Video Foto Galeri Yazarlar
20.8.2018 - Pazartesi

Yemen hükümeti Aden'i kaybetme tehdidiyle karşı karşıya

Okunma: 1940
YEMEN 2 Şubat 2018 10:00
Videoyu Aç Yemen hükümeti Aden'i kaybetme tehdidiyle karşı karşıya

Yemen'de yönetim karşıtı Husiler tarafından yaklaşık üç yıl önce işgal edilen başkent Sana'yı geri almaya çalışan meşru hükümet, şimdi de geçici başkent Aden'in kontrolünü kaybetme tehdidiyle karşı karşıya kaldı.

Husilere karşı birlikte hareket ettiği ayrılıkçı Güney Hareketi'nin kurduğu Siyasi Geçiş Konseyi'ne (SGK) bağlı silahlı gruplarla girdiği çatışmalar, meşru hükümetin geçici başkent olarak kullandığı Aden'deki varlığını tehdit ediyor.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından desteklendiği ve Suudi Arabistan'ın zımni olarak onaylandığı iddia edilen SGK, sadece iki gün süren çatışmaların ardından Aden'in büyük kısmında kontrolü ele geçirdi.

Bu noktada SGK'nin başta BAE olmak üzere Suudi Arabistan'ın öncülüğünü yaptığı koalisyon güçleri tarafından gizlice desteklendiği de ortaya atılan iddialar arasında.

Kendisini uluslararası toplumun Yemen'de barışı sağlamak için öncülük edeceği herhangi bir anlaşmaya taraf olan siyasi aktörlerden birisi olarak kabul ettirmek isteyen, eski Aden Valisi Aydarus ez-Zubeydi'nin başkanlığını yaptığı SGK, meşru hükümetin kentteki yönetim merkezi Meaşık Sarayı'ndaki varlığına da gözdağı vermeye başladı.

GÜNEY HAREKETİ'NDEN "İLK VURUŞ"

Eski Aden Valisi Zubeydi, 27 Nisan 2017'de görevden alınmasının ardından, ülkenin güneyinde ve doğusunda Husilerden temizlenen illerde "gölge hükümet" benzeri Siyasi Geçiş Konseyi'ni kurdu.

Son aylarda güney illerin yönetimi için ayrıca bir askeri konsey kurulacağının sinyallerini veren SGK, hükümeti düşürmek için güneydeki bölgelere hizmet götürülmediği argümanını kullanarak meşru yönetime Aden'de "ilk vuruşunu" gerçekleştirdi.

Ardından Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi'den Ahmed bin Dağr başbakanlığındaki hükümeti görevden almasını isteyen SGK, verdiği sürede beklediği adımın gerçekleşmemesi üzerine tüm destekçilerine hükümeti düşürmek için "ülkenin dört bir yanından Aden'e toplanma" çağrısında bulundu. Ancak İçişleri Bakanlığı'nın gösterilere izin vermemesi üzerine olaylar silahlı çatışmaya dönüştü.

Taraflara "ateşkes ve diyalog" çağrısı yapan Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap koalisyonu ise Aden'de güvenlik ve istikrarın sağlanması için gerekli tüm önlemlerin alınacağı mesajını verdi.

"KOALİSYON, MEŞRUİYETİN GERÇEK HAMİSİ DEĞİL"

Yemen'deki gelişmeleri değerlendiren siyasi analist Cemal Hasan, koalisyon güçlerinin, kendi gündemine ve tasavvuruna göre bir oyun yönettiğini ve bu gündemin, meşru hükümetin taleplerine ters düştüğünü belirtti.

Hasan, "Koalisyon güçleri meşru yönetime sahip çıkmayı yeni bırakmadı, esasında hiçbir zaman gerçek anlamda hamisi değildi. Hükümetin Aden'e dönmesine yardımcı olmadı. Ancak yönetimi Riyad'da kendi gözetiminde tuttu. Koalisyon, göstermelik bir meşruiyet istiyor. Bununla birlikte bölünme yanlısı askeri oluşumları destekliyor." değerlendirmesinde bulundu.

Yemenli siyasi uzman Hasan, Suudi Arabistan'ın tutumundaki ani değişikliği şöyle yorumladı:

"Görünen o ki Suudi Arabistan artık Yemen'in iki federal bölgeye bölünmesi konusunda BAE ile ittifak halinde ve güney sınırını Husilerden korumak istiyor. Bu çerçevede güney ve kuzeyde planlanan federal bölgelerden birinin Husilerce öldürülen Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih'in oğlu Ahmed, diğerinin ise Hadi'nin göstermelik cumhurbaşkanı olarak kalması şartıyla Aydarus ez-Zubeydi başkanlığında oluşturulması hedefleniyor."

Aden'deki gelişmeler göz önüne alındığında "savaşın soğumayacağı, hatta SGK'yi destekleyen koalisyon güçlerinin meşruiyete doğrudan müdahalesinin, çatışmanın kapılarını sonuna kadar açacağını" savunan Hasan, "Yemen'i birbiri arkasına doğan krizlerin ve çekişmelerin içine çekmek, patlamaya hazır bir bombanın kucağına bırakmak istiyorlar." diye konuştu.

