Video Foto Galeri Yazarlar
26.9.2017 - Salı

Tüm gerçekleriyle 11 Eylül Özel Dosyası

Okunma: 6274
ÖZEL HABER 11 Eylül 2017 10:26
Videoyu Aç Tüm gerçekleriyle 11 Eylül Özel Dosyası

11 Eylül'ün yıl dönümünü yaşadığımız şu günlerde, operasyonla ilgili bir çok farklı görüşü, bir araya getirerek, İslam Dünyasının gözünden yapılması gereken bir bakışla sentezledik. Ortaya çıkan bu tabloyu bir dosya halinde siz kıymetli takipçilerimizle 11 Eylül Özel Dosyası olarak sunuyoruz.

 ISLAHHABER  HABER MERKEZİ

11 Eylül Özel Dosyası 


 
Giriş :

Arap Yarımadası El-Kaidesi ; "Dünya 11 Eylül'den Sonra Eskisi Gibi Değil!"


Unutulmamalıdır ki bu operasyon bizleri sevindirirken, aynı anda Amerikalıları ise ağlatan bir ameliye olmuştur. Yıllar sonra bugün, 11 Eylül’ün nasıl bir anlam taşıdığını daha iyi görüyoruz.  Herbirimiz doğrudan ya da dolaylı olarak bir şekilde bu saldırının neticelerinden etkilendik.
 
Bu saldırı, önemi itibariyle tarih sayfalarında yerini almıştır. 11 Eylül öncesi var olan dünya, 11 Eylül sonrası tamamiyle yeni bir dünyaya dönüştü.
 
Ben bir âlime, saldırılar yaşandığı günlerde, saldırıların etkileriyle ilgili soru sorulduğunda, kendisinin “Şu an çok erken, bu soruyu bana 10 yıl sonra sorun” dediğini hatırlıyorum. İşte şimdi onun üzerinden yeteri kadar vakit geçti. İşte şimdi 11 Eylül’de ABD’ye ve tüm dünyaya karşı yapılan bu saldırının etkilerini görme vakti.
 
Şeyh Usame öldü. Lakin o 11 Eylül’de yaptıklarıyla Amerikalıların ruhunda derin bir yara açtı. Ve bu yara uzun yıllar Amerikalıların kalplerinde yaşayacak.
 
Şeyh Usame’nin Amerikalılara yaşattığı bu korku, bize çektirilen acıların karşılığıdır. Amerikanın, Filistin, Irak, Afganistan ve bir çok yerde milyonlarca Müslümana çektirdiği acıların bir karşılığıdır.
 
Amerika, Allah’ın kelimesi en yüce olana dek savaşmayı sürdürecek olan mücahitlerin elleriyle, hakettiği cezasını bulmuştur.
 
11 Eylül, Müslümanlar ve Amerika arasındaki savaşın henüz başladığının alametidir. Savaşın sona erdiğinin değil. Bu savaş, yıllar önce Rasulullah (sav) zamanında başlamıştır, ve kıyamet gününe yakın, hadislerde zikredilen savaşların olduğu vakte kadar devam edecektir.

11 Eylül’ün hikayesi, cihadın hikayesidir. Bu, Rablerinin hidayet verdiği birkaç gencin, nice savaşlarda eğitilip piştiği, nihayetinde de niyetlerini şehadete odaklayıp kısa ama bereketli ömürlerini nihayete erdirdiği cihadın hikayesidir.

Allah’tan, canlarını bu mübarek ve muhteşem operasyonda Allah yolunda feda eden 19 gence rahmet etmesini diliyoruz. Allah’tan bizlere de cihadımızı sürdürebilmemiz için güç ve kuvvet vermesini, düşmanlarımızı topraklarımızdan kovarak bizlere zafer nasib etmesini diliyoruz. Âmîn.

Arap Yarımadası El-Kaidesi


Usame Bin Ladin : “Amerikayı Gözünüzde Büyütmeyin”

Gerçekte İslam ümmeti, sahip olduğu Dini doğru şekilde ikame edebilirse, yeryüzündeki en büyük insan gücünü teşkil eder. Tarih bunun en kat’i şahididir. Bu ümmet, geçmiş yüzyıllarda nice süper güçlü devleti yenme kudretine nail olmuştur.

