Video Foto Galeri Yazarlar
24.5.2018 - Perşembe

MISIR’IN HAİNLERİ...

Okunma: 2811
MISIR 15 Ocak 2018 11:26
Videoyu Aç MISIR’IN HAİNLERİ...

Bir toplumu bütünüyle kontrol altında tutabilmek ve onları istediğiniz yöne doğru uzun vadeli bir sürece yayarak kanalize etmenin en büyük yöntemi medya yönetimidir.

Günümüzün egemen güçleri, bu yöntemi kullanarak  Müslüman halkları diledikleri gibi yönlendirmekte, yaşam tercihlerinden gıda alışkanlıklarına, çocukların yetiştirilmesinden siyasi tercihlere kadar tüm önemli noktaları medya organları vasıtasıyla kontrol altında tutmaktadırlar. Mısır halkı da maruz kaldığı askeri dikta yönetimi sonrasında başlayan bu saldırıların günden güne kurbanı oluyor. Mısır televizyonlarında yapılan programlardan tutun, ekranlarda boy gösteren aktivist/yazar/aydın zevatın yaptıkları ve söylediklerini naklettiğimizde bir çoğuna inanmak istemeyeceksiniz. Lakin gerçekler maalesef hiçte öyle değil…

Mısır halkına sürekli olarak empoze edilen bozuk fikirleri, o fikirlerin sahiplerini ve konumlarını da içeren bir çalışma ile sizlere sunmak istiyoruz.

SADA AL-BALAD TV – AHMED MOUSSA


Amerikan halkını tebrik ederim. Seçilmiş başkan sayın Trump’ı da tebrik ediyorum. Trump’un seçim programında ona destek olanları ve bu hareketin içinde olanları da tebrik ederim. Nefes kesen mükemmellikte bir zafer kazandılar. Trump ailesini ve Beyaz Saray’ın yeni sevimli sakinlerini (Trump’un Çocukları) tebrik ederim. Müslüman Kardeşler terör hareketine karşı mücadele eden herkesi tebrik ederim. Trump, hiç şüphesiz ki bir Müslüman Kardeşler müttefiki olan eski Başkan Obama’ya ve Clinton’a büyük bir ders verdi. İyi bilin ki Trump’un Müslümanlarla bir problemi yoktur. Onun derdi teröristlerledir. Bunun dışında kalan Müslümanlarla hiçbir sorun yaşamayacaktır. Sözlerine dikkat ederseniz kendisi Müslümanlara saygı duyduğunu, hatta Müslüman dostlarını olduğunu ifade etmektedir. O’nun gerçek problemi, bizim problemimizle aynı : “TERÖRİSTLER”… Her kim ki bu teröristleri başlarından vuracak olursa, bizler onun arkasında oluruz.  

SAYYİD AL-QEMANİ – “I THINK” MAGAZINE



Dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük tehlike aslında İslam’dır. Özellikle de Arap Coğrafyası ve İslam Dünyasında yayılmış olduğu şekliyle… İnandığı dininin, tüm zamanlar ve tüm mekanlar için hala geçerli olduğunu düşünen her Müslüman potansiyel bir teröristtir. Bu kaideler sadece kılık kıyafet, sakal bırakmak için dahi olsa bu adam potansiyel bir teröristtir. Kendisinin seçilmiş olduğuna ve cennetin ancak Müslümanlar için olduğuna inanan bir Müslüman ile aynı bölgede yaşıyorsanız, bilin ki bir teröristle beraber yaşamaktasınız… Cihadın manası, “düşmanını öldürmek için daha fazla çalışmaktır”. Yapmanız gereken elinizi düşmanınızın kalbine sokup parçalamanız ve onu dışarı çıkarmanızdır. İşte cihadın anlamı budur.  

MOURAD WAHBA – MEHWAR TV


Biz kültürel olarak geri kaldık. Öncelikle bunun sebebi kültürümüzün genlerinin batı kültürüne düşman olması ve kendisini batıdan uzak tutmaya çalışmasıdır. Bu noktada yapacağımız müdahaleler de kültürümüzü ya daha geriye ya da daha ileriye götürecektir. İncelemelerime göre kültürümüz mitolojik ve rasyonal olgulara arasında sıkışmış kalmış. Şayet bir toplum, rasyonal (materyalist) olgulara daha yakın ise, o toplumun kültürü daha çok gelişir. Lakin toplum modern gelişimlerden uzak kalırsa, ben onu “geri kalmak” olarak isimlendiririm. Bunlara dayanarak da ben bizim kültürümüzü “geri kalmış kültür” olarak isimlendiriyorum. Günümüz aydınlarının tek vazifesi, toplumumuzu kökten değiştirecek kültürel devrimlere imza atmaktır. Burada Mısır’da, Mısırlıların aklını Müslüman ve Hristiyan aşırıcılar kontrol ediyor. Bizim ise sormamız gereken yegane soru şu; “Mısırlıların zihnini bu dinsel aşırıcılıktan nasıl kurtarırız?” Bunun için devrimci nitelikte entellektüellere ihtiyacımız var. Tıpkı cumhurbaşkanımız Sisi’nin dediği gibi; “Müslüman Mısırlı” ya da “Hristiyan Mısırlı” diye bir şey olmamalı. Sadece “Mısırlı” diye bir kavram vardır ve biz hepimiz Mısırlıyız…


