Video Foto Galeri Yazarlar
19.2.2020 - Çarşamba

Tahran'da yıkılan Sünni camisine tepki: Devletin yaptığına biz utanıyoruz!

ÖZEL HABER 1 Ağustos 2015 04:33
Videoyu Aç Tahran'da yıkılan Sünni camisine tepki: Devletin yaptığına biz utanıyoruz!

İran’in Başkenti Tahran: Sünni Müslümanların camisi olmayan tek başkent!

HABER: ISLAH HABER

İran’in Başkenti Tahran: Sünni Müslümanların camisi olmayan tek başkent!

İranlı Sünni Kürt aktivist: Devletin yaptığına biz utanıyoruz!

Celalizade: Sünnilerin her kasabasında bile cami inşa eden Şii devlet, Sünnilerin mescidine bile tahammülü yok!

İran İslam Şii Cumhuriyeti'nin başkenti Tahran’da Sünnilerin bir mescidi tahrip edildi. Punek’teki mescit bundan önce güvenlik güçleri tarafından mühürlenip kapatılmıştı. O dönemde Mevlana Abdulhamit ve Sünnilerin diğer tanınan simalarının girişimiyle mescit tekrar açılmıştı ancak geçenlerde, Başkentte camiden mahrum olan Sünnilerin bu mescidi tahrip edildi.

Roozonline sitesinin, İran Meclisinin eski Kürt milletvekili Hasıl Dase ile yaptığı ropörtajı:


İran Meclisinin eski Kürt milletvekili Hasıl Dase ve Müşareket Cephesi Partisinin tek Sünni genel merkez üyesi devlet erkanının Sünnilerin mescidini bir tehdit olarak algıladığını söyledi ve böyle güvensiz bir bakış açısının ülke için ağır hasar verdiğini öne sürdü.

“Herkes hangi mezhep, din ve ayine mensup olduğuna bakmaksızın eşit haklara sahip olmalıdır. İran’da Sünniler üzerine olan aşırı hassasiyet çok yanlıştır” diyen Kürt aktivist Dase “Bu bakış açısı büyük bir ayrışmaya sebebiyet verir ve bunun da bedeli İran’daki çoğu problemlerden daha ağırdır” dedi.

İranlı eski Kürt milletvekili “Sünnilere Tahran’da Cami için izin verilmemesi ve mescitlerinin tahrip edilmesi çok önemli bir konudur. Ben devletin içinde farklı düşüncelerin olduğunu biliyorum ve hükümetin bazı kesimleri Sünnilere olan bu yaklaşımı onaylamıyor ve Sünnilerin mutlaka Tahran’da Camisi olmalıdır diyor. Ancak devletin başındaki [Dini Lider Hameneyi] bunu tehdit olarak görüyor ve bu çok kötüdür. Bu düşünce güvensizlikten kaynaklanır ve ülkeye çok büyük zarar vermektedir ve bu zarar böyle giderse önlenemez” dedi.

Hasıl Dase geçen hafta gerçekleşen İran cumhurbaşkanının Kürt bölgesine yaptığı ziyareti hatırlattı ve “Sayın Ruhani Senendec’e vardığında gazeteciler İranlı Sünnilerden bir büyükelçi bile tayin edilmediğini söylediler. [Şii din adamı olan] Ruhani da Sünni büyükelçi var dedi ama biz bir Sünni’nin bile büyükelçi olarak atanmadığından eminiz. Böyle yaklaşımlar Sünnilerin ve Kürtlerin itirazına tepkisine neden oluyor. Eğer (Devlette) bu düşünce devam ederse aydın bir gelecek bizim beklememektedir ve bu düşünce değişmelidir” dedi.

İranlı Kürtlerin eski milletvekillerinden Dr. Celal Celalizade de Sünnilerin mescidinin tahribini sert bir dille kınadı ve bu olayın çok acı ve esef verici olduğunu söyledi.

“Biz (İran Devleti) bu kadar vahdetten dem vuruyor ve vahdet sloganını atıyor, dünyanın her yerindeki Müslümanların haklarını savunduğunu öne sürüyor, ama kendi vatandaşımızın hakları söz konusu olunca böyle davranılıyor. Bu gerçekten yanlış bir şeydir. Yetkililer kendilerine gelmelidirler ve Sünni vatandaşların namazına bu kadar hassas olmamalıdırlar. Bu işin hiçbir savunulacak yönü yoktur” diye konuşan Dr. Celalizade “Bakın İran’ın yaklaşık 15 ilinde Sünniler yaşıyor. Bazı illerde çoğunluk Sünnilerdedir ve bazılarında bu oran %50- %50’dir. Bunlar yurtdışından gelen insanlar değildir. Her İranlı gibi, bir insan, bir vatandaş gibi bu ülkede Sünnilerin de hakları vardır” dedi.

İran’ın birçok Sünni çoğunluklu en büyük şehrinden en küçük kasabasına kadar Şii cami dikildiğini söyleyen ve Tahran’ın Sünnilerin Camisi bulunmayan tek ülke başkenti olduğunu açıklayan İranlı Kürt aktivist, Irak’ta doğan ve ülkenin en üst düzey makamlarına gelen Şii İranlıları kastederek “Biz ülkemizde başka ülke doğumlusu olup da çok yüksek makamlarda bulunan kişileri biliyoruz. Sünnilerin bir iddiası yok sadece biz İranlıyız, ülke vatandaşıyız, ülkemizin gelişmesinde payımız olsun istiyoruz diyorlar. Bu ülke için birçok Sünni şehit olmuştur. Birçok Sünni gençlerini feda etmiştir bu ülke için. Yarın tarih bu konuyu yargılayacaktır ve İslam Cumhuriyeti Rejimi döneminde Sünnilerin İran’ın başkentinde cami hakları yoktu denilecektir. Siz bakın Moskova, Washington, Paris ve bütün diğer ülke ve şehirlerde Ehl-i Sünnet’in camisi var. Ben bilmiyorum Tahran’da bizim camimizin olması hangi düzeni bozacak, hangi grubun çıkarlarını tehlikeye atacaktır” diye konuştu.

İran’ın dünyayı yönetebildiğini iddia ettiğini açıklayan Celalizade“böyle yaklaşımlar Sünni- Şii arasında tefrikaya neden olur, vahdeti yok eder. Bölgenin bu kritik döneminde bu tür davranışlar ülkenin çıkarına değildir. İran, İslam’ı dünyaya ihraç ettiğini söyler ancak Tahran’da Sünnilerin namaz kılmalarına bile izin vermez” dedi.

İranlı Kürt düşünür ve aktivist Celalizade “Kürdistan İlinin devlet kanalı (Sünni olan ilde) Şii ezanı veriyor. Yani iki ezanı da yayınlıyor. Ama neden bize Tahran’da bir cami için bile izin verilmez. Sünniler ev kiralayıp mescide çeviriyorlar. Kirasını ödemek için aralarında bin tümen, bin tümen (1 TL, 1 TL) topluyorlar. Gerçekten devlet yerine ben utanıyorum. Devletin kendisi bütün halk için cami yapmalıdır, ancak bırakın Camiyi İranlı Sünnilerin mescidine bile izin vermiyorlar” diye konuştu.

Tahran'da tahrip edilen sünni caminin fotoları:



Manşet resmi 

 

Kaynak : ISLAH HABER
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

FES TURİZM