Ey İslam Ümmeti! Amerikalıların ellerinde bulundurduğu güç ve askerleri, onların sizin gözünüzde büyümesine sebep olmasın. Biz onları defalarca kere Allah’ın izniyle vurduk ve onları yendik. Bizler uzun yıllardır onlarla girdiğimiz mücadelede gördük ki, düşmanımız Amerika ile olan savaş, temel olarak psikolojik savaş temelleri üzerine oturtulmuştur.  Çünkü onların sahip oldukları bu propoganda araçları ve hava bombardımanları, Amerikan askerlerinin ruhlarında taşıdıkları korkunun üstünü örtmek için dizayn edilen savaş gereçleridir.

Lakin birkaç tane samimi genç, herkesin gözünde uluslararası olarak tasvir ettiği bu süper güce karşı savaş açtılar. Onlar dinlerini ve ümmetlerinin maslahatını, İslam dünyasından 50’den fazla hükümetin hepbirlikte yaptığından daha fazla savunup müdafaa ettiler.  İşte bu, cihad amelinin, İslam’ı müdafa etmenin tek meşru yolu olduğunun en önemli ispatıdır. 

Usame Bin Ladin


Arap Yarımadası El Kaidesi : "İran ve 11 Eylül Kıskançlığındadır… Üretilen Komplo Teorileri"

11 Eylül hadisesi yaşandıktan sonra onunla ilgili bir çok komplo teorisi etrafımızı sardı. Bu komplo teorisyenlerinden bir kısmı, saldırıyı ABD hükümetinin planladığı görüşünü savunurken, diğer kısmı ise işin arkasında İsrail Mossad’ının olduğuna inandı. Bunlar Pentagon binasının aslında bir uçakla değil bir roket ile vurulduğunu, Dünya Ticaret merkezinin ise içeriye önceden yerleştirilmiş patlayıcılarla yıkıldığını söyleyip durdular.  Aslında bu uydurulan bu teorilerin temelinde, bu tarz büyük bir operasyonu, sadece Devletsel güçleri elinde bulunduran kişilerin yapabileceği algısının oluşturulma niyeti vardı. Bu gücü elinde buluduran da tabii ki İran hükümetiydi.

İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, 11 Eylül hadiselerinin arkasında El-Kaide’nin olmadığı, bunu ABD hükümetinin kendisinin yaptığı fikrini dilinden hiçbir zaman düşürmedi. Öyleyse şu soruyu sormama izin verin ; “Neden bunca delile rağmen İran Devleti bu operasyonla ilgili böyle saçmalıklar üretiyor?”

İran devrimi başladığından bu yana, İran kendisine tam bir Anti-Amerikan  portre çizdi.  Böylece dünyanın her yanınnda ABD’ye karşı olan Müslümanları kendi etrafında toparlamayı düşündü. İran bu kartı çok iyi oynadı ve onların ABD karşıtı olduğuna inanan bir çok Müslümanın desteğini arkasına almış oldu.  Şüphesiz ki İran için Anti-Amerikanizm politik bir oyundan ibarettir. Aslında bu iki devletin arası ihiçte dışarıdan göründüğü gibi değildir. Nitekim biz bunu, Afganistan işgali sırasında utanmadan ABD’ye verdikleri desteği görerek teşhis ettik. Aynı zamanda da Irak şia bölgesinde Amerikan askerlerini son derece hoş karşılamalarıyla da neyin ne olduğunu gördük.

11 Eylül’de ise, İranlılar, gerçekleştirmeyi hayal dahi edemeyecekleri bir operasyonun yapıldığını gördüler. Onlara göre El-Kaide, dünya genelinde Müslümanların akıllarını ve kalplerini etkileme noktasına kendilerine bir rakipti. Ama El-Kaide ateş çemberinde bir tanzimdi. Üstelik hükmettiği bir devleti de yoktu. Buna rağmen İran’ın yapamadığını yaptılar. İşte bu sebepten ötürü İran, yapabildiği her yoldan 11 Eylül’ü kötülemektedir. Başta komplo teorileriyle…

Iran ve genel olarak tüm şialar, bu muhteşem operasyonu El-Kaide’ye mâl etmemek için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Çünkü bu, onların büyük şeytana olan bağımlılıklarını ortaya koyan bereketli bir ameldir.

