Video Foto Galeri Yazarlar
24.6.2019 - Pazartesi

S-400'ler için Haziran başına kadar süre iddiası yalanlandı

Okunma: 440
GÜNDEM 23 Mayıs 2019 13:17
Videoyu Aç S-400'ler için Haziran başına kadar süre iddiası yalanlandı

Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, ABD’nin S-400 sistemlerinin alımı ile ilgili Türkiye’ye haziranın başına kadar süre tanıdığı iddialarına ilişkin, “Bize resmi olarak böyle bir şeyin intikal etmesi söz konusu değil” dedi. Bu arada Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu’nda Türkiye’ye S-400 sistemini alması halinde yaptırım uygulanması çağrısında bulunan tasarıydı. Tasarı oturumun sonunda yapılan toplu oylamada kabul edildi.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Kıran, Altınbaş Üniversitesi Rektörü, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Çağrı Erhan ve CNN Türk Genel Müdürü Bora Bayraktar ile ABD temaslarını değerlendirmek üzere Türk basın mensupları ile bir araya geldi.

ABD Kongresi'nde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın organize ettiği kapsamlı etkinlikte Türk-Amerikan ilişkilerini derinlikli olarak ele aldıklarını kaydeden Kıran, "Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceğine olan inancımızı anlattık" dedi.

Yavuz Selim Kıran, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’ın iki ülke arasındaki stratejik ilişkinin geleceğine yönelik ortak bir kararlılığa sahip olduğunu belirterek, iki liderin ülkeler arasındaki 22 milyar dolarlık ticaret hacmini 75 milyar dolara çıkarmayı hedeflemelerinin de Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceğine olan inancın bir yansıması olduğunu değerlendirdi.
ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nde Türkiye’nin S-400 alımına karşı sunulan ve bugün geçen karar tasarısını değerlendiren Kıran, “Bugün Kongre’de kabul edilen karar tasarısı ile birlikte, Amerika’da S-400 hava savunma sisteminin farklı bir mecrada tartışıldığını üzülerek gözlemliyoruz” dedi.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Kıran, ABD temasları kapsamında görüştükleri 6 kongre üyesine Türkiye’nin S-400 alımındaki maslahatlarını, ABD’nin Türkiye’nin hava savunma ihtiyacına yanıt vermediğini, bu alımın iki ülke stratejik ilişkilerini etkilemeyeceğini ve S-400 alım sürecinin arka planını anlattıklarını ifade ederek, "Tüm bu arka plan çerçevesinde senatörlerin ve kongre üyelerinin zaman zaman şaşırdığına da şahit olduk ve bu arka plana vakıf olmadıklarını gördük" diye konuştu.

Türkiye’nin S-400 konusunda ABD’nin hassasiyetlerini de dikkate aldığını dile getiren Bakan Yardımcısı Kıran, ABD yönetiminin Türkiye’nin S-400 konusunda teknik çalışma grubu kurulması teklifine henüz yanıt vermediğini kaydetti.

Teknik çalışma grubuna ilişkin Kıran, “Bunun Amerika’nın kaygılarını gidermesi noktasında, S-400 sisteminin F-35’in varlığına tehlike oluşturacağına ilişkin tartışmaları anlamsız kılacağına biz eminiz ve bu konuda her türlü diplomasi ve diyaloğa açığız” ifadelerini kullandı.

Yavuz Selim Kıran, "Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması durumunda nasıl bir yol izleyeceğine" ilişkin bir soruya cevap verdi. Türkiye'nin varsayımlarla hareket etmeyeceğini ve program içinde aktif çalışmalarına devam ettiğini belirten Kıran, şunları söyledi:

"Şu anda F-35'ler ile ilgili herhangi bir aksama söz konusu değil. Pilotlarımız da ABD'de bunun eğitimini almaya devam ediyorlar. Biz açıkçası bunu elma ile armutu karıştırmak olarak görüyoruz. Zaten şu an askeri teçhizat anlamında devam eden birtakım kısıtlamalar da varken bunun mantıkla bağdaşan bir yönü yok. F-35 programı son derece kapsamlı ve üzerinde mutabık kalınmış bir anlaşmadır. Bu anlaşma, hukuka sadık olan her ülkenin dikkat etmesi gereken bir konudur."

Kıran, S-400 konusunun "ABD'nin Düşmanlarına Yaptırımla Karşı Koyma Yasası (CAATSA)" çerçevesinde tartışılmasına da şiddetle karşı olduklarını vurgulayarak, S-400 anlaşmasının çok daha önce yapıldığını ve yaptırım programına dahil edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.

ABD'de yaşayan Türk toplumu üyeleri ile de bir araya geldiklerini anlatan Kıran, ABD’deki Türk toplumunun da Amerika’da yaşanan tartışmaları kaygıyla izlediğini gördüklerini ifade etti. 

