etmiyor. Aksine bu durum, işgal edecek olan güç adına, avantaj niteliğini alıyor. Çünkü amaç; yumuşak bir dokunuşla zihinleri ele geçirip, bir taşla iki kuş vurmaktır.

Bunu fırsat bilen güçler, algı operasyonları,sübliminal, 24. kare vb. tekniklerle zihinleri kolay bir şekilde işgal edebiliyorlar. Bu durum karşısında iletişim araçlarını bilinçli bir şekilde kullanamayan insanlar, bilerek veya bilmeyerek düşman saffında yer alıyor ve her şeyleriyle ciddi bir sorun teşkil ediyorlar.

Toplumumuz her geçen gün hayatını dizayn etmede tek ölçü kaynağı olarak, yine bu iletişim araçlarını kendilerine ölçek olarak görmeye başlıyor. Olayları değerlendirirken de, bu sosyal baskıdan sıyrılamıyor ve neticede, ilke ve değerlerinden taviz veriyor.

Bizler bu savaşın tezahürlerini, sahip olduğu değer ve inançtan utanan bir neslin ortaya çıkmasıyla görmüş bulunmaktayız.

Hemen yanı başında zulüm gören kardeşlerine dua edeceğine, "süper güç" safsatalarıyla meşgul olan gençlerimiz; bu tezahürün en büyük acı tablosudur. "Düşman, güçlü olmakla meşru mu olur?" diye de, sormak gerekir.

Aslında fazla uzağa gitmeye de, gerek yok. Çünkü, halkı Müslüman olan bu beldede Hristiyanların bayramı kutlandı. Bizler bu savaşın en büyük olumsuz tezahürüne, maalesef yılın en başında şahit olduk…!

Şunu söylemekten geçemeyeceğim; Bayramlarını kutlamak için can attıklarınız, islam kardeşiniz olan bacılarınıza tecavüz eden pisliklerdir.

Unutmayın ! Çocuklarınızı öldürenleri, bayramlarını kutlayarak razı edemezsiniz.

Ne güzel söylemiş Şehid Hasan El Benna: “Emperyalizmi ruhlarınızdan atın, o sizin topraklarınızdan uzaklaşacaktır.”

Ve bizde diyoruz ki:

Bu bir çağrıdır, iman eden gönüllere… Bu bir ezandır, kulak veren mü’minlere…

Evet, yıkıma başlayın ey mü’minler !

Kırmızı çizgileri aşmasına rağmen, severek bağlanıp vazgeçemediklerinize… Karşılaşıp, duygusal yaklaştığınız her konuya… Oturmadığı halde, oturduğunu zannetiğiniz fikirlere… Saf ve temiz zihninizi kirleten düşüncelere… Ve yaşamak istediğiniz hayatı bozmak isteyen, putlaşmaya aday olmuş ilahlara…

Evet bunların hepsine savaş ilan edin. Vurun, kırın, parçalayın ve dağıtıp kurtulun. Böylece zihinleriniz hürleşir…!

Unutmayalım ki; savaşın ilk adresi meydanlar değil, işgal edilmeye aday olmuş zihinlerdir.

Hayat kısa ! Davranışlarınız, dünya’ya boş bir amaç için gelmediğinizi kanıtlasın.


Haber var islah eder, haber var ifsad eder
************ Sponsor Reklam Alanı; Mobilya | Klasik Mobilya | ucuz uçak bileti al | Kek kalıpları |