Arap Yarımadası El-Kaidesi


Operasyonların Ardından Söylenenler;


 

Colin Powell – Eski ABD Savunma Bakanı – Al-Jazeera Ropörtajı
Özellikle Irak’taki WMD (Nükleer Silahlar) ile ilgili bir çok farklı istihbari kaynaktan gelen haberlerin çoğunun daha sonradan hatalı olduğunu gördük. O gün neler yaşadığımı hayal edin…  En sonunda bana gelip 4 tane bağımsız kaynaktan biyolojik silah taşıyan kamyonların varlığıyla ilgili istihbarat geldiğini söylediler. Bunun kaynağı olan kişi (istihbaratçı) bir adamdı ve aklı pek yerinde değildi. O bir Alman hapishanesindeydi ve kendisi ile daha önce hiç görüşmemiştik. 6 Ay sonra söyledikleriyle ilgili hiçbir şey bulunmamasına rağmen yine de İstihbarat birimi yargı sürecinde onun arkasında durdu. 



Bruce Hoffman – Profesör – The Image War Programı…
Şayet Afganistan’a, Pakistan’a ya da Yemen’e ya da El-Kaidenin eğitim kampının olduğu herhangi bir yere gitmediyseniz, bu konuda elinizde pek bir şey yok demektir. Yapabileceğiniz şey sadece El-Kaide’ye ait bazı dergi/mecmuaları okumakla sınırlı kalır. Bu her ne kadar bir terörist kampından öğreneceğiniz şeyleri size öğretemese de, terörist olmak için ihtiyaç duyulan temel kaidelerin çoğunu size öğretmeye yeterli olur.



Tom Friedman – The New York Times
Bin Ladin bizi gerçekten mahvetti.  Bu yüzden de 21. yüzyıla girdiğimiz ilk yıllarda vaktimizi hep boşa harcadık. Böylece delik büyüdü, elimizdeki siyasi güç zayıfladı. Elimizde doğru hareket edebilmemizi sağlayacak bir siyasi gücü toparlayamaz olduk. Bu yüzden de bu ekonomik krizden kurtulmak için gereken doğru adımları atamıyoruz.



Marwan Shehadeh – İslami Hareketler Tarihi Uzmanı
Güvenlik, askeriye ve politik harb birbiri ile paraleldir. Burada veirlen medya savaşı, güvenlik ve askeri alanda verilen savaştan çok daha şiddetlidir.



Michael Scheuer – CIA 1982-2004 (Al-Jazeera)
Bizim siyasi liderlerimiz hala daha var olmamış bir düşmanla savaşmayı sürdürüyorlar. Biz anlaşılmaz bir faşist düşünce ile hareket ediyoruz. Müslüman dünyasının, Amerikalıların ellerindeki özgürlük, bağımsızlık, kadınların iş hayatına empoze oluşu gibi niteliklerine düşman olduğunu sanıyoruz. Halbuki bu düşmanlığı İsraili desteklememiz, Suudi polis devletini desteklememiz, Arap yarımadasında, Irak ve diğer yerlerde birlikler bulundurmamızla ilgili olduğunu hala anlayamadık. İşte bu yüzden ne kadar büyük istihbarat ağınız olursa olsun, Amerikan dış politikası böyle devam ettiği sürece bu hiçbir işe yaramayacaktır. Bizler sadece sayı olarak büyüyeceğiz, nitelik olarak değil. (…) Başkan Obama’yı ya da eski Başkan Bush’u dinlerseniz, onlara göre hala Müslümanların bizim özgürlük ve bağımsızlığımızdan nefret ettiğini, bu yüzden de onları yakalayıp öldürdüklerini söylediklerini duyarsınız.  İşte Usame bin Ladin’i öldürdük. Bunun savaşı kazanmak için büyük bir adım olarak gördük. Biz Bin Ladin’e odaklandık. Halbuki El-Kaide, her ne kadar Afganistandaki durumda büyük pay sahibiyse ve orada güçlüyse de, artık Pakistan, Yemen, Kuzey Afrika, Somali, Irak ve Filistinde de son derece güçlü.



