Video Foto Galeri Yazarlar
16.12.2018 - Pazar

Uygurlu Kur’an hocasının işgalci Çin Cezaevlerinde yaşadıkları

Okunma: 1484
DOĞU TÜRKİSTAN 16 Kasım 2018 11:00
Videoyu Aç Uygurlu Kur’an hocasının işgalci Çin Cezaevlerinde yaşadıkları

Urumçi’de çocuklara Kuran dersi verdiği gerekçesiyle akıl almaz işkencelere maruz kalan Rukiye Parhat adlı Uygurlu Kur’an hocasının işgalci Çin Cezaevlerinde yaşadıkları ise akıl sınırlarını zorlayacak şekilde.

NisaButikAdana

Urumçi’de çocuklara Kuran dersi verdiği gerekçesiyle akıl almaz işkencelere maruz kalan Rukiye Parhat adlı Uygurlu Kur’an hocasının işgalci Çin Cezaevlerinde yaşadıkları ise akıl sınırlarını zorlayacak şekilde:

“Çin cezaevindeki olaylar

Selamün aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuh.

Benim adım Rukiye Parhat, Doğu Türkistanlıyım. Mütedeyyin bir ailenin çocuğu olduğum için, babam vesilesi ile 16 yaşımda Kuran hafızı olma şerefine nail olmuştum. Bundan sonra çocuk okutma vazifesini ele aldım. Günlerden birinde Urumci’de  9 ve 14 yaşları arası çocuklara Kuran dersleri veriyorken gece yarısı Çin polisi beni ve 16 öğrencimi yakalayıp cezaevine hapsettiler.

Bodrum katta  ilk üç gün aç-susuz bıraktıktan sonra sorgulama faslına başlandı. Gece gündüz devamlı sorgulamalar yapıldı.  9 ,12,14 yaş arası çocuklara köpekleri saldılar. Köpekler, çocukların bedenini parçalarken 4 erkek 2 kız çocuğundan 2’si korku ve acıdan öldüler. Ölen çocukların cesedini tekmeleyip, tükürerek ve ayaklarından tutup  sürükleyerek alay ettiler, sonra da siyah çuvala koyarak  götürdüler.

Ondan sonra işkence ve sorgulamaya devam ettiler. Gece uyumaya izin verilmiyor sorgulamalardan sonra saat ikiden itibaren elektrik vererek işkence yapıyorlardı. Daha sonra köpekleri saldırtıp, sopalarla döverek tırnaklarımızı çektiler.

Vücudumuzda sigara söndürdüler. Elimizi duvara çivilemenin yanı sıra başka işkencelere de maruz kaldık.  Dinimize bağlı olduğumuzu fark edince büyük ve küçük, erkek veya kız çocuğu ayrım yapılmadan şiddetli bir işkenceyle karşı karşıya kaldık.

Tam olarak   hatırlayamıyorum birkaç erkek çocuğu tecavüz edilme ve işkenceye maruz kalma  sebebiyle hayatını kaybettiler. Buna rağmen gözümüzün önünde onların cesetlerini tekmeleyip tükürerek , siyah çuvala koyup götürmüşlerdi.

Bizim dediklerimizi yapacaksınız aksi halde durumunuz daha kötü olacak diye hep tehdit ettiler.

Bizim suçumuz ne?  Sadece namaz kılmak ve Kuran okumak mı?

Daha sonra beşimize yine köpeklere saldırttılar. Allah'tan üç kere ısırdıktan sonra köpekler durdu. Polis bu defa köpekleri dövmeye başladı.

Sonra beni ve 13-15 yaş arasındaki kız çocuğunu ayrı bir koğuşa aldılar.

Hayatımın en zor anlarıydı o gün. Zavallı çocuk kendisine yapılan işkence izlerini gösterdi (göğsünün tam yarısı kesilmiş) ve tecavüze uğradığından bahsetti.  O zavallı kızcağızın başına ne geldiğini doğrusu anlatamam. Nedeni akıl almaz şiddete uğramış olmasıdır.

Daha sonra da  bütün tehditlere rağmen boyun eğmedik. O akıl almaz dehşetler, siyah çuvalla götürülen cesetler, elektrikle yapılan işkenceler  ve  çeşitleri  devam etti. Allah’ın mucizesini ve yardımını  gördük. Köpekler artık ısırmıyordu, saldırmıyordu.

Sonra beni bir su koğuşuna  koydular, her gün dört beş saat boyunca  ayakta durmak zorundaydım. O koğuşta  beni 6 ay tuttular. Buna rağmen  Çin zalimleri bana elektrikle işkence ederek de hedeflerine ulaşamadı.

Toplam bana verilen ceza süresi  9 seneydi ama ciddi bir hastalık nedeniyle dört yıl geçtikten sonra beni kullanamayacakları ve öleceğimi düşünerek aileme mektup gönderdiler. Mektupta aileme 70 bin yuan ( 10bin $) karşılığında benim serbest bırakılacağımı yazmışlar. Babaannem para toplayarak beni oradan kurtardıktan sonra hastanede tedavi gördüm.

O sürelerde annem ve babamı öldürdüler. Üç kardeşim vurularak ölmüştü.

Hastaneden taburcu edildikten sonra 100 bin yuan (14bin $) ödeyerek pasaport aldım ve Türkiye’ye geldim.”

Videoyu İzlemek İçin;
https://www.facebook.com/islam.yakub/videos/1957587837665651/

Kaynak : habernida

Haber var islah eder, haber var ifsad eder
NisaButikAdana