Video Foto Galeri Yazarlar
20.9.2018 - Perşembe

Vasat Davasının Emniyet Ayağı ve Ali Yılmaz

Okunma: 1958
VASAT DOSYASI 24 Şubat 2018 14:51
Videoyu Aç Vasat Davasının Emniyet Ayağı ve Ali Yılmaz

Ömer Yavuzer 'Vasat dosyası gerçekleri'ni aralamaya devam ediyor. Bu bölümde, FETÖ'nün Vasat davasındaki Emniyet ayağı içindekileri ve kurdukları kumpasları anlatıyor.

 ISLAHHABER  HABER MERKEZİ

İçişleri Bakanı Efkan Ala açıkladı biliyorsunuz. “81 il Emniyet Müdürü’nün 74’ü FETÖ üyesi çıktı.” Korkunç bir rakam. Lakin 74 sadece bir rakam değil. Altında kumpasların, alçaklıkların bulunduğu üçkâğıtları deşifre eden bir sayı. Nereye gelmek istiyorum. Peşini bırakmadığım VASAT DAVASI’na sözü getirmek niyetindeyim.

Daha önce Vasat Davası’nın ilk savcısının “Allah’a hakaret içeren” iddianame yazdığını dile getirmiştim. (Bkz. Tahşiye Davası'ndan Sonra 'Vasat Davası'da FETÖ Eseri

 
Sonra Vasat Davası’nın yerel mahkemeden Yargıtay’a kadar olan sürecinin tamamında FETÖ Üyesi savcı ve hakim kılığındaki aşağılık kişilerin rolüne değinmiştim. (Bkz.  Yerel Mahkemeden Yargıtay'a Vasat Davası FETÖ Eseri
 
https://www.islahhaber.net/yerel-mahkemeden-yargitay-a-vasat-davasi-feto-eseri-2-213864.html

Şimdi ise kumpasın en başına yani o dönem Gaziantep Emniyet Müdürlüğü içindeki FETÖcü hainlerin başına değinelim.
 
2009 yılında Şahımerdan Sarı “Dinlerin Tasnifi” isimli kitapta terörist başı Fethullah Gülen’i eleştirdiğinde tabii ki dönemin sözde Emniyet Müdürü Ali Yılmaz rahat edemezdi. Etmedi de nitekim. Öyle bir zulmettiler ki Fethullah Gülen’i eleştiren Şahımerdan Sarı’ya dillere destan. Hem Şahımerdan Sarı’yı hem de iki oğlunu gözaltına aldırttı. Abilerinden aldığı emirleri dinlerken öyle Tahşiye Davasında olduğu gibi evine silah filan da koydurtma gereği duymadı. Şahımerdan Sarı’nın evine ateşler salmak için bir an bile tereddüt etmedi. Tereddüt etmedi zira Adana’daki Savcı ve Hâkim abileri kendi çetesine mensuptu.
 
Ali Yılmaz, başarıyla evlere ateşler saldıktan sonra Antalya Emniyet Müdürlüğüne atandı.  Orada farklı evlere daha ateşler salmıştır muhakkak. Ama şimdi sıkı durun. Antalya Emniyetinden ayrıldıktan sonra Ali Yılmaz, o dönem Gülen Çetesine ait olan Rixos Grup Kurumsal İlişkiler Direktörlüğüne getirildi. Emekli olduktan sonra bile ballı maaşlara sahip oldu. 10 Aralık 2012 yılında grubun içerisine giren Ali Yılmaz,  Rixos Grub’un Gülenciler adına açtığı üniversiteye 150 milyon (150 Trilyon) “himmetine” aracılık etti.  Adeta Rixos Grup içerisinde Gülenci Çetenin haraç memuru gibi çalıştı. Dile kolay 150 milyon. Karşımızda sadece bir üye değil militan var. Rixos Grubun sahibi şunları anlatıyor:
 
“1986’da, Van’dan Antalya’ya geldim. Ailemden uzak olduğum için cemaatin evlerine ve yurtlarına gidip gelmeye başladım. Abiler ve ablalarla görüşmeye başladım. Cemaatin dine ve vatanına hizmet edecek öğrenciler yetiştirdiğini gördüm inandım.
 
Cemaat beni tehdit etti:
 
Cemaate dahil olmam için kendilerini Nuh’un gemisi olarak gösterdiler. Dershane krizinden sonra bunların gerçek yüzlerini görünce ilişiğimi hemen kestim. Beni defalarca arayarak yanlış yolda olduğumu, dönmem gerektiğini ilettiler. Hatta Antalya eski sorumlu imamı Mustafa Yeşil bana Twitter hesabımdan  “ey oğulcuğum bu geminin dışında olan herkes boğulacaktır, ahret feda edilmez, orada senin için kimse bir şey yapamaz” diye başlayan bir tehdit metnini mesaj gönderdi. Bu mesajı delil olarak sunuyorum.
 
10 milyon dolar borç üniversiteye kaldı:
 
Antalya Üniversitesi’nin kuruluş aşamasında toplanan bağışlar üniversite için harcandı, aksi hareket edenler hakkında şikâyetçi oldum, üniversiteyi kurarken maddi kaynağının yüzde 95’ini kendim karşıladım. Mark Antalya’nın içindeki 4. katından sonrasındaki ofis blokunun sahibi Hilmi Ünal (Cemaat soruşturmasında aranıyor) tarafından üniversiteye bağışlanmak istendiği söylendi. Bende memmuniyetle kabul ettim. Akabinde Hilmi Ünal’ın finansal sorununun olduğu, binayı satın almamız, kredi çekmemiz gerektiği Hilmi Bey’in bu krediyi geriye ödeyeceğinin söylenmesi üzerine 10 milyon dolar kredi çekildi. Hilmi Ünal bunun 100 bin dolarlık kısmını ödedi. Bundan başkada bir ödeme yapmadı, bu borç üniversitenin üstüne kaldı ve borç ödenmeye devam edilmektedir.
 
Üniversiteye 150 milyon bağış
 
Savcılığın soruşturma sırasında yaptığı araştırmaya göre 1 Şubat 2012-11 Temmuz 2013 yılları arasında Bank Asya’da bulunan üniversite hesabına yaklaşık 150 milyon TL bağış yatırıldı. İşadamları ve çok sayıda şirketin de isminin yer aldığı toplam 129 milyon 479 bin 628 TL, 203 bin 416 Avro, 7 milyon 539 bin 589 ABD Doları’nın bağış adı altında üniversite hesabına yatırıldığı ortaya çıktı.” Kaynak: http://www.turizmgazetesi.com/news.aspx?id=81083)
 
Vasat Davasının Emniyet Müdürü sadece emniyet müdürlüğü döneminde değil daha sonraki yaşamında da FETÖ'cülere hizmet etti. Evlere ateşler saldı. Aileleri “Hocaefendisi” adına dağıttı. Hem de pervasızca. Delil bile uydurmadan, çünkü biliyordu Savcı ve Hâkimler kendilerindendi. Ayrıca emeklilikten sonra gelsin milyonlar.

Haber var islah eder, haber var ifsad eder