Lawerence Wilkerson – Eski Savunma Bakanlığı Güvenlik Şefi  (Al-Jazeera)
Bu, arkasında bir çok yöneticinin olduğu bir hamleydi. Benim patronum da onlardan birisiydi. Bu, başkanın konuşmalarında bahsettiği gibi tek bir lider tarafından yönetilen bir operasyon değildi.  Dick Cheney ve diğerlerinin dönemindeki durum ise gerçekten önemliydi. Şayet böyle bir idare sisteminiz varsa insanlar her yere rahatça gidebilir. İsraili müdafaa etmek için onlar adına savaşan kişilere sahip olabilirsiniz. Orta Doğu’ya özgürlük ve demokrasi götürmek için savaşan kişilere sahip olabilirsiniz. Ve buna benzer daha bir çok şeye…  Elinizdeki bir çok kişi (asker), El-Kaideden korkmasına rağmen onlarla savaşıyor, çünkü başkan onları, El-Kaide’nin Bağdad (Saddam Yönetimi) ile bağlantısı olduğu konusunda ikna etti. Ama bu da sonradan fiyasko çıktı. Lakin bana sorarsanız, bizim Irak’a girmemizin gerçek sebebi, çölüm altındaki 200-300 milyon varillik petrol kaynaklarıdır. Başkan Malikî yaptığı açıklada 7 yıl içerisinde günde 13 milyon varil petrol çıkarabilecek seviyeye ulaşılacağını söyledi. Bu Suudi Arabistan’ı şok etti. Çünkü Suud’un petrol rezervi artık tükenmeyle karşı karşıya. İşte bu yüzden bizim Irak’a neden gittiğimizi artık biliyorum.



Clive Stafford Smith – Reprieve İnsan Hakları Derneği Yöneticisi / Avukat ( The Secret War on Terror )
“İşkence hiçbir zaman doğru sonuç vermez” sözü doğru mudur? Tabii ki yanlış. Demek istediğim senin canını yakarak adını çok daha çabuk bir şekilde öğrenebilirim. Bu mümkün.  Fakat sorulması gereken soru bu değil. Sorulması gereken soru : “İşkence, yaşadığımız dünyayı daha güvenli bir hale mi getiriyor, yoksa insanları aksine mi teşvik ediyor”…  Şimdi geçtiğimiz 10 yıla bakacak olursak, acaba Guantanamo’da yaptıklarımız, üzerinde yaşadığımız dünyayı daha güvenli bir hale mi getirdi? Yoksa işleri çok daha zora mı soktu?



Phil Mudd – CIA Terörle Mücadele Merkezi 2002-2005 ( The Secret War on Terror )
Onlar ( 7 Temmuz Londra patlamalarını yapanlar) El-Kaide tarafından direk yönlendirilen insanlar değillerdi. Onlar bir devrim yapmak isteğindeydiler. Ve bence bu devrimi gerçekleştirmek noktasında da uzun yol kat ettiler. Biz ise kendimizi bir vurgunun içinde bulduk.



Bernd Greiner – Alman Tarihçi / Siyaset Bilimcisi (DW-TV)
Amerikalılar “Müslümanları Korkut” isimli bir strateji izlediler. Böylece Müslüman dünyası, Birleşik Devletlerin güvenliğini tehdit edecek saldırılar yapma potansiyeline sahip teröristleri desteklemeyi bırakacaktı.

William Langewiesche – Amerikalı Gazeteci/Yazar ( France 24)
ABD 11 Eylülden sonra bir çok noktada maliyeti yüksek radikal değişiklikler yapmak zorunda kaldı. 11 Eylül, netice olarak gerçekten onlar üzerinde korkutucu bir reaksiyona sebep oldu. Vur ve kaç, onun için ağlayıp sızlamayı bırak…



Hazırlayan : Murad Gündoğan / @mur_gundogan - islahhaber.net
Kaynak : ISLAH HABER

Haber var islah eder, haber var ifsad eder
************ Sponsor Reklam Alanı; Mobilya | Klasik Mobilya | ucuz uçak bileti al | Kek kalıpları |