Bakan Yardımcısı Kıran, "Türk-Amerikan ilişkileri böylesine mesnetsiz, temeli olmayan tartışmalarla gölgelenecek kadar zayıf bir ilişkiler manzumesine sahip değil. Köklü bir ilişkimiz var. Geçmişte de birçok sınama yaşadık ve hepsini başarıyla atlattık. Bunları atlamamızın bir sebebi de Türk-Amerikan işbirliğinin güçlü bir gelenekten güçlü bir kökten gelmesidir” diye konuştu. 

ABD ile Türkiye arasındaki köklü ilişkinin, bugünkü sınamaları da aşmaya katkı sağlayacağını belirten Kıran, ABD’nin S-400 kaygısının yersiz olduğunun anlaşılacağını, FETÖ konusunda Türkiye’nin hassasiyetinin anlaşılacağını ve ABD’nin YPG'yi desteklemeyi durduracağını beklediklerini söyledi.

Yavuz Selim Kıran, Amerikan medyasında yer alan, "ABD’nin Türkiye’ye S-400 alımı konusunda haziranın başına kadar karar vermesi için süre verdiği" iddialarına ilişkin bir soruya yanıt verirken, “Bize resmi anlamda böyle bir şeyin intikal etmesi söz konusu değil. ABD Patriotlarla ilgili mart ayında bizi tatmin etmeyen daha önceki tekliflerini güncellemişti. Esasen burada kastedilen şeyin de bu olduğunu düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin S-400 konusunda halen aynı noktada olduğunu belirten Kıran, S-400 konusunun artık tamamlanmış bir anlaşma olduğunu ve S-400’lerle ilgili uzmanların artık eğitimlerinin başladığını bildirdi.

ABD Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’nin "Türkiye’nin 30 kilometre derinliğinde Suriye’de bir güvenli bölge talebinde bulunduğunu ancak ABD’nin bunu henüz kabul etmediğine" ilişkin açıklamasına da değinen Bakan Yardımcısı Kıran, “Şu an askeri yetkililerimiz bu konuyu müzakere ediyorlar ancak 20 mil (32 km) bizim için üzerinde tartışma olmayan bir konu. Bizim mutabık kaldığımız bir konu. Hatta bunun dahi zamanla yetersiz olacağını söyleyebiliriz ama başlangıç olarak bu 20 milde iki ülkenin mutabık kaldığını söyleyebiliriz" dedi.

F-35 PROGRAMINDNA ÇIKARILMASI KARAR TASARISI KABUL EDİLDİ

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu, 10 Mayıs’ta sunulan ve Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi alması halinde F-35 programından çıkarılması çağrısı yapan karar tasarısını kabul etti. Kararda, Türkiye’ye S-400 silah sistemi alımını iptal etmesi çağrısı yapıldı.

Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu’nda bir dizi karar tasarısına ilişkin görüşmeler yapıldı. Oturumda ele alınan tasarılardan biri de her iki partiden Kongre üyelerinin destek verdiği ve Türkiye’ye S-400 sistemini alması halinde yaptırım uygulanması çağrısında bulunan tasarıydı. Tasarı oturumun sonunda yapılan toplu oylamada kabul edildi.

BİR NATO ÜYESİ RUS EKİPMANI ALAMAZ

Oturumda söz alan Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Eliot Engel, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘Türkiye’de demokrasiyi gerilettiğini ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yakınlaştığını’ savundu. Demokrat Kongre üyesi Engel, “Bu tasarı Erdoğan’ı otoriter davranışı sebebiyle kınıyor, Türkiye’ye de Rus silah sistemlerinin teslimatının iptal edilmesi çağrısını yapıyor” dedi.

Engel, “Elbette bizim sistemimizi onlara satmamızı istiyorlar ama bunu Rus silah sistemi teslimatını iptal etmezlerse yapamayız. İkisi birden olmaz. Bir NATO üyesi ülke Rus ekipmanı satın alamaz” diye konuştu.

Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu’nun kıdemli Cumhuriyetçi Üyesi Michael McCaul de F-35 vurgusu yaptı. “Bu karar Temsilciler Meclisi’nin ABD’nin Türkiye’ye Patriot sistemi satma teklifine destek verdiğini belirtiyor ve Türkiye’nin Rus S-400 hava ve füze savunma sistemi satın alma kararını kınıyor” diyen McCaul şu ifadeleri kullandı: “S-400 sistemini satın alması halinde Kongre Türkiye’nin F-35 programına katılımına artık destek vermeyecek. Türkiye’nin gittiği yolu düzeltmesini ve daha iyi seçimi yaptığını görmek istiyoruz.”