OSAMA GHAZALI HARB – ROTANA NETWORK


Belki benim şahsi fikrimdir bu ama, inanıyorum ki Filistin’de 1948’de tarihsel bir hata yapılmıştır. Bu da arapların Filistin’in parçalara bölünme teklifini reddetmesidir. Dediğim gibi bu şahsi bir görüş ama bu durum felaketin başlamasına sebep oldu. Şayet araplar 1948’de Filistin’in bölünmesi teklifini onaylasalardı bugün yaşadığımız problemlerin hiçbirisini yaşamıyor olacaktık. Bir Filistin Devleti ve bir İsrail Devleti olacaktı. Bugün ise durum tamamen değişti. O dönemde imtiyaz/taviz olarak adlandırılan şey, şu an için  fırsat olarak adlandırılıyor.  

AHMAD ABDOU MAHER – AL-HAYAT TV


Ülkemizin savaşçılara ait bir ülke olmasını ister miyiz? Ama yayınlanan şu kitaplara bakın… Abdurrahman ibn Avf ya da Uqbe bin Nafi’yi anlatan kitapların kapaklarında dahi kılıcıyla poz veren kişilerin resimleri var. Usame bin Zeyd’i anlatan bir kitabın kapağında atının üzerinde kılıcıyla ve kalkanıyla poz vermiş birini görebilirsiniz. Nereye doğru gittiğimizi bir sorun kendinize… Tüm bu kitaplar kan, vahşet, savaş dolu… Vahşetin olmadığı tek bir kitap bile yok. Biz modern bir ülke istiyoruz. Vahşet, kan ve savaşla değil, bilim, endüstri, kültür ile kalkınan bir ülke istiyoruz. Eğitime yapılan yatırım, petrole yapılan yatırımdan çok daha önemlidir. Petrol zengini olan nice ülkeler, cahil toplumları sebebiyle aslında fakirdirler. El-Ezher’e gelince, bilinmelidir ki bugün İŞİD’in icra ettiği İslami kültür, El-Ezher tarafından ortaya konmuş bir sistemin devamıdır.  

ALİ SALEM – ON TV


Herşeyden önce ülkeler arasında kalıcı dostluk yada düşmanlık diye bir şey yoktur. Bütün bunlar çıkara dayalıdır. İsrail bizim için düşman bir ülke değildir. Söylediğimin bir çok kişinin fikriyle çeliştiğinin farkındayım. Lakin bazı şeyleri iyice düşünmemiz lazım. Şimdi İsrail’in barış karşıtı ve kötülük isteyen bir ülke olduğunu düşünün. Allah onları sadece kötülük yaymaları için yaratmış olsun… İyi de onlar ahmak değiller ki! İsrail hiçbir zaman komşusu olan ülkelerin huzursuz olmasını istemez.  Güçlü bir Mısır, İsrail’in en büyük çıkarıdır. Suriye’de olanların hiçbirisini İsrail yapmadı. Orada olan herşeyi yapan Suriye Rejimidir. Şunu söylememe izin verin, Suriye’de kesintisiz olarak 8 saat uyku uyuyan tek Suriye’liler Golan Tepelerinde yaşayanlardır. Diğer bölgelerdeki tüm Suriyeliler bombardıman ve ateş altındadır.

HELMY BAKR – MBS MISR TV


Sisi bize Allah’ın bir lütfudur. Onun normal bir insan olmadığına kesinlikle emin olabilirsin. Bunda hiçbir zaman şüphe etme. O bize Allah tarafından gönderildi. Allah bu askeri komutanın seçimleri kazanmasını diledi. İnsanlar onu çok seviyorlar. O Cumhurbaşkanı oldu ve bir çok başarılar elde etti.  Sisi’nin kazanımlarını ancak Obama ile kıyaslayabiliriz.  

NAWAL EL-SAADAWİ – AL-ASSEMA TV



Bu ülke değişmez. Bizim aydınlar hakkında konuşmayı bırakmamız lazım. Bu kısıtlamalar ve sansürler hep hata… Ben bir makale yazdım. İsmi “Çocukların sorması yasak olan sorular.”..  Şunu bilmelisin ki dünya nüfusunun %30’u homoseksüeldir. Homoseksüellere dair bu gerçek Avrupa ve Amerika’da kanunların dahi değişmesine sebep olmuştur. Onlar iki erkeğin birbiri ile evlenmesi için kanunlarını bile değiştirdiler. Homoseksüellik bir travmanın ve genetik bozukluğun neticesidir. Bunun bir çok sebebi vardır. Bunu anlamamız gerekiyor. Bunun anlamı onların kötü insanlar olduğu ve hapse atılması gerektiği değildir.


Kaynak : Fetihmedya / Murat Gündoğan

Haber var islah eder, haber var ifsad eder