Video Foto Galeri Yazarlar
18.6.2019 - Salı

Ramazan Bayramı İçin Hilali Gözetleyin

Okunma: 9698
ÖZEL HABER 3 Haziran 2019 00:04
Videoyu Aç Ramazan Bayramı İçin Hilali  Gözetleyin

Hilalin görünmesi. Hilal; Ay'ın batı tarafında göründüğü sıradaki halidir. İkinci ve üçüncü günü Ay'a da aynı isim verilir. "Rü'yet" görme anlamındadır.

  ISLAHHABER    HABER MERKEZİ  

RÜ'YET-İ HİLAL

Hilal'in görülmesi. Hilal; Ay'ın batı tarafında göründüğü sıradaki halidir. İkinci ve üçüncü günü Ay'a da aynı isim verilir. "Rü'yet" görme anlamındadır.

Kur'ân'da şöyle buyurulmaktadır: "Sana hilalleri soruyorlar. De ki: Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir" (el-Bakara, 2/ 189).

Kameri aylar, hilalin batıda görünmesiyle başlar. Hilalin tekrar batıda görünmesi bazen yirmi dokuz bazen de otuz gün sürdüğünden, Kameri Ay'ın başlangıcını tesbit etmek ancak onu sürekli izlemekle mümkündür.

Ramazan orucuna başlamak, orucu bitirmek ve Ramazan bayramı, Ramazan ve Şevvâl hilallerinin görünmesiyle olur. Şaban ayının yirmi dokuzuncu günü hilal gözetlenir; şayet hava bulutlu ise veya hilal gözetlendiği halde görülmezse, Şaban ayı otuz güne tamamlanır ve Ramazana böyle başlanır. Ramazan bayramıda bu şekilde gözetlenerek belirlenir. Kamerî ayların genellikle yedi ayı yirmi dokuz, beş ayı ise otuz gündür.​

Hangi ayın yirmidokuz, hangisinin otuz gün olacağı astronomi bilginlerince dahi daha önceden tespit edilemediğinden, İslâm'ın bu iki temel ibadeti olan oruç ve Hacc'ın tam zamanında yapılabilmesi için hilalin her ay veya en azından Recep, Şaban, Ramazan, Şevval ve Zilhicce aylarında izlenmesi gerekmektedir. Hilali izleme, ibadete bir zemin hazırladığı için aynı zamanda bir ibadettir.

Cenab-ı Allah'ın (O sayılı günler) Ramazan Ay'ıdır. İnsanlar için bir (rehber ve) hidayet kaynağı olan Kur'an bu ayda indirilmiştir. Öyleyse sizden kim bu ay'a erişirse (bu ay'ın hilalini görürse) oruç tutsun" (el-Bakara, 2/185) buyurması bu ibadetin başlangıcını belirlemiştir. Dolayısıyla hilalin rü'yeti ile yani görülmesiyle oruç ibadetine başlanır. Hilal ile ilgili olarak Hz. Peygamber (s.a.s)'den bize intikal etmiş hadisler bir hayli çoktur.

Ebu Hureyre (r.a), Peygamber Efendimiz (s.a.s)'in şöyle buyurduğunu söyler:

"Ramazan orucunuzu hilali gördüğünüzde tutun. Hilali gördüğünüzde açın. Şayet hava kapalı olursa (ay'ın tespitine engel olursa) otuza tamamlayınız" (Buhari, Savm, II; Müslim, Siyam, 19, H. No: 1081; Nesâî, Siyam, 9; Darimi, Sivam, 2; Ahmed b. Hanbel, II, 422).

Başka bir rivayette ise şöyle buyurur:

"Hilali görmedikçe orucu tutmayın. Hilali görmedikçe orucu bozmayın. Hilali gördüğünüzde orucu açın. Şayet hava kapalı olursa (hilalin görülmesine engel olursa) otuz gün sayın" (Ahmed b. Hanbel, II, 430, 456).

Abdullah İbn Abbas (r.a), Rasûlüllah (s.a.s)'in şöyle buyurduğunu rivayet eder:

"Orucu Ramazan'dan önce tutmayın. Orucu hilali gördüğünüzde tutun. Hilali gördüğünüzde açın. Şayet hilalin görülmesine bulut engel olursa otuz günü tamamlayın" (Nesâî, Siyam, 13; Tirmizi, Siyam 5, H. No: 688).

Diğer bir rivayette: Abdullah İbn Abbâs der ki: Ramazan ayından önce oruca başlayanlara şaşarım. Halbuki Rasûlüllah (s.a.s) şöyle buyurdıı:

"Orucu hilali gördüğünüz de tutun ve hilali gördüğünüz zaman açın. Şayet hava kapalı olursa (hilali görmenize mani olursa) sayıyı otuza tamamlayın " (Nesâî, Siyâm, 12; Dârimî, Savm, 2; Ahmed b. Hanbel, I, 221; İmam Malik, Muvatta, Siyam, I, H. No: 3).

Abdullah bin Ömer (r.a)'den Rasûlüllah (s.a.s)'in Ramazan'ı anlatarak şöyle buyurduğu rivayet olunur: "Hilali görmedikçe orucu tutmayın. Hilali görmedikçe orucu açmayın. Şayet hava kapalı olursa (hilali görmenize mani olursa) görüldüğü gibi kabul edin " (Buharî, Savm, 11; Müslim, Siyam, 2, H. No: 1080; Nesâî, Siyam, 10, 11; Dârimî, Savm, 2; Muvatta, Siyam, I, H. No: I).

Hava bulutlu olduğu takdirde ise, Ramazan hilali bir âdil kişinin, Şevvâl hilali de iki âdil kişinin şahitliğiyle sabit olur. Hilali gözleyen ve gördüğünü beyan eden kimsenin, âdil olması şarttır. İmam-ı Merginanî (Hilali gördüğünü söyleyen kimsede) mutlaka adâlet aranır. Zira İslâmi meselelerde, ibadet hususunda fâsıkın haberi makbul değildir. Tahavî'nin "ister âdil olsun, ister âdil olmasın" sözünün tevili mestur olması (âdil mi, değil mi bilinmemesi) halindedir" (İmam Merginanî, Şerhu Bidayetil-Mübtedi, Kahire 1965, I, 121) diyerek, önemli bir konuya işaret eder.

Hilali tek başına gördüğünü iddia eden fasık bir kimse "Ulûl-emr" ve "kadı'ya" müracaat eder. Eğer mü'minlerin velayetine haiz olan bu kimseler hilali gördüğü hususundaki bu beyanını tasdik ederlerse mesele yoktur. Bu durumda bütün mü'minlerin oruca başlaması gerekir. Ancak âdil olan bir kimse hilali gördüğünü ilân ederse, kadı (hakim) tasdik etsin veya etmesin, bunu duyan kimselerin oruca başlamaları farzdır (Fetavay-ı Hindiyye, I,197-198).

Çünkü Ramazan ayının girdiği, âdil bir kimsenin beyanıyla sabit olmuştur.
Kaynak : ISLAH HABER

Haber var islah eder, haber var ifsad eder