Suudi Arabistanlı eski subay ve kraliyete yakınlığıyla bilinen Enver Aşki de salı günü sosyal medya hesabından paylaştığı değerlendirmede Yemen'in iki federal bölgeye ayrılması planına işaret ederek, bir yerine iki oluşumla Husilerle mücadelenin en iyi çözüm önerisi olduğunu savunmuştu.

Öte yandan kısa süre öncesine kadar Ali Abdullah Salih'in yeğeni Tarık Salih'in Aden'e girmesine karşı çıkan Zubeydi de "ters köşe" yaparak, ülkenin kuzeyi Husilerden temizlenene kadar eski cumhurbaşkanının çocukları ve yakınlarına sonuna kadar destek vereceklerini açıkladı.

UZUN VADELİ ÇATIŞMA

Yemen'deki gelişmeleri yakından takip eden gözlemciler, koalisyon güçlerini devletin kontrolü dışındaki birçok grubu silahlandırmakla suçluyor. Aden'de BAE tarafından desteklendiği söylenen El-Hızam el-Emni, Şebve'de "En-Nuhbe eş-Şebvaniyye" ve Hadramut'da "En-Nuhbe el-Hadramiyye"nin bunlardan bazıları olduğu iddia ediliyor.

Hükümete yakın kaynaklar, meşru hükümete bağlı olmayan bu grupların yanında savaşan milislerin, orduya mensup askerlerin üç katı daha fazla maaş aldıklarını ifade ediyor.

Uzmanlara göre, yönetim çatısı altında olmayan bu grupların silahlandırılması, ülkede devam eden istikrarsızlığın bir göstergesi. Aden'deki son olayların ancak uzun vadeli çatışmalardan bir kare olarak kalacağı, BAE'nin, Husilerle savaşacak iki oluşum planlarına yarar sağlamayacağı öngörülüyor.

ADEN'DEKİ "DARBE GİRİŞİMİ"

SGK'ye bağlı silahlı gruplar, meşru hükümetin geçici başkent olarak kullandığı Aden'in büyük bölümünü pazar günü yoğun çatışmaların ardından ele geçirmişti.

Söz konusu ayrılıkçı grupların arkasında BAE'nin olduğu iddia edilirken, Cumhurbaşkanı Hadi başkanlığındaki hükümet, Aden'de askeri üstünlüğü elde etme ve başbakanlığı ele geçirme çabalarını "darbe girişimi" olarak nitelendirmiş ve "kimlerin himayesinde olursa olsun hiçbir isyan çabasına karşı kayıtsız kalınmayacağı" mesajı vermişti.

Husilere karşı savaşta Yemen hükümetine destek veren Suudi Arabistan liderliğindeki askeri koalisyonun sözcüsü Türki el-Maliki ise BAE'nin Yemen krizi konusundaki tutumunun koalisyondaki diğer ülkelerle aynı olduğunu öne sürmüştü. BAE de Aden'deki olayların arkasında olduğu yönündeki iddiaları yalanlamış ve Arap koalisyonuyla hareket ettiğini açıklamıştı.

Uluslararası basın, BAE'nin Yemen'deki ayrılıkçı gruplara destek verdiği iddialarını, Cumhurbaşkanı Hadi'nin ülkedeki Müslüman Kardeşler Teşkilatı'na yakınlığıyla bilinen Islah Hareketi'ne ılımlı yaklaşımı ile ilişkilendiriyor.

Hadi'nin Islah Hareketi'ne yönelik ılımlı yaklaşımının BAE'nin tepkisini çektiği, bu nedenle BAE'nin güneydeki ayrılıkçı grupların bir araya geldiği SGK'ye eğitim, silah, ekipman ve finansman desteğini artırdığı öne sürülüyor.

SUUDİ ARABİSTAN LİDERLİĞİNDEKİ KOALİSYON

Suudi Arabistan liderliğindeki askeri koalisyon, Yemen'de İran tarafından desteklenen Husiler ve müttefiklerine karşı savaşta Mart 2015'ten bu yana meşru hükümete destek veriyor. BAE'nin de içinde yer aldığı koalisyon, Yemen'in eski Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih yanlıları ve Husilerin başkent Sana'yı ele geçirmesinin ardından kurulmuştu.

Koalisyon güçleri, Husiler ve müttefiklerinin güneye doğru ilerleyişini Aden kentinde durdurmayı başarmış ancak, Sana'yı Husilerin elinden alamamış ve kesin bir üstünlük sağlayamamıştı.

Eski Cumhurbaşkanı Salih, barış görüşmelerinden yana tavır alıp tüm gruplara ateşkes çağrısında bulunduktan sonra Husiler tarafından aralık ayında öldürülmüştü.

Uluslararası koalisyonun destek verdiği meşru hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmalar ülkenin birçok bölgesinde devam ediyor.  

Kaynak : Dünyabülteni

Haber var islah eder, haber var ifsad eder