NATO’NUN DOĞASINA AYKIRI

McCaul, “Sovyetler Birliği’ne karşı aynı çizgide olmak üzerine inşa edilen NATO ittifakına giren bir NATO üyesi olarak Türkiye’nin Rus S-400 sistemi satın alması anlaşılamaz. Bu durum bu komisyon ve yönetim için kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Kongre Türkiye Dostluk Grubu’nun eş başkanlarından Cumhuriyetçi Steve Chabot, “Bu aşamaya gelmemesini ummuştum. Ne yazık ki Türkiye’nin S-400 alımı ilişkilere zarar veriyor. Bu konudaki duruşumuzu ve bu silah satışının neden kabul edilemez olduğunu anlıyorlar. Umarım Cumhurbaşkanı Erdoğan doğru tercihi yapar ve Trump yönetimi de Türkiye’nin hava savunma ihtiyaçlarını karşılaması için Patriot füzelerini alması için Türkiye ile çalışır” şeklinde konuştu.

Türkiye Dostluk Grubu’nun diğer bir Cumhuriyetçi eş başkanı Joe Wilson da, “Ankara ile ilişkilerimiz konusunda endişeliyim. Türkiye stratejik bir NATO müttefiki ve S-400 alma kararı bana göre şu anki hükümetin ortak değerlerimiz ve Türkiye’nin demokratik temellerini hiçe saydığının göstergesi” dedi. Joe Wilson “S-500 sistemi konusunda Ruslarla işbirliği yapmayı değerlendirmeleri bunu doğruluyor. Türk hükümetine bu alımı iptal etmeye ve NATO ittifakındaki karşılıklı faydaya dayanan rolünü yeniden üstlenmeye çağırıyorum” şeklinde konuştu.

KARAR TASARISININ İÇERİĞİ

Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu’nda kabul edilen tasarının metninde, ‘ABD ve Türkiye’nin 1952 yılından bu yana NATO kapsamında müttefik olduğu, Türkiye ve Amerika’nın Kuzey Atlantik İttifakı Antlaşması kapsamında demokrasi ilkelerini, bireysel özgürlükleri, hukukun üstünlüğünü korumakla yükümlü oldukları ve bunun yanı sıra kolektif savunma ve barış ile güvenliğin korunması konusunda ortak çaba göstermekle yükümlü oldukları’ vurgulanıyor.

Türkiye’nin önemli bir NATO müttefiki ve Amerika’nın da önemli bir askeri ortağı olduğu, Türkiye’nin 2 bin ABD Silahlı Kuvvetler mensubuna, hava savunma teçhizatına ev sahipliği yaptığının altı çiziliyor.

Ancak “Türkiye Amerika ile önemli bölgesel çıkarları paylaşmasına karşın, Rusya ve İran’la işbirliği içinde olması, Kuzey Kıbrıs’ı işgali, demokratik normlar ve kurumlardan uzaklaşması, özgür basına yönelik saldırılar, ABD vatandaşlarının ve ABD Büyükelçilik çalışanlarının haksız şekilde gözaltında tutulması ABD ve Türkiye ilişkileri için son derece sorunludur” ifadeleri yer alıyor.

Karar tasarısı metninde “Amerika’nın Türkiye’nin uçaksavar ve balistik füzelerden kaynaklanan bölgesel tehdit algıladığını ve bunun için de yeni bir hava ve füze savunma sistemine acilen ihtiyaç duyduğunu anladığı, Amerikan yönetiminin de Türkiye’ye Türkiye’nin savunma gereksinimlerini karşılayan güçlü ve cazip bir alternatif teklif sunduğu” belirtiliyor.

CAATSA YASASI

Metinde Amerika’nın Düşmanlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasasının (CAATSA) Başkan’a Rus savunma ya da istihbarat sektörüyle önemli işlemler yapan birey ya da kuruluşlara yaptırım uygulamasını şart koştuğu hatırlatılıyor.

Türkiye’nin S-400 sistemi almasının Amerika ve NATO müttefiklerinin güvenliğine zarar verdiğini, Türk-Amerikan ilişkilerine zarar verdiği ve bu alımın Türkiye’nin F-35 üretimine katılma ve bu uçakları filosuna alma planıyla uyumsuz olduğu belirtiliyor.

Karar tasarısında “Türkiye’nin 2002 yılından bu yana F-35 programında bazı parçaların imal edilmesi, bakım tesisine ev sahipliği yapmayı planlamasıyla ve programa 1,25 milyar dolardan fazla yaptığı yatırımla kritik bir ortak olduğu vurgulanıyor.

Tasarı metninde F-35 programı dışında olası yaptırımlardan etkilenebilecek savunma teçhizatı programları arasında Patriot hava ve füze savunma sistemi, CH-47F Chinook helikopterleri, UH-60 Black Hawk helikopterleri ve F-16 uçakları var.

Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu’nda kabul edilen tasarı Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi satın almaması koşuluyla Amerika’nın Türkiye’ye Patriot sistemlerini satma teklifine destek veriyor.

Türkiye’nin S-400 sistemini satın alması halinde Türkiye’nin F-35 programına katılımının sonlandırılması ve CAATSA bağlamında yaptırımların tam olarak uygulanması çağrısı yapılıyor.

Kaynak : Sputnik, Amerika’nın Sesi

Haber var islah eder, haber var ifsad eder